Geri Dön

Laparoskopik bariyatrik cerrahi olgularında perfüzyon indeksi, pleth variabilite indeksi ve laktat ilişkisi

Relationship between perfusion index, pleth variability index andlactate in laparoscopic bariatric surgery

  1. Tez No: 1014158
  2. Yazar: CANSIN UZUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ARZU YILDIRIM AR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Bariatrik Cerrahi, Pleth Variabilite İndeksi, Laktat, Perfüzyon İndeksi, Hemodinamik Monitörizasyon, Sıvı Yönetimi, Bariatric Surgery, Perfusion Index, Pleth Variability İndex, Lactate, Hemodynamic Monitoring, Fluid Management
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Laparoskopik bariatrik cerrahi, obeziteye bağlı değişen solunum ve dolaşım fizyolojisi, pnömoperitonyum ve mekanik ventilasyon etkileri nedeniyle perioperatif hemodinamik yönetimin dikkatle izlenmesi gereken cerrahiler arasındadır. Bu çalışmada, laparoskopik bariyatrik cerrahi geçiren hastalarda Perfüzyon İndeksi (PI), Pleth Variability Index (PVI) ve laktat düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi; ayrıca bu parametrelerin perioperatif sıvı gereksinimi, idrar çıkışı, cerrahi süre, vücut kitle indeksi (VKİ), yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatışı ve hastanede kalış süresi ile ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, Şubat 2024-Eylül 2024 tarihleri arasında elektif laparoskopik bariyatrik cerrahi uygulanan, Amerikan Anestezistler Derneği (ASA) I–III sınıfında, 18–65 yaş aralığında toplam 60 hasta dahil edildi. Kardiyak aritmi, kalp yetmezliği, derin anemi, ciddi karaciğer yetmezliği, malignite, periferik damar hastalığı olan ve eksik verisi bulunan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Tüm hastalara standart monitörizasyon uygulandı. PI ve PVI ölçümleri Masimo Rad- 97 cihazı (Masimo Corp., Irvine, CA, ABD) ile, anestezi derinliği Bispektral İndeks (BIS) monitörizasyonu ile takip edildi. Anestezi ve mekanik ventilasyon standart protokole uygun olarak gerçekleştirildi. Pnömoperitonyum sırasında intraabdominal basınç 12–15 mmHg aralığında tutuldu ve hastalara ters Trendelenburg pozisyonu verildi. Belirlenen zaman noktalarında hemodinamik parametreler, PI ve PVI değerleri kaydedildi. Ayrıca cerrahi süre, verilen sıvı miktarı, idrar çıkışı, arteriyel kan gazı ve laktat düzeyleri değerlendirildi. Postoperatif 30. dakikada laktat ölçümleri tekrarlandı; postoperatif komplikasyonlar, YBÜ ihtiyacı ve hastanede kalış süresi kaydedildi. Bulgular: PI ile PVI arasında entübasyon sonrası erken intraoperatif dönemde (5.dk ve 60. dk) anlamlı negatif korelasyon saptanırken, bazal ölçümlerde anlamlı ilişki izlenmedi. Laktat düzeyleri ile PI ve PVI arasında anlamlı korelasyon bulunmadı. PVI'nın hiperlaktatemiyi öngörmedeki tanısal performansının sınırlı olduğu görüldüCerrahi süre uzadıkça bazı zaman noktalarında PVI değerlerinin arttığı; VKİ arttıkça ise bazı ölçümlerde PVI değerlerinin azaldığı saptandı. VKİ ≥45 olan hastalarda belirli zaman noktalarında PVI ortalamaları daha düşük bulunurken, laktat düzeyleri açısından gruplar arasında fark izlenmedi. PVI, PI ve laktat ile verilen sıvı miktarı ve idrar çıkışı arasında yalnızca belirli zaman noktalarında anlamlı ilişkiler saptandı. Altmışıncı dakika PVI değerine göre yapılan analizde, PVI>%14 olan hastalarda kalp hızı daha yüksek, postoperatif 30. dakikadaki idrar çıkışı daha düşük bulundu; buna karşın verilen toplam sıvı miktarı benzerdi. Postoperatif laktat düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi. YBÜ yatışı gereken hastalarda postoperatif 30. dakika laktat düzeylerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışma, laparoskopik bariyatrik cerrahi hastalarında PI, PVI ve laktat parametrelerinin farklı fizyolojik süreçleri yansıtan, birbirini tamamlayıcı göstergeler olduğunu ortaya koymuştur. PI ile PVI arasındaki erken dönemde saptanan negatif korelasyon, bu parametrelerin periferik vasküler tonus, preload değişimleri ve cerrahi stres yanıtına duyarlı olduğunu düşündürmektedir. Buna karşılık PVI ile laktat arasında anlamlı ilişki bulunmaması, laktatın daha geç yanıt veren bir metabolik belirteç olması ile açıklanabilir. PVI'nın cerrahi süre, VKİ ve bazı klinik parametrelerle ilişkili bulunması, bu parametrenin perioperatif izlemde yararlı olabileceğini göstermektedir. Ancak pnömoperitonyum, hasta pozisyonu, mekanik ventilasyon ve obeziteye bağlı fizyolojik değişiklikler PVI ölçümlerini etkileyebilmektedir. Bu nedenle PVI tek başına hipovolemi veya doku hipoperfüzyonu göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. Sonuç olarak, bariyatrik cerrahi hastalarında perioperatif hemodinamik yönetimde PI, PVI, laktat, idrar çıkışı ve klinik bulguların birlikte değerlendirildiği çok parametreli ve bütüncül bir yaklaşımın daha uygun olacağı kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: Laparoscopic bariatric surgery requires careful perioperative hemodynamic monitoring due to altered respiratory and circulatory physiology related to obesity, pneumoperitoneum, and mechanical ventilation. This study aimed to evaluate the relationship between Perfusion Index (PI), Pleth Variability Index (PVI), and lactate levels in patients undergoing laparoscopic bariatric surgery. In addition, the association of these parameters with perioperative fluid requirement, urine output, surgical duration, body mass index (BMI), intensive care unit (ICU) admission, and length of hospital stay was investigated. Materials and Methods: This prospective observational study included 60 patients aged 18–65 years with ASA physical status I–III who underwent elective laparoscopic bariatric surgery between February 2024 and September 2024. Patients with significant cardiac disease, anemia, severe liver disease, malignancy, peripheral vascular disease, or incomplete data were excluded. Standard monitoring was applied to all patients. PI and PVI were measured using a Masimo Rad-97 device, and anesthetic depth was monitored with the Bispectral Index. Anesthesia and mechanical ventilation were performed according to a standard protocol. Intra-abdominal pressure was maintained at 12–15 mmHg, and patients were placed in the reverse Trendelenburg position as required. Hemodynamic parameters, PI, and PVI values were recorded at predefined time points. Surgical duration, fluid administration, urine output, arterial blood gas, and lactate levels were also recorded. Lactate measurements were repeated at postoperative 30 minutes. Postoperative complications, ICU admission, and length of hospital stay were documented. Results: A significant negative correlation between PI and PVI was observed in the early intraoperative period (5–60 minutes after intubation), whereas no significant relationship was found at baseline. No significant correlation was found between lactate levels and PI or PVI. The diagnostic performance of PVI for predictinghyperlactatemia was limited. PVI values increased at certain time points as surgical duration increased, while higher BMI was associated with lower PVI values at some measurements. In patients with BMI ≥45, PVI values were lower at specific time points, although lactate levels were similar between BMI groups. Only limited and time-dependent associations were found between PVI, PI, lactate, fluid administration, and urine output. Patients with PVI >14 at the 60th minute had higher heart rates and lower postoperative urine output, despite similar total fluid administration. Postoperative lactate levels were significantly higher in patients requiring ICU admission. Conclusion: This study demonstrates that PI, PVI, and lactate reflect different physiological processes in laparoscopic bariatric surgery patients and should be interpreted together rather than individually. The negative correlation between PI and PVI in the early intraoperative period suggests sensitivity to vascular tone and preload changes, while the lack of correlation with lactate reflects its delayed metabolic nature. Although PVI may provide useful information in perioperative monitoring, it can be affected by factors such as pneumoperitoneum, patient position, mechanical ventilation, and obesity-related physiological changes. Therefore, PVI should not be used as a single indicator of hypovolemia or tissue hypoperfusion. A multimodal and integrated approach including PI, PVI, lactate, urine output, and clinical findings appears to be more appropriate for perioperative hemodynamic management in bariatric surgery patients.

Benzer Tezler

  1. Sleeve gastrektominin metabolik etkinliğinin araştırılması

    Review of metabolic efficiency of sleeve gastrectomy

    BURAK KANKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL ALIŞ

  2. Bariatrik cerrahi hastalarında tat alma ve besin tüketimindeki değişikliklerin vücut ağırlığına etkisi

    Effect of body wei̇ght of changes i̇n taste and food consumpti̇on of bari̇atri̇c surgery pati̇ents

    CANEL ÖNER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Beslenme ve Diyetetikİstanbul Medipol Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NİHAL ZEKİYE ERDEM

  3. Bariatrik cerrahinin obezite ile ilişkilendirilmiş mikroRNA düzeylerine etkisi

    Bariatric surgery effect on associated with obesity microRNA levels

    SAMET YIĞMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Genel CerrahiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ERKAN YARDIMCI

  4. Morbid obezite nedeniyle sleeve gastrektomi yapılan hastalarda serum apolipoprotein düzeylerinin kilo kaybı ile ilişkisi

    The relationship between serum apolipoprotein levels and weight loss in patients undergoing sleeve gastrectomy for morbid obesity

    ECE BATUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YİĞİT DÜZKÖYLÜ

    DR. HÜSNÜ OZAN ŞEVİK

  5. Bariatrik cerrahi uygulanan olgularda; melatonin, kortizol, vücut sıcaklığı değişikliklerinin ve melatonin seviyesi ile analjezi ihtiyacı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Investigation of melatonin, corti̇zol, changes in body temperature and the relationship between melatoni̇n level and analgesia requerment undergoing bariatric surgery

    NESLİHAN ALTUNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve Reanimasyonİnönü Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ ERDOĞAN