Meme kanseri modelinde yeni nesil kurkumin formülasyonunun kemopreventif etkileri
Chemopreventive effects of new generation curcumin formulation in breast cancer model
- Tez No: 1023388
- Danışmanlar: PROF. DR. CEMAL GEORG ORHAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Fırat Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen malignitelerden biri olup küresel ölçekte yüksek morbidite ve mortalite oranlarına sahiptir. Mevcut tedavilerdeki ilerlemelere rağmen yan etkiler, tedavi direnci ve tümör nüksü gibi sorunlar, güvenli ve doğal bileşenlere olan ihtiyacın sürdüğünü göstermektedir. Zerdeçal (Curcuma longa) bitkisinden elde edilen kurkumin, antioksidan, antiinflamatuvar ve antiproliferatif etkileriyle öne çıkan bir fitokimyasal olmakla birlikte düşük biyoyararlanımı klinik etkinliğini sınırlamaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen NGUC, artırılmış biyoyararlanım özellikleriyle daha güçlü bir kemopreventif alternatif olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, MNU ile meme kanseri indüklenen sıçanlarda standart kurkumin ve özellikle NGUC'nin kemopreventif etkisini değerlendirmek ve bu etkinin ilişkili olabileceği moleküler yolakları değerlendirmektir. Bu amaçla çalışmada, toplam 80 adet dişi Sprague Dawley sıçan dört eşit gruba i) Kontrol, ii) MNU, iii) MNU+Kurkumin, iv) MNU+NGUC (n=20) ayrıldı. Meme kanseri indüksiyonu amacıyla 3 hafta boyunca haftada 1 kez 50 mg/kg dozunda MNU i.p. olarak uygulandı. Kurkumin ve NGUC uygulamaları 22 hafta boyunca 100 mg/kg dozunda oral yolla günaşırı gerçekleştirildi. Deneysel süreç toplamda 25 haftada gerçekleştirilerek, sıçanların canlı ağırlık değişimleri, sağkalım oranları ve tümör gelişimi izlendi. Sıçanların sağkalım analizinde, MNU grubuna kıyasla kurkumin grubunda (p=0.0466) ve daha belirgin olarak NGUC grubunda (p=0.0151) mortalitenin azaldığı belirlendi. Ayrıca deneme sonunda NGUC'un serum kurkumin düzeylerini klasik kurkumine göre anlamlı düzeyde artırdığı (p<0.0001) ve oksidatif stres göstergesi olan MDA düzeylerini daha etkili biçimde azalttığı tespit edildi (p<0.0001). Kanser indüklenen gruplarda proinflamatuvar yolaklara ait NF-κB (p<0.0001), STAT3 (p<0.0001) ve COX-2 (p<0.05) düzeyleri belirgin şekilde arttı. Kurkumin uygulaması, MNU grubuna kıyasla NF-κB, STAT3 ve COX-2 düzeylerini anlamlı şekilde azaltırken (p<0.0001), NGUC uygulaması bu proteinlerde daha güçlü bir etki gösterdi (p<0.0001). Antioksidan ve antiinflamatuvar yanıtın ana düzenleyicileri olan Nrf2 ve HO-1 düzeylerinin MNU grubunda kontrol grubuna göre belirgin şekilde düştüğü (p<0.0001), kurkumin ve özellikle NGUC uygulamaları ile anlamlı bir artış gösterdiği belirlendi (p<0.0001). Ayrıca, apoptozu düzenleyen Bax ve kaspaz-3 proteinlerinin ekspresyon düzeylerinin MNU grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde azaldığı (p<0.0001) ve kurkumin ile NGUC uygulamaları sonucunda belirgin şekilde arttığı (p<0.0001) saptandı. Buna karşılık, antiapoptotik bir protein olan Bcl-2'nin MNU grubunda anlamlı düzeyde arttığı (p<0.0001), kurkumin ve NGUC uygulamalarıyla ise anlamlı bir azalma gösterdiği belirlendi (p<0.0001). Bununla birlikte tümör sayısı, tümör çapı, karsinom tipleri, histopatolojik değişiklikler ve Ki-67 proliferasyon indeksi değerlendirildi. Tümör sayısı açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmazken, tümör çapı bakımından kurkumin (p<0.05) ve NGUC (p<0.01) uygulamalarının meme tümörlerinde anlamlı bir azalma sağladığı belirlendi. Histopatolojik incelemelerde Ki-67 ekspresyonunun MNU grubunda yüksek düzeyde olurken, NGUC uygulaması ile Ki-67 proliferasyonunda belirgin bir azalma tespit edildi. Sonuç olarak, biyoyararlanımı artırılmış NGUC'nin oksidatif stres, inflamasyon, proliferasyon ve apoptoz yolaklarını çok yönlü şekilde düzenleyerek standart kurkuminden daha güçlü bir kemopreventif etki ortaya koyabileceği gösterildi. Bu bulgular, NGUC'nin meme kanserine karşı umut vadeden bir kemopreventif ajan olabileceğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Breast cancer is one of the most common malignancies among women and is associated with high morbidity and mortality rates worldwide. Despite advances in current therapeutic approaches, issues such as adverse effects, treatment resistance, and tumor recurrence indicate the continuing need for safe and natural therapeutic agents. Curcumin, a phytochemical derived from the turmeric plant (Curcuma longa), has attracted considerable attention due to its antioxidant, anti-inflammatory, and antiproliferative properties; however, its low bioavailability limits its clinical efficacy. In this context, NGUC, developed with enhanced bioavailability characteristics, has emerged as a potentially more effective chemopreventive alternative. The aim of this study was to evaluate the chemopreventive effects of standard curcumin and particularly NGUC in MNU-induced rat model of breast cancer and to investigate the molecular pathways potentially associated with these effects. For this purpose, a total of 80 female Sprague Dawley rats were randomly divided into four equal groups: i) Control, ii) MNU, iii) MNU+Curcumin, and iv) MNU+NGUC (n=20). To induce breast cancer, MNU was administered intraperitoneally at a dose of 50 mg/kg once weekly for 3 weeks. Curcumin and NGUC treatments were administered orally at a dose of 100 mg/kg every other day for 22 weeks. The entire experimental period lasted 25 weeks, during which body weight changes, survival rates, and tumor development were monitored. Survival analysis demonstrated that mortality was significantly reduced in the curcumin-treated group (p=0.0466) and more prominently in the NGUC-treated group (p=0.0151) compared with the MNU group. Furthermore, at the end of the experimental period, NGUC significantly increased serum curcumin levels compared with conventional curcumin (p<0.0001) and more effectively reduced malondialdehyde (MDA) levels, an indicator of oxidative stress (p<0.0001). In the cancer-induced groups, the levels of proinflammatory pathway markers NF-κB (p<0.0001), STAT3 (p<0.0001), and COX-2 (p<0.05) were markedly elevated. Curcumin treatment significantly reduced the levels of NF-κB, STAT3, and COX-2 compared with the MNU group (p<0.0001), whereas NGUC treatment exerted a more pronounced suppressive effect on these proteins (p<0.0001). The levels of Nrf2 and HO-1, which are major regulators of antioxidant and anti-inflammatory responses, were significantly decreased in the MNU group compared with the control group (p<0.0001), while curcumin and especially NGUC treatments significantly increased their expression levels (p<0.0001). In addition, the expression levels of the apoptosis-related proteins Bax and Caspase-3 were significantly decreased in the MNU group compared with the control group (p<0.0001), whereas curcumin and NGUC treatments markedly increased their expression (p<0.0001). In contrast, the antiapoptotic protein Bcl-2 was significantly elevated in the MNU group (p<0.0001), while both curcumin and NGUC treatments significantly reduced its expression (p<0.0001). Moreover, tumor number, tumor diameter, carcinoma types, histopathological alterations, and the Ki-67 proliferation index were evaluated. Although no significant difference was observed among the groups in terms of tumor number, both curcumin (p<0.05) and NGUC (p<0.01) treatments significantly reduced tumor diameter in mammary tumors. Histopathological examinations revealed high Ki-67 expression in the MNU group, whereas NGUC treatment markedly decreased Ki-67 proliferation activity. In conclusion, the findings of this study demonstrated that NGUC, with enhanced bioavailability, may exert a stronger chemopreventive effect than standard curcumin by modulating oxidative stress, inflammation, proliferation, and apoptosis pathways in a multifaceted manner. These findings support the potential of NGUC as a promising chemopreventive agent against breast cancer.
Benzer Tezler
- MUTYH varyantlarının derin fenotipleme ve bilgisayar temelli yapısal biyoloji araçları ile değerlendirilmesi
Evaluation of MUTYH variants with deep phenotyping and in silico structure modeling tools
RAVZA NUR YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GenetikDokuz Eylül ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET OKAY ÇAĞLAYAN
- Unravelling transcriptome 3'end diversity in an estrogen-responsive breast cancer cell line model
Östrojene cevap veren bir meme kanseri hücre hattı modelinde transkriptomun 3' ucu çeşitliliğini aydınlatmak
DİDEM NAZ DÖKEN
Yüksek Lisans
İngilizce
2023
BiyolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE ELİF ERSON BENSAN
- Meme kanseri hücre hattında ısırgan otu ile borik asit'in apoptoza etkisinin araştırılması
Investigation of the effects of urtica dioica and boric acid on apoptosis in breast cancer cell line
ALEV SELCAN ARKÖSE
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Beslenme ve Diyetetikİstanbul Okan ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HADI KARIMKHANI
- Breast cancer detection and treatment using active sensor imaging and microwave hyperthermia
Aktif sensör görüntüleme ve mikrodalga hipertermi kullanarak meme kanseri tespiti ve tedavisi
FAWZIA ABDIEN ALI ABDULLA
Doktora
İngilizce
2025
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiSakarya ÜniversitesiElektrik ve Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AŞKIN DEMİRKOL
- Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis
Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇
ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN
Doktora
İngilizce
2025
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiKök Hücre Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK