Geri Dön

İmmunoterapi alan akciğer kanserli hastalarda gelişen akciğer toksisitesi ve predispozan faktörler

Pulmonary toxicity and predisposing factors in lung cancer patients receiving immunotherapy

  1. Tez No: 1011802
  2. Yazar: HİCRET GÜNEŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEVİN BAŞER ÖNCEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, immün kontrol noktası inhibitörleri, pnömonitis, immün kontrol noktası inhibitörü ilişkili pnömonitis, Akciğer neoplazmları, İmmünoterapi, Lung cancer, immune checkpoint inhibitors, pneumonitis, immune checkpoint inhibitor–related pneumonitis, Lung neoplasms, Immunotherapy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Pamukkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İmmün kontrol noktası inhibitörleri (İKNİ), akciğer kanseri tedavisinde sağkalımı artıran önemli tedavi seçenekleri olmakla birlikte, immün ilişkili advers olaylar arasında yer alan immün kontrol noktası inhibitörü ilişkili pnömonitis (CIP), klinik açıdan önemli ve potansiyel olarak yaşamı tehdit edebilen bir toksisite olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, İKNİ alan akciğer kanserli hastalarda CIP gelişim sıklığını belirlemek, klinik, radyolojik ve laboratuvar parametreler ile birlikte sağkalım üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve CIP gelişimi açısından olası predispozan faktörleri ortaya koymaktır. Çalışmaya Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde İKNİ tedavisi alan toplam 226 akciğer kanserli hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, histopatolojik alt tipleri, evreleri, komorbiditeleri, tedavi özellikleri, laboratuvar parametreleri ve sağkalım verileri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. CIP gelişimi klinik, radyolojik ve tedavi verileri doğrultusunda değerlendirilmiş ve sağkalım analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada CIP sıklığı %5,8 olarak saptanmıştır. CIP gelişen hastaların tamamı küçük hücreli dışı akciğer kanseri olup, adenokarsinom ve skuamöz hücreli karsinom baskın histopatolojik alt tiplerdir. CIP gelişimi ile çoğu demografik ve tümöre ait değişken arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) varlığı ve nefes darlığı semptomunun CIP gelişimi ile anlamlı derecede ilişkili olduğu belirlenmiştir. CIP gelişen hastalarda difüzyon kapasitesinin daha düşük olduğu ve İKNİ tedavisi sonrasında lenfosit düzeylerinde anlamlı azalma olduğu gösterilmiştir. Sağkalım analizlerinde yüksek PD-L1 ekspresyonu, cerrahi ve torasik radyoterapi öyküsü ile hemoglobin ve kalsiyum düzeylerindeki artışın sağkalımı olumlu etkilediği; buna karşılık yüksek PET-BT SUV değeri, metastaz varlığı, CRP düzeyi ve nötrofil/lenfosit oranındaki artışın sağkalımı olumsuz etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak, İKNİ alan akciğer kanserli hastalarda KOAH varlığı, nefes darlığı semptomu ve inflamatuvar parametrelerdeki değişimlerin CIP gelişimi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği; klinik ve laboratuvar parametrelerin birlikte ele alınmasının hem CIP gelişiminin öngörülmesi hem de sağkalımın değerlendirilmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Immune checkpoint inhibitors (ICIs) are important treatment options that improve survival in the treatment of lung cancer; however, immune checkpoint inhibitor–related pneumonitis (CIP), which is among immune-related adverse events, stands out as a clinically significant and potentially life-threatening toxicity. The aim of this study is to determine the frequency of CIP development in lung cancer patients receiving ICIs, to evaluate its effects on survival together with clinical, radiological and laboratory parameters, and to reveal possible predisposing factors for the development of CIP. A total of 226 lung cancer patients who received ICI treatment at Pamukkale University Faculty of Medicine were included in the study. The demographic characteristics, histopathological subtypes, stages, comorbidities, treatment characteristics, laboratory parameters and survival data of the patients were retrospectively evaluated. CIP development was assessed in line with clinical, radiological and treatment data, and survival analyses were performed. The frequency of CIP was found to be 5.8%. All patients who developed CIP had non-small cell lung cancer, and adenocarcinoma and squamous cell carcinoma were the predominant histopathological subtypes. While no significant association was found between CIP development and most demographic and tumor-related variables, the presence of chronic obstructive pulmonary disease (COPD) and dyspnea symptom were found to be significantly associated with CIP development. It was shown that diffusion capacity was lower in patients who developed CIP and that a significant decrease in lymphocyte levels occurred after ICI treatment. In survival analyses, high PD-L1 expression, history of surgery and thoracic radiotherapy, and increases in hemoglobin and calcium levels had a positive effect on survival; whereas high PET-CT SUV value, presence of metastasis, CRP level and increase in neutrophil/lymphocyte ratio had a negative effect on survival. In conclusion, in lung cancer patients receiving ICIs, the presence of COPD, dyspnea symptom and changes in inflammatory parameters should be carefully evaluated in terms of CIP development; and it is considered that evaluating clinical and laboratory parameters together is important both for predicting CIP development and for assessing survival.

Benzer Tezler

  1. İmmün kontrol noktası inhibitörleri alan kanser hastalarında periferik sinir sistemi hasarının incelenmesi ve yorgunluk arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of peripheral nervous system damage and fatigue in cancer patients receiving immune checkpoint inhibitors

    EMRE AKBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Onkolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET YILDIRIM

  2. 2022 yılında intravenöz sistemik antikanser tedavi son dozundan sonra 30 gün içerisinde mortalite oranı; tek merkez retrospektif deneyimitıpta

    Mortality rate within 30 days after last dose of intravenous systemic anti-cancer therapy in 2022; single center retrospective experiencemedicine

    TAHA ENES ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OZAN YAZICI

  3. Metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserli, immünoterapi alan hastalarda hiperprogresyon ve psödoprogresyon durumları ve bu durumları etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of hyperprogression and pseudoprogression in patients with metastatic non-small cell lung cancer receiving immunotherapy and factors affecting these conditions

    KEVSER ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    OnkolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR KARAKAYA

  4. Beyin metastazlı akciğer kanseri tanılı hastaların epidemiyolojik ve prognostik özellikleri: Bakırköy Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Kliniği 10 yıllık retrospektif kohort çalışması

    Epidemiology and prognostic factors of lung cancer with brain metastasis: Bakırkoy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital Oncology Clinic 10-year retrospective cohort study

    FATİH BURAK UYANIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    OnkolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MESUT YILMAZ

  5. İmmun kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda endokrin yan etkilerin sıklığı ve prognostik etkisi

    The frequency and prognostic impact of endocrine side effects in patients treated with immune checkpoint inhibitors

    MERVE MALKOÇ ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALİ NAHİT ŞENDUR