İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı'na Başvuran Kronik Yara Hastaların Değerlendirilmesi
Evaluation of Chronic Wound Patients Referred to the Department of Underwater and Hyperbaric Medicine, Istanbul Faculty of Medicine, Istanbul University
- Tez No: 1014708
- Danışmanlar: PROF. DR. AKIN SAVAŞ TOKLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Deniz ve Sualtı Hekimliği, Marine and Underwater Medicine
- Anahtar Kelimeler: Kronik yara, diyabetik ayak, hiperbarik oksijen tedavisi, komorbidite, multidisipliner yaklaşım, osteomiyelit, vasküler değerlendirme, Chronic wound, diabetic foot, hyperbaric oxygen therapy, comorbidity, multidisciplinary approach, osteomyelitis, vascular assessment
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deniz ve Sualtı Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Bu çalışmada, İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalında kronik yara tanısıyla takip edilen hastalar demografi, komorbidite, yara lokalizasyonları, etiyoloji, enfeksiyon ve osteomiyelit varlığı, vasküler değerlendirme, cerrahi girişim gereksinimleri, konsültasyon süreçleri ve uygulanan yara bakım yöntemleri açısından değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2025 yılı içerisinde kronik yara tanısıyla kliniğimize başvuran toplam 491 hasta dâhil edilmiştir. Hastalara ait demografik veriler, sigara kullanım durumu, ek hastalıklar, başvuru ve takip özellikleri, yara lokalizasyonu, yara sayısı, yara yüzey alanı ve derinliği, etiyolojik tanılar, enfeksiyon ve osteomiyelit varlığı, kültür-antibiyogram uygulamaları, antibiyotik kullanımı, debridman ve ampütasyon öyküsü, vasküler değerlendirme ve girişim süreçleri, hastaneye yatış ve konsültasyon bilgileri ile yara bakım yöntemleri retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen hastaların yaş ortalaması 57,6 ± 13,5 yıl, medyan yaşı 59 olarak saptanmıştır. Hastaların %76,1'inin daha önce kliniğimize başvurmuş olduğu, %54,4'ünün başka bir sağlık kuruluşu veya hekim tarafından kliniğimize yönlendirildiği belirlenmiştir. Komorbidite verilerine ulaşılan hastaların %92,1'inde en az bir ek hastalık bulunduğu, en sık olarak diyabet (%70,8), hipertansiyon (%46,7), koroner arter hastalığı (%35,8), periferik vasküler hastalık (%23,7) ve kronik böbrek yetmezliği (%11,3) ne rastlandığı görülmüştür. Öyküsünde sigara kullanımı olan hastaların oranı %49,7 iken aktif olarak sigara kullananların oranı %31,6 olarak tespit edilmiştir. Toplam 491 olguda 681 yara saptanmıştır. Lokalizasyonu belirlenebilen 648 yaranın %75,8'i ayak bölgesinde yerleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Olguların %29,7'sinde birden fazla yara bulunduğu, yara yüzeyi alanıu bilinen yaraların %71,9'unun 10 cm² altında olduğu, derinliği belirlenebilen yaraların %48,7'sinin yüzeyel tabakayı aşarak fasya veya daha derin dokulara ulaşmış olduğu tespit edilmiştir. Olguların %88,8'inde yara etiyolojisi belirlenebilirken, olguların %63,8 inde diyabetin, %33,9 unda periferik vasküler hastalığın etkili olduğu belirlenmiştir. Birden fazla etiyolojik faktörün söz konusu olduğu hastaların oranı %40,4 olarak belirlenmiştir. Enfeksiyon ve takip süresi verileri değerlendirildiğinde 431 hastanın 201'inde enfeksiyon bulgusu tespit edildiği belirlenmiştir. İlk iki haftalık takip döneminde enfeksiyon oranı %63,3 iken, daha sonraki takip aralıklarında bu oranın %33-37 düzeylerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca hastaların %43,0'ünde kültür-antibiyogram incelemesi yapılmış olduğu, %33,0'ında osteomiyelit saptandığı, osteomiyelit odaklarının en sık ayak parmakları ve metatarsal bölgede yerleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Kliniğimize başvurduğuna hastaların %41,5'inde debridman gereksinimi varken, ampütasyon öyküsü bulunan hastaların oranı %15,5 olarak belirlenmiştir. Vasküler değerlendirme hastaların %67,6'sında yapılmış, bu hastaların %18,9'unda başarılı veya başarısız vasküler girişim öyküsü saptanmıştır. Hastaların %36,3'ünde hastaneye yatış gerekirken, %43,2 hastada farklı branşlardan konsültasyon gereksinimi söz konusu olamuştur. Yara bakım yöntemleri değerlendirildiğinde hastaların %97,1'inde en az bir yara bakım yönteminin kullanılmış olduğu, %85,1'inde ise birden fazla yöntemin uygulanmış veya önerilmiş olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, üçüncü basamak sağlık kuruluşundaki bir hiperbarik tıp merkezine başvuran kronik yara hastalarının yüksek komorbidite oranına sahip olduğunu, yaranın kronikleşmesinde diyabet ve periferik vasküler hastalığın başlıca neden olduğunu, kronik yaralarda enfeksiyon ve osteomiyelitin önemli bir sorun olduğunu, bu hastaların tekrarlayan takip ve çoklu tedavi gereksinimine sahip olan kompleks bir hasta grubunu oluşturduğunu göstermiştir. Ayrıca çalışma kronik yara yönetiminde yalnızca lokal yara bakımına odaklanmanın yeterli olmadığını, etiyolojinin doğru belirlenmesi, komorbiditelerin kontrolü, enfeksiyon ve osteomiyelit değerlendirmesi, vasküler değerlendirme, debridman ve yükten kurtarma gereksinimlerinin belirlenmesi, uygun yara bakım yöntemlerinin seçilmesi için multidisipliner yaklaşımın şart olduğunu göstermiştir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, patients with chronic wounds followed at the Department of Underwater and Hyperbaric Medicine, Istanbul Faculty of Medicine, were evaluated in terms of demographics, comorbidities, wound localizations, etiology, presence of infection and osteomyelitis, vascular assessment, surgical intervention requirements, consultation processes, and applied wound care methods. Materials and Methods: A total of 491 patients who presented to our clinic with chronic wounds in 2025 were included in the study. Demographic data, smoking status, comorbidities, admission and follow-up characteristics, wound localization, number of wounds, wound size and depth, etiological diagnoses, presence of infection and osteomyelitis, culture-antibiogram practices, antibiotic use, history of debridement and amputation, vascular assessment and intervention processes, hospitalization and consultation data, and wound care methods were retrospectively reviewed. Results: The mean age of the patients included in the study was 57.6 ± 13.5 years, and the median age was 59 years. It was determined that 76.1% of the patients had previously presented to our clinic, and 54.4% had been referred to our clinic by another healthcare institution or physician. Among patients with available comorbidity data, 92.1% had at least one comorbidity; the most common were diabetes (70.8%), hypertension (46.7%), coronary artery disease (35.8%), peripheral vascular disease (23.7%), and chronic kidney disease (11.3%). The rate of patients with a history of smoking was 49.7%, while the rate of active smokers was 31.6%. A total of 681 wound sites were identified in 491 cases. Of the 648 wound sites with identifiable localization, 75.8% were located in the foot region. Multiple wounds were present in 29.7% of the cases; 71.9% of wounds with known surface area were smaller than 10 cm²; and 48.7% of wounds with determinable depth had extended beyond the superficial layer to the fascia or deeper tissues. Wound etiology could be determined in 88.8% of the cases, while diabetes was found to be involved in 63.8% and peripheral vascular disease in 33.9%. The rate of patients with more than one etiological factor was 40.4%. When infection and follow-up duration data were evaluated, signs of infection were detected in 201 of 431 patients. While the infection rate was 63.3% during the first two-week follow-up period, this rate was observed to be between 33% and 37% in later follow-up intervals. In addition, culture-antibiogram testing had been performed in 43.0% of patients, osteomyelitis was detected in 33.0%, and osteomyelitis foci were most commonly located in the toes and metatarsal region. At presentation to our clinic, 41.5% of patients required debridement, while the rate of patients with a history of amputation was 15.5%. Vascular assessment was performed in 67.6% of patients, and a history of successful or unsuccessful vascular intervention was identified in 18.9% of these patients. Hospitalization was required in 36.3% of patients, and consultation from different specialties was required in 43.2%. When wound care methods were evaluated, at least one wound care method had been used in 97.1% of patients, and more than one method had been applied or recommended in 85.1%. Conclusion: This study showed that chronic wound patients presenting to a hyperbaric medicine center in a tertiary healthcare institution had a high rate of comorbidity; that diabetes and peripheral vascular disease were the main causes of wound chronicity; that infection and osteomyelitis were important problems in chronic wounds; and that these patients constituted a complex patient group requiring repeated follow-up and multiple treatments. In addition, the study showed that focusing only on local wound care is not sufficient in chronic wound management, and that a multidisciplinary approach is essential for accurate determination of etiology, control of comorbidities, assessment of infection and osteomyelitis, vascular evaluation, determination of debridement and offloading requirements, and selection of appropriate wound care methods.
Benzer Tezler
- İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalına başvuran diyabetik ayak ülserli hastaların klinik sonuçları
Clinical results of patients with diabetic foot ulcer admitted to İstanbul University İstanbul Faculty of Medicine Department of Underwater Medicine and Hyperbaric Medicine
HANDE ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiSualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH AYDIN
- Hiperbarik oksijen ile tedavi edilen ani işitme kayıplı hastalarda serumda ısı şok proteini 70 düzeylerinin prognostik değeri ve bu proteinin hiperbarik oksijen tedavisiyle ilişkisi
The prognostic value of heat shock protein 70 in the idiophatic sensorinoral hearing loss patients who were treated with hyperbaric OXYGEN and the relationship of this protein with hyperbaric OXYGEN
YAVUZ ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiSualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞAMİL AKTAŞ
- Hiperbarik oksijen tedavisinin açlık kan şekeri ve periferik insülin direnci üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
LEVENT DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiSualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞAMİL AKTAŞ
- Hiperbarik oksijen tedavisinin spor yaralanmalarına bağlı kemik iliği ödemine etkisi
The effect of hyperbaric oxygen therapy on bone marrow oedema due to sports injuries
MEHMET ALİ KAPLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiSualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞAMİL AKTAŞ
- Hiperbarik oksijen tedavisinin 50 yaşüzeri diyabetik erkek hastalardatestosteron seviyesi üzerine etkisi
The influence of hyperbaric oxygen therapy on testosterone levelin diabetic male patients over the age of 50
EMİNE ÖMÜR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiSualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH AYDIN