18-45 yaş arası kadınlarda premenstrüel sendrom sıklığı ve baş etme yöntemlerinin incelenmesi
Assessment of the prevalence of premenstrual syndrome and coping methods in women aged 18–45
- Tez No: 1009774
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DUYGU YENGİL TACİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Premenstrüel sendrom, baş etme davranışları, adet öncesi gerginlik, Premenstrual syndrome, coping behaviors, premenstrual tension
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Premenstrüel sendrom, menstrüel döngünün luteal fazında ortaya çıkan ve menstrüasyonun başlamasıyla gerileyen fiziksel ve psikolojik semptomlarla karakterize, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen bir durumdur. Bu çalışmada, 18–45 yaş arası kadınlarda PMS sıklığını belirlemek ve kadınların PMS ile baş etmede kullandıkları farmakolojik ve non-farmakolojik yöntemleri incelemek amaçlanmıştır. Ayrıca, PMS ile ilişkili bireysel ve çevresel faktörlerin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Prospektif, kesitsel ve tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmaya, 29.05.2025-28.10.2025 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran 18–45 yaş arası 323 gönüllü kadın katılımcı dahil edildi. Katılımcılara sosyodemografik, obstetrik ve menstrüel özellikler ile PMS'ye ilişkin farkındalık, alınan tedaviler ve baş etme yöntemlerini sorgulayan anket formu yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulandı. Premenstrüel semptomların değerlendirilmesinde Premenstrüel Sendrom Ölçeği kullanıldı. Araştırma boyunca toplanan veriler, IBM SPSS 27.0 ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 32,87±5,56 yıl (min:18, maks:45) olan toplam 323 kadın katılımcı dahil edildi. PMS görülme oranı %66,6 (n=215) olarak saptandı. Düzensiz menstrüasyon döngüsü (p=0,002) ve dismenore (p<0,001) mevcut kadınlarda PMS görülme oranları daha yüksekti. Ailede premenstrüel şikayet öyküsü varlığı, PMS saptanan katılımcılarda daha sık bildirildi (p=0,002). Premenstrüel şikayetler nedeniyle okul veya işe gidememe oranları ile PMS görülme durumu arasında anlamlı ilişki olduğu belirlendi (p=0,002). Katılımcıların %30,7'si (n=99) daha önce premenstrüel şikayetler nedeniyle hekime başvurmuş olup, yalnızca %5,9'u (n=19) daha önce PMS tanısı almıştı. Katılımcıların %69'unun (n=223) premenstrüel belirtilerle başa çıkmak için kendi kendine yöntemler uyguladığı; bu yöntemler arasında sıcak uygulamanın %75,4 (n=168), analjezik kullanımının %66 (n=147) ve egzersizin %28,3 (n=63) oranında tercih edildiği belirlendi. Sonuç: Çalışmamızda, 18–45 yaş arası kadınlarda premenstrüel sendromun yaygın olduğu ve PMS ile baş etmede çoğunlukla kendi kendine uygulanan, semptom odaklı ve özellikle fiziksel yakınmalara yönelik yöntemlerin tercih edildiği gözlendi. Düzensiz menstrüel döngüsü olan, dismenore yaşayan ve ailede premenstrüel şikayet öyküsü bulunan kadınlarda PMS'nin daha sık görüldüğü; premenstrüel yakınmalar nedeniyle işe veya okula devamsızlık ile PMS varlığı arasında da anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi. Buna karşın, sağlık hizmetlerine başvuru ve PMS tanısı alma oranlarının düşük olduğu görüldü. Birinci basamakta premenstrüel yakınmalarla başvuran kadınlarda PMS'nin günlük işlevsellik üzerindeki etkileri ve bireysel baş etme biçimlerinin yetersiz kalabileceği akılda tutulmalı; hastalar fiziksel, psikolojik ve işlevsel boyutlarıyla bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek uygun danışmanlık sağlanmalı ve gerekli durumlarda uygun yönlendirme yapılmalıdır.
Özet (Çeviri)
Aim: Premenstrual syndrome is a common condition among women of reproductive age, characterized by physical and psychological symptoms that occur during the luteal phase of the menstrual cycle and subside with the onset of menstruation, and it may adversely affect quality of life. This study aimed to determine the prevalence of PMS among women aged 18–45 years and to examine the pharmacological and non-pharmacological methods used by women to cope with PMS. Additionally, the study aimed to evaluate individual and environmental factors associated with PMS. Materials and Methods: This prospective, cross-sectional, and descriptive study included 323 volunteer women aged 18–45 years who presented to the Family Medicine outpatient clinics of Ankara Training and Research Hospital between May 29, 2025 and October 28, 2025. Data were collected through face-to-face interviews using a structured questionnaire that assessed sociodemographic, obstetric, and menstrual characteristics, as well as awareness of PMS, treatments received, and coping methods. Premenstrual symptoms were evaluated using the Premenstrual Syndrome Scale. Data collected throughout the study were analyzed using IBM SPSS version 27.0. Results: A total of 323 female participants with a mean age of 32.87±5.56 years (range:18–45) were included in the study. The prevalence of PMS was found to be 66.6% (n=215). PMS prevalence was significantly higher among women with irregular menstrual cycles (p=0.002) and those experiencing dysmenorrhea (p<0.001). A family history of premenstrual complaints was reported more frequently among participants with PMS (p=0.002). A significant association was identified between PMS and absenteeism from school or work due to premenstrual complaints (p=0.002). While 30.7% of the participants (n=99) had previously consulted a physician for premenstrual complaints, only 5.9% (n=19) had received a prior diagnosis of PMS. Overall, 69.0% of the participants (n=223) reported using self-management methods to cope with premenstrual symptoms; among these methods, heat application was preferred by 75.4% (n=168), analgesic use by 66.0% (n=147), and exercise by 28.3% (n=63). Conclusion: This study demonstrated that premenstrual syndrome is prevalent among women aged 18–45 years and that coping with PMS is predominantly based on self-administered, symptom-oriented methods, particularly those targeting physical complaints. PMS was found to be more common among women with irregular menstrual cycles, those experiencing dysmenorrhea, and those with a family history of premenstrual complaints; additionally, a significant association was identified between PMS and absenteeism from work or school due to premenstrual symptoms. In contrast, rates of healthcare utilization and receipt of a formal PMS diagnosis were low. In primary care settings, it should be borne in mind that PMS may have substantial effects on daily functioning and that individual coping strategies may be insufficient; therefore, women should be evaluated using a holistic approach encompassing physical, psychological, and functional dimensions, with appropriate counseling provided and referrals made when necessary.
Benzer Tezler
- Bipolar bozukluk tanılı kadın hastalarda premenstrüel disforik bozukluk ek tanısının hastalığın seyrine ve metabolik sendrom sıklığına etkisi
The effect of premenstrual dysphoric disorder comorbidity on the progress of the disease and the frequency of metabolic syndrome in female patients with bipolar disorder
İKLİMA ZEYNEP BAYRAKTAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İSMET ESRA ÇİÇEK
- Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 18-45 yaş arası kadınlarda premenstrual sendrom sıklığı ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi
Investigation of premenstrual syndrome frequency and its effect on quality of life in women aged 18-45 years working in Adana city training and research hospital
ZEYNEP KANKILIÇ KOCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUHTEŞEM EROL YAYLA
UZMAN ALİ İHSAN ÇABUK
- 18-49 yaş arası kadınların premenstrual sendrom ile değişen beslenme alışkanlıklarının ve duygusal yeme davranışlarının değerlendirilmesi
Evaluation of changing dietary habits and emotional eating behaviors with premenstrual syndrome of women between 18-49 years of age
EBRU ALTUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Beslenme ve DiyetetikAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NİHAN ÇAKIR BİÇER
- 18-49 yaş arası kadınların premenstrual sendrom ile değişen beslenme alışkanlıklarının ve duygusal yeme davranışlarının değerlendirilmesi
Evaluation of changing dietary habits and emotional eating behaviors with premenstrual syndrome of women between 18-49 years of women
EBRU ALTUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Beslenme ve DiyetetikAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NİHAN ÇAKIR BİÇER
- 18-48 yaş arası menstrüasyon gören kadınlarda bedensel duyumu abartma ve duygu düzenleme güçlüğünün premenstrüel sendrom belirti düzeyiyle ilişkisi
The relationship between exaggeration of bodily sensation and emotion dysregulation with premenstrual syndrome symptoms level in menstruati̇ng women aged 18- 48 years
EBRU NUR BORAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
PsikolojiAntalya Bilim ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CUMHUR AVCİL