Sıçan sırtında oluşturulan deneysel yanık modelinde subkutan eksozom uygulamasının yara iyileşmesi üzerine etkisi
The effect of subcutaneous exosome admynystratyon on wound healyng yn an experymentally induced rat dorsal burn model
- Tez No: 1009310
- Danışmanlar: PROF. DR. ALPER SARI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Mersin Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Yanık yaralanmaları, ciddi morbidite ve mortaliteye yol açan önemli sağlık sorunlarından biridir. Geniş yüzey alanını etkileyen yanıklar, lokal doku hasarının ötesinde sistemik inflamatuvar yanıt, sıvı-elektrolit dengesizlikleri ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilmektedir. Modern cerrahi ve medikal tedavi yöntemlerindeki gelişmelere rağmen, özellikle derin yanıklarda yara iyileşmesi süreci her zaman optimal düzeyde gerçekleşmemektedir. Eksozomlar; hücreler arası iletişimde rol oynayan, büyüme faktörleri, proteinler ve mikroRNA'lar içeren küçük ekstrasellüler veziküller olup proliferasyon, anjiyogenez ve immün modülasyon gibi yara iyileşmesiyle ilişkili birçok biyolojik süreçte etkili olabilmektedir. Bu çalışmada, sıçan sırtında oluşturulan deneysel yanık modelinde subkutan eksozom uygulamasının yara iyileşmesi üzerine etkileri araştırılmış ve eksozom temelli terapötik yaklaşımların yanık tedavisindeki potansiyel rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada toplam 22 adet sıçan kullanıldı ve hayvanlar kontrol grubu (n=11) ve eksozom grubu (n=11) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Derin ikinci derece yanık oluşturmak amacıyla ağız açıklığı yaklaşık 2×2 cm olan her iki ucu açık haşlama kalıbı sıçan sırtına yerleştirildi ve kalıp içerisine 100°C sıcaklıktaki sudan 10 ml konularak 5 saniye süreyle temas ettirilmesiyle standart yanık modeli oluşturuldu. Eksozom grubuna yanık sonrası 0., 2. ve 4. günlerde subkutan olarak toplam 50 μg/mL eksozom uygulandı. Yara iyileşmesi makroskobik olarak değerlendirildi ve 7., 14., 21. ve 28. günlerde yara alanından alınan doku biyopsileri histopatolojik olarak incelendi. Histopatolojik incelemelerde inflamatuvar hücre infiltrasyonu, granülasyon dokusu oluşumu, neovaskülarizasyon ve epitelizasyon gibi parametreler değerlendirildi. Tüm hayvanlar 28. günde sakrifiye edildi. Makroskobik değerlendirmede başlangıç (0. gün) yara alanı açısından kontrol ve eksozom grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). İnflamatuvar fazı temsil eden 7. günde rezidüel yara alanı açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmemekle birlikte yara iyileşme yüzdesinin eksozom grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,0325). Proliferatif fazın değerlendirildiği 14. günde rezidüel yara alanı eksozom grubunda daha düşük olmakla birlikte fark sınırda anlamlılık düzeyinde kalmış, buna karşın iyileşme yüzdesi eksozom grubunda anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,0115). Geç proliferatif fazı temsil eden 21. günde rezidüel yara alanının eksozom grubunda kontrol grubuna göre ileri düzeyde anlamlı olarak daha düşük olduğu ve iyileşme yüzdesinin belirgin şekilde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Remodelling fazını temsil eden 28. günde de benzer şekilde rezidüel yara alanının eksozom grubunda anlamlı derecede daha düşük, iyileşme yüzdesinin ise anlamlı derecede daha yüksek olduğu gösterilmiştir (p<0,01). Histopatolojik değerlendirmede 7. günde her iki grupta da devamlı epidermis oluşmadığından epidermal kalınlığın kantitatif ölçümü yapılamamıştır. 14. günde epidermal kalınlığın morfometrik analizde eksozom grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,014). 21. günde epidermal kalınlık kontrol grubunda daha yüksek bulunmuş (p=0,046), 28. günde ise gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Semi-kantitatif değerlendirmede epidermal kalınlığın eksozom grubunda 14. ve 21. günlerde kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir (sırasıyla p=0,024 ve p=0,037). Ayrıca PAS(+) bazal membran organizasyonunun eksozom grubunda 14. ve 21. günlerde anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla p=0,009 ve p=0,002). Kollajen organizasyonu ise eksozom grubunda 14. ve 21. günlerde kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (sırasıyla p=0,014 ve p=0,024). İnflamatuvar hücre infiltrasyonu, anjiyogenez, fibroblast proliferasyonu, granülasyon dokusu gelişimi ve PAS(+) ekstrasellüler matriks boyanması açısından ise tüm zaman noktalarında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Subkutan eksozom uygulamasının sıçan sırtı yanık modelinde yara iyileşmesini 7, 14, 21 ve 28. günlerde hem makroskobik hem de histopatolojik düzeyde anlamlı şekilde hızlandırdığı gösterilmiştir. Eksozom uygulamasının özellikle epidermal reorganizasyon ve bazal membran maturasyonunu desteklediği ve yara iyileşme sürecini olumlu yönde etkilediği gözlenmiştir. Bu bulgular, eksozomların yanık tedavisinde rejeneratif ve destekleyici bir tedavi yaklaşımı olarak potansiyel klinik kullanım açısından umut vadettiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Burn injuries are an important health problem associated with significant morbidity and mortality. Burns affecting large body surface areas may lead not only to local tissue damage but also to life-threatening complications such as systemic inflammatory response, fluid–electrolyte imbalance, and sepsis. Despite advances in modern surgical and medical treatment methods, the wound healing process does not always proceed optimally, particularly in deep burns. Exosomes are small extracellular vesicles involved in intercellular communication and contain growth factors, proteins, and microRNAs. They may influence several biological processes associated with wound healing, including proliferation, angiogenesis, and immune modulation. In this study, the effects of subcutaneous exosome administration on wound healing were investigated in an experimental rat dorsal burn model, and the potential role of exosome-based therapeutic approaches in burn treatment was evaluated. A total of 22 rats were included in the study and divided into two groups: a control group (n=11) and an exosome group (n=11). To create a deep second-degree burn, an open-ended scalding mold with an opening of approximately 2×2 cm was placed on the dorsal surface of the rats, and 10 mL of water at 100°C was poured into the mold and applied for 5 seconds to produce a standardized burn model. The exosome group received a total of 50 μg/mL exosomes administered subcutaneously on days 0, 2, and 4 after the burn injury. Wound healing was evaluated macroscopically, and tissue biopsies taken from the wound area on days 7, 14, 21, and 28 were examined histopathologically. Histopathological analyses included parameters such as inflammatory cell infiltration, granulation tissue formation, neovascularization, and epithelialization. All animals were sacrificed on day 28. In the macroscopic evaluation, no statistically significant difference was found between the control and exosome groups in terms of baseline (day 0) wound area (p>0.05). On day 7, representing the inflammatory phase, no significant difference in residual wound area was observed between the groups; however, the percentage of wound healing was significantly higher in the exosome group compared with the control group (p=0.0325). On day 14, corresponding to the proliferative phase, the residual wound area was lower in the exosome group, although the difference remained at the borderline level of significance, while the percentage of wound healing was significantly higher in the exosome group (p=0.0115). On day 21, representing the late proliferative phase, the residual wound area was significantly lower and the percentage of wound healing was markedly higher in the exosome group compared with the control group (p<0.001). Similarly, on day 28, representing the remodeling phase, the residual wound area was significantly lower and the percentage of wound healing was significantly higher in the exosome group (p<0.01). Histopathological evaluation revealed that continuous epidermis formation was not observed in either group on day 7; therefore, quantitative measurement of epidermal thickness could not be performed. On day 14, epidermal thickness measured by morphometric analysis was significantly higher in the exosome group compared with the control group (p=0.014). On day 21, epidermal thickness was higher in the control group (p=0.046), whereas no significant difference was observed between the groups on day 28 (p>0.05). Semi-quantitative analysis demonstrated significantly higher epidermal thickness in the exosome group on days 14 and 21 (p=0.024 and p=0.037, respectively). In addition, PAS-positive basement membrane organization was significantly higher in the exosome group on days 14 and 21 (p=0.009 and p=0.002, respectively). Collagen organization was significantly lower in the exosome group compared with the control group on days 14 and 21 (p=0.014 and p=0.024, respectively). No statistically significant differences were observed between the groups in terms of inflammatory cell infiltration, angiogenesis, fibroblast proliferation, granulation tissue formation, or PAS-positive extracellular matrix staining at any time point (p>0.05). Subcutaneous exosome administration significantly accelerated wound healing in the rat dorsal burn model at days 7, 14, 21, and 28 at both macroscopic and histopathological levels. Exosome treatment appeared to promote epidermal reorganization and basement membrane maturation, thereby positively influencing the wound healing process. These findings suggest that exosomes may represent a promising regenerative and supportive therapeutic approach for burn treatment with potential clinical applications.
Benzer Tezler
- Ratlarda yağ dokudan elde edilen stromal vasküler fraksiyonun ıı.derece derin yanıkların iyileşmesi üzerine etkisinin araştırılması
The effect of adıpose tıssue derıved stromal vascular fractıon on deep second degree burn wound healıng
SİBEL ATALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiErciyes ÜniversitesiPlastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATİLLA ÇORUH
- Sıçan sırtında oluşturulan random paternli deri flebi yaşayabilirliği üzerine bemiparin sodyum etken maddesinin enoksaparin sodyum ile kontrollü karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ERKAN ARIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEZİH SUNGUR
- Pentoksifilin ve verapamilin random flep yaşamı üzerine etkisi (Deneysel çalışma)
Başlık çevirisi yok
YAVUZ KEÇECİ
- Sıçan sırt flebi modelinde skarlı dokunun flep dolaşımına katkısının araştırılması
Investigation of the contribution of scarred tissue to flap viability on rat dorsal skin flap model
CEYHUN UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiKocaeli ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CAN İLKER DEMİR
- Hyaluronik asit bazlı dermal dolguların, sıçan modelinde plateletten zengin plazma (PZP) ile kombine edilerek dolguların dayanıklılık sürelerinin incelenmesi
Examination of the duration of hyaluronic acid based fillers when combined with platelet rich plasma in rat models
UMUT SUADİYE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YÜKSEL KANKAYA