Stabil-iyi allograft fonksiyonlu renal transplant alıcılarında hipervolemi sıklığı ve proteazüri ile ilişkisi
Prevalence of hypervolemia and its relationship with proteasuria in renal transplant recipients with stable-good allograft function
- Tez No: 1021487
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZGÜR AKIN OTO
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, Hipervolemi, Proteaz, Transplantasyon-heterolog, Hypertension, Hypervolemia, Transplantation-heterologous
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Stabil-iyi Allograft Fonksiyonlu Renal Transplant Alıcılarında Hipervolemi Sıklığı ve Proteazüri ile İlişkisi. Amaç: Renal transplantasyon, son dönem böbrek yetmezliğinde (SDBY) tercih edilen renal replasman tedavisi (RRT) olmasına rağmen beraberinde birtakım komplikasyonlar da getiren bir durumdur. Transplantasyonun gözden kaçan komplikasyonlarından biri hipervolemidir, literatürde bu konuda sınırlı çalışma olmakla birlikte, %30 gibi yüksek bir oranda görüldüğü ve posttransplant hipertansiyon (HT) için bağımsız bir risk faktörü olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda stabil allograft fonksiyonlu renal transplant alıcılarında hipervolemi sıklığını ve kan basıncı ile ilişkisini belirlemeyi amaçladık. Daha önce proteinürik hastalarla yapılan klinik çalışmalarda idrarla kaybedilen serin proteazların in vitro ortamda epitelyal sodyum kanalı (ENaC) aktivasyonu yapmak suretiyle su ve sodyum emilimini arttırdığı ve üriner proteaz atılımıyla volüm ekspansiyonu ve kan basıncı derecesinin korelasyon gösterdiği keşfinden yola çıkarak transplantasyon hastalarında hipervolemi gelişmesinde üriner proteaz kaybının etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmaya İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Transplantasyon Polikliniğinde takipli, en az bir yıl önce transplantasyon yapılmış, 18 yaş üstü ve stabil allograft fonksiyonlu olarak değerlendirilen 93 hasta alındı. Hastaların demografik özellikleri, transplantasyona ilişkin verileri, laboratuvar değerleri, kan basınçları kaydedildi. Volüm durumları biyoimpedans analizi (BIA) ile belirlendi. İdrar numuneleri alınarak bir serin proteaz olan idrar ürokinaz tipi plazminojen aktivatörü (uPA) seviyeleri ölçüldü. Üriner uPA atılımının kan basıncı ve volüm durumu ile ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan 93 hastanın %18'inde hipervolemi saptandı. Kan basıncı ölçümleri baz alındığında %61 hastanın hipertansif olduğu görüldü. Hipervolemi saptanan hastalar daha yaşlıydı (52.1 ± 11.0 vs 44.8 ± 11.7 yıl; p = 0.022). Hipertansif hastaların ise daha yüksek vücut kitle indeksine (BMI) sahip olduğu görüldü (27.6 (24.1–30.4) vs 25.0 (22.9–28.3) kg/m²; p = 0.040). Posttransplant HT gelişimi için yalnızca erkek cinsiyet bağımsız belirleyici olurken (OR = 2.86; %95 CI 1.13–7.82; p = 0.032) hipervolemi gelişmesinde hiçbir parametre bağımsız prediktif değer sergilemedi. Üriner uPA atılımının hipervolemi ve kan basıncı ile herhangi bir ilişkisi görülmedi. Sonuçlar: Hipervolemi stabil allograft fonksiyonlu transplant alıcılarında bile azımsanmayacak sıklıkta görülen bir durumdur. Bulgularımız stabil allograft fonksiyonlu transplant alıcılarında hipervolemi gelişmesinde proteazürinin temel mekanizma olmadığını göstermektedir
Özet (Çeviri)
Prevalence of Hypervolemia and its Relationship with Proteasuria in Renal Transplant Recipients with Stable-Good Allograft Function Objective: Although renal transplantation is the preferred renal replacement therapy (RRT) in end-stage renal disease (ESRD), it is a procedure that also brings along several complications. One of the overlooked complications of transplantation is hypervolemia; although there are limited studies on this subject in the literature, it has been shown to occur at a high rate of approximately 30% and is an independent risk factor for post-transplant hypertension (HT). In our study, we aimed to determine the prevalence of hypervolemia and its relationship with blood pressure in renal transplant recipients with stable allograft function. Based on previous clinical studies in proteinuric patients showing that urinary loss of serine proteases increases water and sodium reabsorption by activating the epithelial sodium channel (ENaC) in vitro and that urinary protease excretion correlates with the degree of volume expansion and blood pressure, we aimed to evaluate the impact of urinary protease loss on the development of hypervolemia in transplant patients. Methods: Ninety-three patients followed up at the Istanbul Faculty of Medicine, Department of Nephrology, Transplantation Clinic, who had undergone transplantation at least one year ago, were aged over 18 years, and were evaluated as having stable allograft function, were included in the study. Patients' demographic characteristics, transplant-related data, laboratory values, and blood pressures were recorded. Volume status was determined by bioimpedance analysis (BIA). Urine samples were collected to measure the levels of urinary urokinase-type plasminogen activator (uPA), a serine protease. The relationship of urinary uPA excretion with blood pressure and volume status was evaluated. Results: Hypervolemia was detected in 18% of the 93 patients enrolled in the study. Based on blood pressure measurements, 61% of the patients were found to be hypertensive. Patients with hypervolemia were older (52.1 ± 11.0 vs 44.8 ± 11.7 years; p = 0.022). Hypertensive patients were found to have a higher body mass index (BMI) (27.6 (24.1–30.4) vs 25.0 (22.9–28.3) kg/m²; p = 0.040). While only male gender was an independent predictor for the development of post-transplant HT (OR = 2.86; 95% CI: 1.13–7.82; P = 0.032), no parameter exhibited independent predictive value for the development of hypervolemia. No relationship was observed between urinary uPA excretion and hypervolemia or blood pressure. Conclusions: Hypervolemia is a condition that is observed with a non-negligible frequency even in transplant recipients with stable allograft function. Our findings indicate that proteasuria is not the primary mechanism in the development of hypervolemia in transplant recipients with stable allograft function.
Benzer Tezler
- Renal transplant alıcılarında idrar CXCL 10 ve açilkarnitin düzeylerinin greft fonksiyonları ile ilişkisi
Association between graft function and urine CXCL 10 and acylcarnitines levels in kidney transplant recipients
SANİYE BAŞAK OKTAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
BiyokimyaAkdeniz ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN GÜLTEKİN YÜCEL
- Renal transplantlı hastalarda graft fonksiyonu üzerine etki eden faktörler
Factors affecting the graft function in renal transplant patients
ÇİĞDEM ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALAATTİN YILDIZ
- Renal transplant hastalarında rapamycin switch çalışması
Rapamycin switch study in kidney transplantation patients
CENK ŞİMŞEK
- Preemptif renal transplantasyon yapılan hastalarda rezidüel renal fonksiyonun uzun dönem hasta ve graft sürvisine etkisi
Effect of Residual Renal Function on Long Term Patient and Graft Survival in Patients with Preemptive Renal Transplants
GÜLAY KARATAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
NefrolojiAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAMAZAN ÇETİNKAYA
- Renal transplantasyon ile izlenen pediatrik hastalarda nötrofil lenfosit oranı ve trombosit lenfosit oranının akut rejeksiyonla ilişkisinin ve kronik allogreft nefropatisini belirlemedeki rolünün değerlerlendirilmesi
The value of the relationship of neutrophil lymphocyte rate and platelet lymphocyte ratio with acute rejection and their role in determination of chronic alllogreft nephropathy in pediatric patients followed after renal transplantation
HÜLYA ERCAN EMREOL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BAHAR BÜYÜKKARAGÖZ