Geri Dön

Hidradenitis süpürativa hastalarında sosyal problem çözme becerileri, algılanan stres ve depresyon

Social problem-solving skills, perceived stress, and depression in hidradenitis suppurativa

  1. Tez No: 1011417
  2. Yazar: BENGİSU BAHÇELİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELTEM USLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Hidradenitis Süpürativa, Sorun Çözme Becerileri, Algılanan Stres, Depresyon, Hidradenitis Suppurativa, Problem-Solving Skills, Perceived Stress, Depression
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hidradenitis süpürativa (HS), en belirgin ruhsal etkileri olan deri hastalıklardan biridir. Ağrı, akıntı, koku ve kıvrım alanlardaki nodül, apse ve skarlar; sosyal izolasyon, damgalanma ve depresyon gibi psikososyal sorunlara yol açmaktadır. Hastalığın kronik ve damgalayıcı semptom yüküne karşılık bu hastalarda başa çıkma mekanizmalarının ne şekilde olduğuna dair bilinenler oldukça sınırlıdır ve çalışmalarda amaç yönelimli bilişsel-davranışsal süreci değerlendiren sosyal problem çözme becerileri (SPÇB) üzerine odaklanılmamıştır. Günlük yaşamdaki sorunlara işlevsel çözümler bulmayı sağlayan SPÇB, kronik hastalıklarda medikal tedaviye ve yaşam tarzı değişikliklerine uyumla ilişkili kritik bir role sahip olabilir. Bu bağlamda HS hastalarında SPÇB'nin değerlendirilmesi, hem psikososyal sağlıkla etkileşiminin anlaşılması hem de tedavi uyumunun iyileştirilmesine yönelik müdahale gereksinimlerinin ortaya konması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı; HS hastalarının sosyal problem çözme becerilerini, algılanan stres ve depresyon düzeylerini sağlıklı kontrollerle karşılaştırmak ve hastalığın iyileşmesine yönelik önerilen yaşam tarzı değişikliklerine olan uyumlarıyla ilişkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Mayıs 2025-Aralık 2025 tarihleri arasında polikliniğimize başvurmuş, en az 1 yıldır tanısı olan, 18 yaş ve üzeri HS hastaları ile kontrol grubu olarak yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi açısından eşleştirilmiş sağlıklı kişiler dahil edildi. Psikiyatrik hastalığa yönelik tedavi alan bireyler dışlandı. Hastaların öyküleri alınarak fizik muayeneleri yapıldı; hastalık şiddeti Hurley ve IHS4 skorlama sistemleriyle değerlendirildi. Hastalar, hastalığın iyileşmesine katkısı olan; kilo verme, sigarayı bırakma, rahat kıyafetler giyme gibi davranışlar konusunda bilgi ve bildiklerini uygulama düzeyleri açısından sorgulandı. Hasta ve kontrol grubuna Revize Sosyal Problem Çözme Envanteri-Kısa Form (RSPÇE-KF), Algılanan Stres Ölçeği-14 (ASÖ-14) ve Hasta Sağlık Anketi-9 (HSA-9) uygulandı. Bulgular: Çalışmaya 64 HS hastası ile 64 sağlıklı kişi dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 34,0±12,2 yıl olup, %62,5'i erkekti, ortanca hastalık süresi 6 (1-33) yıl, tanıda gecikme süresi ortalama 5,2±6,5 yıl idi. Hastaların %75'i IHS4'e göre orta-şiddetli, %89'u Hurley evre II veya III hastalığa sahipti. HS hastalarının iyileşmeye katkısı olan davranışlar konusunda bilgi düzeyi ortalamasının 6 üzerinden 3,7±1,6; bildiklerini uygulayabilme oranlarının ise %61,3±30,0 olduğu görüldü. Hastaların %81'i sigara içicisiydi, %20'si alkol almaktaydı. Hastalarda sigara içiciliği, obezite ve obezite dışında en az 1 komorbiditeye sahip olma oranları kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p<0,001 , p=0,004. , p<0,001). Psikososyal değerlendirmede HS hastalarının depresyon skorlarının kontrol grubuna kıyasla (ortanca: hasta 10, kontrol 7) istatistiksel anlamlı düzeyde yüksek (p=0,031), buna karşın, algılanan stres düzeyleri (p=0,752) ve toplam sosyal problem çözme becerileri puanlarınınsa (p=0,975) kontrol grubu ile benzer olduğu görüldü. SPÇB puanı yüksek olanlarda iyileşme yönünde bildiklerini uygulayabilme oranı da yüksekti (p=0,026). Ek olarak negatif problem yönelimi (rs=−0,322; p=0,012), dürtüsel/dikkatsiz (rs=−0,372; p=0,003) ve kaçıngan (rs=−0,269; p=0,038) sorun çözme stilleri ile iyileşmeye katkısı olan davranışları uygulayabilme oranı arasında anlamlı ters yönde ilişkili görüldü. SPÇB'nin negatif problem yönelimi (p=0,004) ve dürtüsel/dikkatsiz sorun çözme stili (p=0,027) alt ölçekleri düşük eğitim düzeyi ile ilişkiliydi. SPÇB puanları azaldıkça depresyon skorlarının da arttığı görüldü (r=-0,315, p=0,011). Hastalık süresi, şiddeti ve tanıdaki gecikme süresinin depresyon skorları, algılanan stres ve SPÇB puanları ile ilişkili olmadığı saptandı. Ancak tedavi almıyor olmak algılanan stresi artırmakta idi (p=0,042). Algılanan stresin artması depresyon skorlarını yükseltmekte idi (r=0,726, p<0,001). Kadın HS hastalarının depresyon skorları erkeklerden anlamlı düzeyde yüksekti. Sonuç: Çalışmamızda psikiyatrik hastalıkların eşlik etmediği evrende, HS'in orta derecede yüksek depresyon skorlarına eşlik ettiği ancak stres algısında ve sorun çözme becerilerinde bir farklılıkla birlikte olmadığı görüldü. SPÇB'de bu hasta grubuna özel bir patoloji olmasa da; sorun çözme becerileri iyi olan hastaların daha az depresyon skoruna sahip olması ve hastalığın iyileşmesine katkısı olan davranış değişikliklerini daha yüksek oranda gerçekleştirebilmesi, SPÇB'yi geliştirme yönündeki müdahalelerin, hastaların iyilik haline katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir. Vücudun genital bölge ve diğer kıvrım alanlarını etkileyen bu hastalıkta, kadınların erkeklere göre daha yüksek depresyon skorlarının olduğu görülmüştür. Bu nedenle, biz hekimlerin de hastalığa yaklaşımımızda cinsiyet kaynaklı ruhsal etkilenim farklılıklarını göz önünde bulundurmamız yararlı olacaktır. Çalışmamızda tedavi almıyor olan hastalarda stres algısının yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle hastaların düzenli hekim kontrolünde olmaları ve gerekli tedavilerini almaları fiziksel sağlıkları için olduğu gibi, mental sağlıkları için de yararlı olacaktır. Hastalara muayeneleri sırasında, uzun soluklu tedavi süreci konusunda bilgilendirme yapılması ve tedaviye uyumlarının desteklenmesi önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: Hidradenitis suppurativa (HS) is recognized as one of the diseases with most pronounced psychological burden in dermatology. Pain, discharge, odor, and nodules, abscesses, and scars lead to severe psychosocial problems such as social isolation, stigmatization, and depression Although the adverse effects of chronic and stigmatizing symptom burden of the disease on psychosocial well-being are well-known, there is limited knowledge about the coping mechanism.. Studies examining coping strategies in HS patients did not focus on social problem-solving skills (SPSS), which evaluate the goal-oriented cognitive-behavioral process. SPSS, which enables individuals to find functional solutions to everyday problems, may play a critical role in adherence to medical treatment and lifestyle modifications in chronic diseases. In this context, a comprehensive assessment of SPSS in patients with HS holds significant importance both for understanding its role on the psychosocial aspect of the disease and if there is a need for interventions aimed at improving SPSS. The aim of this study was to evaluate social problem-solving skills, perceived stress, and depression levels of HS patients in comparison with healthy people, and to determine the relationships among these psychosocial parameters and adherence to recommended lifestyle modifications. Materials and Methods: The study included HS patients aged 18 years and older who presented to our outpatient clinic between May 2025 and December 2025 and had been diagnosed for at least 1 year, along with healthy individuals matched for age, sex, and education level as controls. Individuals receiving treatment for a psychiatric disorder were excluded. Patient histories were obtained and physical examinations were performed; disease severity was assessed using the Hurley and IHS4 scoring systems. Patients were questioned regarding their knowledge of and adherence to behaviors known to contribute to disease improvement, such as weight loss, smoking cessation, and wearing loose-fitting clothing. The Social Problem Solving Inventory-Revised Short Form (SPSI-R:S), the Perceived Stress Scale-14 (PSS-14), and the Patient Health Questionnaire-9 (PHQ-9) were administered to both the patient and control groups. Results: The study included 64 HS patients and 64 healthy individuals. The mean age of patients was 34.0±12.2 years; 62.5% were male, the median disease duration was 6 (1–33) years, and the mean diagnostic delay was 5.2±6.5 years. According to IHS4, 75% of patients had moderate-to-severe disease, and 89% had Hurley stage II or III disease. The mean knowledge score regarding behaviors contributing to disease improvement was 3.7±1.6 out of 6, and the rate of applying this knowledge in practice was 61.3±30.0%. Among the patients, 81% were smokers and 20% consumed alcohol. Rates of smoking, obesity, and having at least one comorbidity other than obesity were significantly higher in the patient group compared to controls (p<0,001 , p=0,004. , p<0,001 respectively). In the psychosocial assessment, depression scores of HS patients were significantly higher compared to the control group (median: patients 10, controls 7) (p=0.031), whereas perceived stress levels (p=0.752) and total social problem-solving skills scores (p=0.975) were similar between the two groups. Patients with higher SPSS scores also had higher rates of applying behaviors known to contribute to disease improvement (p=0.026). Additionally, negative problem orientation (rs=−0,322; p=0,012), impulsive/careless (rs=−0,372; p=0,003), and avoidant (rs=−0,269; p=0,038) problem-solving styles were significantly and inversely associated with the rate of applying improvement-related behaviors. The negative problem orientation (p=0,004) and impulsive/careless problem-solving style (p=0,027) subscales of SPSS were associated with lower education level. As SPSS scores decreased, depression scores were found to increase (r=-0,315, p=0,011). Disease duration, severity, and diagnostic delay were not found to be associated with depression scores, perceived stress, or SPSS scores. However, not receiving treatment was associated with higher perceived stress (p=0,042). Increased perceived stress was associated with higher depression scores (r=0,726, p<0,001). Female HS patients had significantly higher depression scores than male patients. Conclusion: In our study, conducted in a population without comorbid psychiatric disorders, HS was found to be associated with moderately elevated depression scores, but was not accompanied by differences in perceived stress or problem-solving skills. Although no HS-specific pathology was identified in SPSS, the finding that patients with better problem-solving skills had lower depression scores and were more likely to implement disease-improving behavior changes suggests that interventions targeting SPSS enhancement may contribute to the overall well-being of these patients. In this disease affecting the genital region and other intertriginous areas of the body, women were found to have higher depression scores than men. Therefore, it would be beneficial for clinicians to take sex-related differences in psychological impact into account when approaching this disease. In our study, patients not receiving treatment had higher perceived stress levels. Accordingly, regular follow-up with a physician and being under treatment will benefit patients not only physically but also mentally. It is important that patients be informed about the long-term nature of the treatment process and their adherence to treatment needs to be supported.

Benzer Tezler

  1. Elazığ ve çevre illerdeki aşırı kilolu ve obez hastalarda görülen deri bulgularının araştırılması

    The investigation of skin lesions of overweight and obese patients in elaziğ and neighboring provinces

    HÜLYA NAZİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    DermatolojiFırat Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM KÖKÇAM

  2. Psoriasis vulgaris ve hidradenitis süpürativa tanılı hastalarda hastalık şiddeti ile stigmatizasyon, depresyon ve anksiyete düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of disease severity, stigmatization, depression, and anxiety levels in patients with psoriasis vulgaris and hidradenitis suppurativa

    NUMAN BUĞRA AKSU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVİM BAYSAK

  3. Hidradenitis süpürativa tanılı hastalarda cinsel işlev bozukluğu, depresyon ve anksiyetenin yaşam kalitesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of sexual dysfunction, depression and anxiety on the quality of life in patients diagnosed with hydradenitis suppurativa

    NESLİHAN DENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiMersin Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞIN KÖKTÜRK

  4. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Polikliniğine başvuran hidradenitis süpürativa hastalarının klinik ve demografik özellikleri

    Clinical and demographic characteristics of hydradenitis suppurativa patients who applied to Dicle University Medical Faculty Hospital Dermatology Polyclinic

    ÜMİT EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiDicle Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLAL SULA

  5. Hidradenitis suppurativa: An examination through psychosocial variables

    Hidradenitis suppurativa: Psikososyal değişkenler üzerinden bir inceleme

    BERFİN GÖKKAYA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    PsikolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Sosyal Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LEMAN KORKMAZ KARAOĞLU