Süt ve daimi dişlerde taurodonti: Diyarbakır ili çocuk ve adölesan nüfusu üzerine radyografik bir inceleme
Taurodontism in primary and permanent teeth: A radiographic evaluation of a child and adolescent population in Diyarbakır
- Tez No: 1009522
- Danışmanlar: PROF. DR. EMİN CANER TÜMEN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Taurodontizm, Piramidal Molar, Süt Molar, Dental Anomali, Panoramik Radyografi, Taurodontism, Pyramidal Molar, Primary Molar, Dental Anomaly, Panoramic Radiography
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu tez çalışmasının amacı, Diyarbakır ilinde yaşayan 6–16 yaş aralığındaki çocuk ve adölesanların süt ve daimi molar dişlerinde taurodontizm ve piramidal molar morfolojisinin prevalansını belirlemek ve bu morfolojik varyasyonların cinsiyet, yaş, çene lokalizasyonu ile süt/daimi dentisyon arasındaki dağılım özelliklerini radyografik olarak inceleyerek klinik tedavi planlamalarına rehberlik etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmada, Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'na başvuran hastalara ait 1167 dijital panoramik radyografi retrospektif olarak incelendi. Taurodontizm tanısı ve sınıflandırılmasında Shifman ve Chanannel kriterleri esas alındı. Piramidal molar morfolojisi ise bağımsız bir anomali olarak değerlendirildi; prevalans, cinsiyet, dentisyon tipi (süt/daimi), çene lokalizasyonu, taraf dağılımı ve simetri özellikleri kaydedildi. Elde edilen veriler IBM SPSS v23 programı kullanılarak Pearson ki-kare, Mann–Whitney U ve Kappa testleri ile analiz edildi. Bulgular: Birey bazlı taurodontizm prevalansı %6,6, diş bazlı prevalans %2,4 olarak tespit edildi. Taurodontizm ile cinsiyet arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Anomalinin daimi dişlerde süt dişlerine göre anlamlı derecede daha sık görüldüğü belirlendi. Taurodontizm, üst çenede daha yüksek oranda saptanırken, daimi dentisyonda özellikle ikinci molarların daha fazla etkilendiği görüldü. Taurodont dişler içerisinde hipotaurodontizm diğer alt tiplere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bulundu ve bu dişlerin büyük çoğunluğunun bilateral simetri gösterdiği tespit edildi. Piramidal molar prevalansı birey bazında %1,54, diş bazında %0,8 olarak belirlendi. Bu morfoloji kadınlarda anlamlı derecede daha sık görüldü, daimi dişlerde süt dişlerine kıyasla daha yüksek oranda saptandı. Daimi dentisyonda ikinci molarlar daha fazla etkilenirken, süt molarları arasında anlamlı fark izlenmedi. Piramidal molarların çoğu bilateral olup çene ve taraf dağılımı açısından anlamlı farklılık göstermedi. Literatürde nadir olarak bildirilen, süt molarlarda piramidal morfoloji, çalışmamızda 24 dişte %0,6 oranında görüldü. Sonuç: Sonuç olarak, taurodontizm ve piramidal molar morfolojileri pediatrik popülasyonda klinik açıdan anlamlı sıklıkta görülmekte olup; özellikle süt dentisyonunda piramidal morfolojinin nicel olarak gösterilmesi literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu morfolojik varyasyonların erken teşhisi, endodontik ve ortodontik tedavi planlamalarında kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this thesis was to determine the prevalence of taurodontism and pyramidal molar morphology in primary and permanent molar teeth among children and adolescents aged 6–16 years living in Diyarbakır. Additionally, the distribution characteristics of these morphological variations according to gender, age, jaw localization, and dentition type (primary/permanent) were radiographically evaluated in order to provide guidance for clinical treatment planning. Materials and Methods: A total of 1,167 digital panoramic radiographs of patients who attended the Department of Pediatric Dentistry at Dicle University Faculty of Dentistry were retrospectively analyzed. The diagnosis and classification of taurodontism were based on the criteria defined by Shifman and Chanannel. Pyramidal molar morphology was evaluated as an independent anomaly. Prevalence, gender distribution, dentition type (primary/permanent), jaw localization, side distribution, and symmetry characteristics were recorded. The data were analyzed using IBM SPSS v23 software with Pearson's chi-square, Mann–Whitney U, and Kappa tests. Results: The individual-based prevalence of taurodontism was 6.6%, while the tooth-based prevalence was 2.4%. No statistically significant association was found between taurodontism and gender. The anomaly was observed significantly more frequently in permanent teeth compared to primary teeth. Taurodontism was more prevalent in the maxilla, and in the permanent dentition, second molars were particularly more affected. Among taurodont teeth, hypotaurodontism was significantly more common than other subtypes, and the majority of these teeth exhibited bilateral symmetry. The prevalence of pyramidal molars was 1.54% on an individual basis and 0.8% on a tooth basis. This morphology was observed significantly more frequently in females and was more common in permanent teeth than in primary teeth. In the permanent dentition, second molars were more frequently affected, whereas no significant difference was observed among primary molars. Most pyramidal molars were bilateral and did not show significant differences in terms of jaw or side distribution. Pyramidal morphology in primary molars, which has been rarely reported in the literature, was identified in 24 teeth (0.6%) in the present study. Conclusion: Taurodontism and pyramidal molar morphology are observed at clinically meaningful frequencies in the pediatric population. Quantitative documentation of pyramidal morphology in the primary dentition fills an important gap in the literature. Early diagnosis of these morphological variations is of critical importance for endodontic and orthodontic treatment planning.
Benzer Tezler
- 9-15 yaş grubu hastalarda rastlantısal taurodontizm prevalansının: eşlik eden dental anomaliler ve sistemik durumların retrospektif olarak incelenmesi
Investigation of incidental taurodontism prevalence: accompanying dental anomalies and systemic states in patients aged 9-15 years as a retrospective
SİNEM ULUYARDIMCI
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş HekimliğiErciyes ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA AYDINBELGE
- Daimi ikinci premolar agenezisi ve diş gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between permanent second premolar agenesis and dental development
GAMZE ZEYTİN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2025
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TÜLİN İLERİ
- Çocuk ve ergenlerde süt ve daimi azı dişlerinde hipomineralizasyon ve taurodontizm prevalansının belirlenmesi
Çocuk ve ergenlerde süt ve daimi azi dişlerinde hipomineralizasyon ve taurodontizm prevalansinin belirlenmesi
UGHUR HASANLI
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2023
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZAFER CAVİT ÇEHRELİ
- Bir grup türk çocuğunda süt azı dişlerinde görülen infraoklüzyonun radyolojik olarak değerlendirilmesi
Radiological evaluation of primary molar infraocclusion ina group of Turkish children
ECEM ELİF ÇEGE
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2024
Diş HekimliğiGazi ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEŞE AKAL
- Süt ve daimi dişlerde çürükten etkilenmiş ve sağlam dentin dokusuna farklı bonding ajanların bağlanma dayanımlarının mikro makaslama test metodu ile incelenmesi ve taramalı elektron mikroskobu ile değerlendirilmesi
Bond stregths of different bonding systems on caries -affected and sound dentinal tissues in deciduos and permanent teeth: a micro shear bond stregth test and SEM study
ALP ERDİN KOYUTÜRK