Geri Dön

İzole koroner arter bypass cerrahisinde retrograd otolog priming'in hematokrit seyri, kan transfüzyonu gereksinimi ve klinik sonuçlara etkisi

The effect of retrograde autologous priming on hematocrit trajectory, blood transfusion requirements, and clinical outcomes in isolated coronary artery bypass surgery

  1. Tez No: 1009460
  2. Yazar: GAMZE ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HİKMET KOÇAK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Kardiyopulmoner bypass, retrograd otolog prime, koroner arter bypass greftleme, hemodilüsyon, kan transfüzyonu, Cardiopulmonary bypass, retrograde autologous priming, coronary artery bypass grafting, hemodilution, blood transfusion
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Perfüzyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Perfüzyon Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, izole koroner arter bypass greftleme (CABG) uygulanan hastalarda kardiyopulmoner bypass (KPB) sırasında kullanılan retrograd otolog prime (ROP) tekniğinin ve özellikle uygulanan ROP hacminin, perioperatif hematolojik parametreler ile eritrosit süspansiyonu (ES) kullanımı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde izole CABG ameliyatı uygulanan 80 erişkin hasta retrospektif olarak incelendi. Hastalar ROP uygulanmayan [ROP(–), n=40] ve ROP uygulanan [ROP(+), n=40] olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik veriler, perioperatif cerrahi süreler, hematokrit düzeyleri, klinik sonlanımlar ve kullanılan ES miktarları karşılaştırıldı. ROP hacmi sürekli değişken olarak kaydedildi. İstatistiksel analizlerde Mann–Whitney U testi, Ki-kare testi, Spearman korelasyon analizi ve çok değişkenli lineer regresyon analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: ROP(+) grubunda mekanik ventilasyon süresi ROP(–) grubuna göre anlamlı olarak daha kısa bulundu (p=0,023). Toplam eritrosit süspansiyonu kullanımı ROP(+) grupta anlamlı derecede daha düşüktü (medyan 1,0 vs. 3,5 ünite; p=0,001). ROP hacmi ile aortik kros klemp (AKK) sonrası hematokrit düzeyi arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir korelasyon saptandı (ρ=0,458; p<0,001). ROP hacmi ile toplam ES kullanımı arasında ise negatif yönlü ve anlamlı korelasyon bulundu (ρ=−0,298; p=0,007). Çok değişkenli lineer regresyon analizinde ROP hacmi, perioperatif sıvı dengesi ve idrar çıkışından bağımsız olarak AKK sonrası hematokrit düzeyi ile anlamlı ilişki gösterdi (β=0,232; p=0,044). Sonuç: İzole CABG hastalarında retrograd otolog prime uygulaması, kardiyopulmoner bypass sonrası hematokrit düzeylerinin korunmasına ve eritrosit süspansiyonu kullanımının azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Bu etkinin yalnızca ROP'un uygulanıp uygulanmamasına değil, uygulanan otolog kan hacmine de bağlı olduğu görülmektedir. ROP hacminin dikkate alındığı bireyselleştirilmiş hasta kan yönetimi stratejileri, transfüzyon gereksiniminin azaltılmasında etkili olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to evaluate the effects of retrograde autologous priming (RAP) and, in particular, the volume of applied RAP on perioperative hematological parameters and red blood cell (RBC) transfusion requirements in patients undergoing isolated coronary artery bypass grafting (CABG) with cardiopulmonary bypass (CPB). Methods: Eighty adult patients who underwent isolated CABG at Koşuyolu High Specialization Training and Research Hospital were retrospectively analyzed. Patients were divided into two groups according to RAP application: RAP(–) (n=40) and RAP(+) (n=40). Demographic characteristics, perioperative surgical parameters, hematocrit levels, clinical outcomes, and RBC transfusion requirements were compared between groups. RAP volume was recorded as a continuous variable. Statistical analyses included the Mann–Whitney U test, chi-square test, Spearman correlation analysis, and multivariable linear regression analysis. A p value <0.05 was considered statistically significant. Results: Mechanical ventilation time was significantly shorter in the RAP(+) group compared with the RAP(–) group (p=0.023). Total RBC transfusion requirement was significantly lower in the RAP(+) group (median 1.0 vs. 3.5 units; p=0.001). A significant positive correlation was observed between RAP volume and post–aortic cross-clamp (ACC) hematocrit levels (ρ=0.458; p<0.001). In contrast, RAP volume showed a significant negative correlation with total RBC transfusion volume (ρ=−0.298; p=0.007). In multivariable linear regression analysis, RAP volume was independently associated with post-ACC hematocrit levels after adjustment for perioperative fluid balance and urine output (β=0.232; p=0.044). Conclusion: In patients undergoing isolated CABG, retrograde autologous priming contributes to the preservation of post-CPB hematocrit levels and a reduction in red blood cell transfusion requirements. This effect appears to be dependent not only on the application of RAP itself but also on the volume of autologous blood used. Individualized blood management strategies that take RAP volume into account may further optimize transfusion reduction in cardiac surgery.

Benzer Tezler

  1. İzole elektif koroner arter baypas greft yapılan hastalarda del Nido ve izotermik kan kardiyoplejisinin postoperatif mortalite ve morbidite karşılaştırılması

    Comparison of postoperative mortality and morbidity between del Nido and isothermic blood cardioplegia in isolated elective coronary artery bypass graft patients

    ESRA ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ARZU ANTAL

  2. Açık kalp cerrahisi sırasında kullanılan iki kardiyopleji yöntemi sonrası miyokardiyal koruma düzeyinin oksidatif stres ve endotel hasarı ile incelenmesi

    Investigation of myocardial protection level with oxidative stress and endothelial damage after the use of TWO cardioplegia techniques during open HEART surgery

    FATİH KIZILYEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. BÜLEND KETENCİ

  3. Koroner arter bypass cerrahisinde pulsatif ve nonpulsatif perfüzyonun akut böbrek hasarı üzerine olam etkilerinin ıl-18 ile değerlendirilmesi

    At coronary arterial bypass surgy affects of pulsatile and non-pulsatile flow on kidney be treated by interleukin -18 (il-18)

    ALİ AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiKocaeli Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞADAN YAVUZ

  4. İzole koroner arter bypass greft'i yapılan hastalarda miecc ile otolog kan kullanılan konvansiyonel kpb yöntemlerinin intraoperatif hemodilüsyon ve kan kullanımı üzerine etkisinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of conventional cpb methods using miecc and autologous blood on intraoperative hemodilution and blood usage in patients undergoing isolated coronary artery bypass graft

    KÜBRA İNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiÜsküdar Üniversitesi

    Perfüzyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ KOCAİLİK

  5. Koroner arter bypass greft cerrahisinde uygulanan normotermik kardiyopulmoner bypass'ta kardiyak hipotermi ve normoterminin miyokardiyal hasar üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Comparing myocardial hazardeous effect of hypothermia and normothermia in normothermic cardiopulmonary bypass that used in coronary artery bypass grafting surgery

    HABİB ÇAKIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiTrakya Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ENVER DURAN