Yukarı Ceyhan Havzasının Demir Çağı'ndaki tarihi coğrafyası
The historical geography of the Upper Ceyhan Basin during the Iron Age
- Tez No: 1012592
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN BAHAR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Demir Çağı, Eski Çağ tarihi, Geç Hitit Dönemi, Gurgum Krallığı, Kahramanmaraş, Melid Krallığı, Tarihi coğrafya, Iron Age, Old Age history, Late Hittite Period, Kingdom of Gurgum, Kahramanmaraş, Melid Kingdom, Historical geography
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ceyhan Nehri ve çevresi, sadece doğal ve ekonomik kaynaklarıyla değil, aynı zamanda Anadolu arkeolojisi ve Eski Çağ tarihi açısından da büyük öneme sahip bir bölgedir. Antitoros ve Amanos Dağları gibi dağ sıraları hem biyocoğrafik hem de siyasi sınırlar oluşturmuştur. Bölge, MÖ 2. binyılda yoğun bir yerleşim ve ticaret ağına sahip olup, Asur Ticaret Kolonileri Çağı ve Hitit İmparatorluğu dönemlerinde stratejik önemini korumuştur. Ticaret yolları üzerinde yer alması, Yukarı Ceyhan Havzası'nı askeri ve ekonomik açıdan önemli bir bölge haline getirmiştir. Ancak Son Tunç Çağı ile Erken Demir Çağı geçişinde özellikle yerleşim sayılarında bir azalma görülmüş, buna rağmen bölge kısa sürede yeniden canlanmıştır. Erken Demir Çağı'nda bölge, Karkamıš ve Tarhuntašša gibi krallıkların mücadelesine tanık olurken ardından Malatya, Kummuh, Gurgum ve Que gibi siyasi yapılar bölgede etkili olmuştur. Bu dönemde dağlar ve nehirler gibi topografik unsurlar, siyasi sınırların şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Ticaret yolları, tarım alanları ile su ve maden kaynaklarının varlığı, havzayı sürekli bir rekabet alanı haline getirmiştir. Bununla birlikte, zorlu topoğrafya bazı askeri hareketleri ve kültürel etkileşimleri sınırlamıştır. MÖ 8. yüzyılın sonlarında Geç Hitit krallıkları Geç Asur İmparatorluğu egemenliğine girmiş; MÖ 6. yüzyılın ilk yarısında ise Med ve Geç Babil etkisi hissedilmiştir. Bu süreci takiben havza, Kilikia ve Kappadokia krallıkları ile Pers İmparatorluğu'nun kontrolüne girmiştir. Yerleşimlerin dağılımı büyük ölçüde su kaynakları ve ulaşım yollarına bağlıdır. Günümüzdeki birçok ana yol güzergâhının kökeni Antik rotalara dayanmaktadır. Havzanın kuzey ve güney kesimleri arasındaki ulaşım, Toros Dağları üzerindeki geçitler aracılığıyla sağlanmış; bu geçitler çoğunlukla mevsimsel olarak kullanılmıştır. Bu durum, askeri seferler ve ticari faaliyetlerin zamanlamasını doğrudan etkilemiştir. Özellikle geniş ordular için uygun güzergâhlar sınırlıyken, küçük ticari kervanlar daha esnek rotalar kullanabilmiştir. Arkeolojik buluntular, özellikle stel ve kaya yazıtları hem yol ağlarını hem de siyasi sınırları doğrular niteliktedir. Bununla birlikte bölgede arkeolojik kazıların sınırlı olması önemli bir eksikliktir. Buna rağmen mevcut veriler, Yukarı Ceyhan Havzası'nın tarih boyunca stratejik, çok merkezli ve dinamik bir bölge olduğunu göstermektedir. Tanır Yassıhöyük ve Elbistan Karahöyük gibi merkezlerde devam eden arkeolojik çalışmalar, bölgenin tarihsel ve kültürel önemini daha da netleştirecek potansiyele sahiptir. Yukarı Ceyhan Havzası, fiziki coğrafyanın tarihsel süreçler üzerindeki etkisini açıkça gösteren; ticaret, yerleşim ve siyasi mücadelelerin kesiştiği stratejik bir bölge olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
The Ceyhan River and its surroundings constitute a region of great importance not only for its natural and economic resources, but also for Anatolian archaeology and ancient history. Mountain ranges such as the Anti-Taurus and Amanus Mountains have formed both biogeographic and political boundaries. In the 2nd millennium BC, the region had a dense network of settlements and trade, maintaining its strategic importance during the Assyrian Trade Colonies Period and the Hittite Empire. Lying along trade routes, the Upper Ceyhan Basin became a militarily and economically significant area. However, during the transition from the Late Bronze Age to the Early Iron Age, a decline in the number of settlements is observed, though the region quickly revived. In the Early Iron Age, the region witnessed the struggle between kingdoms such as Karkamiš and Tarhuntašša, after which political entities such as Melid (Malatya), Kummuh, Gurgum, and Que became influential. During this period, topographical features such as mountains and rivers played a decisive role in shaping political borders. The presence of trade routes, agricultural lands, and water and mineral resources turned the basin into a continuous arena of competition. At the same time, the rugged topography limited certain military movements and cultural interactions. By the late 8th century BC, the Neo-Hittite kingdoms came under the rule of the Neo-Assyrian Empire; in the first half of the 6th century BC, Median and Neo-Babylonian influence was felt. Following this, the basin came under the control of the Cilician and Cappadocian kingdoms and the Persian Empire. The distribution of settlements largely depended on water sources and transportation routes. Many of today's main road corridors trace their origins to ancient routes. Transportation between the northern and southern parts of the basin was provided through passes over the Taurus Mountains; these passes were mostly used seasonally. This directly affected the timing of military campaigns and commercial activities. While suitable routes for large armies were limited, small trading caravans could use more flexible paths. Archaeological finds, particularly stelae and rock inscriptions, confirm both the road networks and the political boundaries. However, the limited number of archaeological excavations in the region remains a significant shortcoming. Despite this, the available data show that the Upper Ceyhan Basin has historically been a strategic, polycentric, and dynamic region. Ongoing archaeological work at centers such as Tanır Yassıhöyük and Elbistan Karahöyük has the potential to further clarify the historical and cultural importance of the region. The Upper Ceyhan Basin stands out as a strategic region where the influence of physical geography on historical processes is clear, and where trade, settlement, and political struggles intersect.
Benzer Tezler
- Karasu (Yukarı) havzasındaki tarihi ve arkeolojik veriler
Historical and archaeological date in Karasu (Up) basin
YAVUZ GÜNAŞDI
- Yukarı ve Orta Ceyhan havzasının su kalitesinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik parametreler kullanarak araştırılması
Up and Middle Ceyhan river water quality physical, chemical and microbiological research using parametrers
MEHMET BİLGİÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Çevre MühendisliğiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAĞMUR UYSAL
- Yukarı Ceyhan nehri ve Göksu nehri (Seyhan)'nde dağılım gösteren Garra rufa (heckel, 1843)'nın morfometrik ve genetik varyasyonları
Morphometric and genetic variations of Garra rufa (Heckel, 1843) distributing in the upper Ceyhan river and in the Göksu river (Seyhan)
AHMETCAN SERBESTOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
BiyolojiAnkara ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SANİYE CEVHER ÖZEREN
- Taşkın riskinin mekânsal ve istatistiksel olarak incelenmesi
Spatial and statistical analysis of flood risk
SELVER GÜNGÖR
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Jeodezi ve FotogrametriErciyes ÜniversitesiHarita Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÜMRAN KÖYLÜ