Geri Dön

Gelişmekte olan ülkelerde yeşil hidrojen potansiyeli: Evrimsel ekonomik coğrafya yaklaşımı

Green hydrogen potential in developing countries: An Evolutionary economic geography approach

  1. Tez No: 1006169
  2. Yazar: EDA NUR EROĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE TAHSİN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Ekonomi, Economics
  6. Anahtar Kelimeler: Yeşil Hidrojen, Sürdürülebilir Enerji Dönüşümü, Evrimsel Ekonomik Coğrafya (EEG), Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS), Yol (Patika) Bağımlılığı, Yol (Patika) Yaratma, Green Hydrogen, Sustainable Energy Transition, Evolutionary Economic Geography (EEG), Analytic Hierarchy Process (AHP), Path Dependency, Path Creation
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, küresel sürdürülebilir enerji dönüşümünde stratejik bir platform teknolojisi olarak öne çıkan yeşil hidrojenin, gelişmekte olan ülkelerde endüstriyel yol yaratma potansiyelini Evrimsel Ekonomik Coğrafya (EEG) teorik çerçevesi içinde analiz etmektedir. Çalışma, yeşil hidrojenin yalnızca bir enerji taşıyıcısı değil, aynı zamanda fosil yakıt temelli karbon kilitlenmesini aşarak yeni endüstriyel yörüngeler oluşturabilen dönüştürücü bir araç olduğu argümanını ileri sürmektedir. Teorik çerçeve, EEG'nin üç temel kavramı üzerine inşa edilmiştir: yol bağımlılığı, yol yaratma ve birlikte evrim. Bu kavramlar, ülkelerin yeşil hidrojen alanındaki farklılaşan yörüngelerini açıklamak üzere iki temel hipoteze dönüştürülmüştür. Birinci hipotez, endüstriyel avantajın tekno-ekonomik kapasiteler ile kurumsal çevrenin birlikte evriminin bir fonksiyonu olduğunu; ikinci hipotez ise ülkelerin tek tip bir yakınsama yerine başlangıç koşullarına bağlı olarak ayrışan yollar izleyeceğini öngörmektedir. Ampirik analiz, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye'yi kapsayan amaçlı bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Metodolojik olarak, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) ile Ağırlıklı Toplam Modeli'ni (ATM) bütünleştiren hibrit bir Çok Kriterli Karar Verme yaklaşımı benimsenmiştir. Bu çerçevede, altı tekno-ekonomik ve dört kurumsal göstergeden oluşan on kriterli özgün bir Yeşil Hidrojen Potansiyel Endeksi (YHPE) geliştirilmiştir. 2019–2023 dönemini kapsayan boylamsal veri seti, IEA, IRENA ve Dünya Bankası gibi uluslararası kaynaklardan derlenmiştir. Bulgular, her iki hipotezi de doğrulamaktadır. Birinci olarak, ülkeler tekno-ekonomik ve kurumsal kapasitelerinin göreli güçlülüğüne göre farklılaşmaktadır: Çin, güçlü tekno-ekonomik varlıkları ile koordineli kurumsal kapasitesinin eşzamanlı geliştiği bir yapı sergilemekte ve 2023 yılındaki 0,952'lik YHPE skoruyla açık ara lider konumundadır. Hindistan ve Brezilya, geniş yenilenebilir enerji tabanlarına rağmen kurumsal sürtüşmelerin dönüşümü yavaşlattığı bir görünüm sunmaktadır. Fas, sınırlı mevcut kapasitesine rağmen yüksek politik istikrar ve düzenleyici kalitesiyle yatırım çekmektedir. Güney Afrika, Türkiye ve Mısır ise hem tekno-ekonomik hem kurumsal boyutlarda kısıtlarla karşılaşmaktadır. İkinci olarak, zaman içi dinamikler üç farklı yörünge ortaya koymaktadır: Çin'in yüksek skorlarını istikrarlı biçimde koruduğu pozitif kilitlenme; Hindistan, Brezilya, Fas ve Mısır'ın artan skorlarla sergilediği yukarı dallanma; ve Rusya'nın 0,147'den 0,036'ya düşen skoruyla somutlaşan kurumsal çöküş. Rusya örneği, güçlü tekno-ekonomik varlıkların dahi kurumsal bozulma karşısında sürdürülebilir bir endüstriyel yola dönüşemeyeceğini gösteren kritik bir bulgu sunmaktadır. Çalışma, yeşil hidrojenin gelişmekte olan ülkeler için yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir fırsat olduğu sonucuna ulaşmaktadır. Dekarbonizasyonu zor sektörlerin (çelik, amonyak, ağır taşımacılık) karbonsuzlaştırılması, enerji güvenliğinin artırılması, istihdam yaratımı ve küresel değer zincirlerinde yukarı yönlü hareket, bu fırsatın temel boyutlarını oluşturmaktadır. Ancak bulgular, bu potansiyelin gerçekleşmesinin otomatik olmadığını; aksine ülkelerin başlangıç tekno-ekonomik donanımları, kurumsal kaliteleri ve stratejik politika tercihlerinin birlikte evrimine bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma, gelişmekte olan ülkelerin yenilenebilir enerji altyapı yatırımlarını ölçeklendirmelerini, tutarlı ve öngörülebilir düzenleyici çerçeveler oluşturmalarını ve teknoloji transferi ile yerel kapasite geliştirmeyi bütünleştiren kapsayıcı sanayi politikaları tasarlamalarını önermektedir.

Özet (Çeviri)

This study analyzes the potential of green hydrogen as a strategic platform technology in the global sustainable energy transition for creating new industrial pathways in developing countries, within the theoretical framework of Evolutionary Economic Geography (EEG). The study advances the argument that green hydrogen is not merely an energy carrier, but a transformative instrument capable of overcoming fossil fuel-based carbon lock-in and establishing new industrial trajectories. The theoretical framework is constructed upon three fundamental concepts of EEG: path dependency, path creation, and co-evolution. These concepts are operationalized into two core hypotheses to explain the divergent trajectories of countries in the green hydrogen domain. The first hypothesis posits that industrial advantage emerges as a function of the co-evolution of techno-economic capacities and institutional environment. The second hypothesis predicts that countries will follow divergent pathways contingent upon their initial conditions, rather than converging toward a uniform trajectory. The empirical analysis is conducted on a purposive sample comprising Brazil, Russia, India, China, South Africa, Egypt, Morocco, and Türkiye. Methodologically, a hybrid Multi-Criteria Decision Making (MCDM) approach integrating the Analytic Hierarchy Process (AHP) with the Weighted Sum Model (WSM) is employed. Within this framework, an original Green Hydrogen Industrial Advantage Index (GHIAA) composed of ten criteria, six techno-economic and four institutional indicators, is developed. The longitudinal dataset covering the 2019–2023 period is compiled from international sources including IEA, IRENA, and the World Bank. The findings confirm both hypotheses. First, countries diverge into four distinct evolutionary profiles: China exhibits a structure where strong techno-economic assets develop simultaneously with coordinated institutional capacity, achieving a GHIAA score of 0.952 as the clear leader. India and Brazil display extensive renewable energy bases constrained by institutional frictions. Morocco attracts investment through high political stability and regulatory quality despite limited existing capacity. South Africa, Türkiye, and Egypt face limitations in both techno-economic and institutional dimensions. Second, temporal dynamics reveal three distinct trajectories: positive lock-in, where China maintains its high scores with stability; upward branching, exhibited by India, Brazil, Morocco, and Egypt through increasing scores; and institutional collapse, embodied by Russia's dramatic decline from 0.147 to 0.036. The Russian case presents a critical finding demonstrating that even robust techno-economic assets cannot be transformed into a sustainable industrial pathway in the face of institutional deterioration. The study concludes that green hydrogen represents not only an environmental imperative but also an economic and geopolitical opportunity for developing countries. Decarbonization of hard-to-abate sectors (steel, ammonia, heavy transport), enhancement of energy security, job creation, and upward mobility in global value chains constitute the fundamental dimensions of this opportunity. However, the findings reveal that the realization of this potential is not automatic; rather, it depends on the co-evolution of countries' initial techno-economic endowments, institutional quality, and strategic policy choices. Within this framework, the study recommends that developing countries scale up renewable energy infrastructure investments, establish consistent and predictable regulatory frameworks, and design inclusive industrial policies that integrate technology transfer with local capacity building.

Benzer Tezler

  1. Estimation of optimum borehole points using software solutions

    Yazılım çözümlerini kullanarak optimum sondaj noktalarının belirlenmesi

    FARİZ NAHMATOV

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ TUMAÇ

  2. Assessment of green hydrogen production and hybrid renewable energy system for seasonal residential area

    Mevsimlik yerleşim alanı için yeşil hidrojen üretimi ve hibrit yenilenebilir enerji sisteminin değerlendirilmesi

    OĞUZHAN HAHOLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Enerjiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Enerji Bilimi ve Teknolojileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖNDER GÜLER

  3. Lıfe cycle assessment of green hydrogen productıon vıa electrolysıs

    Elektroliz yoluyla yeşil hidrojen üretiminin yaşam döngüsü değerlendirmesi

    HAKAN ÇAMUR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    Enerjiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ KARAOSMANOĞLU

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ASLI İŞLER KAYA

  4. Graphene based materials obtained from graphite and polyacrylonitrile based carbon fiber for energy storage and conversion systems

    Enerji depolama ve dönüşüm sistemleri için grafit ve poliakrilonitril esaslı karbon fiberden grafen tabanlı malzemelerin üretilmesi

    MEHMET GİRAY ERSÖZOĞLU

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Kimyaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Polimer Bilim ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDÜLKADİR SEZAİ SARAÇ

    PROF. DR. YÜCEL ŞAHİN

  5. La politique étrangère du Maroc sous le Roi Mohammed VI – face à l'affaire du Sahara: Intérêts internationaux et préoccupations de la politique interne discutés à partir de la théorie réaliste néoclassique

    Kral 6. Muhammed döneminde Fas dış politikasında Sahra meselesinin neoklasik realist teoriye göre uluslararası çıkarlar ve iç politika meseleleri bakımından tartışılması

    MUSTAFA BARLAS

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2022

    Uluslararası İlişkilerGalatasaray Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERHAN BÜYÜKAKINCI