Rezidüel şaşılıklarda cerrahi doz-cevap ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the surgical dose–response relationship in residual strabismus
- Tez No: 1006726
- Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR BİNGÖL KIZILTUNÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi doz–cevap ilişkisi, geriletme, reoperasyon, rezeksiyon, rezidüel ekzotropya, rezidüel ezotropya, rezidüel şaşılık, Surgical dose–response relationship, recession, reoperation, resection, residual exotropia, residual esotropia, residual strabismus
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, rezidüel horizontal şaşılık nedeniyle ikinci cerrahi uygulanan hastalarda cerrahi doz–cevap ilişkisini değerlendirmek ve farklı cerrahi yaklaşımların motor ve duyusal sonuçlar üzerindeki etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya, primer şaşılık cerrahisi sonrası rezidüel ezotropya (ET) veya rezidüel ekzotropya (XT) tanısı ile ikinci kez cerrahi uygulanmış hastalar dahil edildi. Rezidüel ET grubu (56 hasta), ilk cerrahi tipine göre ikiye ayrıldı: asimetrik cerrahi geçirenler Grup 1 (8 hasta), simetrik cerrahi geçirenler Grup 2 (48 hasta). Rezidüel XT grubu (25 hasta) ise XT tipine göre sınıflandırıldı; sabit XT hastaları Grup 3 (15 hasta), intermittan XT hastaları Grup 4 (10 hasta) olarak belirlendi. Hastaların ilk cerrahi öncesi, ikinci cerrahi öncesi ve ikinci cerrahi sonrası son takip muayene bulguları değerlendirildi. Tüm hastalarda uzak ve yakın kayma açıları prizma diyoptri (PD) cinsinden ölçüldü. Cerrahi doz–cevap ilişkisi, ikinci cerrahide uygulanan cerrahi miktar başına elde edilen kayma düzeltmesi (PD/mm) olarak hesaplandı. Gruplar arasında motor sonuçlar ve doz–cevap değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: İkinci cerrahi sonrası hesaplanan cerrahi doz–cevap ortalamaları, rezidüel şaşılık alt grupları arasında uzak ve yakın ölçümlerde benzer bulundu. Grup 1'de her 1 mm iç rektus (İR) geriletme, uzak ve yakın kaymayı sırasıyla 2,72 ± 2,34 PD ve 3,95 ± 1,38 PD düzeltmiştir. Grup 2'de dış rektus (DR) rezeksiyonunun milimetre başına ortalama düzeltme miktarı uzakta 1,98 ± 1,99 PD/mm, yakında 2,78 ± 1,69 PD/mm idi. Rezidüel XT hastalarında bilateral DR geriletmesi sonrası uygulanan unilateral İR rezeksiyonu, sabit ve intermittan XT gruplarında benzer motor hizalanma sağlamıştır. Sabit XT grubunda her 1 mm İR rezeksiyonu uzak ve yakın kaymayı sırasıyla 2,03 ± 2,63 PD ve 3,64 ± 2,13 PD; intermittan XT grubunda ise 3,55 ± 1,88 PD ve 3,37 ± 2,60 PD düzeltmiştir. İkinci cerrahi sonrası son takipte uzak ve yakın kayma açıları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Benzer kayma açılarına benzer cerrahi dozlar uygulanmasına rağmen hastalar arasında belirgin doz–cevap değişkenliği izlenmiştir. Sonuç: Rezidüel ET ve XT hastalarında ikinci cerrahi olarak uygulanan tek kas cerrahisi, seçilmiş olgularda yeterli ve öngörülebilir motor sonuçlar sağlayabilmektedir. Bununla birlikte, cerrahi doz–cevap ilişkisindeki bireysel değişkenlik, rezidüel şaşılıklarda standart bir nomogram bulunmadığını ve cerrahi planlamanın hastaya özgü klinik özellikler doğrultusunda bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Purpose: The aim of this study was to evaluate the surgical dose–response relationship in patients who underwent secondary surgery for residual horizontal strabismus and to investigate the effects of different surgical approaches on motor and sensory outcomes. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study included patients who underwent a second surgery due to residual esotropia (ET) or residual exotropia (XT) following primary strabismus surgery. The residual ET group (56 patients) was divided into two subgroups according to the type of initial surgery: patients who had undergone asymmetric surgery were classified as Group 1 (8 patients), and those who had undergone symmetric surgery were classified as Group 2 (48 patients). The residual XT group (25 patients) was categorized based on the type of exotropia: patients with constant XT constituted Group 3 (15 patients), and those with intermittent XT constituted Group 4 (10 patients). Clinical findings obtained before the primary surgery, before the second surgery, and at the final postoperative follow-up were evaluated. In all patients, distance and near deviation angles were measured in prism diopters (PD). The surgical dose–response relationship was calculated as the amount of deviation correction achieved per millimeter of surgical intervention (PD/mm) during the second surgery. Motor outcomes and dose–response values were compared among the groups. Results: The mean surgical dose–response values calculated after the second surgery were similar among the residual strabismus subgroups at both distance and near measurements. In Group 1, each 1 mm medial rectus (MR) recession corrected distance and near deviations by 2.72 ± 2.34 PD and 3.95 ± 1.38 PD, respectively. In Group 2, the mean correction achieved per millimeter of lateral rectus (LR) resection was 1.98 ± 1.99 PD/mm at distance and 2.78 ± 1.69 PD/mm at near. In patients with residual XT, unilateral MR resection performed after bilateral LR recession provided comparable motor alignment in both constant and intermittent XT groups. In the constant XT group, each 1 mm MR resection corrected distance and near deviations by 2.03 ± 2.63 PD and 3.64 ± 2.13 PD, respectively, whereas in the intermittent XT group, the corresponding corrections were 3.55 ± 1.88 PD and 3.37 ± 2.60 PD. At the final postoperative follow-up after the second surgery, no significant differences were observed in distance or near deviation angles among the groups. Despite similar surgical doses being applied for comparable deviation angles, considerable interindividual variability was observed in the surgical dose–response relationship. Conclusion: Secondary surgical approaches for residual ET and XT, particularly single-muscle procedures, may provide adequate and predictable motor outcomes in selected patients. However, the marked interindividual variability in the surgical dose–response relationship indicates the absence of a standardized nomogram for residual strabismus and highlights the need for individualized surgical planning based on patient-specific clinical characteristics.
Benzer Tezler
- Rezidüel gastrik sıvıdaki prostaglandin E2 düzeyi ve nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı ile oluşan gastropati arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
MUAMMER GÖZAYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGataİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET DANACI
- Rezidüel asetabular yetmezliklerin tedavisinde innominate osteotomi ve sonuçlarımız
Innominate osteotomy in residuel acetabular insufficiency and our results
DOĞAN BEK
- Rezidüel Obstetrikal Brakial Pleksus Paralizisi'nde Latissimus dorsi ve Teres majör tendonlarının rotator manşete transferi
The transfer of latissimus dorsi and teres major tendons to rotator cuff in residual obstetrical brachial plexus paralysis
MEHMET ERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MEHMET SELAHATTİN DEMİRHAN
- Orta etkili kas gevşeticilerdeki rezidüel kürarizasyon insidansı ve etki eden faktörler
The incidence of rezidual curarization following the intermediate-acting muscle relaxants and related factors
ÖZLEM KOCATÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Anestezi ve ReanimasyonAdnan Menderes ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERYEM NİL KAAN
- Rezidüel latans ve terminal latans indeks değerlerinin kronik inflamatuar demyelinizan polinöropati tanısındaki yeri
Residual latancy and terminal latancy index in diagnosis of chronic inflammatory demyelinating polyneuropathy
KÜBRA MEHEL METİN