Geri Dön

Akne vulgaris hastalarında fasyal ve trunkal tutulumun klinik, psikososyal ve yaşam tarzı özellikleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between facial and truncal involvement and clinical, psychosocial and lifestyle characteristics in acne vulgaris patients

  1. Tez No: 1021613
  2. Yazar: ŞEYMA SERAY ÇOBAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU FERHATOSMANOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Akne Vulgaris, Trunkal Akne, Regresyon Analizi, Dermatoloji Yaşam Kalitesi İndeksi, Beck Depresyon Ölçeği, Acne Vulgaris, Truncal Acne, Regression Analysis, Dermatology Life Quality Index, Beck Depression Inventory
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Akne vulgaris, pilosebase ünitenin kronik inflamatuar bir hastalığı olup yalnızca yüz bölgesini değil, göğüs ve sırt gibi trunkal bölgeleri de etkileyebilmektedir. Trunkal akne, sık görülmesine rağmen klinik pratikte çoğu zaman yeterince değerlendirilmemektedir. Bu çalışmada, akne vulgaris hastalarında fasyal ve trunkal tutulumun klinik özellikler, yaşam tarzı faktörleri, yaşam kalitesi ve psikososyal etkiler ile ilişkisinin detaylı ve çok değişkenli analizlerle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 29.01.2026-20.04.2026 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran 707 akne vulgaris hastası dahil edildi. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi ile anket formu aracılığıyla toplandı. Hastalar yalnızca fasyal, yalnızca trunkal, hem fasyal hem trunkal aknesi olanlar şeklinde üç gruba ayrıldı. Akne şiddeti Araştırmacının Global Dğerledirilmesi ölçeği ile, psikososyal etkilenim Dermatoloji Yaşam Kalitesi İndeksi (DYKİ) ve Beck Depresyon Ölçeği ile değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, Fisher exact testleri ile çok değişkenli doğrusal ve lojistik regresyon analizleri kullanıldı. Bulgular: Olguların %74.96'sı kadın, %25.04'ü erkek olup yaş ortalaması 21.44 ± 6.37 yıldır. Hastaların %78.50'sinde hem fasyal hem trunkal akne birlikteliği saptanırken, %16.41'inde yalnızca fasyal, %5.09'unda yalnızca trunkal akne saptandı. Tek değişkenli analizlerde; yalnızca trunkal aknesi olan hastalarda erkek cinsiyet (p < 0.001), ileri yaş (p < 0.001), yüksek VKİ (p = 0.040), sigara kullanımı (p = 0.043), whey protein takviyesi kullanımı (p < 0.001) ve aşırı terleme (p = 0.005) oranları anlamlı derecede yüksek bulundu. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; kadın cinsiyeti fasyal akne olasılığını 3.63 kat artırırken (OR = 3.63, p < 0.001), trunkal akne olasılığını anlamlı düzeyde azaltmaktadır (OR = 0.54, p = 0.020). Aşırı terlemesi olan bireylerde trunkal akne riskinin 2.93 kat daha yüksek olduğu belirlendi (OR = 2.93, p = 0.002). Fasyal akne şiddetindeki artış, orta ve üzeri düzeyde DYKİ etkilenimi ile bağımsız olarak ilişkili bulunurken (p = 0.005; Şiddetli akne için OR = 3.48, p = 0.010); trunkal akne şiddetindeki artışın ise orta/şiddetli depresyon riski üzerinde güçlü bir bağımsız risk faktörü olduğu saptandı (p = 0.010; Orta şiddette trunkal akne için OR = 7.27, p = 0.001). Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, akne hastalarının büyük bir kısmında yüz ve gövde tutulumunun birlikte seyrettiğini ve trunkal aknenin klinik pratikte göz ardı edilen bir antite olduğunu göstermektedir. Erkek cinsiyet ve aşırı terleme gibi faktörler, trunkal bölgede akne gelişimi ile belirgin şekilde ilişkilidir. Fasyal akne şiddetindeki artış hastaların günlük yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerken, trunkal aknenin şiddeti ise hastalar üzerinde belirgin bir psikolojik yük oluşturmakta ve depresyon riskini bağımsız bir şekilde artırmaktadır. Bu nedenle, akne hastalarının rutin muayenelerinde yalnızca yüz bölgesi değil, gövde bölgesi de değerlendirilmeli; tedavi planlanırken hastalığın oluşturduğu psikososyal etkiler göz önünde bulundurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: Acne vulgaris is a chronic inflammatory disease of the pilosebaceous unit that can affect not only the facial area but also truncal areas such as the chest and back. Although truncal acne is common, it is often not adequately evaluated in clinical practice. This study aimed to evaluate the relationship between facial and truncal involvement and clinical characteristics, lifestyle factors, quality of life, and psychosocial effects in patients with acne vulgaris through detailed and multivariate analyses. Materials and Methods: The study included 707 patients with acne vulgaris who applied to the Department of Dermatology and Venereal Diseases, Karadeniz Technical University Faculty of Medicine between January 29, 2026, and April 20, 2026. Data were collected through face-to-face interviews using a questionnaire. Patients were divided into three groups: those with only facial acne, those with only truncal acne, and those with both facial and truncal acne. Acne severity was assessed using the Investigator Global Assessment (IGA) scale, while psychosocial impact was evaluated using the Dermatology Life Quality Index (DLQI) and the Beck Depression Inventory (BDI). Statistical analyses were performed using the Mann-Whitney U test, Kruskal-Wallis H test, Fisher's exact test, and multivariate linear and logistic regression analyses. Results: Of the patients included, 74.96% were female and 25.04% were male, with a mean age of 21.44 ± 6.37 years. It was found that 78.50% of the patients had a coexistence of both facial and truncal acne, 16.41% had only facial acne, and 5.09% had only truncal acne. In univariate analyses, patients with only truncal acne had significantly higher rates of male gender (p < 0.001), advanced age (p < 0.001), higher BMI (p = 0.040), smoking (p = 0.043), whey protein supplement use (p < 0.001), and excessive sweating (p = 0.005). In multivariate logistic regression analysis, female gender increased the probability of facial acne by 3.63 times (OR = 3.63, p < 0.001), while significantly decreasing the probability of truncal acne (OR = 0.54, p = 0.020). Individuals with excessive sweating were found to have a 2.93 times higher risk of truncal acne (OR = 2.93, p = 0.002). An increase in facial acne severity was independently associated with moderate and higher levels of DLQI impairment (p = 0.005; OR = 3.48, p = 0.010 for severe acne); whereas an increase in truncal acne severity was found to be a strong independent risk factor for moderate/severe depression risk (p = 0.010; OR = 7.27, p = 0.001 for moderate truncal acne). Conclusion: The results of this study demonstrate that facial and truncal involvement coexist in the majority of acne patients, proving that truncal involvement is a common condition that should not be overlooked in clinical practice. Factors such as male gender and excessive sweating are significantly associated with the development of acne in the truncal region. While an increase in facial acne severity negatively affects patients' daily quality of life, the severity of truncal acne creates a distinct psychological burden on patients and independently increases the risk of depression. Therefore, in the routine examination of acne patients, not only the facial area but also the truncal region must be evaluated, and the psychosocial effects of the disease should be taken into account when planning treatment.

Benzer Tezler

  1. Akne vulgarisde 532 nm KTP lazerin etkinliğinin değerlendirilmesi.

    Assesment of the efficacy of 532-nm KTP laser treatment in acne vulgaris.

    ÖZLEM YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    DermatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLGÜN ŞENTÜRK

  2. Kronik fasiyal dermatozların (akne vulgaris, rozase ve seboreik dermatit) psikososyal sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of psychosocial outcomes of chronic facial dermatoses (acne vulgaris, rosacea and seborrheic dermatitis)

    YUNUS ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiDüzce Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİN ÖZLÜ

  3. Akne vulgaris hastalarında sistemik isotretinoin tedavisinin folik asit ve B12 düzeyleri üzerine etkisi ve MTHFR 677 C>T polimorfizmi ile ilişkisi

    The effect of systemic isotretinoin treatment on folic acid and b12 level in acne vulgaris patients and relationship between MTHFR 677 C>T polymorphism

    TUĞBA ŞEN DİKEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    DermatolojiMustafa Kemal Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE NUR RİFAİOĞLU

  4. Akne vulgaris hastalarında perilipin 2 ve melanokortin 5 reseptör serum düzeylerinin sebogenezis ile ilişkisinin değerlendirilmesi ve diyetin rolü

    Evaluation the relationship between sebogenesis and perilipin 2 and melanocortin 5 receptor levels in acne vulgaris patients and the role of diet

    ÖZGE MİNE ÖRENAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA GÜLEKON

  5. Akne vulgaris hastalarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dürtüsellik ve intihar düşüncesi birlikteliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the association of attention deficit and hyperactivity disorder, impulsivity and suicidal idea in acne vulgaris patients

    BİLGİN SELMA ALMİRA UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    UZMAN JÜLİDE GÜLER KENAR