Geri Dön

Ciddi pnömokokkal enfeksiyon geçiren hastaların retrospektif olarak immün yetmezlik açısından değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of immunodeficiency in children with invasive pneumococcal disease

  1. Tez No: 1012739
  2. Yazar: NUREFŞAN TÜRKOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KÜBRA AYKAÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ana-Çocuk Sağlığı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

TÜRKOĞLU N., Ciddi Pnömokokkal Enfeksiyon Geçiren Çocukların Retrospektif Olarak İmmün Yetmezlik Açısından Değerlendirilmesi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2026. İnvazif pnömokokkal hastalık (İPH), aşı takvimine konjuge pnömokok aşının girişinden sonra yaygın aşılama ile belirgin düşüş görülmesine karşın pediatrik hastalarda mortalite ve morbiditenin önemli bir sebebi olmaya devam etmektedir. Streptoccus pneumoniae çocuklarda klinik olarak yalnızca pnömoni değil, sepsis ve menenjit gibi invaziv tablolara da sebep olmakla beraber, sadece altta yatan komorbiditeleri olan hastalarda değil, öncesinde sağlıklı çocuklarda da görülmektedir. Ancak yapılan çalışmalar invaziv pnömokokkal hastalığın öncesinde sağlıklı çocuklarda görülmesinin altta yatan ve henüz tanısı konmamış bir immün yetmezliğin habercisi olabileceğine ve konak duyarlılığına katkıda bulunabileceğine dikkat çekmektedir. Çalışmamız da invaziv pnömokokkal hastalığı geçiren hastaların demografik özelliklerini ve altta yatan immün yetmezlik oranının saptanmasını hedeflemektedir. Çalışmamızda Hacettepe Üniversitesi Hastanelerinde Ocak 2010 – Ocak 2024 tarihleri arasında steril vücut sıvılarından (plevra, kan, beyin omurilik sıvısı, eklem) kültür ya da PCR yolu ile Streptoccus pneumoniae izole edilen ve invaziv enfeksiyon klinik tablosuyla izlenen 0-18 yaş arası hastalar retrospektif olarak incelendi. Daha önce immün yetmezlik tanısı alan hastalar çalışmadan hariç tutuldu. Hastaların demografik özellikleri, aşılanma durumları, klinik tabloları, tedavi ve yatış süreleri, yoğun bakım yatış ihtiyacı, mortalite oranı, immünolojik açıdan değerlendirilen hastaların tetkikleri incelenerek altta yatan immün yetmezlik saptanıp saptanmadığı değerlendirildi. İmmünolojik incelemeler kapsamında serum immünoglobulin düzeyleri, kompleman sistemi testleri, lenfosit alt grup analizleri, nötrofil fonksiyon testleri, aşı yanıtları incelenmiştir. Çalışmada değerlendirilen toplam 55 hastanın (medyan yaş 3.6 yıl, IQR 0.9–5.1) %56.4'ü erkekti. En çok görülen klinik tablo pnömoni (%69,6), ikinci sırada da menenjit (%23,6) olarak görüldü. Hastaların %71'i pnömokok konjuge aşısı ile bağışıklanmıştı, aşılanan hastaların %76,9'u PCV 13 ile aşılı idi. İmmünolojik değerlendirme 55 hastanın 40'ında (%72,7) yapılmış olup 4 tanesinde (tüm kohortun %7,2'si, değerlendirilen hastaların %10'u) altta yatan immün sistemin doğuştan bozukluğu (IEI) saptanmıştır. Bunların dağılımı selektif IgA eksikliği (n=2), geçici hipogammaglobulinemi (n=1) ve C3 eksikliği (n=1) şeklindeydi. Bütün immün bozukluklar hastaların ilk İPH epizodundan sonra saptandı ve hastaların hiçbirinin öncesinde altta yatan bir hastalığı yoktu. İmmün bozukluk saptanan hastaların tanı anındaki yaş ortalaması 6,5 yıl (medyan 5,54 IQR 3,5 – 9,66) ile genel kohorta ve immün bozukluk saptanmayan gruba göre daha yüksekti. Yine immün bozukluk saptanan grupta tedavi süresi (medyan 34 gün IQR 31,5 – 51,5) tüm kohorta ve immün bozukluk saptanmayan gruba (medyan 22,5 gün IQR 16 – 29,5) göre daha uzundu. Hastalarda mortalite oranı %7,2 olarak görüldü, bu gruptaki hastaların hiçbiri immün bozukluk saptanan grupta değildi. 40 hastada (%72,7) İPH'a bağlı komplikasyonlar sıkça izlenmiş olup, en çok görülen komplikasyon pnömoni oranıyla ilişkili olarak ampiyem (%61,8) idi. Çalışmamız, invaziv pnömokok hastalığının tanı almamış immün yetmezlikler için bir uyarıcı olabileceğini ve İPH ile izlenen hastalarda yapılacak immünolojik değerlendirmenin, erken tanı sağlanması ve hastalığın uzun dönem yönetiminin iyileştirilmesi açısından değerli olduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir.

Özet (Çeviri)

TÜRKOĞLU, N. Retrospective Evaluation of Immunodeficiency in Children with Invasive Pneumococcal Disease. Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Child Health and Diseases, Medical Specialty Thesis, Ankara, 2026. Invasive pneumococcal disease (IPD) remains a significant cause of morbidity and mortality in pediatric patients, despite a marked decline following the introduction of pneumococcal conjugate vaccines into national immunization programs and widespread vaccination. Streptococcus pneumoniae can cause not only pneumonia but also invasive clinical manifestations such as sepsis and meningitis in children, and these infections may occur not only in patients with underlying comorbidities but also in previously healthy children. However, previous studies have emphasized that the occurrence of IPD in apparently healthy children may be an indicator of an underlying, previously undiagnosed immunodeficiency and may contribute to increased host susceptibility. Accordingly, this study aims to describe the demographic characteristics of patients with invasive pneumococcal disease and to determine the prevalence of underlying immunodeficiency in this population. In this retrospective study, patients aged 0–18 years who were followed at Hacettepe University Hospitals between January 2010 and January 2024 with a clinical diagnosis of invasive infection and in whom Streptococcus pneumoniae was isolated from sterile body fluids (pleural fluid, blood, cerebrospinal fluid, or synovial fluid) by culture or polymerase chain reaction (PCR) were included. Patients with a previously known diagnosis of immunodeficiency were excluded. Demographic characteristics, vaccination status, clinical presentations, treatment duration, length of hospital stay, need for intensive care admission, mortality rates, and immunological evaluation results were reviewed to assess the presence of an underlying immunodeficiency. Immunological investigations included serum immunoglobulin levels, complement system assays, lymphocyte subset analyses, neutrophil function tests, and vaccine-specific antibody responses. A total of 55 patients were evaluated, with a median age of 3.6 years (IQR 0.9–5.1), and 56.4% were male. The most common clinical presentation was pneumonia (69.6%), followed by meningitis (23.6%). Seventy-one percent of patients had been immunized with a pneumococcal conjugate vaccine, and among vaccinated patients, 76.9% had received PCV13. Immunological evaluation was performed in 40 patients (72.7%), and an underlying inborn error of immunity (IEI) was identified in 4 patients (7.2% of the entire cohort and 10% of those evaluated). The identified immunodeficiencies included selective IgA deficiency (n=2), transient hypogammaglobulinemia (n=1), and C3 deficiency (n=1). All immunological abnormalities were detected after the first episode of IPD, and none of the patients had a known underlying disease prior to diagnosis. The mean age at diagnosis in patients with immunodeficiency was higher than that of the overall cohort and those without immunodeficiency (mean 6.5 years; median 5.54 years, IQR 3.5–9.66). Treatment duration was also longer in patients with immunodeficiency (median 34 days, IQR 31.5–51.5) compared with the overall cohort and patients without immunodeficiency (median 22.5 days, IQR 16–29.5). The overall mortality rate was 7.2%, and none of the deceased patients had an identified immunodeficiency. IPD-related complications were frequently observed in 40 patients (72.7%), with empyema being the most common complication (61.8%), consistent with the high proportion of pneumonia cases. This study highlights that invasive pneumococcal disease may serve as an important warning sign for previously undiagnosed immunodeficiencies and underscores the value of immunological evaluation in patients with IPD for enabling earlier diagnosis and improving long-term disease management.

Benzer Tezler

  1. Bakteriyel menenjit geçiren çocuklarda akut dönemde kullanılan kortikosteroidin uzun dönem izlem bulguları üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of long term sequels of bacterial meningitis treated with and without steroid

    METEHAN ÖZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÜLER KANRA

  2. Kronik hastalığı olan 65 yaş ve üzeri hastaların influenza ve pnömokok aşıları ile ilgili bilgi, tutum ve davranışları

    Knowledge, attitudes and behavior of individuals over 65with chronic disease about influenza and pneumococcalvaccines

    AYŞEGÜL KARAHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL

  3. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklarda nazofaringeal streptococcus pneumoniae taşıyıcılığının epidemiyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    CENGİZ AKBENLİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUSTAFA BAKIR

  4. Bir üniversite hastanesinde göğüs hastalıkları polikliniği'ne başvuran koah tanılı hastaların influenza, pnömokok ve zona aşılarıyla ilgili bilgi ve tutumları

    The knowledge and attitudes of copd patients who applied to chest diseases outpatient clinic at A University Hospital on influenza, pneumococcal and herpes zoster vaccines

    BETÜL ŞENTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Aile HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYŞE GÜLSEN CEYHUN PEKER