Geri Dön

PCR ve modifiye trikrom boyama yöntemiyle kanser hastalarının dışkı örneklerinde Microsporidia etkeninin saptanması

Detection of Microsporodia agent in stool samples of cancer patients by PCR and modified trichrome staining method

  1. Tez No: 1008312
  2. Yazar: SELDA DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET BAYRAKTAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kemoterapi alan hastalarda Microsporidia tanısında modifiye trikrom boyama, Kalkoflor White boyama ve SYBR Green gerçek zamanlı PCR yöntemlerinin tanısal etkinliğini ve yöntemler arası uyumu değerlendirmek ve Microsporidia prevalansını belirlemektir. Giriş: Microsporidia türleri, özellikle immünsüprese bireylerde gastrointestinal enfeksiyonlara neden olabilen fırsatçı patojenlerdir. Kemoterapi alan hastalarda, immünsüpresyon nedeniyle bu patojenlerle enfekte olma açısından yüksek risk altındadır. Yöntem: Bu çalışma, Ekim 2024–Ocak 2025 tarihleri arasında Harran Üniversitesi Hastanesi ve Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yürütülmüştür. Çalışmaya, 70'i kemoterapi alan hastalar ve 26'sı gastrointestinal yakınması veya immünsüpresif hastalığı bulunmayan kontrol bireylerine ait olmak üzere toplam 100 dışkı örneği dâhil edilmiştir. Hasta grubu, ishal varlığına göre alt gruplara ayrılmıştır. Tüm örnekler öncelikle modifiye trikrom boyama ve Kalkoflor White boyama yöntemleri ile mikroskobik olarak incelenmiştir. Mikroskobik değerlendirmenin ardından, Microsporidia varlığı SYBR Green gerçek zamanlı PCR yöntemi ile araştırılmıştır. Moleküler analizlerde Ct değerleri değerlendirilmiş, amplifikasyon ürünlerinin özgüllüğü erime eğrisi (melt curve) analizi ile belirlenmiştir. Tür düzeyinde tanımlama erime sıcaklıklarına (Tm) göre yapılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 20.0 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 70 kemoterapi alan hastalardan oluşan hasta grubunda Microsporidia pozitifliği 7 olguda saptanmış olup, bu oran %10'dur. Pozitif olguların 6'sında (%85,7) Enterocytozoon bieneusi, 1'inde (%14,3) ise Encephalitozoon intestinalis tespit edilmiştir. 26 bireyden oluşan kontrol grubunda ise yalnızca 1 olguda (%3,8) Enterocytozoon bieneusi pozitifliği belirlenmiştir. Kemoterapi alan hastalarda %12,9'unda ishal saptandı. Modifiye trikrom boyama ve Kalkofluor boyama yöntemleri kullanılarak ishal olan kemoterapi alan hastaların 10 4'ünde Microsporidia pozitifliği belirlendi; olguların büyük çoğunluğunda (%75) Enterocytozoon bieneusi (3 olgu) saptanırken, yalnızca bir olguda (%25) Encephalitozoon intestinalis tespit edildi. Kontrol grubunda bir bireyde E. bieneusi pozitifliği saptandı. SYBR Green PCR yöntemi kullanılarak, mikroskobik yöntemlerle negatif bulunan ishal olan bir kemoterapi alan hastalarda Microsporidia pozitifliği belirlendi. Ayrıca, mikroskobik yöntemlerle negatif bulunan ishali olmayan iki kemoterapi alan hastada SYBR Green PCR yöntemi ile Microsporidia pozitifliği saptandı. Microsporidia pozitifliğinin, ishal semptomu olan kemoterapi alan hastalarında diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulundu (p < 0,001). Modifiye trikrom boyama ile Kalkofluor boyama yöntemleri arasında mükemmel uyum, boyama yöntemleri ile PCR yöntemi arasında ise iyi düzeyde uyum saptandı. Sonuç: Bu çalışma, Microsporidia enfeksiyonlarının özellikle ishal varlığında kemoterapi alan hastalarda anlamlı derecede daha sık görüldüğünü göstermektedir. Bulgular, immünsüpresyonun tek başına yeterli bir risk faktörü olmayabileceğini; immünsüpresyon ile ishalin birlikte bulunmasının enfeksiyon gelişimi açısından güçlü bir predispozan faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Microsporidia türleri arasında en sık saptanan tür Enterocytozoon bieneusi olup, bunu Encephalitozoon intestinalis takip etmiştir. PCR yöntemi, mikroskobik olarak negatif bulunan olgular için etkili bir alternatif tanı yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, Microsporidia enfeksiyonlarının doğru ve erken tanısı için mikroskobik ve moleküler yöntemlerin birlikte kullanılması kuvvetle önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to evaluate the diagnostic efficacy and inter-method agreement of modified trichrome staining, chalcofluorine staining, and SYBR Green real-time PCR methods in the diagnosis of Microsporidia species in oncology patients and to determine its prevalence Introduction: Microsporidia species are opportunistic pathogens that can cause gastrointestinal infections, especially in immunosuppressed individuals. Oncology patients are at high risk for getting infections with these pathogens due to immunosuppression. Method: This study was conducted between October 2024 and January 2025 at both Harran University Hospital and Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Training and Research Hospital. The study included 100 stool samples: 70 from oncology patients and 26 stool samples from control individuals without any gastrointestinal complaints or immunosuppressive disease. The patient group was divided into subgroups based on whether or not they had diarrhea. All samples were first examined microscopically using modified trichrome staining and Kalkofluor White staining methods. Following microscopic evaluation, the presence of Microsporidia was also examinedusing the SYBR Green real-time PCR method. In molecular analyses, Ct values were evaluated. The specificity of amplification products was measured with melt curve analysis. Species-level identification was performed based on melting temperatures (Tm). Statistical analyses were performed using SPSS 20.0 software. Results: In the patient group consisting of 70 oncology patients included in the study, Microsporidia positivity was detected in 7 cases, corresponding to a rate of 10%. Among the positive cases, Enterocytozoon bieneusi was identified in 6 patients (85.7%), while Encephalitozoon intestinalis was detected in 1 patient (14.3%). In the control group comprising 26 individuals, Enterocytozoon bieneusi positivity was identified in only 1 case (3.3%). Diarrhea was detected in 12.9% of oncology patients. Microsporidia positivity was determined in 4 of the oncology patients with diarrhea using modified trichrome staining and Kalkofluor staining methods; (%75) 12 Enterocytozoon bieneusi was detected in most of studied cases (3) and only in one case (%25) Encephalitozoon intestinalis was detected. In the control group, E. bieneusi positivity was detected in one individual. Microsporidia positivity was also detected in one oncology patient with diarrhea who was negative by microscopic methods, using the SYBR Green PCR method. Microsporidia positivity was detected in two oncology patients without diarrhea who were negative by microscopic methods, using the SYBR Green PCR method. Microsporidia positivity was found to be significantly higher in oncology patients with diarrhea symptoms compared to (p < 0.001). Excellent agreement was found between modified trichrome and chalcofluorine staining methods, and good agreement was also found between staining and PCR methods. Conclusion: This study shows that Microsporidia infection rates are significantly more common in oncology patients, especially at the presence of diarrhea than nondiarrhoec ones. The findings reveal that immunosuppression alone may not be the only risk but co-existence of immunosuppression with diarrhoea is highly predisposing factor. Among Microsporidia species, Enterocytozoon bieneusi was the most identified species followed by Encephalitozoon intestinalis. PCR is good alternative to those microscopically negative cases. Therefore, combined use of microscopic and molecular methods is strongly recommended for the accurate and early diagnosis of Microsporidial infections

Benzer Tezler

  1. Bronş lavajı uygulanan hastalardan alınan örneklerde microsporidia sıklığının araştırılması

    Investigation of the frequency of in samples taken from patients undergoing bronchial lavage

    EREN İLHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    ParazitolojiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Parazitoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELAHATTİN AYDEMİR

  2. İshali olan immünsupresif hastalarda fırsatçı ve fırsatçı olmayan protozoonların sıklığının konvansiyonel yöntemler ve multipleks PZR ile araştırılması

    Investigation of the frequency of opportunistic and NON-opportunistic protozoa in immunosuppressive patients with diarrhea by conventional methods and multiplex PCR

    FATMA ESENKAYA TAŞBENT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    ParazitolojiSelçuk Üniversitesi

    Periodontoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM DERİNBAY EKİCİ

  3. Gastrointestinal şikâyeti olan hastalarda bağırsak patojeni protozoonların prevalansının mikroskopi ve multipleks real-time PCR ile araştırılması

    Investigation of the prevalence of pathogenic intestinal protozoans in patients with gastrointestinal complaints via microscopy and multiplex real-time PCR

    BURAK KARACAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZDEN BORAL

    PROF. DR. GÜLAY İMADOĞLU YETKİN

  4. İshalli olgularda moleküler yöntemlerle microsporidia karakterizasyonu

    Characterization of microsporidia using molecular methods in diarrheic cases

    BEYZA YAVUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA DOĞRUMAN AL

  5. Farklı hasta gruplarında encephalitozoon intestinalis'in araştırılması

    Investigation of encephalitozoon intestinalis in different patient groups

    ÜLFET ÇETİNKAYA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ParazitolojiErciyes Üniversitesi

    Parazitoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YAZAR