Geri Dön

Lokal ileri kolerektal kanserlerde neoadjuvan tedavi yanıtının ve prognozun ön görülmesinde 18F-FMISO pet'in 18F-FDGg pet ile kıyaslamalı değerlendirilmesi

Comparative evaluation of 18F-FMISO pet and 18F-FDG pet in predicting neoadjuvant treatment response and prognosis in locally advanced colorectal cancer

  1. Tez No: 1011253
  2. Yazar: İREM MESCİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MİNE ARAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kolorektal kanser, hipoksi, pozitron emisyon tomografisi, Flor-18 Fluoromisonidazol, Colorectal cancer, hypoxia, positron emission tomography, Fluorine-18 fluoromisonidazole
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kolorektal kanser, dünya genelinde en sık görülen malignitelerden biri olup, kansere bağlı mortalitenin başlıca nedenlerindendir. Lokal ileri hastalıkta neoadjuvan tedavi yaygın olarak uygulanmakta ve tedavi yanıtının öngörülmesi bireyselleştirilmiş tedavi stratejileri açısından önem taşımaktadır. Tümör hipoksisinin tedavi yanıtı ve prognoz ile ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, mevcut yöntemlerin invaziv olması non-invaziv değerlendirme gereksinimini ortaya koymaktadır. 18F-FDG PET/BT kolorektal kanserde yaygın olarak kullanılmasına rağmen hipoksi değerlendirmesindeki yeri sınırlıdır. Buna karşın, hipoksik hücrelerde geri dönüşümsüz tutulumu nedeniyle 18F-FMISO PET non-invaziv hipoksi görüntülemesine olanak sağlar. Bu çalışmada, kolorektal kanserli hastalarda neoadjuvan tedavi yanıtı ve prognozun öngörülmesinde 18F-FMISO PET'in, 18F-FDG PET ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Haziran 2024–Ağustos 2025 tarihleri arasında yeni tanı almış, neoadjuvan tedavi planlanan lokal ileri kolorektal kanserli toplam 36 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalara tanı anında 18F-FMISO ve 18F-FDG PET/BT görüntülemesi yapıldı. 18F-FDG ve 18F-FMISO PET parametreleri arasındaki ilişkiler Spearman's korelasyon analizi ile değerlendirildi. 18F-FMISO PET parametreleri, ortalama değerlerine göre“düşük”ve“yüksek”olarak iki gruba ayrılarak kategorize edildi. Bu kategorik değişkenler ile lenf nodu metastazı, uzak metastaz varlığı, tedavi yanıtı ve progresyon gibi klinik değişkenler arasındaki ilişkiler ki-kare testi ile analiz edildi. Sürekli değişken analizleri için Mann–Whitney U testi kullanıldı. Hastalar, 18F-FMISO ve 18F-FDG SUVmax değerlerine göre düşük/yüksek olarak sınıflandırılarak dört gruba ayrıldı ve bu gruplar ile tedavi yanıtı ve progresyon arasındaki ilişkiler ki-kare analizi ile değerlendirildi. Progresyonsuz sağkalım analizi için Kaplan–Meier yöntemi kullanıldı. Analizler ayrıca rektum yerleşimli tümörlere sahip hasta alt grubunda tekrarlandı. Bulgular: Hipoksik volüm ile 18F-FDG MTV ve TLG arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon saptandı (sırasıyla r=0,525, p=0,001; r=0,548, p<0,001). Ayrıca, 18F-FMISO SUVmean ile 18F-FDG SUVmax ve SUVmean arasında zayıf-orta düzeyde pozitif korelasyon (r=0,340, p=0,043; r=0,384, p=0,021), 18F-FMISO SUVmax ile 18F-FDG SUVmean arasında ise anlamlı korelasyon (r=0,356, p=0,033) izlendi. Ki-kare analizinde, hipoksik volümün kategorik değerlendirilmesi ile 18F-FDG PET/BT'de saptanan lenf nodu metastazı arasında anlamlı ilişki bulundu (p=0,024); hipoksik volümü yüksek hastalarda metastaz oranı %93,3, düşük olanlarda %57,1 idi. Bu bulgu, Mann–Whitney U analizinde de doğrulandı (p=0,007). Spearman's analizinde, 18F-FMISO SUVmax, SUVmean ve TMR ile progresyonsuz sağkalım arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı (sırasıyla r=-0,425, p=0,011; r=-0,460, p=0,005; r=-0,343, p=0,044). 18F-FMISO SUVmax'a göre yapılan kategorik analizde progresyon ile anlamlı ilişki bulundu (p=0,016); düşük grupta progresyon oranı %5,3 iken, yüksek grupta %41,2 idi. Kaplan–Meier analizinde, yüksek 18F-FMISO SUVmax ve SUVmean değerlerinin daha kısa progresyonsuz sağkalım ile ilişkili olduğu gösterildi (log-rank p=0,009 ve p=0,012). Ortalama PFS, SUVmax için düşük ve yüksek gruplarda sırasıyla 19,2 ve 13,6 ay; SUVmean için 18,1 ve 13,6 ay olarak saptandı. 18F-FMISO ve 18F-FDG SUVmax değerlerine göre oluşturulan dört grup ile progresyon arasında anlamlı ilişki bulundu (p=0,024); en yüksek progresyon oranı 18F-FMISO yüksek/18F-FDG düşük grubunda gözlendi. 18F-FMISO PET parametreleri ile tedavi yanıtı ve histopatolojik değişkenler arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Rektum alt grup analizleri progresyon ve progresyonsuz sağkalım analizleri dışında tüm kohort ile uyumlu bulundu. Sonuç: Kolorektal kanserli hastalarda 18F-FMISO PET ve 18F-FDG PET parametreleri birbirini tamamlayıcı bilgiler sunmaktadır. Özellikle 18F-FMISO PET ile değerlendirilen tümör hipoksisi, prognoz ve lenf nodu metastazı ile ilişkili bulunarak prognostik önem göstermektedir. Ayrıca 18F-FMISO PET, tümör biyolojisinin daha kapsamlı değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek bir görüntüleme yöntemidir.

Özet (Çeviri)

Aim: Colorectal cancer is one of the most common malignancies worldwide and is among the leading causes of cancer-related mortality.Neoadjuvant therapy is widely applied in locally advanced disease, and predicting treatment response is important for individualized treatment strategies.Although tumor hypoxia is known to be associated with treatment response and prognosis, the invasive nature of current methods necessitates non-invasive evaluation. Although 18F-FDG PET/CT is widely used in colorectal cancer, its role in the assessment of hypoxia is limited.In contrast, due to its irreversible retention in hypoxic cells, 18F-FMISO PET enables non-invasive hypoxia imaging.In this study, it was aimed to evaluate the role of 18F-FMISO PET in predicting neoadjuvant treatment response and prognosis in patients with colorectal cancer, in comparison with 18F-FDG PET. Materials and Methods: A total of 36 patients with newly diagnosed locally advanced colorectal cancer who were scheduled to receive neoadjuvant therapy between June 2024 and August 2025 were included in the study. All patients underwent 18F-FMISO and 18F-FDG PET/CT imaging at the time of diagnosis. The relationships between 18F-FDG and 18F-FMISO PET parameters were evaluated using Spearman's correlation analysis. 18F-FMISO PET parameters were categorized into two groups as“low”and“high”according to their mean values. The relationships between these categorical variables and clinical variables such as lymph node metastasis, presence of distant metastasis, treatment response, and progression were analyzed using the chi-square test. For continuous variable analyses, the Mann–Whitney U test was used. Patients were classified as low/high according to 18F-FMISO and 18F-FDG SUVmax values and divided into four groups, and the relationships between these groups and treatment response and progression were evaluated using chi-square analysis. Progression-free survival analysis was performed using the Kaplan–Meier method. Analyses were also repeated in the subgroup of patients with rectal tumors. Results: A statistically significant positive correlation was found between hypoxic volume and FDG MTV and TLG (r=0.525, p=0.001; r=0.548, p<0.001, respectively). In addition, a weak-to-moderate positive correlation was observed between 18F-FMISO SUVmean and 18F-FDG SUVmax and SUVmean (r=0.340, p=0.043; r=0.384, p=0.021), and a significant correlation was found between 18F-FMISO SUVmax and 18F-FDG SUVmean (r=0.356, p=0.033). In chi-square analysis, a significant relationship was found between the categorical evaluation of hypoxic volume and lymph node metastasis detected on 18F-FDG PET/CT (p=0.024); the metastasis rate was 93.3% in patients with high hypoxic volume and 57.1% in those with low hypoxic volume. This finding was also confirmed by the Mann–Whitney U analysis (p=0.007). In Spearman's analysis, a significant negative correlation was found between 18F-FMISO SUVmax, SUVmean, and TMR and progression-free survival (r=-0.425, p=0.011; r=-0.460, p=0.005; r=-0.343, p=0.044, respectively). In categorical analysis based on 18F-FMISO SUVmax, a significant relationship was found with progression (p=0.016); the progression rate was 5.3% in the low group and 41.2% in the high group. Kaplan–Meier analysis showed that higher 18F-FMISO SUVmax and SUVmean values were associated with shorter progression-free survival (log-rank p=0.009 and p=0.012). The mean PFS was 19.2 and 13.6 months for low and high SUVmax groups, and 18.1 and 13.6 months for SUVmean groups, respectively. A significant relationship was found between progression and the four groups formed according to 18F-FMISO and 18F-FDG SUVmax values (p=0.024); the highest progression rate was observed in the 18F-FMISO high/18F-FDG low group. No significant relationship was found between 18F-FMISO PET parameters and treatment response or histopathological variables. Subgroup analyses in rectal tumors were consistent with the overall cohort except for progression and progression-free survival analyses. Conclusions: In colorectal cancer patients, 18F-FMISO PET and 18F-FDG PET parameters provide complementary information. Tumor hypoxia assessed by 18F-FMISO PET is associated with prognosis and lymph node metastasis, indicating its prognostic significance. Additionally, 18F-FMISO PET may contribute to a more comprehensive evaluation of tumor biology.

Benzer Tezler

  1. Neoadjuvan kemoradyoterapi ardından küratif cerrahi yapılan lokal ileri rektum kanseri hastalarında nötrofil-lenfosit oranındaki dinamik değişimlerin prognostik rolü

    The prognostic role of dynamic changes in neutrophil-to-lymphocyte ratio in patients with locally advanced rectal cancer undergoing curative surgery following neoadjuvant chemoradiotherapy

    EZGİ BAŞTOPÇU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL TAŞKAYNATAN

  2. Neoadjuvan tedavi uygulanmış rektum kanserinde tedavi yanıtı üzerine etkili klinik, radyolojik ve biyokimyasal prediktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical, radiological and biochemical predictors of treatment response in rectal cancer patients treated with neoadjuvant therapy

    SAMET ÖZÇALKAP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyasyon OnkolojisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞİMAY GÜROCAK

  3. Rektum kanserinde neoadjuvan kemoradyoterapiye yanıtı etkileyen faktörler

    Factors affecting the response to neoadjuvan chemoradiotherapy in rectum cancer

    SULTAN AYAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUZAFFER AKKOCA

  4. Rektal kanserli hastalarda neoadjuvan tedaviye yanıtı öngörmede serum adipokinlerinin rolü

    The role of serum adipokines in predicting response to neoadjuvant therapy in with patients rectal cancer

    HÜSNÜ ŞEVİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CİHAD TATAR

  5. Neoadjuvan tedavi almış rektum tümörlerinde EGFR, Kromogranin A, MLH-1 ve MSH-2 immünhistokimyasal analizi

    Immunohistochemical Analysis of EGFR, Chromogranin A, MLH-1 and MSH-2 in Neoadjuvant Rectum Tumours

    SEMEN ÖNDER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YERSU KAPRAN