Bağırsak yetmezlı̇ğı̇nde otolog bağırsak cerrahı̇sı̇ ve prognostı̇k önemı̇
Autologous intestinal reconstructive surgery in intestinal failure and its prognostic significance
- Tez No: 1019601
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET ÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
- Anahtar Kelimeler: Bağırsak yetmezliği, enteral otonomi, otolog bağırsak cerrahisi, sitrülin, prematürite, Intestinal failure, enteral autonomy, autologous intestinal surgery, citrulline, prematurity
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Ege Üniversitesi Bağırsak Yetmezliği ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde takip edilen ve otolog bağırsak cerrahisi uygulanan pediatrik hastalarda cerrahi sonuçları analiz etmek, enteral otonomi kazanımında rol oynayan prognostik faktörleri belirlemek ve bu zorlu hasta grubunun yönetimine dair bilimsel bir zemin oluşturmaktır. Gereç ve Yöntem 2015–2024 yılları arasında merkezimizde izlenen hastaların verileri retrospektif olarak incelendi; otolog bağırsak cerrahisi uygulanan ve çalışma kriterlerini karşılayan 43 hasta nihai analiz grubunu oluşturdu. Hastaların demografik özellikleri, anatomik ölçümleri (bağırsak uzunluğu, ileoçekal valv varlığı, KBS tipi), beslenme durumu (ağırlık Z-skoru), biyokimyasal parametreleri (direkt bilirubin, plazma sitrülin), TPN bağımlılığı ve mortalite ile ilişkileri değerlendirildi. Bulgular Hastaların %65.1'i erkek; ortalama doğum haftası 34.3, geliş yaşı 7.7 ay, geliş Z-skoru −4.06, geliş ince bağırsak uzunluğu 38.5 cm ve İÇV yokluğu %69.8 idi. 43 hastaya 75 cerrahi prosedür uygulandı. Nihai ortalama İB uzunluğu 50.9 cm'e ulaştı; TPN bağımlılığı %71.5'ten %8.0'a geriledi (p<0.001). Hastaların %65'i tam EO kazandı, %16'sı kısmi bağımlı kaldı, %19'u kaybedildi; genel sağkalım %74.4'tü. TPN bağımlılığındaki en belirgin düşüş cerrahi ile gerçekleşti. EO'yu belirleyen asıl faktör başlangıç anatomisi değil, cerrahi sonrası ulaşılan nihai fonksiyonel İB uzunluğuydu (EO var medyan 50.0 cm, EO yok 30.0 cm; p=0.040). Geliş İB uzunluğu sürekli değişken olarak EO'yu öngörmedi (AUC=0.631) ancak 21 cm eşiğinde EO oranı %36'ya karşı %74 idi (p=0.034). Gestasyonel yaşa göre beklenen bağırsak uzunluğunun %10'u eşiğinde EO oranı %77'ye karşı %38 olarak bulundu (p=0.034) ve bu parametre mutlak uzunluktan daha güçlü bir prognostik faktör olarak öne çıktı. İÇV varlığı EO ve mortaliteyi belirlemese de TPN'den ayrılma süresini kısalttı (medyan 8'e karşı 14 ay; p=0.005) ve metabolik asidoza karşı koruyucuydu (p=0.045). Prematür grupta EO %76, matür grupta %43 idi (p=0.046); prematürite derecesi arttıkça EO oranı yükseldi (p=0.017). Ağır malnütrisyon EO'ya engel olmadı (p=0.769) ancak mortalite riskini artırdı (p=0.020); beslenmede asıl belirleyici mutlak kilo artışı değil Z-skorundaki düzelmeydi. Kalıcı TPN bağımlılığı mortalitenin en güçlü belirleyicilerinden biriydi; EO kazanamayanlarda mortalite %53.3, kazananlarda %10.7 olup, EO kazanamamak mortalite riskini yaklaşık dokuz kat artırdı (p=0.004; OR=9.52). KBS tipi (p=0.377), kolon varlığı (p=0.144), geliş plazma sitrülin düzeyi (p=0.772; AUC=0.538), preoperatif direkt bilirubin (p=0.513), İÇV–kolelitiazis (p=0.40), kolon–nefrolitiazis (p=1.0), geliş yaşı, operasyon yaşı ve operasyonlar arası süre EO'yu istatistiksel olarak öngörmedi. Sonuç Otolog bağırsak cerrahisi, doğru seçilmiş KBS hastalarında enteral otonomi sağlayan vazgeçilmez bir rehabilitasyon basamağıdır. Prognostik değerlendirme tekil bir parametreye indirgenmemeli; anatomik tip, gestasyonel yaşa göre beklenen bağırsak uzunluğu, nihai fonksiyonel uzunluk, karaciğer rezervi ve longitudinal seyri içeren çok değişkenli bir yaklaşımla yapılmalıdır. Hastaların erken dönemde deneyimli, multidisipliner bir merkeze yönlendirilmesi sağkalım ve otonomi başarısı açısından kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Aim To analyze the surgical outcomes of pediatric patients followed at the Ege University Intestinal Failure and Rehabilitation Application and Research Center who underwent autologous intestinal surgery, to identify prognostic factors involved in achieving enteral autonomy, and to establish a scientific basis for the management of this challenging patient group. Materials and Methods Data of patients followed at our center between 2015 and 2024 were reviewed retrospectively; 43 patients who underwent autologous intestinal surgery and met the study criteria constituted the final analysis group. Demographic characteristics, anatomical measurements ( bowel length, presence of the ileocecal valve , SBS type), nutritional status (weight Z-score), biochemical parameters (direct bilirubin, plasma citrulline), parenteral nutrition (PN) dependence, and their associations with mortality were evaluated. Findings Of the patients, 65.1% were male; the mean gestational age at birth was 34.3 weeks, age at admission 7.7 months, admission Z-score −4.06, admission small bowel length 38.5 cm, and the absence of the ICV was 69.8%. A total of 75 surgical procedures were performed on 43 patients. The mean final SB length reached 50.9 cm; PN dependence decreased from 71.5% to 8.0% ( p<0.001). Complete EA was achieved in 65% of the patients, 16% remained partially PN-dependent, and 19% were lost; the overall survival rate was 74.4%. The most pronounced reduction in PN dependence occurred with surgery. The main determinant of EA was not the initial anatomy but the final functional SB length achieved after surgery (median 50.0 cm in the EA group vs. 30.0 cm in the non-EA group; p=0.040). Admission SB length did not predict EA as a continuous variable (AUC=0.631); however, at the 21 cm threshold the EA rate was 74% versus 36% (p=0.034). At the threshold of 10% of the expected bowel length for gestational age, the EA rate was 77% versus 38% (p=0.034); this parameter emerged as a stronger prognostic factor than absolute length. Although ICV presence did not determine EA or mortality, it shortened the time to PN weaning (median 8 vs. 14 months; p=0.005) and was protective against metabolic acidosis (p=0.045). In the preterm group, the EA rate was 76% compared with 43% in the term group (p=0.046), and the EA rate increased with the degree of prematurity (p=0.017). Severe malnutrition did not preclude EA (p=0.769) but increased the mortality risk (p=0.020); the key nutritional determinant was improvement in Z-score rather than absolute weight gain. Persistent PN dependence was among the strongest determinants of mortality; mortality was 53.3% in patients who failed to achieve EA and 10.7% in those who did, with the failure to achieve EA increasing mortality risk approximately ninefold (p=0.004; OR=9.52). SBS type (p=0.377), presence of the colon (p=0.144), admission plasma citrulline (p=0.772; AUC=0.538), preoperative direct bilirubin (p=0.513), the ICV–cholelithiasis association (p=0.40), the colon–nephrolithiasis association (p=1.0), age at admission, age at surgery, and the interval between operations did not statistically predict EA. Conclusion Autologous intestinal surgery is an indispensable rehabilitation step for achieving enteral autonomy in appropriately selected SBS patients. Prognostic assessment should not be reduced to a single parameter; it should rely on a multivariable approach incorporating anatomical type, expected bowel length for gestational age, final functional length, hepatic reserve, and longitudinal course. Early referral to an experienced, multidisciplinary center is critical for survival and autonomy success.
Benzer Tezler
- Deneysel hepatik ensefalopati oluşturulan sıçanlarda saccharomyces boulardii kullanımı
The use of saccharomyces boulardii for the treatment of hepatic encephalopathy an experimental study
YÜKSEL IŞIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ÜNSAL ÖZGEN
- Kronik böbrek yetmezliği olan kedilerde bazı anemi parametreleri ile hepsidin düzeyinin ilişkisi
The relationship between some anemia parameters and hepcidin levels in cats with chronic renal failure
İLKİM GÜLDAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Veteriner HekimliğiBurdur Mehmet Akif Ersoy ÜniversitesiVeterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞİMA ŞAHİNDURAN
- Uyarlanmış MEB Erken Çocukluk Özel Eğitim Sosyal Duygusal Gelişim Programı'nın hastanede kısa bağırsak sendromu tedavisi gören çocukların anneleri üzerindeki etkililiği
The effectiveness of the Modified MNE's Early Childhood Spcial Education Social-Emotional Developments Program on the mothers of children diagnosed with short bowel syndrome
DENİZ YASAV
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Eğitim ve ÖğretimEge ÜniversitesiÖzel Eğitim Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AVŞAR ARDIÇ
- Yenidoğanlarda nekrotizan enterokolit ve benzeri klinik tablolarda serolojik belirteçlerin değerlendirilmesi
The evaluation of the serological markers in necrotizing enterocolitis and necrotizing enterocolitis like clinical presentations in newborn infants
ÖZGE SÜRMELİ ONAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE KORKMAZ
- Tıkanma sarılığında bakteriyel translokasyon üzerine Diltiazem, Seftriakson ve Metronidazol'ün etkileri (Deneysel çalışma)
Effects of Diltiazem, Ceftriaxone and Metronidazole on bacterial translocation in obstructive jaundice (Experimental study)
AYHAN ERDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Genel CerrahiSağlık BakanlığıGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELAHATTİN VURAL