Geri Dön

Torakolomber vertebra fraktürlerinde kısa segment fiksasyon ile uzun segment fiksasyonun karşılaştırılması: Kırık seviyesine vida implantasyonunun rolü

Comparison of short and long segment posterior fixation for thoracolumbar fractures: Impact of fracture level pedicle screw placement

  1. Tez No: 1012593
  2. Yazar: MEHMET KANIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALP İSKENDER GÖÇER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Torakolomber kırık, kısa segment fiksasyon, uzun segment fiksasyon, pedikül vidası, kırık seviyesine ara vida, Thoracolumbar fracture, short-segment fixation, long-segment fixation, pedicle screw, fracture-level screw, intermediate screw
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroşirürji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Torakolomber Vertebra Fraktürlerinde Kısa Segment Fiksasyon İle Uzun Segment Fiksasyonun Karşılaştırılması: Kırık Seviyesine Vida İmplantasyonunun Rolü Amaç: Bu çalışmanın amacı, torakolomber vertebra fraktürlerinin cerrahi tedavisinde kısa segment posterior fiksasyon ile uzun segment posterior fiksasyon yöntemlerinin klinik ve radyolojik sonuçlarını karşılaştırmak ve kırık seviyesine pedikül vidası implantasyonunun bu sonuçlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: 2019-2025 yılları arasında kliniğimizde torakolomber kırık nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 54 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastalar; kısa segment kırık seviyesi vidalı (n=18), uzun segment kırık seviyesi vidasız (n=26) ve uzun segment kırık seviyesine vidalı (n=10) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Radyolojik değerlendirmede Cobb açısı ve anterior intervertebral segment yüksekliği (AİSY) kullanıldı. Klinik değerlendirmede ise Visual Analog Scale (VAS) kullanıldı. Ölçümler preoperatif ve postoperatif dönemlerde karşılaştırıldı. Gruplar arası karşılaştırmalarda ANOVA ve t testi, grup içi karşılaştırmalarda eşli örneklem t testi kullanıldı. Demografik veriler ve kırık özellikleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Bulgular: Tüm gruplarda cerrahi sonrası kifotik açıda anlamlı düzelme elde edildi (p<0,05). Cobb açısı düzelme miktarı açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi (p>0,05). Ancak uzun segment grupları kendi içinde karşılaştırıldığında, kırık seviyesine vida konulmayan grupta Cobb açısı düzelmesi, vida konulan gruba göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p=0,03). Postop anterior intervertebral segment yüksekliği, uzun segment kırık seviyesine vidasız fiksasyon grubunda diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,05). Anterior intervertebral segment yüksekliğindeki düzelme miktarının da uzun segment vidasız grupta en yüksek olduğu görüldü (p=0,041). Ameliyat süresi kısa segment grubunda anlamlı olarak daha kısa saptandı (p<0,05). VAS skorlarında tüm gruplarda anlamlı klinik iyileşme gözlendi (p<0,05). Komplikasyon oranları gruplar arasında benzer olmakla birlikte, tüm komplikasyonlar 60 yaş üzeri hastalarda görüldü. 60 yaşın altı hastalarda komplikasyon izlenmedi. Sonuç: Torakolomber vertebra kırıklarının cerrahi tedavisinde kısa segment ve uzun segment posterior fiksasyon yöntemleri kifoz düzeltmesi ve klinik iyileşme açısından benzer sonuçlar sunmaktadır. Ancak detaylı analizler, uzun segment fiksasyona kırık seviyesine vida eklenmesinin beklenen biyomekanik avantajı sağlamadığını, hatta kifoz düzeltmesi ve anterior kolon yüksekliği restorasyonunda vidasız fiksasyona göre daha düşük sonuçlarla ilişkili olabileceğini göstermiştir. Anterior intervertebral segment yüksekliği açısından en başarılı yöntem uzun segment kırık seviyesine vidasız fiksasyon olurken, kısa segment fiksasyon daha kısa ameliyat süresi ile öne çıkmaktadır. Kırık seviyesine pedikül vidası eklenmesi radyolojik ve klinik sonuçlar üzerinde belirgin bir ek katkı sağlamamıştır. Komplikasyonların tamamının 60 yaş üzeri hastalarda görülmesi, ileri yaşın en güçlü risk faktörü olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, cerrahi stratejinin hasta yaşı, kemik kalitesi ve kırık morfolojisi dikkate alınarak bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Özellikle uzun segment fiksasyon planlanan olgularda, kırık seviyesine vida eklenmesinin rutin bir uygulama olmaktan çok, seçilmiş hastalarda düşünülmesi gereken bir seçenek olduğu anlaşılmaktadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Comparison Of Short And Long Segment Posterior Fixation For Thoracolumbar Fractures: Impact Of Fracture Level Pedicle Screw Placement Objective: This study aims to compare the clinical and radiological outcomes of short-segment and long-segment posterior fixation in the surgical treatment of thoracolumbar vertebral fractures and to evaluate the effect of pedicle screw placement at the fracture level on these outcomes. Materials and Methods: Fifty-four patients who underwent posterior instrumentation for thoracolumbar fractures between 2019 and 2025 were retrospectively analyzed. Patients were divided into three groups: short-segment fixation with a fracture-level pedicle screw (n=18), long-segment fixation without a fracture-level screw (n=26), and long-segment fixation with a fracture-level screw (n=10). Radiological evaluation included Cobb angle and anterior intervertebral segment height (AISH). Clinical outcomes were assessed using the Visual Analog Scale (VAS). Preoperative and postoperative measurements were compared. ANOVA and t-tests were used for intergroup comparisons, while paired-sample t-tests were used for intragroup comparisons. The groups were homogeneous regarding demographic characteristics and fracture morphology (p>0.05). Results: All groups showed significant postoperative kyphosis correction (p<0.05). In the initial analysis comparing all three groups, no significant difference was found in the amount of Cobb angle correction (p>0.05). However, when long-segment groups were compared within themselves, the long-segment without fracture-level screw group demonstrated significantly greater Cobb angle correction compared to the long-segment with fracture-level screw group (p=0.03). Postoperative anterior intervertebral segment height was significantly higher in the long-segment without fracture-level screw group compared to the other groups (p<0.05). The amount of anterior intervertebral segment height correction was also highest in the long-segment without fracture-level screw group (p=0.041). Operative time was significantly shorter in the short-segment group (p<0.05). VAS scores improved significantly in all groups (p<0.05). Overall complication rates were similar between groups; however, all complications occurred in patients older than 60 years. No complications were observed in patients under 60 years of age. Conclusion: Short-segment and long-segment posterior fixation techniques provide generally comparable outcomes regarding kyphosis correction and clinical improvement in thoracolumbar fractures. However, detailed analyses revealed that adding a pedicle screw at the fracture level in long-segment fixation did not provide the expected biomechanical advantage and was associated with inferior results in kyphosis correction and anterior column height restoration compared to long-segment fixation without a fracture-level screw. Long-segment fixation without a fracture-level screw demonstrated the most successful restoration of anterior intervertebral segment height, while short-segment fixation was associated with shorter operative time. The addition of a fracture-level pedicle screw did not provide a significant radiological or clinical advantage. The occurrence of all complications in patients over 60 years of age highlights advanced age as the strongest risk factor. These findings suggest that surgical strategy should be individualized based on patient age, bone quality, and fracture morphology. Particularly in cases where long-segment fixation is planned, fracture-level screw placement should be considered a selective option rather than a routine practice.

Benzer Tezler

  1. Torakolomber instabil vertebra fraktürlerinin anterior ve posterior enstrümantasyon ve füzyon yöntemleriyle tedavisi

    Treatment of thoracolumbar instable vertebra fractures with anterior and posterior instrumentation and fusion methods

    GÖKHAN GÖKÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. HAKAN SOMAY

  2. Acil servise multipl travma nedeniyle başvuran hastalarda vertebra fraktürlerine eşlik eden organ yaralanmalarının incelenmesi

    Evaluation of vertebral fractures and associated injuries in multiple trauma patients

    ÇAĞDAŞ CİGERCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İlk ve Acil YardımManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMED İKBAL ŞAŞMAZ

  3. Kifoplasti ve vertebroplasti operasyonlarının klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi

    Clinical and radiological evaluation of kyphoplasty and vertebroplasty operations

    ÖZBEY ŞAFAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NöroşirürjiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. TARIK AKMAN

  4. Torakolomber vertebra fraktürlerinin posterior pedikül vidası ile tespitinde laminektomi uygulamasının radyolojik parametreler ve klinik üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Clinical and radialogic effects of laminectomy during posterior pedicle screw fixation in the surgical management of thoracolumbar fractures

    İLHAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NöroşirürjiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT ÖZDEMİR

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CİHANGİR ERTÜRK

  5. Torakal ve lomber fraktürlerde bilgisayarlı tomografi

    Computed tomography in thoracic and lumbal fractures

    AKİF ERGÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. SEMA BULUT