Total kalça protezi sonrası gelişen periprostetik femur kırıkları insidansı, risk faktörleri ve tedavisi
Periprosthetic femoral fracture after total hip replacementincidence, risk factors and treatment
- Tez No: 1007729
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN BİLGEHAN ÇEVİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Total kalça artroplastisi (TKA) sonrası gelişen periprostetik femur kırıkları (PPFK), cerrahi tedavisi güç, yüksek komplikasyon oranlarıyla seyreden önemli bir klinik sorundur. Bu çalışmada, TKA sonrası gelişen PPFK'lerin insidansının belirlenmesi; hasta özellikleri, femoral morfoloji, implant tipleri ve kırık paternleri ile uygulanan tedavi yöntemleri arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve gözlemsel çalışmaya, Kasım 2022–Ekim 2025 tarihleri arasında TKA sonrası PPFK nedeniyle tedavi edilen 66 hasta dahil edildi. Demografik veriler, eşlik eden hastalıklar, protez tipi, kırık sınıflaması (Vancouver), femur morfolojisi (Dorr sınıflaması ve Canal Flare Index [CFI]), cerrahi tedavi yöntemleri, komplikasyonlar ve klinik sonuçlar analiz edildi. İstatistiksel değerlendirmeler uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılarak yapıldı ve p≤0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışma döneminde uygulanan 1592 TKA'nın 66'sında PPFK saptandı (insidans: %4,1). Hastaların ortalama yaşı 67,3±13,5 yıl olup %68,2'si kadındı. Kırıkların büyük bölümü (%81,8) düşük enerjili travmalar sonrası gelişti. En sık görülen kırık tipleri Vancouver B1 (%31,8) ve B2 (%27,3) idi. Olguların %97'sinde çimentosuz femoral stem kullanılmış olup femur morfolojisi ağırlıklı olarak Dorr Tip B (%53,1) ve Tip C (%43,9) olarak saptandı. Vancouver B2 ve B3 kırıklarda femoral stem revizyonu uygulanma oranı diğer kırık tiplerine göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05). Tekrar cerrahi girişim gereksinimi %19,7 olup, en sık nedenler enfeksiyon ve kaynamama idi. Postoperatif enfeksiyon oranı %13,6 olarak belirlendi. Bazı komorbiditelerin yoğun bakım yatış süresi ve komplikasyon gelişimi ile anlamlı ilişkisi saptandı. Sonuç: PPFK'ler, TKA sonrası özellikle ileri yaş ve kadın hastalarda, çoğunlukla düşük enerjili travmalarla ortaya çıkmaktadır. Kırık tipi ve implant stabilitesi tedavi stratejisinin belirlenmesinde temel belirleyicilerdir. Stem gevşemesinin eşlik ettiği Vancouver B2 ve B3 kırıklarda revizyon cerrahisi sıklıkla gereklidir. Bu bulgular, PPFK yönetiminde hasta seçimi ve tedavi planlamasına yönelik karar süreçlerini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Periprosthetic femoral fractures (PFFs) following total hip arthroplasty (THA) represent a significant clinical problem due to their challenging surgical management and high complication rates. This study aimed to determine the incidence of PFFs after THA and to evaluate the relationships between patient characteristics, femoral morphology, implant types, fracture patterns, and applied treatment methods. Materials and Methods: This retrospective observational study included 66 patients who were treated for PFFs following THA between November 2022 and October 2025. Demographic data, comorbidities, prosthesis type, fracture classification (Vancouver), femoral morphology (Dorr classification and Canal Flare Index [CFI]), surgical treatment methods, complications, and clinical outcomes were analyzed. Statistical analyses were performed using appropriate parametric and non-parametric tests, and a p value ≤0.05 was considered statistically significant. Results: Among 1,592 THA procedures performed during the study period, PFFs were identified in 66 cases (incidence: 4.1%). The mean age of the patients was 67.3 ± 13.5 years, and 68.2% were female. The majority of fractures (81.8%) occurred after low-energy trauma. The most common fracture types were Vancouver B1 (31.8%) and B2 (27.3%). Cementless femoral stems were used in 97% of the cases, and femoral morphology was predominantly Dorr type B (53.1%) and type C (43.9%). The rate of femoral stem revision was significantly higher in Vancouver B2 and B3 fractures compared to other fracture types (p<0.05). The reoperation rate was 19.7%, with infection and nonunion being the most frequent causes. The postoperative infection rate was 13.6%. Certain comorbidities were found to be significantly associated with prolonged intensive care unit stay and increased complication rates. Conclusion: PFFs after THA predominantly occur following low-energy trauma, particularly in elderly and female patients. Fracture type and implant stability are the primary determinants in selecting the appropriate treatment strategy. Revision surgery is frequently required in Vancouver B2 and B3 fractures associated with stem loosening. These findings support clinical decision-making processes regarding patient selection and treatment planning in the management of PFFs.
Benzer Tezler
- Total kalça artroplastisi sonrası gelişen vancouver tip B1 periprostetik femur kırıklarında tespit yöntemlerinin karşılaştırılması(Biyomekanik çalışma)
The comparison of fixation techniques in vancouver type B1 periprosthetic femoral fractures (Biomechanical study)
KERİM SARIYILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER YAZICIOĞLU
- Kognitif veya nöromusküler bozukluğu olan geriatrik hastalarda kalça kırığının tedavisinde iki farklı tipte çimentosuz kısıtlayıcı asetabular komponent kullanılarak yapılan total kalça protezi (TKP) uygulamasının sonuçlarının karşılaştırılması
Application of the result of total hip arthroplasty (THA) by using made two different types of cementless constrained acetabular component in the treatment of hip fracture in geriatric patients with cognitive or neuromuscular disorder
ADNAN KANTARCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GeriatriBursa Uludağ ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEOMAN ATICI
- Anterolateral insizyonel yaklaşım ve posterolateral insiyonel yaklaşım ile gerçekleştirilen total kalça artroplasti sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of total hip arthroplasty results performed with anterolateral approach and posterolateral approach
İBRAHİM DOYURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET YILMAZ
- Diz ve kalça artroplastisi sonrası gelişen periprostetik eklem enfeksiyonlarının tanı ve izleminde, serum ve sinoviyal sıvıdan bakılan“α1-antitripsin”ve“A1-asit glikoprotein”in önemi
The significance of serum and synovial fluid“A1-antitrypsin”and“α1-acid glycoprotein”in the diagnosis and follow-up of periprosthetic joint infections after knee and hip arthroplasty
CEM GÜNERİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiUfuk ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BURAK AKAN
- Enfekte total diz ve kalça protezlerinin iki aşamalı tedavisi
TWO stage treatment of infected total knee and hip prostheses
GÖKHAN BİLEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VASFİ AKINCI KARATOSUN