Geri Dön

NON-ALKOLİK YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI OLANBİREYLERDE TÜRK KAHVESİ VE YEŞİL ÇAY TÜKETİMİNİN KARACİĞER YAĞLANMA DÜZEYİ VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE ETKİSİ

THE EFFECTS OF TURKISH COFFEE AND GREEN TEA CONSUMPTION ON LIVER STEATOSIS LEVEL AND BIOCHEMICAL PARAMETERS IN INDIVIDUALS WITH NON-ALCOHOLIC FATTY LIVER DISEASE

  1. Tez No: 1020757
  2. Yazar: RECEP YILMAZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HANDE ÖNGÜN YILMAZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Diyet tedavisi, Kahve, Karaciğer yağlanması, Çay, Diet therapy, Coffee, Fatty liver, Tea
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Okan Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırma, non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) tanısı almış bireylerde diyet tedavisi ile birlikte Türk kahvesi ve yeşil çay tüketiminin karaciğer yağlanma düzeyi, biyokimyasal parametreler ve antropometrik ölçümler üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Eylül 2024–2025 tarihleri arasında İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nde yürütülmüştür. Toplam 47 birey ile tamamlanan araştırmada bireyler Türk kahvesi grubu (n=15), yeşil çay grubu (n=15) ve kontrol grubu (n=17) olmak üzere üç gruba randomizasyon yöntemi ile ayrılmıştır. Tüm gruplara 12 hafta süreyle Akdeniz tipi diyet tedavisi uygulanmış; buna ek olarak Türk kahvesi grubuna günde 2 kez Türk kahvesi, yeşil çay grubuna ise günde 3 kez yeşil çay verilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde grup içi karşılaştırmalar Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, gruplar arası ölçüm ve değişim karşılaştırmaları Kruskal–Wallis H testi ile; kategorik veriler Fisher's Exact, McNemar ve Stuart–Maxwell testleri ile değerlen-dirilmiş, son ölçüm sonuçlarını etkileyen faktörler ise ANCOVA ile incelenmiştir. Akdeniz tipi diyet tedavisi sonunda FIB-4 skoru, FIB-4 risk düzeyi ve USG ile belirlenen karaciğer yağlanma derecesinde grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). AST düzeylerinde başlangıca göre ortalama değişim Türk kahvesi, yeşil çay ve kontrol gruplarında sırasıyla 10,67±18,52 U/L, 4,25±6,08 U/L ve 10,19±12,61 U/L; ALT düzeylerinde ise sırasıyla 25,21±39,30 U/L, 9,85±13,83 U/L ve 16,19±15,51 U/L azalmış (p<0,05); ancak AST ve ALT değişimleri gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). GGT düzeyinde Türk kahvesi ve kontrol gruplarında, LDL-K düzeyinde ise yalnızca Türk kahvesi grubunda grup içi anlamlı azalma belirlenmiş; buna karşın değişimler açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Akdeniz tipi diyet tedavisi sonunda vücut ağırlığında başlangıca göre ortalama değişim Türk kahvesi, yeşil çay ve kontrol gruplarında sırasıyla 3,83±2,93 kg, 4,81±3,82 kg ve 4,81±3,82 kg; beden kütle indeksinde ise sırasıyla 1,61±1,55 kg/m², 1,71±1,25 kg/m² ve 1,14±1,59 kg/m² azalmıştır (p<0,05). Bel çevresinde Türk kahvesi ve yeşil çay gruplarında, toplam yağ kütlesi ile toplam ve gövde yağ oranlarında ise tüm gruplarda grup içi anlamlı azalma saptanmış (p<0,05); ancak antropometrik ölçümler ve vücut kompozisyonundaki değişimler açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05).Yaş, başlangıç ölçümleri ve başlangıç BKİ değerleri kontrol edildiğinde grup etkisinin son ölçüm USG, AST, ALT ve GGT düzeyleri üzerinde anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Son ölçüm USG üzerinde yalnızca cinsiyetin anlamlı bağımsız etkisi saptanmıştır (F=7,14; p=0,017; η²=0,309). Sonuç olarak, 12 haftalık Akdeniz tipi diyet tedavisi NAYKH'li bireylerde antropometrik ölçümler, vücut kompozisyonu ve karaciğer enzimlerinde iyileşme sağlamıştır. Ancak Türk kahvesi ve yeşil çay tüketiminin Akdeniz tipi diyet tedavisine ek olarak karaciğer yağlanma düzeyi, fibrozis riski, antropometrik ölçümler ve biyokimyasal parametreler üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ek bir yarar sağlamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, NAYKH'li bireylerde Akdeniz tipi diyet tedavisinin klinik yarar sağlayabileceğini ve tedavi planlamasında dikkate alınması gereken önemli bir yaklaşım olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted to evaluate the effects of Turkish coffee and green tea consumption in addition to dietary therapy on the hepatic steatosis grade, biochemical parameters, and anthropometric measurements in individuals diagnosed with non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD). The study was carried out at Istanbul Dr. Lütfi Kırdar City Hospital between September 2024 and 2025. A total of 47 participants completed the study and were randomly assigned to three groups: Turkish coffee group (n=15), green tea group (n=15), and control group (n=17). All groups received a Mediterranean diet intervention for 12 weeks. In addition, the Turkish coffee group consumed Turkish coffee twice daily, while the green tea group consumed green tea three times daily. Statistical analyses included the Wilcoxon Signed-Rank Test for within-group comparisons, the Kruskal–Wallis H test for between-group comparisons of measurements and changes, Fisher's Exact, McNemar, and Stuart–Maxwell tests for categorical variables, and analysis of covariance (ANCOVA) to determine factors influencing post-intervention outcomes. Following the Mediterranean diet intervention, no statistically significant within-group or between-group differences were observed in the FIB-4 score, FIB-4 risk category, or ultrasonography (US)-determined hepatic steatosis grade (p > 0.05). Compared with baseline, mean reductions in aspartate aminotransferase (AST) levels were 10.67 ± 18.52 U/L, 4.25 ± 6.08 U/L, and 10.19 ± 12.61 U/L in the Turkish coffee, green tea, and control groups, respectively, while mean reductions in alanine aminotransferase (ALT) levels were 25.21 ± 39.30 U/L, 9.85 ± 13.83 U/L, and 16.19 ± 15.51 U/L, respectively (p < 0.05). However, changes in AST and ALT levels did not differ significantly between the groups (p > 0.05). A significant within-group reduction in gamma-glutamyl transferase (GGT) levels was observed in the Turkish coffee and control groups, whereas low-density lipoprotein cholesterol (LDL-C) levels decreased significantly only in the Turkish coffee group. Nevertheless, no statistically significant between-group differences were found in these changes (p > 0.05). After the Mediterranean diet intervention, mean body weight decreased by 3.83 ± 2.93 kg, 4.81 ± 3.82 kg, and 4.81 ± 3.82 kg in the Turkish coffee, green tea, and control groups, respectively. Mean body mass index (BMI) decreased by 1.61 ± 1.55 kg/m², 1.71 ± 1.25 kg/m², and 1.14 ± 1.59 kg/m², respectively (p < 0.05). Waist circumference decreased significantly within the Turkish coffee and green tea groups, while total fat mass and total and trunk body fat percentages decreased significantly within all groups (p < 0.05). However, no statistically significant between-group differences were observed in anthropometric measurements or body composition changes (p > 0.05).After adjustment for age, baseline measurements, and baseline BMI, group assignment was not significantly associated with post-intervention US findings or AST, ALT, and GGT levels (p > 0.05). Sex was the only independent factor significantly associated with post-intervention US findings (F = 7.14, p = 0.017, η² = 0.309). In conclusion, a 12-week Mediterranean diet intervention improved anthropometric measurements, body composition, and liver enzyme levels in individuals with NAFLD. However, the addition of Turkish coffee or green tea to the Mediterranean diet did not provide statistically significant additional benefits with respect to hepatic steatosis, fibrosis risk, anthropometric measurements, or biochemical parameters. These findings suggest that the Mediterranean diet may provide clinically beneficial effects in individuals with NAFLD and should be considered an important component of treatment planning.

Benzer Tezler

  1. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olan çocuk hastalarda karnitin, kolin ve trimetilamin-N-oksit (TMAO) düzeylerinin klinik önemi var mı ?

    Is there any clinical significance of carnitine, choline and trimethylamine-N-oxide (TMAO) levels in pediatric patients with NON-alcoholic fatty liver disease ?

    HAKAN CANDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MELTEM GÜMÜŞ

  2. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olan bireylerde diyet antioksidan kalitesi ve kapasitesi ile kardiyometabolik risk arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Evaluation of the relationship between diet antioxidant quality and capacity and cardiometabolic risk in individuals with non-alcolic fatty liver disease

    ESMA NUR CAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Beslenme ve DiyetetikGazi Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DUYGU AĞAGÜNDÜZ

  3. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olan bireylerde maksimum yağ oksidasyonu (FATmax) egzersizlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effectiveness of maximum fat oxidation (FATmax) exercises in individuals with non-alcoholic fatty liver disease

    BURÇİN TUVANA US

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    FizyopatolojiYeditepe Üniversitesi

    Fizyopatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHTAP KAÇAR

  4. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olan hastalarda karotis intima media ve aortik intima media kalınlığı ile serum Elabela düzeyi arasındaki ilişki

    Relationship between serum Elabela levels, carotid and aortic intima media thickness in patients with non-alcoholic fatty liver disease

    TUTKU NAZ ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİLMİ ERDEM SÜMBÜL

  5. Non-alkolik yağlı karaciğer (NAYKH) hastalığı olan bireylerde doymuş yağı azaltılmış diyetin inflamasyon üzerine etkisi

    Effect of reduced saturated fatty acid diet on inflammation in non-alcoholicfatty liver disease (NAFLD)

    NUR BENGÜ ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ZEYNEP GÖKTAŞ