Reflü cerrahisi adayı hastalarda yüksek çözünürlüklü özofagus manometrisi ile motilite bozukluklarının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of motility disorders using high-resolution esophageal manometry in patients candidates for reflux surgery
- Tez No: 1020223
- Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ AKYÜZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, İç Hastalıkları, Gastroenterology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Gastroözofageal reflü, Manometri, Gastroesophageal reflux, Manometry
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, gastroözofageal reflü hastalığı nedeniyle reflü cerrahisi açısından değerlendirilen hastalarda yüksek çözünürlüklü özofagus manometrisi ile saptanan özofageal motilite bozukluklarının sıklığını ve dağılımını belirlemek, bu bozuklukların cerrahi karar süreci, uygulanan cerrahi yöntemler ve postoperatif sonuçlarla ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 2015–2025 yılları arasında reflü cerrahisi açısından değerlendirilen ve yüksek çözünürlüklü özofagus manometrisi yapılan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik, klinik ve manometrik verileri ile cerrahi sonuçları analiz edildi. İstatistiksel değerlendirmede Ki-kare testi, Fisher kesin testi ve uygun durumlarda Independent Samples t-testi veya Mann–Whitney U testi kullanıldı. Bulgular: Klinik ve manometrik verileri yeterli olan 161 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 49,1±14,2 yıl olup %51,6'sı kadındı. Chicago Sınıflaması v4.0'a göre en sık saptanan motilite bozukluğu inefektif özofageal motilite olup hastaların %68,2'sinde izlendi. Cerrahi verilerine ulaşılabilen hastalar arasında 49 olguya (%34,0) antireflü cerrahi uygulanmıştı. Hiatal herni varlığı cerrahi uygulanan hastalarda daha sık saptandı (p=0,023), ciddi IEM ise cerrahi uygulanmayan hastalarda daha yüksek oranda bulundu (p=0,045). MRS sonrası rebound kontraksiyon varlığı ile Chicago Sınıflaması tanıları arasında anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). İleri derecede IEM bulunan hastalarda MRS sonrası rebound kontraksiyon ve kontraktil rezerv oranları daha düşük bulundu (sırasıyla p<0,001 ve p=0,031). Buna karşın Chicago Sınıflaması tanıları ve ciddi IEM ile postoperatif disfaji, reflü semptomlarında düzelme veya proton pompa inhibitörü kullanımı arasında anlamlı ilişki gösterilemedi (tüm karşılaştırmalar için p>0,05). Sonuç: Reflü cerrahisi açısından değerlendirilen hastalarda en sık saptanan motilite bozukluğu inefektif özofageal motilitedir. Bununla birlikte düşük oranda da olsa primer özofageal motilite bozuklukları saptanabildiğinden, antireflü cerrahi öncesinde yüksek çözünürlüklü özofagus manometrisi mutlaka yapılmalıdır. HRM bulguları hastanın klinik özellikleri ile birlikte cerrahi kararını belirlemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to determine the frequency and distribution of esophageal motility disorders detected by high-resolution esophageal manometry in patients evaluated for reflux surgery due to gastroesophageal reflux disease, and to assess the relationship of these disorders with surgical decision-making, surgical procedures, and postoperative outcomes. Materials and Methods: This retrospective study included patients who underwent high resolution esophageal manometry and were evaluated for reflux surgery between 2015 and 2025. Demographic, clinical, and manometric data, as well as surgical outcomes, were analyzed. Statistical analyses were performed using the Chi-square test, Fisher's exact test, and, where appropriate, the Independent Samples t-test or Mann–Whitney U test. Results: A total of 161 patients with sufficient clinical and manometric data were included in the study. The mean age was 49.1±14.2 years, and 51.6% of the patients were female. According to Chicago Classification v4.0, ineffective esophageal motility was the most common motility disorder, observed in 68.2% of patients. Among patients with available surgical data, 49 patients (34.0%) underwent antireflux surgery. Hiatal hernia was significantly more common among operated patients (p=0.023), whereas severe IEM was more frequently observed in non-operated patients (p=0.045). The presence of rebound contraction after MRS was significantly associated with Chicago Classification diagnoses (p<0.001). Patients with severe IEM had lower rates of both post-MRS rebound contraction and contractile reserve (p<0.001 and p=0.031, respectively). However, neither Chicago Classification diagnoses nor severe IEM were significantly associated with postoperative dysphagia, improvement in reflux symptoms, or proton pump inhibitor use (all comparisons, p>0.05). Conclusion: Ineffective esophageal motility is the most frequently detected motility disorder in patients evaluated for antireflux surgery. However, primary esophageal motility disorders may also be identified, albeit at a lower frequency. Therefore, high-resolution esophageal manometry should be routinely performed before antireflux surgery. HRM findings, together with the patient's clinical characteristics, play a key role in determining the surgical approach and guiding clinical decision-making.
Benzer Tezler
- Vezikoüreteral reflü tanısında floroskopik voiding sistoüretrografi ile voiding ürosonografinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
SELÇUK UZUNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. GÖNÜL AYDOĞAN
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Erişkin vezikoüreteral reflü hastalarında endoskopik tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of endoscopic treatment results of vesicoureteral reflux in adult patients
SEYIDALI HAMIDLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
ÜrolojiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HABİB AKBULUT
- Çocuklarda cerrahi yapılan vezikoüreteral reflü hastalarının retrospektif değerlendirilmesi.
Retrospective evaluation of vesicoureteral reflux patients who underwent surgery in children.
TAHSİN ONAT KAMÇI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk CerrahisiDicle ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERKAN ARSLAN
- Obezite cerrahisinin laringofaringeal reflü ve ses kalitesine etkisi
The effect of obesity surgery on larginofaringeal reflux and sound quality
ZEYNEP KARABACAKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZİYA SALTÜRK