Çocuk acil servisinde kuduz riskli temas sonrası profilaksi uygulanan hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients who received post-exposure prophylaxis following rabies-risk exposure in the pediatric emergency department
- Tez No: 1008440
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ORKUN AYDIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Kuduz riskli temas, Kuduz riskli temas sonrası profilaksi, Kuduz aşısı, Kuduz immünglobulin uygulaması, Hayvan ısırıkları, Sağlık Bakanlığı, Rabies-risk exposure, Post-exposure prophylaxis for rabies-risk exposure, Rabies vaccine, Rabies immunoglobulin administration, Animal bites, Ministry of Health
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniğine başvuran kuduz riskli temas nedeniyle başvuran çocuk hastaların sosyodemografik özelliklerini, aşı profilaksisi ve immünoglobulin uygulamaları ile hayvan ısırığı sonrası oluşan bölgesel yaralanmalara yönelik yara bakımı ve tedavi yaklaşımlarını literatür eşliğinde kapsamlı olarak incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 1 Ocak 2023-30 Eylül 2025 tarihleri arasında kuduz riskli hayvan teması nedeniyle Etlik Şehir Hastenesi Çocuk Acil Kliniği'ne başvuran toplam 997 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet ve ikamet yeri gibi demografik verileri ile beraber, kuduz riskli temas edilen hayvan türü, hayvanın evcil ya da sahipsiz olma durumu, yaralanma bölgesi, kuduz profilaksisi ve immünoglobulin uygulanma durumu, hastaneye yatış ve konsültasyon gereksinimleri, görüntüleme ihtiyacı ve uygulanan tedavi yaklaşımları değerlendirilmiştir. Çalışmaya ait veriler, hastane bilgi yönetim sisteminden elde edilmiştir. Bulgular: 1 Ocak 2023 ile 30 Eylül 2025 tarihleri arasında Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniği'ne kuduz riskli temas nedeniyle başvuran toplam 997 olgu çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortancası 9 yıl olup olguların %53,2'si erkekti. Başvurular en sık 6–11 yaş grubunda görülürken, bunu 12–18 yaş grubu izlemekteydi. Başvuruların özellikle yaz sonu ve sonbahar aylarında arttığı, en yüksek başvuru sayısının ise Kasım ayında olduğu saptandı. Olguların büyük kısmını Keçiören, Yenimahalle ve Altındağ ilçelerinde yaşayan hastalar oluşturmaktaydı. Hayvan türleri değerlendirildiğinde temasların çoğunluğunun kedi kaynaklı (%66,5) olduğu, bunu köpek temaslarının izlediği görüldü. Olguların büyük bölümünde temas eden hayvanın sokak hayvanı olduğu saptandı. Kuduz profilaksisi uygulamaları incelendiğinde hastaların neredeyse tamamına yara bakımı ve kuduz aşısı uygulandığı, yaklaşık üçte birine ise kuduz immünglobulini verildiği belirlendi. Travma bölgeleri değerlendirildiğinde en sık etkilenen bölgenin üst ekstremite olduğu, bunu alt ekstremite ve yüz bölgesinin izlediği görüldü. Olguların büyük çoğunluğunda yalnızca tek anatomik bölge tutulumu saptandı. Girişimsel işlemler açısından değerlendirildiğinde hastaların çoğunda ek girişime ihtiyaç duyulmadığı, girişim gereken olgularda ise en sık sütür uygulandığı görüldü. Az sayıda olguda ameliyat ve hastane yatışı gereksinimi bulunduğu saptandı. Hastaneye yatırılan olguların en sık göz servisine yatırıldığı görülürken, çocuk cerrahisi, çocuk enfeksiyon ve plastik cerrahi servislerine de yatış yapıldığı belirlendi. Toplam 58 konsültasyon değerlendirildiğinde en sık konsültasyon istenen bölümün göz hastalıkları olduğu, bunu plastik cerrahi ve ortopedi bölümlerinin izlediği görüldü. Sonuç: Bu çalışmada kuduz riskli temas nedeniyle acil servise başvuran olguların demografik özellikleri, travma lokalizasyonları, klinik yaklaşımları ve hastane süreçleri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, çalışmamız kuduz riskli temasların çocuk yaş grubunda halen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu ortaya koymuştur. Temasların büyük çoğunluğunun sokak hayvanları kaynaklıdır ve en sık kedi ile köpek temasları görülmüştür. Kuduz riskli temasların özellikle ekstremite yaralanmaları şeklinde ortaya çıktığını ve olguların büyük çoğunluğunun tek anatomik bölge ile sınırlı travmalar yaşadığını göstermiştir. En sık etkilenen bölge üst ekstremitedir. Çalışmamızda olguların büyük kısmında girişimsel işleme ihtiyaç duyulmadığı, gerekli durumlarda ise en sık sütür uygulandığı saptanmıştır. Konsültasyon ve hastane yatış dağılımları değerlendirildiğinde, göz hastalıkları, plastik cerrahi, ortopedi ve çocuk cerrahisi branşlarının ön plana çıktığı görülmüştür. Bu çalışma gelecekte yapılacak çok merkezli ve geniş örneklemli çalışmaların ülkemizde kuduz riskli temas olgularının epidemiyolojik özelliklerinin daha kapsamlı değerlendirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study is to comprehensively evaluate, in light of the literature, the sociodemographic characteristics of pediatric patients presenting to the Pediatric Emergency Department of Etlik City Hospital due to rabies-risk exposure, the prophylactic approaches including rabies vaccination and immunoglobulin administration, as well as wound care and treatment strategies for local injuries resulting from animal bites. Materials and Methods: In this study, 997 patients who presented to the Pediatric Emergency Department of Etlik City Hospital due to rabies-risk animal exposure between January 1 2023 and September 30 2025, were retrospectively evaluated. Demographic characteristics of the patients, including age, sex and place of residence, as well as variables related to rabies-risk exposure such as the type of animal involved, ownership status, site of injury, rabies prophylaxis and rabies immunoglobulin administration, hospitalization and consultation requirements, surgical procedures, imaging needs, and treatment approaches, were assessed. All study data were obtained from the hospital information management system. Results: Between January 1, 2023 and September 30, 2025, a total of 997 cases presenting to the Pediatric Emergency Department of Etlik City Hospital due to rabies-risk exposure were included in the study. The median age of the patients was 9 years, and 53.2% of the cases were male. Admissions were most common in the 6–11 age group, followed by the 12–18 age group. Applications increased particularly during late summer and autumn, with the highest number of admissions recorded in November. Most patients resided in the districts of Keçiören, Yenimahalle, and Altındağ. Evaluation of animal species revealed that the majority of exposures were caused by cats (66.5%), followed by dog-related exposures. In most cases, the animals involved were stray animals. Assessment of rabies prophylaxis practices showed that nearly all patients received wound care and rabies vaccination, while approximately one-third received rabies immunoglobulin. Regarding trauma localization, the upper extremity was the most commonly affected body region, followed by the lower extremity and facial region. The majority of patients had involvement of only a single anatomical site. In terms of interventional procedures, most patients did not require additional intervention; among those who did, suturing was the most frequently performed procedure. A small number of patients required surgery and hospitalization. Among hospitalized patients, the ophthalmology department was the most common service for admission, followed by pediatric surgery, pediatric infectious diseases, and plastic surgery. Evaluation of the 58 consultations demonstrated that ophthalmology was the most frequently consulted department, followed by plastic surgery and orthopedics. These findings indicate that rabies-risk exposure cases, particularly those involving ocular and soft tissue injuries, may require a multidisciplinary approach. Conclusion: In this study, the demographic characteristics, trauma localizations, clinical approaches, and hospital processes of patients presenting to the emergency department due to rabies-risk exposure were evaluated. The findings demonstrated that rabies-risk exposures remain an important public health problem, particularly in children. Most exposures were caused by stray animals, with cats and dogs being the most common sources. Rabies-risk exposures were found to occur mainly as extremity injuries, and the majority of cases involved trauma limited to a single anatomical region. The upper extremity was the most frequently affected site. Most patients did not require interventional procedures; when intervention was necessary, suturing was the most commonly performed procedure. Evaluation of consultations and hospital admissions showed that ophthalmology, plastic surgery, orthopedics, and pediatric surgery were the leading departments involved in patient management. This study is expected to contribute to a more comprehensive understanding of the epidemiological characteristics of rabies-risk exposure cases in our country and may provide guidance for future multicenter studies with larger sample sizes.
Benzer Tezler
- İstanbul'da üçüncü basamak bir eğitim ve araştırma hastanesi acil servisine başvuran kuduz riskli temas vakalarının değerlendirilmesi: 2 yıllık inceleme
Evaluation of rabies risk contact case attending to the emergency department of a third stage training and research hospital in İstanbul: A 2-year investigation
HÜSEYİN AYCAN ÖZSEMERCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT
- Çocuk acil servisinde ebeveyn memnuniyeti ve etkileyen etmenlerin araştırılması
Investigetion of parents? satisfaction and the causative factors in pediatric emergency department
TUĞRUL AKKUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMAL BAYSAL
- Çocuk acil servisinde respiratuvar sinsityal viruse bağlı alt solunum yolu enfeksiyonu olan olguların klinik bulguları ve epidemiyolojisinin incelenmesi
Review of epidemiology and clinical findings for children with low respiratory tract infection caused by respiratory syncytial virus
DAMLA GÜNEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT DUMAN
- Çocuk acil servisinde piyüri saptanan olgularda üst üriner sistem enfeksiyonu tanısında beyaz küre sayısı, ortalama trombosit hacmi, nötrofil lenfosit oranı, c-reaktif protein ve prokalsitonin parametrelerinin tanısal değerinin araştırılması
Investigation of the diagnostic value of white blood cell count, mean platelet volume, neutrophil lymphocyte ratio, c-reactive protein and procalcitonin parameters in the diagnosis of upper urinary tract infection in cases with pyuria in the pediatric emergency department
AYŞE ŞENYÜZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SABİHA ŞAHİN
- Çocuk acil servisinde akut apandisit tanısı alan hastalarda pediatrik apandisit skorlamasının değerleri ile abdominal ultrasonografi bulguları ve abdominal bilgisayarlı tomografi bulgularının karşılaştırılması
Comparison of pediatric appendicitis scoring values with abdominal ultrasonography findings and abdominal computed tomography findings in patients diagnosed with acute appendicitis in the pediatric emergency department
BURCU VURAL ATALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SABİHA ŞAHİN