Doğum sonrası depresif belirtiler ile kalp hızı değişkenliği ve reaksiyon zamanı arasındaki ilişki
The relationship between postpartum depressive symptoms and heart rate variability and reaction time
- Tez No: 1009441
- Danışmanlar: DOÇ. DR. OKTAY KAYA
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Fizyoloji, Physiology
- Anahtar Kelimeler: Postpartum depression, postpartum stress, heart rate variability, reaction time
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Fizyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Fizyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Doğum sonrası depresyon ciddi bir ruh sağlığı ve halk sağlığı sorunudur. Doğum sonrası depresyonun erken dönemde ele alınması, annedeki semptomların şiddetini ve kronikleşmesini azaltmasının yanı sıra yenidoğan bebeğin de sağlığı ve gelişimi üzerindeki olası olumsuz etkileri engeller. Çalışmamızda doğum sonrası depresif belirtilerin zaman içindeki değişim örüntüsüne göre stres, kalp hızı değişkenliği ve reaksiyon süresi parametreleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, 15.08.2025–15.11.2025 tarihleri arasında, 18-55 yaş aralığında olup yeni doğum yapan gönüllülerin katılımıyla gerçekleştirildi. Doğum sonrası ilk 24 saat içinde demografik ve obstetrik özellikler katılımcı bilgi formu ile toplandı. Otonom sinir sistemi değerlendirmesi amacıyla ritim holter kaydı ile kalp hızı değişkenliği (HRV) analiz edildi. Bilgisayar tabanlı uygulama ile basit reaksiyon süreleri ölçüldü. Bu işlemleri takiben katılımcılara Edinburgh Postpartum Depresyon Ölçeği (EPDS) ve Doğum Sonu Stres Etkenleri Ölçeği uygulanarak ilk gün değerlendirmeleri tamamlandı. İlk değerlendirmeden 48 saat sonra, 72. saatte, HRV, reaksiyon süresi ve EPDS ölçümleri tekrarlandı. Bulgular: Doğum sonrası 24. ve 72. saat değerlendirmelerinde doğum sonrası depresyon (PPD) riskinin zaman içinde anlamlı olarak arttığı saptandı (p=0.001). Depresyon geçiş grupları arasında toplam stres skorları açısından anlamlı fark bulundu ve etki büyüklüğü orta düzeydeydi (η²=0.233). Reaksiyon süresindeki değişim de gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdi (p=0.004) ve orta etki büyüklüğü saptandı (ε²=0.161). Özellikle 72. saatte PPD riski gelişen grupta reaksiyon süresinde belirgin uzama izlendi. Buna karşın HRV parametreleri, sosyodemografik değişkenler ve obstetrik özellikler açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Elde edilen bulgular, doğum sonrası erken dönemde PPD riskinin artmış stres düzeyi ve bilişsel işlemleme hızındaki değişimlerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Stres için saptanan etki büyüklüğü, erken dönemde psikososyal yükün belirleyici rolünü vii desteklemektedir. Reaksiyon süresindeki uzama, psikomotor yavaşlama ile uyumludur. HRV parametrelerinde anlamlı farklılık saptanmaması, otonom değişimlerin daha geç ortaya çıkabileceğini düşündürmekte ve merkezi bilişsel değişimlerin periferik otonom değişimlerden önce belirginleşebileceğini desteklemektedir. Sonuç olarak, doğum sonrası ilk haftada stres ve bilişsel performans değerlendirmeleri PPD riskinin erken belirlenmesinde yararlı olabilir. Ayrıca doğum sonrası erken dönemde psikososyal destek, bebek bakımı eğitimi ve stres yönetimi uygulamalarının, doğum sonrası depresyonu önleme stratejilerinde öncelikli hedefler olabileceği düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Postpartum depression is a serious mental health and public health issue. Addressing postpartum depression in the early stages not only reduces the severity and chronicity of symptoms in the mother but also prevents potential adverse effects on the newborn's health and development. In our study, we aimed to evaluate the relationship between postpartum depressive symptoms and parameters such as stress, heart rate variability, and reaction time based on the pattern of change over time. Material and Methods: This study was conducted between August 15, 2025, and November 15, 2025, with the participation of volunteers aged 18–55 who had recently given birth. Demographic and obstetric characteristics were collected within the first 24 hours postpartum using a participant information form. Heart rate variability (HRV) was analyzed using rhythm Holter monitoring to assess the autonomic nervous system. Simple reaction times were measured using a computer-based application. Following these procedures, the Edinburgh Postpartum Depression Scale (EPDS) and the Postpartum Stressors Scale were administered to the participants, completing the first-day assessments. Forty-eight hours after the initial assessment, at the 72-hour mark, HRV, reaction time, and EPDS measurements were repeated. Results: At the 24- and 72-hour postpartum assessments, a significant increase in the risk of postpartum depression (PPD) over time was observed (p=0.001). A significant difference in total stress scores was found between the depression transition groups, and the effect size was moderate (η²=0.233). Changes in reaction time also showed significant differences between groups (p=0.004), and a moderate effect size was observed (η²=0.233). In particular, a marked prolongation in reaction time was observed in the group where PPD risk developed at the 72- hour mark. In contrast, no significant differences were found between the groups regarding HRV parameters, sociodemographic variables, and obstetric characteristics. Conclusion: The findings suggest that an increased risk of PPD in the early postpartum period may be associated with elevated stress levels and changes in cognitive processing speed. The ix effect size observed for stress supports the decisive role of psychosocial burden in the early postpartum period. The prolongation of reaction time is consistent with psychomotor slowing. The absence of significant differences in HRV parameters suggests that autonomic changes may emerge later and supports the notion that central cognitive changes may become apparent before peripheral autonomic changes. In conclusion, stress and cognitive performance assessments during the first week postpartum may be useful for the early identification of PPD risk. Additionally, it is suggested that psychosocial support, infant care education, and stress management interventions in the early postpartum period could be priority targets in strategies to prevent postpartum depression.
Benzer Tezler
- Doğum sonrası depresif belirtiler ile evlilik doyumu, erken çocukluk çağı travmaları ve bağlanma problemleri arasındaki ilişki
Relationship between postpartum depressive symptoms and marital satisfaction, early childhood traumas and attachment problems
BÜŞRA YAŞIK
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
PsikolojiÜsküdar ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CUMHUR TAŞ
- Doğum sonrası depresif belirtilerin bağlanma, anne-bebek bağlanması ve bilinçli farkındalık açısından incelenmesi
Examination of postpartum depressive symptoms in terms of attachment, maternal attachment, and mindfulness
FATIMA NUREFŞAN YUMUŞAK
Doktora
Türkçe
2025
PsikolojiFatih Sultan Mehmet Vakıf ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GAYE SALTUKOĞLU
- Anne mizacının, doğum sonrası depresyon ve psikolojik sağlamlık ile ilişkisi
The relationship between maternal temperament, postpartum depression and psychological resilience
KADRİYE KORKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk ÜniversitesiEbelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HABİBE BAY ÖZÇALIK
- Doğum sonrası dönemde verilen planlı taburculuk eğitimi ve danışmanlığın öz-bakım gücü ve emzirme üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of planned discgarged education that is given during postpartum period and consultation on self care agency and breastfeeding
EDA ŞAHİN
Doktora
Türkçe
2015
HemşirelikGataKadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TÜLAY YAVAN
- Postpartum depression prevalence and related factors among Somali woman living in Mogadishu, Somalia
Somali, Mogadişu'da yaşayan Somalili kadınlarda doğum sonrası depresyon prevalansı ve ilgili faktörler
HANAN BASHIR SH ADEN
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Halk SağlığıYeditepe ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM TANRIÖVER