Geri Dön

Laughing at power: Humour, resistance, and the production of cultural boundaries in the Gezi protests

İktidara gülmek: Gezi protestolarında mizah, direniş ve kültürel sınırların üretimi

  1. Tez No: 1008981
  2. Yazar: ROJDA AKSOY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZEYNEP TALAY TURNER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Felsefe, Sociology, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Direniş, Feminist kuram, Feminizm, Mizah, Resistance, Feminist theory, Feminism, Humour
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Bilgi Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Programlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kültürel Çalışmalar Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, mizahın politik ve toplumsal bir pratik olarak nasıl işlediğini 2013 Gezi Direnişi bağlamında incelemektedir. Gündelik dilde çoğunlukla eğlence, rahatlama ya da gülmeyle ilişkilendirilen mizah, bu çalışma kapsamında iktidar ilişkileriyle iç içe geçmiş; hem dönüştürücü hem de sınır koyucu bir güç olarak ele alınmaktadır. Tez, Gezi sürecinde ortaya çıkan sloganlar, duvar yazıları, görsel üretimler ve esprili söylemler üzerinden mizahın siyasal muhalefet içindeki rolünü tartışmaktadır. Çalışma, Gezi Direnişi'nde mizahın nasıl bir direniş dili ürettiğini, hangi politik öznelikleri görünür kıldığını ve hangi kültürel sınırları yeniden üretebildiğini analiz etmektedir. Bu bağlamda mizah, yalnızca iktidara yöneltilmiş bir eleştiri aracı olarak değil; toplumsal normların, aidiyet biçimlerinin ve dışlama mekanizmalarının müzakere edildiği bir alan olarak değerlendirilmektedir. Tez, kuramsal çerçevesini Michel Foucault'nun iktidar ve söylem analizleri ile Judith Butler'ın tanınma ve yaşanabilir hayat kavramları üzerine kurmaktadır. Bu doğrultuda politik mücadelenin yalnızca hak talepleri üzerinden değil, hangi hayatların yaşanabilir ve insan olarak kabul edildiği sorusu etrafında şekillendiği savunulmaktadır. Bu çerçeve, Gezi Direnişi'nde mizahın ortaklık duygusu üretirken aynı zamanda normatif ve kültürel sınırları yeniden kurabilen çelişkili bir pratik olarak işlediğini göstermektedir. Ayrıca mizahın kültürel sınırlar ve beğeni rejimleriyle ilişkisi güncel mizah çalışmaları literatürü aracılığıyla tartışılmaktadır. Yöntem olarak nitel bir yaklaşım benimsenmiş; Gezi Direnişi sırasında üretilen seçili mizahi materyaller söylem çözümlemesiyle incelenmiştir. Bulgular, mizahın yalnızca bir rahatlama aracı olmadığını; politik anlamlar üreten, kolektif kimlikler kuran ve yeni dışlama biçimlerini de beraberinde getirebilen çok katmanlı bir pratik olduğunu ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

This thesis examines how humour operates as a political and social practice in the context of the 2013 Gezi Protests. While humour is often associated with entertainment, relief, or laughter, this study approaches it as a force embedded in power relations, functioning both as a transformative and a boundary-producing practice. Focusing on slogans, graffiti, visual productions, and humorous expressions that emerged during the Gezi Protests, it explores the role of humour within political opposition. The study analyses how humour during the Gezi Protests produced a language of resistance, rendered certain political subjectivities visible, and reproduced particular cultural boundaries. In this respect, humour is examined not merely as a critique of power, but as a field where social norms, belonging, and exclusion are constantly negotiated. The theoretical framework draws on Michel Foucault's analyses of power and discourse, alongside Judith Butler's concepts of recognition and livable life. From this perspective, political struggle is understood not only through rights-based demands but also through the question of which lives are recognised as livable. This framework allows an analysis of humour as a contradictory practice that generates collectivity while re-establishing cultural boundaries. The study also engages with contemporary humour studies to discuss the relationship between humour, cultural boundaries, and regimes of taste. Methodologically, it adopts a qualitative approach, analysing humorous materials from the Gezi Protests through discourse analysis. The findings show that humour functioned not merely as a source of relief or morale, but as a multilayered practice producing political meanings, collective identities, and new forms of exclusion.

Benzer Tezler

  1. The Effect of humour training on job satisfaction and organizational climate

    Mizah eğitiminin iş tatmini ve örgüt iklimine etkisi

    ZEREN KÜÇÜKBAYINDIR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2003

    İşletmeMarmara Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUNA TEVRÜZ

  2. Mizah içerikli canlandırmalarda biçim ve hareket

    Form and transaction in humour-nature animations

    ARMAĞAN GÖKÇEARSLAN

    Sanatta Yeterlik

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Güzel SanatlarHacettepe Üniversitesi

    Grafik Ana Sanat Dalı

    YRD. DOÇ. ZÜLFÜKAR SAYIN

  3. Gerçeküstücü plastik sanatlarda mizah duygusu

    Humor feeling in the surrealist plastic arts

    MURAT ARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Sanat TarihiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Güzel Sanatlar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM SERDAR MİLLİ

  4. Televizyon reklamlarında mizah ve mizahi karakter kullanımı: Banka reklamlarına yönelik analiz

    Using humor and humorous characters in Tv Ads: Analysis on bank commercials

    BAHADIR BURAK SOLAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ReklamcılıkAkdeniz Üniversitesi

    Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERİH TAŞKAYA

  5. Karikatürlerin kelime hazinesi ve argo bağlamında bir değerlendirme (Uykusuz Dergisi örneği)

    An evaluation in the context of vocabulary and slang of cartoons (The example of Uykusuz Magazine)

    MISRA EROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DilbilimMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA UĞURLU