Kalp yetmezliği hastalarında anksiyete ve depresyon düzeyi
Anxiety and depression in patients with heart failure
- Tez No: 1014773
- Danışmanlar: UZMAN ZEYNEP AŞIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Kalp yetmezliği, anksiyete, depresyon, aile hekimliği, HADS, Heart failure, anxiety, depression, family medicine, HADS
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kalp Yetmezliği Hastalarında Anksiyete ve Depresyon Düzeyi Amaç: Bu çalışma, aile hekimliği polikliniğine başvuran kalp yetmezliği hastalarında anksiyete ve depresyon prevalansını belirlemek; bu psikiyatrik komorbiditelerin sosyodemografik ve klinik değişkenlerle ilişkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem: Kesitsel-tanımlayıcı tasarımda planlanan çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 01.12.2025–01.02.2026 tarihleri arasında polikliniğe başvuran, kalp yetmezliği tanısı almış, 18 yaş ve üzerindeki 332 hasta (169 erkek, 163 kadın; yaş ortalaması 64,55 ± 11,28 yıl) dahil edilmiştir. Veriler sosyodemografik ve klinik bilgi formu ile Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS) aracılığıyla toplanmıştır. HADS-A için ≥11, HADS-D için ≥8 kesim noktaları esas alınmıştır. Verilerin analizinde uygun parametrik ve non-parametrik istatistiksel testler uygulanmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma için gerekli etik kurul onayı alınmıştır. Bulgular: Hastaların %40,7'sinde (n=135) anksiyete, %54,5'inde (n=181) depresyon saptanmıştır. İki ölçek puanı arasında güçlü pozitif korelasyon belirlenmiş (r=0,687; p<0,001), depresyonu olan hastaların %63,0'ında eş zamanlı anksiyete gözlemlenmiştir. Düşük eğitim düzeyi hem anksiyete (p=0,002) hem de depresyon (p<0,001) ile anlamlı ilişki sergilemiştir. Boşanmış ya da eşi vefat etmiş olma, çalışmama ve ileri yaş depresyon için bağımsız risk değişkenleri olarak öne çıkmıştır. Psikiyatrik hastalık öyküsü hem anksiyete (p<0,001) hem de depresyon (p=0,034) için anlamlı belirleyici olarak saptanmıştır. Komorbid hastalıklar arasında KOAH eşliği en güçlü ilişkiyi oluşturmuş; KOAH tanılı hastaların %64,3'ünde anksiyete, %89,3'ünde depresyon saptanmıştır. Uyku bozukluğu bildiren hastalarda anksiyete oranı %80,0, depresyon oranı %84,5 düzeyine ulaşmıştır. Genel sağlık algısı her iki tablo için de istatistiksel açıdan en güçlü ilişkiyi sergileyen değişken olmuştur (p<0,001). Anksiyetesi olan hastalarda günlük ilaç sayısı ve son altı aydaki hastane yatış sıklığı anlamlı biçimde yüksek bulunmuştur (p<0,001 ve p=0,007). Sonuç: Kalp yetmezliği hastalarında anksiyete ve depresyon yaygın, sıklıkla birlikte seyreden ve klinik sonuçları olumsuz etkileyen tablolardır. Birinci basamak pratiğinde bu hastaların psikiyatrik komorbiditeler açısından sistematik biçimde değerlendirilmesi; KOAH eşliği, psikiyatrik hastalık öyküsü, uyku bozukluğu ve kötü genel sağlık algısı taşıyan bireylerin önceliklendirilmesi önerilmektedir. HADS, aile hekimliği takibinde pratik ve geçerliliği kanıtlanmış bir tarama aracı olarak rutin kullanıma alınmalıdır.
Özet (Çeviri)
Anxiety and Depression in Patients with Heart Failure Objective: This study aimed to determine the prevalence of anxiety and depression in patients with heart failure presenting to a primary care outpatient clinic, and to examine the associations between these psychiatric comorbidities and sociodemographic and clinical variables. Materials and Methods: This cross-sectional, descriptive study was conducted at the Family Medicine Outpatient Clinic of the University of Health Sciences Adana City Training and Research Hospital. A total of 332 patients aged 18 years or older with a diagnosis of heart failure who presented between December 1, 2025 and February 1, 2026 were enrolled (169 male, 163 female; mean age 64.55 ± 11.28 years). Data were collected using a sociodemographic and clinical information form and the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS), with cut-off scores of ≥11 for HADS-A and ≥8 for HADS-D. Appropriate parametric and non-parametric statistical tests were applied, and a significance level of p<0.05 was accepted. Ethical committee approval was obtained prior to the study. Results: Anxiety was detected in 40.7% (n=135) and depression in 54.5% (n=181) of patients. A strong positive correlation was identified between the two scale scores (r=0.687; p<0.001), with concurrent anxiety observed in 63.0% of patients with depression. Low education level was significantly associated with both anxiety (p=0.002) and depression (p<0.001). Being divorced or widowed, unemployment, and advanced age emerged as independent risk factors for depression. A history of psychiatric illness was identified as a significant predictor for both anxiety (p<0.001) and depression (p=0.034). Among comorbid conditions, COPD co-existence demonstrated the strongest association with both disorders, with anxiety detected in 64.3% and depression in 89.3% of patients with COPD. Anxiety and depression rates reached 80.0% and 84.5%, respectively, in patients reporting sleep disturbances. General health perception showed the strongest statistical association with both disorders (p<0.001). Patients with anxiety had significantly higher daily medication counts and greater frequency of hospitalizations in the preceding six months (p<0.001 and p=0.007, respectively). Conclusion: Anxiety and depression are prevalent, frequently co-occurring, and clinically significant conditions in patients with heart failure. Systematic psychiatric screening is recommended in primary care practice, with priority given to patients with COPD comorbidity, previous psychiatric history, sleep disturbances, or poor general health perception. HADS should be incorporated into routine follow-up visits as a practical and validated screening instrument in primary care settings.
Benzer Tezler
- Siroz tanılı hastalarda depresyon riski ve uyku bozukluğunun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ZEYNEP BÜŞRA AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALPASLAN TANOĞLU
- Obstrüktif uyku apne sendromu olgularında serum D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum vitamin D level in patients with obstructive sleep apnea syndrome
ÖZGE TAŞDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
NörolojiKütahya Sağlık Bilimleri ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖNÜL AKDAĞ
- Yanık hastalarında distresin anksiyete ve depresyona etkisi
The effect of distress on anxiety and depression in burn patients
BÜŞRA ŞEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Hemşirelikİstanbul Arel ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEMRA BÜLBÜLOĞLU
- Akut koroner sendromlu hastalarda, stabil koroner arter hastalığı olan ve koroner arter hastalığı olmayan hastalarda kendini değerlendirme formları ile ölçülen depresyon ve anksiyete düzeylerinin karşılaştırılması
The comparison of depression and anxiety levels determined by self rating scales in patients with acute coronary syndrome, patients with stable coronary artery disease and patients without coronary artery disease
ZEYNAL ABİDİN YETGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
KardiyolojiUludağ ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK YEŞİLBURSA
- Osteoporoz ve osteopeni şiddeti ile D vitamini düzeyi arasındaki ilişkinin araştırılması
Investigation of the relationship between osteoporosis and osteopenia violence and vitamin D level
ENES ARAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN MÜRSELİN GÜNEY