Parkinson hastalığı seyrinde görülebilen impulsif-kompulsif davranışların beyin omurilik sıvısı biyobelirteçleriyle ilişkisi
The relationship between cerebrospinal fluid biomarkers and impulsive-compulsive behaviors in the course of Parkinson's disease
- Tez No: 1015927
- Danışmanlar: PROF. DR. HAŞMET AYHAN HANAĞASI
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Nöroloji, Psychology, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Amiloid beta protein, Beyin omurilik sıvısı, Biliş, Biyobelirteçler, Dopaminerjik ajanlar, Dürtü kontrol bozukluğu, Kompülsif davranış, Nörodejeneratif hastalıklar, Nöropsikoloji, Parkinson hastalığı, Amyloid beta protein, Cognition, Biomarkers, Dopaminergic agents, Impulse control disorders, Compulsive behavior, Neurodegenerative diseases, Neuropsychology, Parkinson disease
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sinirbilim Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Sinirbilim Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Parkinson hastalığında (PH) görülen impulsif-kompulsif davranışlar (İKD), çoğunlukla dopaminerjik tedavinin bir yan etkisi olarak değerlendirilmekle birlikte, altta yatan nörodejeneratif süreçlerin de bu davranışlarda rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, Parkinson hastalarında İKD şiddeti ile beyin omurilik sıvısı (BOS) biyobelirteçleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'nda izlenen ve BOS biyobelirteç analizleri daha önce tamamlanmış olan 25 Parkinson hastası ile yürütülmüştür. İKD şiddeti Questionnaire for Impulsive-Compulsive Disorders in Parkinson's Disease-Rating Scale (QUIP-RS), bilişsel işlevler Montreal Cognitive Assessment (MoCA), motor belirtiler Unified Parkinson's Disease Rating Scale Bölüm III (BPHDÖ-III) ile değerlendirilmiştir. BOS biyobelirteçleri olarak Aβ1-42, total tau, fosforile tau, nörofilament hafif zincir (NfL) ve tau/Aβ oranı incelenmiş; dopaminerjik tedavi yükü Levodopa Eşdeğer Günlük Doz (LEGD) ile belirlenmiştir. Ayrıca dopamin agonisti kullanımı, olası İKD varlığı ve eşik üstü İKD alt tipi sayısı ek klinik değişkenler olarak değerlendirilmiştir. Spearman korelasyon analizinde QUIP-RS toplam puanı ile BOS Aβ1-42 düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (ρ=0,442; p=0,027). Aβ1–42 düzeyi ile eşik üstü İKD alt tipi sayısı arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (ρ = 0,439; p = 0,028). Buna karşılık NfL, tau/Aβ oranı ve MoCA puanları ile QUIP-RS toplam puanı arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Dopamin agonisti kullanan hastalarda QUIP-RS toplam puanları, dopamin agonisti kullanmayan hastalara göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (U = 36,000; p = 0,041). Ancak dopamin agonisti kullanımı ile kategorik İKD varlığı arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (Fisher exact p = 0,205). LEGD kontrol edilerek yapılan kısmi korelasyon analizinde Aβ1–42 ile QUIP-RS arasındaki ilişki istatistiksel anlamlılığını kaybetmiştir (r = 0,332; p = 0,113). Hiyerarşik regresyon analizlerinde de Aβ1–42'nin bağımsız yordayıcı etkisi anlamlı düzeye ulaşmamıştır. Bulgular, Parkinson hastalığında İKD'nin yalnızca dopaminerjik tedavi ile açıklanamayabileceğini; Aβ1–42 ile ilişkili seçici bir biyobelirteç örüntüsünün davranışsal fenotip açısından anlamlı olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, küçük örneklem büyüklüğü ve kesitsel tasarım nedeniyle bu bulgular keşifsel nitelikte değerlendirilmelidir. Aβ1–42, dopaminerjik tedavi ve İKD arasındaki ilişkinin daha geniş, çok merkezli ve boylamsal çalışmalarla incelenmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Impulsive-compulsive behaviors (ICBs) in Parkinson's disease (PD) are generally regarded as adverse effects of dopaminergic treatment; however, underlying neurodegenerative processes may also contribute to their development. This study investigated the relationship between ICB severity and cerebrospinal fluid (CSF) biomarkers in patients with PD. The study included 25 patients with PD followed at the Department of Neurology, Istanbul Faculty of Medicine, Istanbul University, whose CSF biomarker analyses had previously been completed. ICB severity was assessed using the Questionnaire for Impulsive-Compulsive Disorders in Parkinson's Disease-Rating Scale (QUIP-RS), cognitive functioning with the Montreal Cognitive Assessment (MoCA), and motor severity with Part III of the Unified Parkinson's Disease Rating Scale (BPHDÖ-III). CSF biomarkers included Aβ1-42, total tau, phosphorylated tau, neurofilament light chain (NfL), and the tau/Aβ ratio. Dopaminergic treatment burden was quantified using the Levodopa Equivalent Daily Dose (LEDD). Spearman correlation analysis revealed a significant positive relationship between QUIP-RS total score and CSF Aβ1–42 levels (ρ = 0.442, p = 0.027). A significant positive relationship was also found between Aβ1–42 levels and the number of above-threshold ICB subtypes (ρ = 0.439, p = 0.028). In contrast, no significant relationship was observed between QUIP-RS total score and NfL, the tau/Aβ ratio, or MoCA scores. Patients using dopamine agonists had significantly higher QUIP-RS total scores than those not using dopamine agonists (U = 36.000, p = 0.041). However, the association between dopamine agonist use and categorical ICB presence was not statistically significant (Fisher's exact p = 0.205). In the partial correlation analysis controlling for LEDD, the relationship between Aβ1–42 and QUIP-RS lost statistical significance (r = 0.332, p = 0.113). Similarly, hierarchical regression analyses showed that the independent predictive effect of Aβ1–42 did not reach statistical significance. The findings suggest that ICBs in Parkinson's disease may not be explained solely by dopaminergic treatment, and that a selective biomarker pattern related to Aβ1–42 may be meaningful in relation to the behavioral phenotype. However, given the small sample size and cross-sectional design, these findings should be interpreted as exploratory. The relationship between Aβ1–42, dopaminergic treatment, and ICBs should be further investigated in larger, multicenter, and longitudinal studies.
Benzer Tezler
- Alzheimer hastalığı gelişiminde wnt/β-katenin sinyal iletiminin rolünün zebra balığı amiloid-β toksisite modelinde araştırılması
Investigation of the role of wnt/β-catenin signaling in development of Alzheimer's disease in a zebrafish model of amyloid-β toxicity
MAKBULE DİLEK NAZLI
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
BiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiGenom Bilimleri ve Moleküler Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HATİCE GÜNEŞ ÖZHAN
- Parkinson hastalığı'nın hayvan modelinde PI3K/Akt yolağı ile mitokondriyal, oksidatif ve apoptotik parametrelerin ilişkisi
The relationship between mitochondrial, oxidative, apoptotic parameters and PI3K/Akt pathway in animal model of parkinson's disease
HAZAL HAYTURAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Biyolojiİstanbul ÜniversitesiDeneysel Tıp Araştırma Bölümü
DOÇ. DR. ERDEM TÜZÜN
- Alzheimer tipi demans ve parkinson hastalığı demansının klinik ve nöropsikiyatrik profillerinin karşılaştırılması
The clinic and neuropsychiatric profile comparison of alzheimer TYPE dementia and parkinson disease dementia
SERHAN KARAKILIÇ
- Pathophysiology underlying drooling in parkinson's disease: Oropharyngeal bradykinesia
Parkinson hastalığı'nda siyalorenin patofizyolojisi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi
MEHMET KARAKOÇ
Tıpta Uzmanlık
İngilizce
2013
NörolojiSağlık BakanlığıNöroloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜL YALÇIN ÇAKMAKLI
- Parkinson hastalığında motor ve motor olmayan bulguların bakım verenin yaşam kalitesi ve külfet düzeylerine etkisinin değerlendirilmesi
Assesstment of effects of motor and non-motor symptomsin parkinson?s disease on caregiver burden and quality of life
F. BETÜL ÖZDİLEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
NörolojiMarmara ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLEK İNCE GÜNAL