Geri Dön

Bireylerin yas süreçleri, kişilik özellikleri ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

An examination of the relationships between individuals' grief processes, personality traits, and levels of post-traumatic growth

  1. Tez No: 1006040
  2. Yazar: AYLİN DOĞAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NUR İNCİ NAMLI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Doğuş Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma; yas düzeyi, beş faktör kişilik özellikleri ve kayıptan geçen sürenin travma sonrası büyüme (TSB) üzerindeki etkilerini incelemiştir. Araştırmanın temel amacı, bireysel farklılıklar ve durumsal faktörlerin yas sonrası TSB'ye katkısını ortaya koymaktır. Nicel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada, amaçsal örnekleme yöntemiyle Türkiye'de yaşayan, 18-30 yaş aralığında, süre olarak en az 6 ay ve en fazla 24 ay (2 yıl) önce kayıp yaşamış olan üniversite öğrencileri ve çalışanları oluşturmaktadır. Katılımcıların 122'si kadın (%60,4) ve 80'i (%39,6) erkek olmak üzere toplam 202 kişidir. Veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Yas Ölçeği, Travma Sonrası Büyüme Envanteri ve Beş Faktör Kişilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları; TSB'nin demografik özelliklerden veya kaybın genel niteliklerinden ziyade, bireyin travmatik deneyimi bilişsel ve duygusal olarak işleme biçimi, anlamlandırma ve baş etme stratejileriyle daha yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Yas düzeyi ile TSB arasında anlamlı bir ilişki bulunmamış olup, TSB'nin yalnızca olumsuz duygulanımın azalmasıyla değil, kaybın yaşam öyküsüne entegre edilmesi ve bilişsel yeniden yapılandırmayla ortaya çıktığı görülmektedir. TSB ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde, yalnızca sorumluluk kişilik özelliği ile TSB arasında pozitif yönlü, zayıf ancak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Diğer kişilik özellikleri (dışadönüklük, geçimlilik, nörotisizm ve deneyime açıklık) ile TSB arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca kayıptan geçen süre TSB ile pozitif ve anlamlı ilişki göstermiştir; kayıp türü, kaybedilen kişiye yakınlık ve cinsiyet TSB düzeylerini anlamlı şekilde farklılaştırmamıştır. Beş faktör kişilik boyutlarının yas-TSB ilişkisi üzerindeki moderatör etkisi saptanmamıştır. Sonuçlar, TSB'nin çok boyutlu, süreç odaklı ve bireysel baş etme mekanizmalarıyla şekillenen bir yapı olduğunu vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

This study examined the effects of grief level, Big Five personality traits, and ti-me elapsed since loss on posttraumatic growth (PTG). The primary aim was to investiga-te the contribution of individual differences and situational factors to PTG following be-reavement. Using a quantitative research design and purposive sampling, the study included 202 participants (122 females, 60.4%; 80 males, 39.6%) aged 18–30 living in Türkiye who had experienced a loss between 6 and 24 months prior to participation. Data were collected through the Demographic Information Form, Grief Scale, Posttraumatic Growth Inventory, and Big Five Personality Scale. Findings indicated that PTG was more closely associated with individuals' cogni-tive and emotional processing of the loss, meaning-making, and coping strategies rather than demographic characteristics or general features of the loss. No significant relations-hip was found between grief level and PTG, suggesting that PTG emerges not merely from a decrease in negative affect but through cognitive restructuring and the integration of loss into one's life narrative. Among personality traits, only conscientiousness demonstrated a weak yet statis-tically significant positive relationship with PTG. No significant associations were found between PTG and extraversion, agreeableness, neuroticism, or openness to experience. Time elapsed since loss showed a positive and significant relationship with PTG, whe-reas type of loss, closeness to the deceased, and gender did not significantly differentia-te PTG levels. No moderating effect of the Big Five personality dimensions was identi-fied in the grief–PTG relationship. Overall, PTG appears to be a multidimensional and process-oriented construct shaped by individual coping mechanisms.

Benzer Tezler

  1. Yetişkin bireylerin yas süreçleri ile MMPI-2 profilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Examining the relationship between grief processes of adult individuals and MMPI-2 profiles

    SAİT KAHRAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PsikolojiDoğuş Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL ÇULHA

  2. Emoticom test bataryasının Türkçe uyarlamasının faktör analizi, geçerliği ve güvenirliği

    Turkish adaptation of the emoticom test battery: Factor analysis, validity and reliability

    GALİP KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN GÜLEÇ

  3. Çocukluk çağı ruhsal travmaları ile paranormal inançlar arasındaki ilişkide dissosiyatif yaşantıların aracı rolü

    The mediating role of dissociative experiences in the relationship between childhood psychological trauma and paranormal beliefs

    YUNUS TOPALOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikolojiİstanbul Aydın Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA YANCAR DEMİR

  4. Sınır kişilik bozukluğunda interosepsiyonun duygu düzenleme üzerine etkisi

    The effect of interoception on emotion regulation in borderline personality disorder

    DORUK ULUDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET RAŞİT TÜKEL

  5. Obsesif kompulsif bozukluk tanılı hastalarda afektif nörobilim kuramı ile tespit edilen duyguların, çocukluk çağı travması ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    An evaluation of the relationship between emotions identified through the affective neuroscience theory and childhood trauma in patients diagnosed with obsessive-compulsive disorder

    MELİKE ÖZCAN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR DURMAZ