Eleştirel Güvenlik Çalışmaları Kapsamında Suriyelilerin Uluslararası Düzensiz Göçü: Kayseri Örneği
The Irregular International Migration Of Syrians In The Context Of Critical Security Studies: The Case Of Kayseri
- Tez No: 1013736
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAMAZAN İZOL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Suriyeli Göçmenler, Güvenlikleştirme, Özgürleşme, Kopenhag Ekolü, Galler Ekolü, Syrian Migrants, Securitization, Emancipation, Copenhagen School, Welsh School
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu doktora çalışması, Türkiye'nin 2011 yılından itibaren uyguladığı“Açık Kapı”politikasından, son yıllarda stratejik bir öncelik haline gelen“Gönüllü Geri Dönüş”ve“Güvenli Bölge”odaklı paradigma değişimini, Kayseri ili özelinde ampirik verilerle soruşturmaktadır. Araştırmanın temel sorunsalı, Suriyeli göçmenler meselesinin yerel halk nezdinde bir“toplumsal güvenlik tehdidi”(Kopenhag Ekolü) olarak kurgulanması ile sığınmacıların Türkiye'deki varlıklarını bir“özgürleşme ve güvenlik alanı”(Galler Ekolü) olarak deneyimlemeleri arasındaki ontolojik çatışmadır. Çalışmada karma yöntem benimsenmiş; Kayseri'de düzensiz göçün ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerini incelemek amacıyla literatüre dayalı anketler dört gruba uygulanmıştır: Suriyeli çalışanlar, Suriyeli Göçmen istihdam eden işletme sahipleri, Suriyeli Göçmen işletme sahipleri ve Yerleşikler. Veriler tanımlayıcı istatistikler, çapraz tablolar, Kruskal-Wallis H ve Mann-Whitney U testleriyle analiz edilmiştir. Bulgular, sığınmacıların güvenlik algısının yaş ve eğitim düzeyiyle arttığını; yerleşiklerin tutumlarının ise güvenlikleştirme söylemlerinin etkisiyle cinsiyet ve eğitim düzeyine göre farklılaştığını göstermektedir. Teorik düzlemde bu çalışma, Eleştirel Güvenlik Çalışmaları'nın iki temel direği olan Kopenhag ve Galler (Aberystwyth) ekollerini diyalektik bir tartışmada sentezlemektedir. Yerleşik halkın Suriyeli göçmenlerin varlığını varoluşsal bir tehdit olarak tanımlaması Kopenhag Ekolü'nün“güvenlikleştirme”(securitization) teorisiyle; Suriyeli göçmenlerin deneyimleri ise Galler Ekolü'nün“özgürleşme”(emancipation) kuramıyla çözümlenmiştir. Suriye coğrafyasındaki otorite noksanlığının ve“mikro-egemenliklerin”yarattığı dinamik parçalanma, çalışmada geri dönüş politikalarının önündeki en büyük yapısal engel olarak tanımlanmaktadır. Netice itibarıyla tez; mikro ölçekli ekonomik etkileşimin, Suriyeli göçmenlerin meselesini bir güvenlik tehdidi olmaktan çıkarıp rasyonel bir uyum zeminine (desecuritization) taşıyacak yegâne katalizörler olduğunu savunarak, literatüre ve politika yapıcılara çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır. Literatürdeki genel kabulün aksine, eğitim düzeyi arttıkça sığınmacılara yönelik güvenlik kaygısının ve“güvenlikleştirme”refleksinin keskinleşmesidir. Bu durum, eğitimli sınıfların göçü sadece bir asayiş sorunu olarak değil, stratejik bir risk ve“ontolojik güvenlik”sarsıntısı olarak değerlendirdiklerini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak çalışma, göç yönetiminde askeri ve idari tedbirlerin ötesine geçilerek, toplumsal gerilimi düşürecek“güvenlik dışılaştırma”(desecuritization) stratejilerinin ve kayıtlı istihdam odaklı entegrasyon modellerinin gerekliliğini savunmaktadır.
Özet (Çeviri)
This doctoral study examines, using empirical data from the province of Kayseri, the shift in Turkey's policy paradigm from the 'Open Door' policy implemented since 2011 to a focus on 'Voluntary Return' and 'Safe Zones', which have become strategic priorities in recent years. The central problem of the research is the ontological conflict between the framing of the issue of Syrian migrants as a 'threat to social security' (Copenhagen School) in the eyes of the local population and the refugees' experience of their presence in Turkey as a 'space of liberation and security' (Welsh School). A mixed-methods approach was adopted in the study; literature-based questionnaires were administered to four groups with the aim of examining the economic, social and cultural impacts of irregular migration in Kayseri: Syrian workers, business owners employing Syrian migrants, Syrian migrant business owners, and local residents. The data were analysed using descriptive statistics, cross-tabulations, the Kruskal-Wallis H test and the Mann-Whitney U test. The findings indicate that refugees' perception of security increases with age and educational level; meanwhile, the attitudes of local residents vary according to gender and educational level, influenced by securitisation discourses. On a theoretical level, this study synthesises the Copenhagen and Aberystwyth (Wales) schools—the two cornerstones of Critical Security Studies—within a dialectical discussion. The local population's characterisation of the presence of Syrian migrants as an existential threat is analysed through the Copenhagen School's theory of 'securitisation'; the experiences of Syrian migrants, meanwhile, are examined through the Welsh School's theory of 'emancipation'. The dynamic fragmentation caused by the lack of authority and the existence of 'micro-sovereignties' in the Syrian landscape is identified in the study as the greatest structural obstacle to return policies. Ultimately, the thesis argues that micro-scale economic interactions are the sole catalysts capable of removing the issue of Syrian migrants from the realm of a security threat and shifting it onto a rational ground for integration (desecuritisation), thereby offering a multi-dimensional perspective to the literature and policymakers. Contrary to the general consensus in the literature, as educational levels rise, security concerns regarding refugees and the reflex to 'securitise' the issue become more pronounced. This demonstrates that the educated classes view migration not merely as a public order issue, but as a strategic risk and a threat to 'ontological security'. Consequently, the study argues for the necessity of“desecuritisation”strategies—which go beyond military and administrative measures in migration management—and integration models focused on formal employment to reduce social tension.
Benzer Tezler
- Conscientious objection in Turkey: A case of emancipatory-critical security thinking and practice
Özgürleştirici-eleştirel bir güvenlik anlayışı ve uygulaması örneği olarak Türkiye'de vicdani red
ERTUĞRUL EROL
Doktora
İngilizce
2013
Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZANA ÇITAK
DOÇ. DR. PINAR BİLGİN
- A critical assessment of Turkey's migration regime: Securitization versus human rights?
Türkiye'nin göç rejiminin eleştirel bir değerlendirmesi: Güvenlikleştirmeye karşı insan hakları?
KÜBRA AYDINLI
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiAvrupa Çalışmaları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN GALİP YALMAN
- Instrumentalization of religious nationalist security discourse in the case of the afrin operation: Perspectives of Muslim conscientious objectors and anti-war activists
Dini milliyetçi güvenlik söylemlerinin Afrin operasyonu vakasında araçsallaştırılması: Müslüman vicdani retçiler ve savaş karşıtlarının perspektifleri
HATİCE ESRA ÖNEY
Yüksek Lisans
İngilizce
2019
Siyasal BilimlerSabancı ÜniversitesiUyuşmazlık Analizi ve Çözümü Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE BETÜL ÇELİK
- Feminist güvenlik perspektifinden Türkiye'de kadına yönelik şiddet: Uygulama ve mekanizmalar
Violence against women in Turkey from a feminist security perspective: Practice and mechanisms
HATİCE TATAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Uluslararası İlişkilerKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TOĞRUL İSMAYIL
- The changing character of the Cyprus problem in Turkish foreign policy: 2004-2020
Türk dış politikasında Kıbrıs sorununun değişen karakteri: 2004-2020
ZEYNEP TEMEL
Yüksek Lisans
İngilizce
2021
Uluslararası İlişkilerKadir Has ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERHAT GÜVENÇ