Geri Dön

Retinal ven oklüzyonuna bağlı maküla ödemi tedavisi alan hastalarda uzun dönem sonuçlarımız

Long-term outcomes in patients treated for macular edema secondary to retinal vein occlusion

  1. Tez No: 1019673
  2. Yazar: RÜMEYSA GÜL ŞİŞMAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZAFER CEBECİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Santral retinal ven oklüzyonu, retinal ven dal oklüzyonu, görme keskinliği, santral maküla kalınlığı, Central retinal vein occlusion, branch retinal vein occlusion, visual acuity, central macular thickness
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, retinal ven oklüzyonuna (RVO) bağlı maküla ödemi nedeniyle tedavi edilen hastaların uzun dönem gerçek yaşam verilerini ortaya koymak ve optik koherens tomografi (OKT) biyobelirteçlerinin görsel prognoz ile ilişkisini değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2013-Ocak 2023 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Retina Birimi'nde retinal ven oklüzyonuna bağlı maküla ödemi nedeniyle intravitreal anti-VEGF ve/veya deksametazon implant tedavisi uygulanan ve en az 3 yıl takip edilen 66 hastanın 68 gözü değerlendirildi. Gözler, RVO lokalizasyonuna göre santral retinal ven oklüzyonu (SRVO) ve retinal ven dal oklüzyonu (RVDO) olarak sınıflandırıldı. Olguların demografik özellikleri, takip süreleri, RVO tipi, vizit ve enjeksiyon sayıları, eşlik eden oküler ve sistemik hastalıklar, en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), göz içi basıncı, fundus muayene bulguları ve OKT parametreleri retrospektif olarak incelendi. BULGULAR: Çalışmaya 66 hastanın 68 gözü dahil edildi. Olguların %57,4'ünü RVDO, %35,3'ünü SRVO ve %7,3'ünü HRVO oluşturdu. Tüm hastaların %52,9'u kadın, %47,1'i erkekti. SRVO grubunda ortalama yaş 64,9±12,7 yıl, RVDO grubunda ise 67,0±9,1 yıl olup gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Hipertansiyon her iki grupta da en sık eşlik eden sistemik hastalık olup SRVO grubunda %58,3, RVDO grubunda %59,0 oranında izlendi. Olguların %66,2'si iskemik, %33,8'i non-iskemik olarak sınıflandırıldı. Başlangıç EİDGK (LogMAR) SRVO grubunda 0,9±0,8, RVDO grubunda 0,4±0,3 olup, SRVO grubunda anlamlı olarak daha kötüydü. Bu fark 3. ay, 1. yıl ve son takipte de devam etti. SRVO grubunda EİDGK 3. ayda 0,6±0,4 logMAR'a gerilemiş ve bu değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,021). RVDO grubunda ise EİDGK 3. ayda 0,3±0,3 logMAR'a gerilemiş ve bu iyileşme anlamlı bulunmuştur (p=0,003). Ayrıca ilk geliş ile 1. yıl arasındaki görsel iyileşme de istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,016).Başlangıçta santral maküla kalınlığı (SMK) SRVO grubunda 737,9±245,3 µm, RVDO grubunda 569,8±172,2 µm olup SRVO grubunda anlamlı olarak daha yüksekti. Başlangıç ile son takip arasındaki SMK azalması SRVO grubunda daha fazlaydı. Bununla birlikte her iki grupta da zaman içinde anlamlı anatomik düzelme izlendi. SONUÇ: Retinal ven oklüzyonuna bağlı maküla ödemi olan hastaların uzun dönem gerçek yaşam verileri, intravitreal tedavi ile her iki grupta da belirgin anatomik düzelme sağlandığını, ancak görsel sonucun özellikle SRVO olgularında daha sınırlı kaldığını göstermektedir. Başlangıçta daha düşük görme düzeyi ve daha yüksek SMK ile seyreden SRVO grubunda, tedavi sonrası maküler kalınlıkta daha belirgin azalma izlenmesine rağmen bu düzelme görme artışına aynı ölçüde yansımamıştır. Ayrıca OKT biyobelirteçleri ile iskemi durumu, uzun dönem görsel sonuçların değerlendirilmesinde belirleyici unsurlar olarak dikkat çekmiştir. Bu bulgular, retinal ven oklüzyonun yalnızca maküla ödemindeki gerileme ile açıklanamayacağını; hastalığın yakın izlem, düzenli tedavi ve çok yönlü değerlendirme gerektiren kronik bir süreç olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

PURPOSE: The aim of this study was to present long-term real-world data of patients treated for macular edema secondary to retinal vein occlusion (RVO) and to evaluate the relationship between optical coherence tomography (OCT) biomarkers and visual prognosis. MATERIALS AND METHODS: In this retrospective study, 68 eyes of 66 patients who received intravitreal anti-VEGF and/or dexamethasone implant treatment for macular edema secondary to retinal vein occlusion at the Retina Unit of the Department of Ophthalmology, Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, between January 2013 and January 2023, and who were followed for at least 3 years, were evaluated. Eyes were classified according to the location of RVO as central retinal vein occlusion (CRVO) or branch retinal vein occlusion (BRVO). Demographic characteristics, follow-up duration, type of RVO, number of visits and injections, accompanying ocular and systemic diseases, best-corrected visual acuity (BCVA), intraocular pressure, fundus examination findings, and OCT parameters were retrospectively reviewed. RESULTS: A total of 68 eyes of 66 patients were included in the study. BRVO accounted for 57.4% of cases, CRVO for 35.3%, and HRVO for 7.3%. Among all patients, 52.9% were female and 47.1% were male. The mean age was 64.9±12.7 years in the CRVO group and 67.0±9.1 years in the BRVO group, with no significant difference between the groups. Hypertension was the most common accompanying systemic disease in both groups, observed in 58.3% of patients in the CRVO group and 59.0% in the BRVO group. Overall, 66.2% of cases were classified as ischemic and 33.8% as non-ischemic. Baseline BCVA (logMAR) was 0.9±0.8 in the CRVO group and 0.4±0.3 in the BRVO group, indicating significantly worse baseline visual acuity in the CRVO group. This difference persisted at month 3, year 1, and the final follow-up visit. However, no significant difference was observed between the groups in terms of visual acuity change from baseline to final follow-up. Baseline central macular thickness was 737.9±245.3 µm in the CRVO group and 569.8±172.2 µm in the BRVO group, and was significantly higher in the CRVO group. The reduction in central macular thickness from baseline to final follow-up was also greater in the CRVO group. Nevertheless, significant anatomical improvement over time was observed in both groups. CONCLUSION: Long-term real-world data of patients with macular edema secondary to retinal vein occlusion demonstrated that intravitreal treatment provided marked anatomical improvement in both groups; however, visual outcomes remained more limited, particularly in CRVO cases. Although the CRVO group presented with poorer baseline visual acuity and greater central macular thickness, and showed a more pronounced reduction in macular thickness after treatment, this anatomical improvement was not reflected in visual gain to the same extent. In addition, OCT biomarkers and ischemic status emerged as important factors in the evaluation of long-term visual outcomes. These findings indicate that retinal vein occlusion cannot be explained solely by regression of macular edema, but rather represents a chronic disease process requiring close follow-up, regular treatment, and multidimensional assessmen

Benzer Tezler

  1. İntravitreal ranibizumab enjeksiyonlarının optik disk başı parametreleri ve retina sinir lifi tabakası kalınlığına etkisi

    Evaluation of the effect of intravitreal ranibizumab injection on head of optical disc and retinal nerve fibre layer thickness

    GÜLİN TUĞBA ONGUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göz HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAMAZAN YAĞCI

  2. Retinal ven dal tıkanıklığına sekonder makuler ödemi olan hastalarda intravitreal ranibizumab ile kombine mikropulse lazer ve intravitreal ranibizumabın etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of the efficacy of intravitreal ranibizumab and combined micropulse laser and intravitreal ranibizumab in patients with macular edema secondary to retinal vein branch occlusion

    MURAT YAMİÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN AYŞE SÖNMEZ

  3. Retina ven tıkanıklıklarında intravitreal deksametazon implantasyonun uzun dönem sonuçları

    The long term results of intravitreal dexamethasone implant for retinal vein occlusion

    SERDAR BİLİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göz HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİGEN ŞERMET

  4. Retina ven oklüzyonuna bağlı makula ödemi tedavisinde intravitreal bevacizumab ile triamsinolon asetonid kullanımının karşılaştırılması

    Comparison of intravitreal bevacizumab and triamcinolone acetonide in the treatment of macula edema due to retina vein occlusion

    OSMAN OKAN OLCAYSÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN BAYRAMLAR

  5. Retina ven dal tıkanıklığı ve santral retina ven tıkanıklığına bağlı maküla ödemi tedavisinde bevacızumab kullanımının etkisi

    Evaluating the impact of intravitreal bevacizumab treatment of macular edema due to branch retinal vein occlusion and central retinal vein occlusion

    PINAR SULTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA ARVAS