Hafif ve orta derecede astım bronşialede teofilinin solunum fonksiyonları ve lenfosit altgruplarına etkisi
The effect of theophylline on pulmonary function and lymphocyte subsets in stable mild and moderate bronchial asthma
- Tez No: 1014547
- Danışmanlar: DOÇ. DR. VEYSEL YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Astım, Lenfosit alt kümeleri, Teofilin, Asthma, Theophylline
- Yıl: 1997
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Elli yılı aşkın süredir astım tedavisinde yaygın olarak teofilin bronkodilatör amaçla kullanılmıştır. Günümüzde ise düşük bronkodilatasyon potansı ve terapötik marjının dar olması nedeniyle inhaler β2 adrenerjik ajanların ve kortikosteroidlerin ardından kullanımı önerilmektedir. Bu kadar yaygın kullanımına rağmen astımdaki faydalı etkilerinin mekanizmaları kesin olarak bilinmemektedir. Teofilinin bronkodilatasyon dışında da anti-astım etkilerinin olduğu ve bu etkilerinin belki de astım bronşialenin tedavisinde daha da önemli olduğu görüşü giderek artan bir şekilde kabul edilmektedir. Teofilinin bronkodilatasyon dışındaki etkilerinin düşük plazma konsantrasyonlarında da ortaya çıkması son yıllarda kullanımının azalmasının en önemli sebebi olan yan etki riskini de büyük ölçüde azaltmaktadır. Teofilinin pratikte uygulanabilen serum düzeylerinde immunomodülatör ve antienflamatuar etkisinin olduğunu gösteren çalışmaların sayısı artmaktadır. Çalışmamızda düzenli olarak inhaler steroid ve gerektikçe inhaler β2 adrenerjik ilaçlar kullanmakta olan stabil astımlı olgularda teofilinin ilave klinik, fonksiyonel ve immunomodülatör etkilerinin tesbit edilmesi ve günde tek doz kullanılan 24 saat etkili teofilin preparatının etkinliğinin plasebo kontrollü olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hafif ve orta derecede astım bronşialesi olan, yaşları 13 ile 47 (ort.=32.94+10.24 yıl) arasında değişen stabil astım bronşialeli 18 olgu alındı. Olguların 1l'i kadın, 7'si ise erkekti. Olguların dokuzuna 24 saat etkili bir teofilin preparatı, dokuzuna da plasebo randomize olarak verildi. Teofilin verilmeye başlandıktan yaklaşık 72 saat sonra serum teofilin düzeylerine bakılarak terapötik düzey (5-20mg/L) elde edilecek şekilde doz ayarlaması yapıldı. Kontrol grubunda olan olgular düzenli almakta oldukları antiastmatik tedaviye devam ettiler. Çalışma başlangıcında ve dört hafta sonra spirometri, reverzibilite testleri yapıldı ve kan sayımı, lökosit formülü ve lenfosit subgruplarının (CD4+, CD8+, CD3+/HLA-DR+, CD4+/CD25+, CD8+/CD25+, CD25+, CD45+, CD14+, CD19+) flow-sitometrik analizleri yapıldı. İstatistiksel analizler SPSS (SPSS for Windows Release 5.0.1 SPSS Inc., 1992) yazılımı kullanılarak bilgisayar aracılığıyla yapılmıştır. İncelenen parametrelerin gruplar arası farkın değerlendirilmesinde Mann-Whitney U testi, grup içindeki parametrelerin kıyaslanmasında Wilcoxon Rank Sum testi uygulandı. Veriler ortalama ± standart sapma olarak verilmiş ve istatistiksel fark olarak p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Olgularımızda ortalama teofilin düzeyi 14.08±2.45mg/L olup minimum ve maximum değerler sırasıyla 8.75mg/L ve 17.67mg/L idi. Teofilin gubunda plasebo grubuyla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı dercede solunum fonksiyon testlerinde iyileşme ve reversibilite oranlarında azalma mevcuttu. Parametre Teofilin grubu Plasebo grubu Anlamlılık FEV1 142 ± 168 ml -124 ± 260 ml p < 0.05 FEF 25-75 306 ± 151 ml -167 ± 407 p < 0.05 FVC reversibilite %3.09 ± 4.76 %3.44 ± 4.44 p < 0.05 FEV1 reversibilite % - 6,21 ± 8.06 % 4.53 ± 4.95 p < 0.05 FEF 25-75 reversibilite % - 18.73 ± 17.50 % 10.26 ± 21.03 p < 0.05 Plasebo grubunda CD3+/HLA-DR+ lenfositlerde artış dışında her iki grup arasında anlamlı değişiklik tesbit edilmedi. Sonuç olarak düzenli inhaler kortikosteroid tedavi almakta olan hafif ve orta astımlı olgularda uzun etkili teofilin preparatının fonksiyonel parametrelerde anlamlı ilerlemeye yolaçtığını fakat bu değişikliklerin bu hasta grubunda immünolojik parametrelerdeki değişimlerle uyumlu olmadığını tesbit ettik. Ayrıca kullanılan uzun etkili teofilin preparatının tavsiye edilenden daha düşük dozlarda terapötik plazma seviyeleri sağladığını ve budozlarda tolerabilitesinin iyi ve yan etki insidansının düşük olduğunu gözlemledik. Teofilinin astım bronşiale tedavisinde etkin, güvenilir, kullanımı kolay ve ekonomik bir ilaç olduğunu düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
For over fifty years, theophylline has been widely used as a bronchodilator in asthma management. Today, due to its low bronchodilatation potency and narrow therapeutic index, its use is recommended secondary to inhaled β2-adrenergic agents and corticosteroids. Despite its widespread use, the exact mechanisms underlying its beneficial effects in asthma remain fully elusive. There is an increasing consensus that theophylline exerts anti-asthmatic effects beyond bronchodilatation, and these effects may be of greater importance in the treatment of bronchial asthma. The fact that the non-bronchodilatory effects of theophylline manifest even at low plasma concentrations significantly mitigates the risk of adverse effects, which has been the primary reason for its declining use in recent years. Furthermore, a growing number of studies demonstrate that theophylline possesses immunomodulatory and anti-inflammatory effects at clinically achievable serum concentrations. This study aimed to determine the additional clinical, functional, and immunomodulatory effects of theophylline in patients with stable asthma who were regularly using inhaled steroids and inhaled β2-adrenergic agents as needed, and to evaluate the efficacy of a once-daily, 24-hour extended-release theophylline formulation in a placebo-controlled design. For this purpose, 18 patients with stable mild-to-moderate bronchial asthma, aged 13 to 47 years (mean = 32.94 ± 10.24 years), were enrolled. Eleven of the subjects were female and seven were male. The subjects were randomly assigned to receive either a 24-hour extended-release theophylline formulation (n = 9) or a placebo (n = 9). Approximately 72 hours after the initiation of theophylline, dose adjustments were made based on serum levels to achieve the therapeutic range (5–20 mg/L). Patients in the control group continued their regular anti-asthmatic therapy. At baseline and after four weeks, spirometry and reversibility tests were performed, and complete blood count, white blood cell differential, and flow cytometric analyses of lymphocyte subgroups (CD4+, CD8+, CD3+/HLA-DR+, CD4+/CD25+, CD8+/CD25+, CD25+, CD45+, CD14+, CD19+) were conducted. Statistical analyses were performed via computer using SPSS software (SPSS for Windows Release 5.0.1 SPSS Inc., 1992). The Mann-Whitney U test was used to evaluate differences between the groups, and the Wilcoxon Rank Sum test was applied to compare intra-group parameters. Data are expressed as mean ± standard deviation, and a p-value of < 0.05 was considered statistically significant. The mean serum theophylline level in our subjects was 14.08 ± 2.45 mg/L, with minimum and maximum values of 8.75 mg/L and 17.67 mg/L, respectively. Compared to the placebo group, the theophylline group demonstrated a statistically significant improvement in pulmonary function tests and a significant reduction in reversibility rates. Parameter Theophylline Group Placebo Group Significance FEV1 142 ± 168 ml -124 ± 260 ml p < 0.05 FEF 25-75 306 ± 151 ml -167 ± 407 ml p < 0.05 FVC reversibility 3.09% ± 4.76% 3.44% ± 4.44% p < 0.05 FEV1 reversibility -6.21% ± 8.06% 4.53% ± 4.95% p < 0.05 FEF 25-75 reversibility -18.73% ± 17.50% 10.26% ± 21.03% p < 0.05 No significant differences were detected between the two groups, except for an increase in CD3+/HLA-DR+ lymphocytes in the placebo group. In conclusion, we determined that the extended-release theophylline formulation led to significant improvement in functional parameters in patients with mild-to-moderate asthma receiving regular inhaled corticosteroid therapy; however, these changes did not correlate with alterations in immunological parameters in this patient cohort. Additionally, we observed that the extended-release theophylline formulation provided therapeutic plasma levels at lower-than-recommended doses, demonstrating good tolerability and a low incidence of side effects at these dosages. We suggest that theophylline remains an effective, reliable, easy-to-use, and cost-effective agent in the management of bronchial asthma.
Benzer Tezler
- Astımlı hastaların inhalasyon tedavisinde el yapımı haznenin etkinliği
The efficacy of home made spacer in the inhalation treatment of the patients with asthma
ŞAHİN KILIÇLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Göğüs HastalıklarıTrakya ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. CELAL KARLIKAYA
- Hafif ve orta derecede akut astım tedavisinde dört farklı ilaç kombinasyonunun karşılaştırılması
Comparison of four different drug combinations in the treatment of acute, mild to moderate asthma
İLKER AKPINAR
- Hafif ve orta persistan astımlı çocuklarda tedavi etkinliğinin `Çocuklar İçin Astım Yaşam Kalitesi Ölçeği' (ÇAYKÖ = PAQLQ) ile değerlendirilmesi
Assessment of treatment efficacy using the Pediatric Asthma Quality of Life Questionnaire (PAQLQ) in children with mild-to-moderate persistent asthma
NAZAN ALTINEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Allerji ve İmmünolojiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NECLA AKÇAKAYA
- Hafif ve orta şiddetteki KOAH hastalarında uzun etkili beta-2 agonistlerden formoterolün kardiak etkileri
Cardiac effects of formoterol long active Beta-2 agonist in patients with mild and moderate COPD
AHMET ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Göğüs HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. BURHAN BEDİR
DR. İSKENDER DİK
- Çocukluk çağı astım atağında oral, intramuskular, intravenöz yolla verilen steroidin etkinlik ve yan etkilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM ÖZPENPE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. RENGİN ŞİRANECİ