Sounding the people: Populist logic and music politics in Early Republican Türkiye (1923-1952)
Halkı seslendirmek: Erken Cumhuriyet Türkiye'sinde popülist mantık ve müzik siyaseti (1923-1952)
- Tez No: 1019051
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA BELMA OĞUL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Müzik, Music
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Müzikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Müzikoloji ve Müzik Teorisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez, Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinin (1923–1952) müzik politikalarını, popülizm kuramları ile devlet modernleşmesi kuramlarının sunduğu ikili bir perspektifle incelemektedir. Mevcut literatürde baskın olan milliyetçi-Batıcı çerçevenin, dönemin kültür ve müzik politikalarındaki karmaşıklığı bütünüyle açıklamakta yetersiz kaldığını savunan bu çalışma, erken Cumhuriyet müzik politikalarını milliyetçi-popülist bir konfigürasyon olarak yeniden okumayı önermektedir. Bu okumada popülizm, demokratik normlardan patolojik bir sapma olarak değil; yeni devletin ulusal bir müzik kimliği inşa etme, bu kimliği meşrulaştırma ve ülke sathına yayma sürecinde işleyen kurucu siyasal mantık (political logic) olarak kavranmaktadır. Çalışmanın temel soruları şu şekilde özetlenebilir: Popülist kavrayışların erken Cumhuriyet Türkiye'sinin müziği üzerindeki etkileri nelerdir? Müzik alanındaki Türk halkçılık pratiğinin kendine özgü nitelikleri nelerdir? Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin müzik tarihi, küresel modernite kuramlarının ışığında nasıl anlaşılabilir? Tezin kuramsal çerçevesi iki ana sütun üzerine kurulmuştur. Birinci sütunu popülizm kuramları oluşturmaktadır. Ernesto Laclau'nun (2005) popülizmi sabit bir ideoloji ya da hareket olarak değil, siyaset yapmanın kendisine içkin bir siyasal mantık olarak gören yaklaşımı, çalışmanın temel çözümleme aracıdır. Laclau'nun boş gösteren, yüzer-gezer gösteren, antagonizma ve eşdeğerlik zinciri kavramları, erken Cumhuriyet müzik politikalarını söylemsel bir formasyon olarak okumayı mümkün kılan analitik sözlüğü sağlamaktadır. Bu çerçeve, Margaret Canovan'ın (1981; 1999)“aydın popülizmi”(populism of the intelligentsia) kavramı ve demokrasinin“kurtarıcı”(redemptive) ile“pragmatik”yüzleri arasındaki gerilime ilişkin çözümlemesiyle derinleştirilmiştir. Canovan'ın, gelişmekte olan ülke aydınlarının toplum içindeki ayrıcalıklı konumlarından duydukları suçluluk duygusuna ve halka yönelirken taşıdıkları“mesafe pathosuna”ilişkin tespitleri, erken Cumhuriyet aydınlarının halk müziğine yönelişinin tarihsel-psikolojik mekanizmasını açıklamakta özellikle işlevsel bulunmuştur. Bu iki kuramsal hat, tez boyunca eşit ağırlıkta ve birbirini doğrulayan mercekler olarak değil; Laclau'nun biçimsel mantığının yapısal sözlüğü, Canovan'ın çözümlemesinin ise döneme özgü tarihsel-psikolojik mekanizmayı sağladığı, birbirini tamamlayan ve karmaşıklaştıran bir ilişki içinde kullanılmıştır. İkinci sütunu ise devlet modernleşmesi kuramları oluşturmaktadır. Max Weber'in (1948) rasyonalizasyon, bürokratikleşme ve dünyanın büyüsünün bozulması (disenchantment) kavramları, modern devletin kuruluş süreçlerinin çözümlenmesinde temel alınmış; kişisellikten arındırılmış memuriyet anlayışının müzik alanındaki yansımaları tartışılmıştır. Pierre Bourdieu'nün (2014) simgesel sermaye ve simgesel şiddet kavramları ile devleti“sembolik sermayenin merkez bankası”olarak tanımlayan yaklaşımı, belirli müzik biçimlerinin devlet eliyle nasıl meşrulaştırıldığını ve desteklendiğini açıklamak üzere kullanılmıştır. Bourdieu'nün, bu tezin bilgisi dahilinde Türkiye müzik politikaları literatüründe daha önce işletilmemiş olan“evrensel eğitilebilirlik”(universal educability) kavramı, cumhuriyet kadrolarını belirli reformlara yönelten saikleri anlamada ayrı bir açıklayıcı katman sunmaktadır. Benedict Anderson'ın (2006)“hayali cemaat”kavramı ise, hızlı ve köklü bir dönüşüm geçiren toplumda müziğin ortak bir ulusal kimliğin tahayyülünde nasıl bir araç işlevi gördüğünü incelemek için kullanılmıştır. Tezin yöntemi nitel araştırma yaklaşımına dayanmakta olup belge ve içerik analizini esas almaktadır. Birincil veriler; T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi (BCA) belgeleri, dönem süreli yayınları (Tiyatro ve Musiki, Halka Doğru, Ülkü ve bölgesel halkevi dergileri) ile dönemin müzikoloji metinlerinden derlenmiştir. Çalışmada kullanılan kaynaklar beş kategoride ele alınmıştır: resmî belgeler ve arşiv malzemesi; müzik siyaseti söyleminin bizzat üretildiği ve tartışıldığı mecralar olarak okunan dönem yayınları; derleme defterleri ve nota yayınları gibi müzikal malzemeler; ikincil tarihsel ve müzikolojik literatür; ve çözümleme sözlüğünü sağlayan kuramsal literatür. Tez ayrıca, literatürde çoğunlukla örtük bırakılan bir ayrımı görünür kılmaktadır: devletin müzik alanına yönelik tekil ve tarihlenebilir idari tasarruflarını ifade eden“müzik politikaları”(music policies) ile bu tasarrufların içine gömülü olduğu,“halk”,“millet”ve“sahih müzik”kavramlarının farklı aktörlerce tanımlanıp mücadele konusu edildiği daha geniş anlam alanını ifade eden“müzik siyaseti”(music politics) birbirinden ayrıştırılmış; politikaların ancak bu geniş siyasal mantık içinde okunduklarında bütünüyle anlaşılır hale geldiği savunulmuştur. Tez, giriş bölümünü izleyen beş ana bölümden oluşmaktadır. İkinci ve üçüncü bölümler, yukarıda özetlenen popülizm ve devlet modernleşmesi kuramlarının kavramsal haritasını çıkarmaktadır. Dördüncü bölüm, erken Cumhuriyet Türkiye'sini bu ikili çerçeve içine yerleştirerek 1923'ten 1950'lerin başına kadar halkçılığın tarihsel, siyasal, ekonomik ve eğitimsel boyutlarını incelemektedir. Bölümde önce halkçılığın kavramsal ve tarihsel kökleri, II. Meşrutiyet dönemi aydın hareketlerinden ve 1910'ların Halka Doğru hareketinden 1920 tarihli Halkçılık Programı'na uzanan hat üzerinden izlenmektedir. Ardından, aşar vergisinin kaldırılması, devletçilik ve planlı ekonomi uygulamaları ekseninde erken Cumhuriyet halkçılığının ekonomik boyutları ele alınmakta; Marksist, liberal ve muhafazakâr perspektiflerden yöneltilen eleştiriler karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmektedir. Son olarak eğitim alanına dönülerek 1928 harf inkılabı, Millet Mektepleri ve Türk Dil Kurumu; Bourdieu'nün evrensel eğitilebilirlik kavramının belirgin bir popülist kültürel standartlaşma vizyonuyla kesiştiği alanlar olarak çözümlenmektedir. Böylece popülist akıl yürütmenin yalnızca müzik alanında değil, devlet inşa süreçlerinin bütününde belirleyici olduğu gösterilmektedir. Beşinci bölüm tezin analitik merkezidir. Bölüm, Osmanlı dönemi müzik politikalarının kısa bir tarihiyle açılmaktadır. Burada, Osmanlı saray merkezli patronaj ilişkilerinin, meşkhane temelli ve standartlaşmamış eğitim pratiklerinin ve Anadolu halk müziğine yönelik kurumsal mesafenin, Cumhuriyet dönemine özgü aydın popülizminin tarihsel ve duygusal ön koşullarını nasıl hazırladığı tartışılmaktadır. Tezin önemli bir vurgusu, erken Cumhuriyet projesinin karşısına aldığı“ötekinin”yalnızca saray makam müziği olmadığıdır: milli musiki projesi, ilk elde Osmanlı hanedan düzeninin kozmopolit ve çok-dinli yapısına karşı kurulmuş; makam temelli sanat müziği bu antagonizmanın ancak ikincil, türev bir hedefi olmuştur. Bölümde ayrıca, kurulan yeni ulusal müzik cemaatinin dışlayıcı mantığının içe doğru da işlediği; dilsel ve bölgesel çeşitlilik gösteren Müslüman nüfusun tek bir Türkçe konuşan“Anadolu halkı”imgesine indirgendiği gösterilmektedir. Bölümün ilk vaka kümesini halk müziği derleme çalışmaları oluşturmaktadır. 1923 tarihli anketlerle başlayan, 1925'te Seyfettin ve Sezai kardeşlerin Batı Anadolu gezisiyle saha boyutu kazanan ve Darülelhan'ın 1926–1929 yılları arasında düzenlediği dört derleme gezisiyle süren ilk dönem; derleme defterleri, defter önsözleri (Rauf Yekta, Cemal Reşit Rey, Ekrem Besim) ve Asaf kardeşlerin Yurdumuzun Nağmeleri adlı çalışması üzerinden incelenmiş, bu dönemde yaklaşık yüzlerce eserin notaya alınarak yayımlandığı tespit edilmiştir. 1930 sonrası dönemde ise Musiki Muallim Mektebi'nden Ankara Devlet Konservatuvarı'na uzanan kurumsallaşma, Paul Hindemith'in raporları ve Béla Bartók'un 1936 ziyaretiyle birlikte derleme pratiğinin bilimselleşmesi ve sistematikleşmesi ele alınmaktadır. 1937–1952 yılları arasında ağırlıklı olarak Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Rıza Yetişen'in yürütücülüğünde gerçekleştirilen derleme gezileri; standart derleme fişleri, kaynak kişilere ilişkin ayrıntılı kayıtlar, Ermeni icracıların varlığı ve Kürtçe adlı eserler gibi boyutlarıyla yalnızca bir müzikal malzeme koleksiyonuna değil, etnografik olarak da okunabilecek tarihsel bir çabaya işaret etmektedir. Derleme fişleri üzerinden yürütülen inceleme, Ankara Devlet Konservatuvarı ile Halkevleri arasındaki temasların 1930'lar derlemelerini önceki dönemden ayıran temel etkenlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci vaka kümesi Halkevleri'nin müzik faaliyetleridir. 1932'de kurulan ve 1940'a gelindiğinde 400'ü aşkın şubeye ulaşan Halkevleri'nin müzik kolları; konserler, korolar ve müzik kurslarıyla popülist müzik ideolojisinin yerel düzeyde pratiğe çevrildiği en doğrudan kurumsal mekanizma olarak çözümlenmektedir. Bourdieu'nün kavramlarıyla ifade edilirse, kültürel sermayenin devlet elinde yoğunlaştırıldığı bu süreçte Halkevleri,“sembolik sermayenin merkez bankası”olan devletin yerel şubeleri gibi işlemiştir. Türkülerin benzer düzenlemelerle ülkenin yüzlerce farklı noktasında seslendirilmesi, Anderson'ın çerçevesiyle, ulusun ortak bir işitsel deneyim üzerinden tahayyül edilmesini sağlamıştır. Üçüncü vaka, 1934 yılında devlet radyolarında uygulamaya konulan alaturka müzik yasağıdır. Tez, yasağı Atatürk'ün 1 Kasım 1934 tarihli TBMM açılış konuşmasındaki müzik değerlendirmesiyle birlikte okumakta ve konuşmadan yasağa uzanan idari zinciri (Matbuat Umum Müdürü Vedat Nedim Tör'ün konuşmayı talimat olarak yorumlaması ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya'nın genelgesi) Weber'in karizmanın rutinleşmesi kavramı ekseninde çözümlemektedir. Ayrıca, yasağın ortasında yayımlanan 5 Şubat 1936 tarihli Akşam gazetesi haberi; tanburacı Osman Pehlivan'ın“millî çeşnisiyle halk havaları”çalmasına izin verilirken fasıl ve enderun müziğine dokunmamasının şart koşulması, antagonistik sınırın idari düzeyde ve gerçek zamanlı olarak çizilişinin belgesi olarak yorumlanmaktadır. Bu haliyle yasak, milli musikinin sınırının olumsuzlama yoluyla, yani dışlama üzerinden çizildiği paradigmatik bir simgesel şiddet edimi olarak değerlendirilmektedir. Tez, literatüre üç temel katkı sunmaktadır. Birincisi, Laclau'nun popülist akıl kuramının erken Cumhuriyet müzik politikalarına ilk kez sistematik biçimde uygulanmasıdır.“Millî musiki”kavramı, anlamının belirlenemezliği tam da hegemonik işlevinin koşulu olan paradigmatik bir boş gösteren olarak okunmakta; Gökalp'in halk-Batı sentezini, Arel ve Yekta'nın makam geleneğini ve Saygun'un pentatonik halk biçimlerini tek bir milliyetçi-popülist çatı altında seferber edebilmesi bu belirlenemezlikle açıklanmaktadır. İkincisi, Türkçe“halkçılık”terimi ile Batılı karşılığı“popülizm”arasındaki kavramsal boşluğa dikkat çekilmesidir: Batı literatüründe popülizm büyük ölçüde saf halk ile yoz seçkinler arasındaki antagonizmayla tanımlanırken, halkçılık erken Cumhuriyet bağlamında resmî düzeyde toplumun bütününü kucaklayan birleştirici bir hareket olarak çerçevelenmiştir. Bu farkın salt çeviri düzeyinde kalmayıp önemli kuramsal sonuçlar doğurduğu; Canovan'ın aydın popülizmi kavramının ise iki terim arasında özellikle verimli bir köprü kurduğu savunulmaktadır. Üçüncüsü, Anderson'ın çerçevesinin görsel ve metinsel alandan işitsel alana genişletilmesiyle önerilen“akustik olarak hayali cemaat”kavramıdır: halk müziği arşivi, konservatuvar ve devlet radyosu; Anderson'ın müze, harita ve nüfus sayımı kurumlarının akustik eşdeğerleri olarak, birleşik bir ulusal ses kimliğinin tahayyül edildiği, standartlaştırıldığı ve ülke sathına yayıldığı kurumlar biçiminde kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın bulguları, erken Cumhuriyet müzik projesinin Canovan'ın bütün aydın popülizmlerinin merkezinde saptadığı gerilimle temelden damgalandığını göstermektedir: müziği halka iade etme yönündeki kurtarıcı vaat ile Batı eğitimli bir seçkinler eliyle yukarıdan aşağıya yürütülen kültürel operasyonun pragmatik gerçekliği arasındaki gerilim. Müziği derlenen, düzenlenen ve Halkevlerinde seslendirilen Anadolu köylüsü, bu sürecin öznesi olmaktan çok nesnesi konumunda kalmıştır. Tezin temel savı uyarınca erken Cumhuriyet müzik politikaları; halk adına, halkın müziğiyle konuşurken o müziğin ne olduğunu ve ne olmadığını sembolik sermayenin merkez bankası yetkisiyle bizzat tayin eden bir devletin, popülist aklın hikâyesi olarak okunmalıdır. Çalışmanın sınırlılıkları da açıkça ortaya konulmuştur. Çözümleme ağırlıklı olarak resmî devlet söylemine ve devletle hizalanmış aydın ve müzisyenlerin yazılarına odaklanmakta; gayrimüslim azınlıkların, Kürtler ve Lazlar gibi anadili Türkçe olmayan toplulukların ve kırsal Anadolu topluluklarının tepkileri, dirençleri ve alternatif müzik pratikleri büyük ölçüde kapsam dışında kalmaktadır. Başvurulan birincil kaynakların tamamının Türkçe olması, çözümlemenin perspektifini kaçınılmaz olarak biçimlendirmektedir. Ayrıca uygulanan popülizm kuramlarının esas olarak Batı Avrupa ve Latin Amerika bağlamlarında geliştirilmiş olması, erken Cumhuriyet Türkiye'si örneğine aktarımlarında dikkatli bir kavramsal çeviriyi zorunlu kılmaktadır. Bu sınırlılıklar, gelecek araştırmalar için verimli yönelimlere de işaret etmektedir: sıradan insanların müzik reformlarını nasıl deneyimlediğini, benimsediğini ya da bunlara nasıl direndiğini inceleyecek bir alımlama tarihi; erken Cumhuriyet örneğini iki savaş arası dönemin Macar, Bulgar veya Yunan gibi diğer milliyetçi müzik projeleriyle karşılaştıracak çalışmalar; ve dönemin kurumsal karar alma süreçlerini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyacak şekilde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri ve dönem basınıyla daha sistematik bir mesai.
Özet (Çeviri)
This thesis examines the music politics of early Republican Turkey (1923–1952) through the dual theoretical lens of populism and state modernisation, arguing that the dominant nationalist-modernist framework in the existing literature is insufficient to explain the full complexity of the period's cultural and music politics. By bringing together the populism theories of Ernesto Laclau (2005), Margaret Canovan (1981; 1999) with the state modernisation frameworks of Max Weber (1948), Pierre Bourdieu (2014), and Benedict Anderson (2006), the study proposes a reading of early Republican music politics as a nationalist-populist configuration in which populism functioned not as a pathological deviation from democratic norms, but as the foundational political logic through which the new state sought to construct, legitimate, and disseminate a national musical identity. The thesis is structured in five chapters. Following the introduction, Chapter Two establishes the theoretical framework of populism. Drawing primarily on Laclau's conception of populism as a political logic rather than a fixed ideology, the chapter introduces the concepts of empty signifiers, floating signifiers, antagonism, and the chain of equivalence as the primary analytical vocabulary of the study. These are enriched by Canovan's notion of the 'populism of the intelligentsia' and the tension between the redemptive and pragmatic faces of democracy. Chapter Three turns to the theoretical framework of state modernisation, engaging with Weber's concepts of rationalisation and bureaucratisation, Bourdieu's theory of symbolic capital and the state as the 'central bank of symbolic capital,' and his concept of universal educability, and Anderson's notion of the imagined community. Chapter Four situates early Republican Turkey within this dual framework by examining the historical, political, economic, and educational dimensions of halkçılık between 1923 and the early 1950s, demonstrating that populist reasoning permeated state-building practices well beyond the domain of music. Chapter Five constitutes the analytical core of the thesis. It begins with a concise history of Ottoman music politics, arguing that the Ottoman institutional detachment from Anatolian folk music created the historical and emotional preconditions for the intelligentsia populism of the Republican period. The chapter then analyses three principal institutional practices: the folk music compilation fieldworks conducted from the 1920s onward, culminating in the systematic ASC expeditions of 1937–1952 and the landmark visit of Béla Bartók in 1936; and the musical activities of the PHs (1932–1951), which functioned as sites of populist musical practice across more than 400 branches nationwide. The alaturka music ban imposed on state radio in 1934 is addressed briefly. The thesis makes three principal contributions to the existing literature. First, it offers the first systematic application of Laclau's theory of populist reason to early Republican music politics, demonstrating that the concepts of empty signifier and equivalential chain provide a more analytically precise framework for understanding the period than the conventional categories of Westernism or nationalism. The concept of milli musiki (national music) is read as a paradigmatic empty signifier whose very indeterminacy was the condition of its hegemonic function: it could simultaneously mobilise Gökalp's folk-Western synthesis, Arel and Yekta's maqam tradition, and Saygun's pentatonic folk forms under a single nationalist-populist banner. Second, the thesis draws critical attention to the conceptual gap between the Turkish term halkçılık and its Western counterpart populism, arguing that this distinction is not merely translational but carries significant theoretical consequences - and that Canovan's notion of the populism of the intelligentsia provides a particularly productive bridge between the two. Third, by extending Anderson's framework from the visual and textual to the sonic domain, the thesis proposes the concept of an acoustically imagined community: the folk music archive, the conservatory, and the state radio broadcast functioned as the acoustic equivalents of Anderson's museum, map, and census - institutions through which a unified national sonic identity was imagined, standardised, and disseminated across the national territory. The study acknowledges several limitations. The analysis focuses primarily on official state discourse and the writings of state-aligned intellectuals and musicians, leaving the responses and resistances of non-Muslim minorities, Kurdish populations, and rural Anatolian communities largely beyond its scope. Primary sources are exclusively in Turkish. The populism theories applied were developed primarily in Western European and Latin American contexts and require careful conceptual translation to the early Republican Turkish case. Future research directions include a reception history of early Republican music politics, comparative studies with other nationalist music projects of the interwar period, and a more systematic engagement with the Presidential State Archives of the Republic of Türkiye, Cumhuriyet Archive.
Benzer Tezler
- Church bells, cannons, and talking machines: Sounding devices and the“modernization”of Late Ottoman Istanbul
Kilise çanları, toplar, ve konuşan makineler (gramofon ve fonograf): İşitsel araçlar ve Geç Osmanlı İstanbul'unun“modernleşmesi”
ONUR ENGİN
Doktora
İngilizce
2021
TarihKoç ÜniversitesiArkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NINA ERGİN MACARAIG
- The impacts of foreign branding on perceptions and attitudes of Turkish customers
Başlık çevirisi yok
ERAN GERLEVİK
- Optimizing the suitable site(s) for landfill by multi-criteria decision and investigating biogasification potential of the waste in Makkah, Saudi Arabia
Mekke (Suudi Arabistan) için çoklu kriter karar verme yöntemi ile düzenli depolama alanı yer seçiminin optimizasyonu ve atik biyogazifikasyon potansiyelinin araştırılması
FAISAL OSRA
Doktora
İngilizce
2017
Çevre Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiBiyoteknoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN KURTULUŞ ÖZCAN
- Şeriyye Sicillerine göre Osmanlı'nın son döneminde Beypazarı (1880-1913)
Beypazarı in the last period of the Ottoman Empire according to the Court Registers (1880-1913)
HİCRAN BAYRAKCI
Doktora
Türkçe
2024
TarihAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SIDDIK ÇALIK
- Dışsallık: Çanakkale'de yapılması planlanan Boğaz Köprüsü
Externalism: The bridge planned to be built in the Dardanelles
EVRİM PERK
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
MaliyeÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiMaliye Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT AYDIN