Geri Dön

Laparoskopik kolorektal cerrahide piyes çıkarım yerinin insizyonel herni gelişimi üzerine etkisi: Retrospektif bir analiz

The effect of specimen removal site on incisional hernia development in laparoscopic colorectal surgery: A retrospective analysis

  1. Tez No: 1007967
  2. Yazar: MAZLUM DOĞU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABİDİN TÜZÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Laparoskopik kolorektal cerrahi, minimal invaziv yapısı ve onkolojik açıdan açık cerrahiye eşdeğer sonuçları nedeniyle günümüzde sık kullanılan bir prosedürdür. Bununla birlikte, piyes çıkarımı için ek insizyon gerekliliği, karın duvarında zayıf alan oluşturarak, insizyonel herni gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Literatürde farklı insizyon tiplerinin herni oranlarını etkileyebileceği bildirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, hastanemizde laparoskopik kolon ve rektum cerrahisi yapılan olgularda piyes çıkarma insizyonunun lokalizasyonu ile insizyonel herni gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve aynı zamanda herni gelişiminde etkili olabilecek hasta ve cerrahi faktörlerin analiz edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2023–2025 yılları arasında laparoskopik kolon veya rektum cerrahisi yapılan 18 yaş ve üzeri 96 hastanın dosya kayıtlarının retrospektif incelenmesiyle gerçekleştirildi Altı aydan daha kısa süre takibi bulunan olgular çalışmaya alınmadı. Koşulları karşılayan 80 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, komorbid hastalıklar, laboratuvar parametreleri, tümör özellikleri, cerrahi teknik detayları, piyes çıkarım insizyonu ve postoperatif komplikasyonlar değerlendirildi. İnsizyonel herni tanısı fizik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle doğrulandı. Bulgular: İnsizyonel herni oranı çalışmamızda %13,7 olarak saptanmıştır. İH gelişen grupta yaş anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,028). Lojistik regresyon analizi yoluyla insizyonel herni ile ilişkili faktörlerin çok değişkenli analizinin sonuçlarına göre (Tablo 13); yaş >60 (OR:0,184, 95% CI; 0,038-0,883, p: 0,034) olması bağımsız risk faktörü olarak ortaya konmuştur.Preoperatif CEA düzeyi herni gelişen hastalarda daha yüksekti. Cinsiyet, VKİ, diyabet, hipertansiyon, KOAH ve diğer komorbiditelerin herni gelişimi üzerinde anlamlı etkisi görülmedi. Ayrıca cerrahi prosedür tipi, tümör lokalizasyonu ve patoloji dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Piyes çıkarma insizyonu ile insizyonel herni gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmedi. Sonuç: Bu çalışma, laparoskopik kolorektal cerrahide insizyonel herni gelişiminde cerrahi teknikten ziyade hastaya özgü biyolojik faktörlerin daha belirleyici olduğunu göstermektedir. Özellikle ileri yaş ve yüksek CEA düzeyi herni gelişimi açısından dikkat edilmesi gereken parametrelerdir. Laparoskopik cerrahide kullanılan piyes çıkarım insizyonunun herni riskini belirlemede tek başına yeterli olmayabilir, hasta bazlı risk değerlendirmesiyle kombine edilmesi daha uygun olabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Laparoscopic colorectal surgery is widely preferred today due to its minimally invasive nature and oncologic outcomes comparable to open surgery. However, the need for an additional incision for specimen extraction may create a weakened area in the abdominal wall, thereby becoming a significant risk factor for the development of incisional hernia. The literature suggests that different types of extraction incisions may influence hernia rates. The aim of this study was to evaluate the relationship between the location of the specimen extraction incision and the development of incisional hernia in patients undergoing laparoscopic colon and rectal surgery at our institution, and to analyze patient- and surgery-related factors that may contribute to hernia formation. Materials and Methods: This retrospective study was conducted by reviewing the medical records of 96 patients aged 18 years and older who underwent laparoscopic colon or rectal surgery between 2023 and 2025 at SBÜ Gazi Yaşargil Training and Research Hospital. Sixteen patients with less than six months of follow-up or incomplete data were excluded, and a total of 80 patients were included in the final analysis. Demographic characteristics, comorbidities, laboratory parameters, tumor features, surgical technique details, specimen extraction incision type, and postoperative complications were evaluated. The diagnosis of incisional hernia was confirmed by physical examination and imaging modalities. Results: The overall incisional hernia rate was 13.7%. Patients who developed incisional hernia were significantly older (p<0.05). Preoperative CEA levels were higher in patients with hernia development. No significant association was found between hernia development and sex, BMI, diabetes mellitus, hypertension, COPD, or other comorbidities. Furthermore, there were no significant differences between groups regarding surgical procedure type, tumor localization, or pathological distribution. No statistically significant relationship was identified between specimen extraction incision type and incisional hernia development. Conclusion: This study suggests that patient-specific biological factors rather than surgical technique play a more prominent role in the development of incisional hernia following laparoscopic colorectal surgery. Advanced age and elevated preoperative CEA levels appear to be noteworthy parameters associated with hernia development. The type of specimen extraction incision alone does not seem sufficient to determine hernia risk and should be considered in conjunction with individualized patient risk assessment.

Benzer Tezler

  1. Rektum kanseri cerrahisinde açık ve laparoskopik cerrahi tekniklerin erken ve geç dönem sonuçları

    Early and late results of open and laparoscopic surgical techniques for rectal cancer

    MURAT AKICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRE BALIK

  2. Laparoskopik kolorektal cerrahide öğrenme eğrisi esnasında opere edilen hastaların cerrahi yeterlilik açısından sonuçlarının değerlendirilmesi

    The evaluation of the results of the surgical competence of the patients operated during the learning curve in laparoscopic colorectal surgery

    SALİH RAŞİT MİZAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İSMAİL ALPER TARIM

  3. Laparoskopik kolorektal cerrahide dren şart mı? Prospektif randomize klinik çalışma

    Is a drain necessary in laparoscopic colorectal surgery? A prospective randomized clinical trial

    MÜSLÜM ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EBUBEKİR GÜNDEŞ

  4. Kolorektal cerrahide laparoskopik ve açık yaklaşımların hemodinamik parametrelere etkisinin karşılaştırılması

    Comparison of the effect of laparoscopic and open approaches on hemodynamic parameters in colorectal surgery

    BAHADIR MENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA NURİ DENİZ

  5. Kolorektal cerrahide laparoskopik ve açık cerrahi tekniklerin hastaların postoperatif analjezik ihtiyacına ve kronik ağrı gelişimine etkisinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜLFER DEMİR OCAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA NURİ DENİZ