Geri Dön

Maligniteye bağlı hiperkalsemi nedeniyle acil servise başvuran hastalarda denosumab ve bifosfonat tedavilerinin karşılaştırılması

A comparison of denosumab and bisphosphonate therapies in patients presenting to the emergency department with malignancy-related hypercalcemia

  1. Tez No: 1010789
  2. Yazar: AZIZA ASLANLI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NACİ ŞENKAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Maligniteye bağlı hiperkalsemi, ileri evre kanser hastalarında görülen ve artmış morbidite ile mortaliteyle ilişkili ciddi bir metabolik komplikasyondur. Antiresorptif tedaviler hiperkalseminin kontrolünde temel rol oynamaktadır; ancak gerçek yaşam verilerinde zoledronik asit ve denosumabın karşılaştırmalı etkinliği konusunda sınırlı veri bulunmaktadır. Bu çalışmada, maligniteye bağlı hiperkalsemi tanısı alan hastalarda zoledronik asit ve denosumab tedavilerinin erken dönem biyokimyasal yanıt ve klinik sonuçlar açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Hasta Seçimi ve Yöntem: Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya, 2021–2025 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Acil Dahiliye birimine başvuran ve serum total kalsiyum düzeyi >10,5 mg/dL olan maligniteye bağlı hiperkalsemi hastaları dahil edilmiştir. Primer hiperparatiroidizm, benign hiperkalsemi nedenleri ve diyaliz gereksinimi olan hastalar dışlanmıştır. Toplam 64 hasta analiz edilmiştir; bunların 47'si zoledronik asit, 17'si denosumab tedavisi almıştır. Serum total kalsiyum düzeyleri uygulama öncesi ve uygulama sonrası 1., 2., 3., 4., 5., 7. ve 10. günlerde değerlendirilmiştir. Primer sonlanım noktaları serum kalsiyum değişimi ve normokalsemiye ulaşma süresi olarak belirlenmiştir. Sekonder sonlanım noktaları elektrolit değişimleri, böbrek fonksiyonları, hastane yatış süresi, yoğun bakım gereksinimi ve mortalitedir. Bulgular: Denosumab grubunda başlangıç serum kalsiyum düzeyi zoledronik asit grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (15,3 ± 2,0 mg/dL vs 14,0 ± 1,7 mg/dL; p=0,031). Her iki grupta da tedavi sonrası erken dönemde serum kalsiyum düzeylerinde belirgin ve istatistiksel olarak anlamlı düşüş izlenmiştir (her iki grup için grup içi p<0,001). Takip sürecinde 10. gün kalsiyum düzeyleri ve normokalsemiye ulaşma oranları açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Elektrolit profili incelendiğinde, her iki grupta fosfor ve magnezyum düzeylerinde erken dönemde anlamlı düşüşler gözlenmiş olup, gruplar arası karşılaştırmalarda çoğu zaman noktasında anlamlı farklılık izlenmemiştir. Serum klor düzeyinde 10. gün değişimi denosumab grubunda daha belirgin artış göstermiştir (p=0,010). 1 Kreatinin düzeyleri açısından 3. ve 4. günlerde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış (sırasıyla p=0,029 ve p=0,016), ancak takip sürecinde bu fark devam etmemiştir. Hastane yatış süresi zoledronik asit grubunda 5,1 ± 3,4 gün, denosumab grubunda 13,7 ± 15,8 gün olarak bulunmuş olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p=0,244). Yoğun bakım gereksinimi ve mortalite oranları bakımından da iki grup arasında anlamlı fark izlenmemiştir (sırasıyla p=0,175 ve p=0,068). Sonuç: Maligniteye bağlı hiperkalsemi tedavisinde zoledronik asit ve denosumab erken dönem serum kalsiyum düşüşü ve klinik sonuçlar açısından benzer etkinlik göstermektedir. Başlangıçta daha yüksek kalsiyum düzeylerine sahip denosumab grubunda da karşılaştırılabilir biyokimyasal yanıt elde edilmesi, her iki ajanın etkinliğini desteklemektedir. Klinik sonuçlar ve mortalite açısından belirgin üstünlük saptanmamıştır. Bu bulgular, tedavi seçiminin hasta bazlı klinik özellikler ve eşlik eden komorbiditeler dikkate alınarak bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Malignancy-associated hypercalcemia is a serious metabolic complication observed in patients with advanced cancer and is associated with increased morbidity and mortality. Antiresorptive therapies play a central role in the management of hypercalcemia; however, comparative real-world data evaluating the efficacy of zoledronic acid and denosumab remain limited. This study aimed to compare the early biochemical response and clinical outcomes of zoledronic acid and denosumab in patients diagnosed with malignancy-associated hypercalcemia. Patients and Methods: This retrospective, single-center study included patients admitted to the Internal Medicine Emergency Unit of Istanbul University Istanbul Faculty of Medicine between 2021 and 2025 with serum total calcium levels >10,5 mg/dL and diagnosed with malignancyassociated hypercalcemia. Patients with primary hyperparathyroidism, benign causes of hypercalcemia, or those requiring dialysis were excluded. A total of 64 patients were analyzed; 47 received zoledronic acid and 17 received denosumab. Serum total calcium levels were recorded at baseline and on days 1, 2, 3, 4, 5, 7, and 10 following treatment. The primary endpoints were the change in serum calcium levels and time to achieve normocalcemia. Secondary endpoints included electrolyte changes, renal function parameters, length of hospital stay, intensive care unit (ICU) requirement, and mortality. Results: Baseline serum calcium levels were significantly higher in the denosumab group compared to the zoledronic acid group (15.3 ± 2,0 mg/dL vs 14.0 ± 1,7 mg/dL; p=0.031). Both treatment groups demonstrated a significant reduction in serum calcium levels in the early posttreatment period (within-group p<0.001 for both). No statistically significant difference was observed between the groups in terms of day 10 calcium levels or rate of achieving normocalcemia (p>0.05). Evaluation of electrolyte profiles revealed significant early decreases in phosphorus and magnesium levels in both groups, although intergroup comparisons showed no statistically significant differences at most time points. A more pronounced increase in 3 chloride levels on day 10 was observed in the denosumab group (p=0.010). Serum creatinine levels showed significant intergroup differences on days 3 and 4 (p=0.029 and p=0.016, respectively), but this difference did not persist during follow-up. The mean length of hospital stay was 5.1 ± 3.4 days in the zoledronic acid group and 13.7 ± 15.8 days in the denosumab group, without a statistically significant difference (p=0.244). No significant differences were observed between the groups regarding ICU requirement (p=0.175) or mortality (p=0.068). Conclusion: Zoledronic acid and denosumab demonstrate comparable efficacy in achieving early biochemical response in malignancy-associated hypercalcemia. Despite higher baseline calcium levels in the denosumab group, a similar reduction in serum calcium was achieved. No significant differences were observed in clinical outcomes or mortality. These findings suggest that treatment selection should be individualized based on patient-specific clinical characteristics and comorbid conditions.

Benzer Tezler

  1. Hematolojik maligniteli pediatrik hastalarda vorikonazol ile ilişkili advers olayların geriye yönelik değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of voriconazole related adverse events in pediatric patients with hematological malignancies

    ÖZGE AKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Eczacılık ve FarmakolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUKADDES GÜMÜŞTEKİN GÜNELİ

  2. Primer hiperparatiroidi ile frontal QRS-T açısı arasındaki ilişki

    The relationship between primary hyperparathyroidism and frontal QRS-T angle

    ÖZGE APAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BEGÜM ŞEYDA AVCİ

  3. Sisplatin tedavisi alan hastalarda kontrast nefropati gelişme riskini retrospektif olarak tanımlamak

    Retrospectively defining the risk of developing contrast nephropathy in patients receiving cisplatin treatment

    EMİNE AYÇA NALBANTOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    OnkolojiKoç Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH SELÇUKBİRİCİK

  4. Hematolojik maligniteli hastalarda gastroenterit etkenleri multipleks PCR sonuçlarının değerlendirilmesi, enfeksiyöz ishal ve komplikasyon gelişimi için risk faktörlerinin belirlenmesi

    Evaluation of multiplex PCR results for gastroenteritis pathogens and determination of risk factors for infectious diarrhea and complication development in patients with hematologic malignancies

    GÜLRANA BAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMAL OSMAN MEMİKOĞLU

    DOÇ. DR. GÜLE ÇINAR

  5. Hiperparatiroidi nedeniyle opere edilen hastaların yaş aralığına göre klinikopatolojik farklılıklarının değerlendirilmesi

    Evaluation of clinicopathological differences according to age groups in patients operated for hyperparathyroidism

    HALİL AYDOĞMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Genel CerrahiAkdeniz Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CUMHUR ARICI