Geri Dön

Aortik sklerozun kırmızı kan hücresi dağılım genişliği (RDW) ile ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1024286
  2. Yazar: KADER ELİZ ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HATİCE SELÇUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Aortik skleroz, Kırmızı Küre Dağılım Genişliği (RDW), Aortic sclerosis, Red blood cell Distribution Width (RDW)
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dejeneratif aort kapak hastalıkları içerisinde yer alan ve 65 yaş üstü toplumun yaklaşık dörtte birinde görülen aortik skleroz, sol ventrikül çıkış yolunda daralma olmaksızın aortik kapakta kalınlaşma ile karakterizedir. Semptomatik bireylerde cerrahi olarak tedavi edilmediği takdirde yüksek mortalite oranları ile seyreden aort darlığının öncü lezyonu olarak kabul edilen aortik sklerozun erken tanı ve tedavisi, hastalığın progresyonunu önlemek açısından oldukça önemlidir. Aortik sklerozun koroner ateroskleroz, karotid ve periferik arter hastalığıyla ilişkisi daha önce gösterilmiştir. Aortik kapağa ait sklerotik lezyonlar ve ateroskleroz arasında belirgin histopatolojik ve epidemiyolojik benzerlikler bulunmakla birlikte, bu ilerleyici hastalığın patofizyolojisini aydınlatmak amacıyla yapılan çalışmalar devam etmektedir. Kırmızı kan hücresi dağılım genişliği; bu hücrelerin hacimlerindeki çeşitliliği ifade etmekte olup, yüksek RDW seviyeleri, stabil ve anstabil koroner arter hastalığı olanlarda olumsuz kardiyovasküler olaylarla ilişkili bulunmuştur. Çalışmamızın amacı aortik sklerozu olan hastalarda RDW seviyelerini belirlemek ve kontrol grubu ile karşılaştırmaktır. Metod: Ocak 2011 ile Haziran 2013 tarihleri arasında klinik sebeplerle koroner anjiyografi yapılan 250 hasta retrospektif olarak tarandı. Ekokardiyografik olarak aortik skleroz bulguları olan 136 hasta (ortalama yaş 65,4 +/- 7,7) çalışma grubunu, klinik ve ekokardiyografik olarak aort kapak hastalığı saptanmayan 114 hasta (ortalama yaş 68,5 +/- 6,8) kontrol grubunu oluşturdu. İki grup arasında serum RDW düzeyleri karşılaştırıldı. Bulgular: Aortik sklerozu bulunan olgularda bulunmayanlara göre RDW düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı (14,1 (12,4-19,1) vs 14,0 (11,7 17,1) p=0,044) olarak daha yüksek bulundu. Çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile aortik skleroz varlığı üzerine etkili olabilecek faktörler incelendiğinde hipertansiyon (Odd's oranı 2,920 ve p 0,005) ve CRP'nin (Odd's oranı 1,151 ve p 0,018) aortik skleroz ile ilişkisi anlamlılığını korurken RDW'nin aortik skleroz ile ilişkisi anlamlılığını kaybetti (Odd's oranı: 1,266 ve RDW 0,135). CRP model dışı bırakılarak analiz tekrarlandığında RDW ile aortik skleroz birlikteliği tekrar anlamlılık kazandı (Odd's oranı 1,489 ve p 0,005). Sonuç: Aortik sklerozu bulunan hastalarda artmış RDW düzeyleri dejeneratif aort kapak hastalığı için bir risk belirteci olarak değerlendirilebilir. Aortik sklerozda RDW yüksekliğinin sebeplerinin araştırılması ve bu sebeplerin düzeltilmesi hastalığın progresyonunu yavaşlatabilir. Bu çalışma küçük bir kohort olup, yüksek RDW düzeyleri ile dejeneratif aort kapak hastalıkları arasındaki olası güçlü ilişkiyi doğrulamak için daha fazla sayıda hastanın dahil edildiği çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Objectives: Included in the spectrum of degenerative aortic valve disease and prevalent in about a quarter of people above 65 years-old, aortic sclerosis is described as mild leaflet thickening without left ventricular outflow tract obstruction. It is important to prevent progression of aortic sclerosis into aortic valve stenosis whic is a highly mortal unless treated surgically. It has been demonstrated that aortic sclerosis is significantly associated with coronary atherosclerosis, carotid and peripheral arterial diseases. Sclerotic lesions of aortic valve have many histopathological and epidemiological similarities to atherosclerosis. Moreoover numerous studies are under way to elicit physiopathology of this progressive disease. Red blood cell distribution width is a measure of the variation of red blood cell volume and increased levels are recently associated with adverse cardiovascular outcomes in patients with stable and unstable coronary artery disease. In this study our aim is to determine RDW values in patients with aortic sclerosis and compare these with the control group. Method: We retrospectively analyzed the data from 250 patients, who had undergone a diagnostic coronary angiography for clinical reasons. The patients were enrolled from January 2011 to June 2013. The study group was consisted of 136 patients (mean age 65,4 +/- 7,7 years) with echocardiographic signs of aortic valve sclerosis. 114 patients without any echocardiographic signs of aortic valve disease (mean age 68,5 +/- 6,8 years) were assigned as control group. The serum RDW levels of two groups were compared. Results: RDW levels (14,1 (12,4-19,1) vs 14,0 (11,7-17,1) p=0,044) were statistically significantly higher in patients with aortic sclerosis compared to the control group. After adjustment of possible factors associated with aortic sclerosis with multivariate logistic regression analysis, hypertension (Odd's ratio 2,920 / p 0,005) and Hs-CRP (Odd's ratio 1,151 / p 0,018) relation with aortic sclerosis remained significant while no longer statistically significant association between RDW and aortic sclerosis was observed. (Odd's ratio 1,266 / RDW 0,135). When CRP stayed out of multivariate analysis, the association between RDW and aortic sclerosis, again became significant (Odd's ratio 1,489 / p 0,005). Conclusions: We showed that high levels of RDW is associated with aortic sclerosis by multivariate regression analysis. Elevated RDW levels can be interpreted as a risk determinant for aortic valve sclerosis. Investigating and ameliorating the causes of RDW expansion may prevent progression of aortic sclerosis. It is necessary to evaluate the relation among the RDW with aortic sclerosis by further prospective studies with larger cohorts.

Benzer Tezler

  1. Peroxynitrite and trace elements in patients with aortic valve sclerosis

    Aortik valf sklerozu olan hastalarda peroksinitrit ve iz elementleri

    HATAW ADIL MOHAMMED

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    BiyokimyaGaziantep Üniversitesi

    Biyokimya Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    Prof. Dr. ABUZER ÇELEKLİ

    Prof. Dr. MEHMET MURAT SUCU

  2. Evaluation of aortic stiffness in children with chronic renal failure

    Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda aort duvar katılığının değerlendirilmesi

    NİLGÜN HARPUTLUOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ RAHMİ BAKİLER

  3. Aortik skleroz hastalarında plazma nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin (ngal) düzeyinin saptanması ve kontrol grubu ile karşılaştırılması

    Association of plasma neutrophil gelatinase-associated lipocalin levels and aortic sclerosis

    GİZEM ÇABUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YEŞİM AKIN

  4. Aort kapak sklerozu saptanan bireylerde, doku doppler görüntüleme tekniğiyle segmental kardiyak sistolik ve diyastolik işlevler ile kardiyak senkronizasyonun değerlendirilmesi

    Assessment of cardiac synchrony and segmental systolic and diastolic functions by tissue doppler imaging in patients with aortic valve sclerosis

    SELÇUK ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. YUSUF TAVİL