Geri Dön

Aile hekimliği polikliniğine başvuran 40-60 yaş arası hastalarda kan lipit profilinin yorgunluk düzeyine etkisi

The effect of blood lipid profile on fatigue level in patients aged 40-60 years presenting to the family medicine outpatient clinic

  1. Tez No: 1017271
  2. Yazar: MUHAMMED RAŞİT İNCESU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEŞİDE GÜNDÜZÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Aile Hekimliği, Kolesterol, LDL, Lipidler, Sosyal Reçetelendirme, Yorgunluk, Kolesterol-LDL, Sosyal reçeteleme, Cholesterol, LDL, Family Practice, Fatigue, Lipids, Social Prescribing, Cholesterol-LDL
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Aile hekimliği polikliniklerine başvuran 40-60 yaş arası bireylerde idiyopatik yorgunluk semptomatolojisi ile serum lipid profili, sosyodemografik dinamikler ve yaşam tarzı faktörleri arasındaki ilişkinin incelenmesi; bu bağlamda yorgunluk riskini erken evrede öngörebilecek objektif kardiyometabolik parametrelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tasarımdaki bu araştırmaya, aile hekimliği polikliniklerine başvuran, organik veya sekonder yorgunluk nedenleri dışlanmış 40-60 yaş aralığındaki 544 birey dahil edilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik verileri ve yaşam tarzı alışkanlıkları sorgulanmış, yorgunluk düzeyleri Chalder Yorgunluk Ölçeği (CYÖ) ile ölçülmüş ve serum lipid profilleri analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların toplam yorgunluk skorları ile düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-K) düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve orta düzeyli bir ilişki saptanmıştır. Alıcı İşletim Karakteristiği (ROC) analizinde yorgunluk varlığını öngören optimal LDL-K kesim değeri 109,6 mg/dL olarak bulunmuştur (AUC = 0.738). Çok değişkenli lojistik regresyon modelinde, LDL-K düzeyindeki her 1 mg/dL'lik artışın yorgunluk riskinde bağımsız olarak %2,6 oranında bir artışla ilişkili olduğu; buna karşın paradoksal bir bulgu olarak bel çevresi artışının yorgunluğa karşı koruyucu bir eğilim sunabileceği gözlenmiştir. Ayrıca, yüksek eğitim düzeyinin fiziksel yorgunluk, düzenli sosyal aktivitenin ise mental yorgunluk alt boyutları üzerinde anlamlı bir psikososyal direnç oluşturarak koruyucu etki gösterebileceği saptanmıştır. Yorgunluk şiddeti ve aterojenik lipid yükünün 50-60 yaş grubunda 40-50 yaş grubuna kıyasla belirgin biçimde yüksek seyrettiği görülmüştür. Sonuç: İdiyopatik yorgunluk, salt psikososyal bir semptom olmanın ötesinde; majör kardiyovasküler olaylar henüz gelişmeden önce kümülatif aterojenik yükü haber veren subklinik bir öncü gösterge niteliği taşıyabilir. Yorgunlukla başvuran hastaların klinik yönetiminde rutin lipid panelinin değerlendirilmesinin yanı sıra; hastanın fiziksel ve mental rezervini destekleyecek sosyal reçetelendirme modellerinin bütüncül koruyucu hekimlik algoritmalarına entegre edilmesinin önem taşıyabileceği değerlendirilmektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: This study aimed to investigate the relationship between idiopathic fatigue symptomatology and serum lipid profile, sociodemographic dynamics, and lifestyle factors in individuals aged 40–60 years presenting to family medicine outpatient clinics, and to evaluate objective cardiometabolic parameters that may predict fatigue risk at an early stage. Materials and Methods: This cross-sectional study included 544 individuals aged 40–60 years presenting to family medicine outpatient clinics, with organic or secondary causes of fatigue excluded. Sociodemographic data and lifestyle habits were assessed, fatigue levels were measured using the Chalder Fatigue Scale, and serum lipid profiles were analyzed. Results: A statistically significant, positive, and moderate correlation was found between total fatigue scores and low-density lipoprotein cholesterol (LDL-C) levels. In ROC analysis, the optimal LDL-C cut-off value predicting fatigue was 109.6 mg/dL (AUC = 0.738). In the multivariate logistic regression model, each 1 mg/dL increase in LDL-C was independently associated with a 2.6% increase in fatigue risk; conversely, increased waist circumference showed a paradoxical protective trend. Higher educational attainment and regular social activity were independently associated with lower physical and mental fatigue scores, respectively. Both fatigue severity and atherogenic lipid burden were significantly higher in the 50–60 age group compared to the 40–50 age group. Conclusion: Idiopathic fatigue, beyond being a mere psychosocial symptom, may serve as a subclinical early indicator of cumulative atherogenic burden preceding major cardiovascular events. Alongside routine lipid panel evaluation, integrating social prescribing models that support patients' physical and mental reserves into holistic preventive medicine algorithms may be of clinical importance.

Benzer Tezler

  1. Tip 2 diyabet hastalarının alternatif tedavi tercihlerinin; olumlu ve/veya olumsuz etkilerinin araştırılması

    Effectiveness of complementary and alternative medicine in patients wi̇th TYPE 2 diabetes

    DUYGU İLKE YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİLE MARAKOĞLU

  2. Diyabet tanılı veya obez bireylerin artmış kanser riskleri hakkında farkındalık ve tutumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of awareness and attitudes about increased cancer risk of individuals with diabetes or obesity

    ELİF SOYBELLİ KONTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile Hekimliğiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SARGIN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MİRAÇ VURAL KESKİNLER

  3. Metabolik sendromu olan hastalarda vücut kompozisyon indeksleri, kardiyak fonksiyonlar ve visfatin ilişkisi

    Body composition indexes, cardiac functions and visfatin relationship in patients with metabolic syndrome

    PELİN KILIÇKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGUT KARABAĞ

  4. Obez tip 2 diyabetlilerde tedaviye dapagliflozin ve dapagliflozin ile birlikte eksenatid eklenmesinin glisemik kontrol ve vücut kitle indeksi üzerine etkisinin araştırılması

    The investigation of the effect on the gyltical control and body mass index of the treatment with dapagliflozin and dapagliflozin added exenatide in obese type 2 diabetics

    DUYGU BİLGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Beslenme ve Diyetetikİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SARGIN

  5. Aile hekimliği polikliniğine başvuran 50-70 yaş arası hastalardan gaitada gizli kan testi pozitifliği olanlarda malignite saptanma oranları

    Malignity detection ratios in patients between 50-70 years age who applied to family medicine clinic with fecal occult blood test positivity

    TARIK AHMET ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EDA ÇELİK GÜZEL