Kekik hidrosolünün insan meme kanseri hücre hatlarındaki sitotoksik etkisinin araştırılması
Investigation of the cytotoxic effect of oregano hydrosol on human breast cancer cell
- Tez No: 1019630
- Danışmanlar: PROF. DR. ERDAL BALCAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Moleküler Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen malignite olup mortalite oranları arasında üst sıralarda bulunmaktadır. Hastalığın gelişimi, genetik mutasyonlar, hormonal faktörler, hücresel proliferasyonun artması ve apoptozis mekanizmalarının bozulması gibi çok yönlü hücresel süreçlerin etkileşimiyle şekillenir. Meme kanseri tedavisinde kemoterapötik ajanlara ek olarak doğal bileşiklerin antikanser potansiyelinin önemi giderek artmaktadır. Fenolik bileşikler bakımından zengin olan Spil Kekiği (Thymus sipyleus Boiss.) hidrosolü ve karvakrol, hücre döngüsünü düzenleme, apoptozisi indükleme, oksidatif stresi azaltma ve temel sinyal yollarını modüle ederek antitümöral etki gösterebilmektedir. Bu çalışmada Thymus türlerinden elde edilen Spil Kekiği (Thymus sipyleus Boiss.) hidrosolü ve ana bileşeni karvakrolün, MCF-7 ile MCF-10A hücreleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla hücre canlılığı üzerindeki değişimleri belirlemek için MTT testi, hücrede p53'ü değerlendirmek için immünositokimya yöntemi ve otofajik vezikülleri değerlendirmek için monodansilkadaverin (MDC) yöntemi kullanılmıştır. MTT testi çalışmasında her iki hücre hattında da Spil Kekiği hidrosolü ve karvakrol uygulaması sonucunda sitotoksik etki benzer oranlarda görülmüştür. 24 saatte MCF-7 hücre hattında MCF-10A hücre hattına göre daha erken sitotoksik etkiler görülmüştür. Özellikle 48 saatlik MTT sonuçlarında MCF-7 hücrelerinde MCF-10A hücrelerine göre daha yüksek bir sitotoksisite gözlenmiştir. İmmünositokimya uygulama sonucunda en fazla p53 sinyalleri iki hücre hattında da IC50 değerli Thymus sipyleus hidrosolü ve karvakrol uygulanan grupta gözlenmiştir. MCF-7 hücre hattında kontrol grubuna kıyasla en fazla Thymus sipyleus hidrosolünde daha sonra karvakrolde ve MCF-10A hücre hatlarında da benzer şekilde kontrol grubuna kıyasla en fazla Thymus sipyleus hidrosolünde daha sonra karvakrolde p53 sinyalleri görülmüştür. MDC (monodansilkadaverin) çalışması sonucunda floresan mikroskobundaki otofajik vezikül sayısı en çok MCF-7 hücre hattında Thymus sipyleus hidrosolü uygulanan grupta görülmüştür (kontrol: 36.62 ± 3.73 (Mean ± SEM), Thymus sipyleus: 78.31 ± 14.14 (Mean ± SEM), karvakrol: 66.40 ± 3.90 (Mean ± SEM). MCF-10A hücre hattında ise otofajik vezikül sayılarında belirgin bir artış görülmemiştir (kontrol: 40.39 ± 4.01 (Mean ± SEM), Thymus sipyleus: 35.24 ± 2.25 (Mean ± SEM), karvakrol: 44.04 ± 1.72 (Mean ± SEM). Yapılan MTT testi vep53'ün immünositokimyasal olarak belirlenmesinde Thymus sipyleus hidrosolü ile karvakrolün etkileri birbirine yakın bulunmuştur. Ancak MDC (monodansilkadaverin) uygulaması sonucunda Thymus sipyleus hidrosolü ile karvakrolün hücre tipine göre farklı sonuçlar gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca kekik bitkisinin içeriğinin zengin olması (karvakrol dahil birçok fenolik bileşik) ve birden çok hücresel sinyal yollarına etki etmesi Thymus sipyleus hidrosolünü karvakrolden daha etkili kılmıştır. Deneyimizde kullanılan doğal bileşiklerin sağlıklı hücreleri koruduğu kanser hücrelerine daha seçici davrandığı görülmüş, Spil Kekiği ve karvakrolün meme kanseri için önemli bir antikanser ajanı olabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Breast cancer is the most common malignancy in women and ranks among the leading causes of mortality. The development of the disease is shaped by the interaction of multifaceted cellular processes, including genetic mutations, hormonal factors, increased cellular proliferation, and disruption of apoptosis mechanisms. In breast cancer treatment, the importance of the anticancer potential of natural compounds, in addition to chemotherapeutic agents, is increasingly recognised. Spil Thyme (Thymus sipyleus Boiss.) hydrosol and carvacrol, which are rich in phenolic compounds, can exhibit antitumoural effects by regulating the cell cycle, inducing apoptosis, reducing oxidative stress, and modulating key signalling pathways. This study investigated the effects of Spil Thyme hydrosol (Thymus sipyleus Boiss.) obtained from Thymus species and its main component carvacrol on MCF-7 and MCF-10A cells. To this end, the MTT assay was used to determine changes in cell viability, immunocytochemistry was used to evaluate p53 in the cells, and the monodansylcadaverine (MDC) method was used to evaluate autophagic vesicles. In the MTT assay, Spil Thyme hydrosol and carvacrol application resulted in similar levels of cytotoxic effects in both cell lines. Cytotoxic effects were observed earlier in the MCF-7 cell line compared to the MCF-10A cell line at 24 hours. Particularly in the 48-hour MTT results, higher cytotoxicity was observed in MCF-7 cells compared to MCF-10A cells. The results of the immunocytochemistry application showed that the highest p53 signals were observed in two cell lines at the IC50 value for Thymus sipyleus hydrosol and carvacrol. Similar results were observed in both the MCF-7 and MCF-10A cell lines: the highest p53 signals were seen in the Thymus sipyleus hydrosol group, followed by the carvacrol group. An MDC (monodansylcadaverine) study revealed that the number of autophagic vesicles observed under a fluorescence microscope was highest in the Thymus sipyleus hydrosol group of the MCF-7 cell line (control: 36.62 ± 3.73 (mean ± SEM); Thymus sipyleus: 78.31 ± 14.14 (mean ± SEM); carvacrol: 66.40 ± 3.90 (mean ± SEM)). However, no significant increase in the number of autophagic vesicles was observed in the MCF-10A cell line (control: 40.39 ± 4.01, Thymus sipyleus: 35.24 ± 2.25, carvacrol: 44.04 ± 1.72). The effects of Thymus sipyleus hydrosol and carvacrol on the MTT test and immunohistochemical determination of p53 were found to be similar. However, following MDC (monodansilcadaverine) application, Thymus sipyleus hydrosol and carvacrol produced different results depending on the cell type. The rich content of the thyme plant (including carvacrol and many other phenolic compounds) and its effect on multiple cellular signalling pathways also make Thymus sipyleus hydrosol more effective than carvacrol alone. In our experiment, we observed that the natural compounds protected healthy cells and acted more selectively against cancer cells. SpilThymeand carvacrol are thought to be important anti-cancer agents for breast cancer.
Benzer Tezler
- Bazı bitki ekstraktlarından doğal antimikrobiyal madde üretimi
Production of natural antimicrobial substances from some plant extracts
WALID BOUHLEL
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Gıda MühendisliğiErciyes ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT DOĞAN
DR. AHMET EVREN YETİMAN
- Kekik (Origanum onites L.) yağ altı suyunun farmakolojisi
Başlık çevirisi yok
SÜLEYMAN AYDIN
Doktora
Türkçe
1996
Eczacılık ve FarmakolojiAnadolu ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. YUSUF ÖZTÜRK
- Kekik bitkisinin Ege Bölgesi'nde üretilmesi, toplanması, işlenmesi, iç ve dış pazarlaması üzerine bir araştırma
A Study on harvesting, production, processing, national and international marketing of thyme in the aegean region
FATMA FİGEN ÖZDEMİR
- Kekik (Origanum onites L.) uçucu yağının hipotansif etki mekanizmasının araştırılması
An investigation of the activity mechanism of essential oil of Origanum onites L. on hypotensive
DERYA TÜYLÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
BiyolojiAnadolu ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİH ZEYTİNOĞLU
- Kekik (Thymus praecox opiz)'in in vitro antimikrobiyal etkisi
In-vitro antimicrobial activity of thyme(Thymus praecox opiz)
MUSTAFA AKGÜNOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2005
MikrobiyolojiAbant İzzet Baysal ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İDRİS ŞAHİN