Geri Dön

Meme Kanseri Hastalarında Yeni Biyomarker: Glypican-1

A NEW BIOMARKER IN BREAST CANCER PATIENTS: GLYPICAN-1

  1. Tez No: 1023730
  2. Yazar: MÜGE KURUL YENİAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YÜKSEL KÜÇÜKZEYBEK
  4. Tez Türü: Tıpta Yan Dal Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

MEME KANSERİ HASTALARINDA YENİ BİR BİYOMARKER : GLYPİCAN-1 Müge KURUL YENİAY İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Uzmanlık Tezi, İzmir, Türkiye, 2026 Amaç: Çalışmamızda, serum glypican-1(GPC-1) düzeylerinin meme kanseri ile ilişkisi değerlendirilmiş; hasta ve kontrol grupları arasındaki serum glypican-1 düzeyleri karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda, glypican-1'in meme kanserinde yeni bir biyobelirteç olarak potansiyel rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Önceki çalışmalardan farklı olarak, GPC-1 düzeylerinin doku örneğine ihtiyaç duyulmaksızın serum üzerinden değerlendirilebilmesi, yöntemin daha kolay ve minimal invaziv bir yaklaşımla uygulanabilmesine olanak sağlamaktadır. GPC-1'in meme kanserinin tanısında ve prognozunun öngörülmesinde potansiyel bir biyobelirteç olarak kullanılabilme olasılığı, bu konudaki araştırmalara ilgi çekmektedir. Bu çalışmada, insidansı giderek artan meme kanserinde, tanı ve prognoz açısından yol gösterici olabilecek yeni bir biyobelirtecin belirlenmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamıza İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'ne başvuran; yapılan tetkiklerde yeni tanı meme kanseri tespit edilen 56 hasta ve bilinen malignite tanısı olmayan 25 sağlıklı birey alınmıştır. Araştırmaya başka merkezden hasta alımı olmamış, tek merkezde yürütülmüştür. Hastanın başvuru anında alınan kan örnekleri ile hemogram , karaciğer böbrek fonksiyon testleri, C reaktif protein düzeyleri ve tümör markerı olan CA15-3 ve CEA düzeyi çalışılmıştır. Bunun dışında hasta grupta alınmış olan tanısal biyopsilerdeki tümörün histolojik alt tipi, hormon reseptör durumu, HER2 reseptör durumu, ki67 düzeyi kayıtlara alınmıştır. Hasta ve kontrol grubunda başlangıçta alınan kan örneğinde ELISA testi ile serum glypican-1 düzeyi bakılarak başlangıçta meme kanserinde artış olup olmadığı histolojik tiplere ve reseptör durumuna göre korelasyonu incelenmiştir. Bulgular: Serum GPC-1 düzeyi, meme kanseri hastaları (medyan 1.22 ng/mL) ile sağlıklı kontroller (medyan 0.87 ng/mL) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemiştir (p=0.317). GPC-1'in hasta/kontrol ayrımındaki tanısal performansı düşüktür (AUC=0.571, %95 GA: 0.41–0.72; referans değeri kapsamaktadır). Hasta grubu içinde incelenen 16 klinikopatolojik özelliğin hiçbiri ile GPC-1 arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır; menopoz durumu sınıra yakın bir eğilim göstermiştir. Tekli korelasyon analizlerinde hiçbir sürekli değişken GPC-1 ile anlamlı ilişki göstermemiş; CA 15-3 ve nötrofil sayısı sınıra yakın eğilimler sergilemiştir. Çok değişkenli keşifsel doğrusal regresyon modelinde CA 15-3 ve progesteron reseptör yüzdesi GPC-1'in bağımsız öngördürücüleri olarak anlamlı bulunmuş, ancak bu bulgu metodolojik sınırlılıklar nedeniyle temkinli yorumlanmalıdır. Sonuçlar: Çalışmamızda serum GPC-1 düzeyleri, meme kanseri hastaları ile sağlıklı kontroller arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bu bulgular doğrultusunda, GPC-1'in meme kanserindeki olası klinik rolünün daha iyi ortaya konabilmesi için daha geniş ve çok merkezli hasta serilerinde, özellikle kontrol grubunun daha yüksek sayıda katılımcıyla temsil edildiği çalışmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca, longitudinal takip verilerinin dahil edildiği prospektif çalışmalar ile GPC-1 düzeylerindeki değişimin tedavi yanıtı ve hastalığın klinik seyri ile ilişkisi araştırılabilir. Özellikle metabolik yanıtın önemli bir göstergesi olan SUVmax değişimleri ile serum GPC-1 düzeylerinin birlikte değerlendirilmesi, biyobelirtecin tedavi yanıtının izlenmesindeki ve hastalık dinamiklerinin öngörülmesindeki potansiyel rolüne ilişkin daha kapsamlı veriler sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

A NEW BIOMARKER IN BREAST CANCER PATIENTS: GLYPICAN-1 Müge KURUL YENİAY Izmir Katip Celebi University, Faculty of Medical Sciences, Medical oncology Medical Specialization Thesis, Izmir, Türkiye, 2026 Aim: In our study, we evaluated the association between serum glypican-1(GPC-1 ) levels and breast cancer and compared serum glypican-1 levels between patient and control groups. Accordingly, the aim was to investigate the potential role of glypican-1 as a new biomarker for breast cancer. Unlike previous studies, the ability to assess GPC-1 levels in serum without the need for tissue samples allows the method to be applied using a simpler and minimally invasive approach. The potential for GPC-1 to serve as a biomarker in the diagnosis and prognosis of breast cancer has attracted interest in research on this topic. This study aimed to contribute to the identification of a new biomarker that could provide guidance for diagnosis and prognosis in breast cancer, the incidence of which is steadily increasing. Methods: Our study included 56 patients who presented to the General Surgery Clinic at İzmir Katip Çelebi University Atatürk Training and Research Hospital and were newly diagnosed with breast cancer based on diagnostic tests, as well as 25 healthy individuals with no known malignancy. No patients were recruited from other centers; the study was conducted at a single center. Blood samples collected at the time of the patients' initial visit were analyzed for a complete blood count, liver and kidney function tests, C-reactive protein levels, and the tumor markers CA15-3 and CEA. In addition, the histological subtype of the tumor, hormone receptor status, HER2 receptor status, and Ki-67 level from the diagnostic biopsies obtained from the patient group were recorded. Serum glypican-1 levels were measured using an ELISA test on blood samples collected at baseline from both the patient and control groups to determine whether there was an increase in breast cancer at baseline and to examine the correlation with histological types and receptor status. Results: Serum GPC-1 levels did not show a statistically significant difference between breast cancer patients (median 1.22 ng/mL) and healthy controls (median 0.87 ng/mL) (p=0.317). The diagnostic performance of GPC-1 in distinguishing patients from controls is low (AUC = 0.571, 95% CI: 0.41–0.72; within the reference range). No statistically significant association was found between GPC-1 and any of the 16 clinicopathological characteristics examined within the patient group; menopausal status showed a borderline trend. In simple correlation analyses, no continuous variable showed a significant association with GPC-1; CA 15-3 and neutrophil count exhibited borderline trends. In the multivariate exploratory linear regression model, CA 15-3 and progesterone receptor percentage were found to be significant independent predictors of GPC-1; however, this finding should be interpreted with caution due to methodological limitations. Conclusion: In our study, serum GPC-1 levels did not show a statistically significant difference between breast cancer patients and healthy controls. In light of these findings, there is a need for studies involving larger, multicenter patient cohorts—particularly those with a larger number of participants in the control group—to better elucidate the potential clinical role of GPC-1 in breast cancer. Furthermore, prospective studies incorporating longitudinal follow-up data could investigate the relationship between changes in GPC-1 levels and treatment response as well as the clinical course of the disease. In particular, the combined evaluation of changes in SUVmax—an important indicator of metabolic response—and serum GPC-1 levels could provide more comprehensive data regarding the biomarker's potential role in monitoring treatment response and predicting disease dynamics.

Benzer Tezler

  1. Over kanserlerinde MİR-1260 mikrorna ailesinin araştırılması

    Investigation of MIR-1260 microrna family in ovarian cancers

    ARASH ADAMNEJAD GHAFOUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA YAZICI

  2. Yeni tanı non-metastatik meme kanseri tanılı hastalarda apelin ve apolipoprotein-e'nin karsinogenezdeki rolü

    The role of apelin and apolipoprotein e in carcinogenesis of patients with newly diagnosed non-metastatic breast cancer

    TUĞÇE TEKİNASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Onkolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL KÜÇÜKZEYBEK

    UZMAN UĞUR BAYRAM KORKMAZ

  3. Perimenopozal ve erken postmenopozal dönemdeki kadınlarda serum kisspeptin seviyesinin menopozal semptomlar ve hormonlarla ilişkisinin prospektif araştırılması

    Prospective investigation of the relationship between serum kisspeptin levels and menopausal symptoms and hormones in perimenopausal and early postmenopausal women

    SEREN OĞUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK

  4. Meme kanseri metastazında serbest DNA'ların rolü

    The role of cell-free DNAs breast cancer metastasis

    AYLİN DAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    BiyoteknolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Biyoteknoloji ve Biyogüvenlik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİDEM TURGUT COŞAN

  5. ClPB geninin meme kanserlerindeki ifadesi, hasta sağ kalimina etkisi ve genetik/epigenetik regülasyonu

    Expressıon of the CLPB gene ın breast cancers, ıts ımpact on patıent survıval and genetıc/epıgenetıc regulatıon

    SENA SÖNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    BiyolojiZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TOLGA ACUN