Geri Dön

Ergenlerde zihinselleştirme ve duygu düzenleme becerilerinin kendine zarar verme davranışı üzerindeki rolü: Erken dönem maladaptif şemalar perspektifinde karşılaştırmalı inceleme

The role of mentalization and emotion regulation skills in adolescent non-suicidal self injury: A comparative study from the perspective of early maladaptive schemas

  1. Tez No: 1024312
  2. Yazar: MÜGE ÖZER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SALİHA BAYKAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Kendine zarar verme davranışı, Ergenlik, Zihinselleştirme, Duygu düzenleme, Maladaptif şemalar Bulgular:KZVD grubundaki psikiyatrik tanılar incelendiğinde, en sık DEHB (%63, 5) ve Majör Depresif Bozukluk (%53, 8) saptanmıştır. DDGÖ toplam puanı (3, 20'ye karşı 2, p<0, 001, d≈0, 88) ve tüm alt boyutları KZVD grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulunmuş, en büyük farklar duygu düzenleme stratejilerine sınırlı erişim (d≈0, 81) ve dürtü kontrol güçlüğü (d≈0, Non-suicidal self-ınjury, adolescence, mentalization, emotion regulation, maladaptive schemas
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ERGENLERDE ZİHİNSELLEŞTİRME VE DUYGU DÜZENLEME BECERİLERİNİN KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI ÜZERİNDEKİ ROLÜ: ERKEN DÖNEM MALADAPTİF ŞEMALAR PERSPEKTİFİNDE KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME Amaç: Bu çalışmada, kendine zarar verme davranışı gösteren ergenler ile bu davranışı göstermeyen ergenler; zihinselleştirme becerileri, duygu düzenleme güçlükleri ve EDMŞ açısından karşılaştırılmış ve bu üç yapının KZVD ile ilişkisi bütünleştirici bir çerçevede incelenmiştir. Yöntem: Olgu-kontrol deseninde yürütülen araştırmaya 14–18 yaş aralığında KZVD'si bulunan 52 ergen ile yaş ve cinsiyet açısından birebir eşleştirilmiş, KZVD'si ve herhangi bir psikiyatrik tanısı olmayan 52 ergen alınmıştır. Tüm katılımcılara DSM-5-TR temelli yarı yapılandırılmış klinik görüşme (ÇDŞG-ŞY-DSM-5-T) uygulanmıştır. Araştırmanın temel değişkenlerini değerlendirmek amacıyla; zihinselleştirme, Sosyal Biliş Değerlendirme Filmi (MASC) ile; duygu düzenleme becerileri, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği (DDGÖ) ile; erken dönem maladaptif şemalar ise Young Şema Ölçeği-Kısa Form-3 (YSÖ-KF3) ile ölçülmüştür. DEHB belirtileri için Ebeveyn ve Öğretmen Conners Derecelendirme Ölçeği Yenilenmiş Kısa formları kullanılmış; KZVD grubuna ek olarak Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri (KZVDDE) uygulanmıştır. 56 Bulgular: KZVD grubundaki psikiyatrik tanılar incelendiğinde; en sık DEHB (%63,5) ve Majör Depresif Bozukluk (%53,8) saptanmıştır. DDGÖ toplam puanı (3,20'ye karşı 2,54; p<0,001; d≈0,88) ve tüm alt boyutları KZVD grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulunmuş; en büyük farklar duygu düzenleme stratejilerine sınırlı erişim (d≈0,81) ve dürtü kontrol güçlüğü (d≈0,79) alanlarında izlenmiştir. YŞÖ-KF3 ile değerlendirilen beş şema alanının tümü KZVD grubunda anlamlı düzeyde yüksek olup en güçlü etkiler Zedelenmiş Otonomi (d≈0,91) ve Kopukluk/Reddedilmişlik (d≈0,87) alanlarında elde edilmiştir. Zihinselleştirmede aşırı atfetme (hipermentalizasyon) eğilimi KZVD grubunda yaklaşık iki kat sık gözlenmiştir (%40,4'e karşı %21,2). Ancak profil dağılımının grupla ilişkisi istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır (p=0,192). DDGÖ toplam puanı ile KZVDDE Toplam İşlev Puanı arasında orta düzeyde ve anlamlı bir pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,678). Çoklu doğrusal regresyon analizinde, DDGÖ Toplam Puanı, DEHB indeksi ve beş şema alanının birlikte yer aldığı model Toplam İşlev Puanındaki varyansın %60,6'sını açıklamıştır. Modele dahil edilen değişkenler arasından yalnızca DDGÖ Toplam Puanı anlamlı bir yordayıcı olarak bulunmuştur (β=0,373;p=0,029). Sonuç: Bulgular, ergenlerde KZVD'nin tek boyutlu olmadığını; EDMŞ, zihinselleştirme ve duygu düzenleme süreçlerinin ortak bir gelişimsel kökten beslenerek birbirini güçlendirdiği döngüsel bir klinik tablo olduğunu göstermektedir. Bu üç alanın bütüncül olarak değerlendirilmesi, KZVD'nin klinik formülasyonunu zenginleştirerek hedefe yönelik müdahalelere katkı sağlayabilir. DEHB'nin KZVD grubunda en sık eşlik eden tanı olması, dışsallaştırma belirtilerinin bu popülasyonda gözden kaçırılmaması gereken bir boyut olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca KZVD ile ilişkili işlevsel bozulmanın en güçlü yordayıcısının duygu düzenleme güçlükleri olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, tedavi planlamasında duygu düzenleme becerilerinin öncelikli hedef alınmasının ve DEHB belirtilerinin sistematik biçimde değerlendirilmesinin klinik açıdan önemini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

The Role of Mentalization and Emotion Regulation Skills in Adolescent Non-Suicidal Self-Injury: A Comparative Study from the Perspective of Early Maladaptive Schemas Objective: This study compared adolescents who engage in non-suicidal self injury(NSSI) with those who do not, in terms of mentalization skills, emotion regulation difficulties and early maladaptive schemas (EMS), and examined the relationship of these three constructs with NSSI within an integrative framework. Methods: This case-control study included 52 adolescents aged 14–18 years with a history of NSSI and 52 age- and sex-matched adolescents with no history of NSSI or any psychiatric diagnosis. All participants underwent a semi-structured, DSM-5-TR-based clinical interview (the Turkish adaptation of the Kiddie Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia, K-SADS-PL). To assess the study's core variables, mentalization was measured with the Movie for the Assessment of Social Cognition (MASC); emotion regulation difficulties with the Difficulties in Emotion Regulation Scale (DERS); and early maladaptive schemas with the Young Schema Questionnaire–Short Form 3 (YSQ-SF3). ADHD symptoms were assessed using the revised short forms of the Conners Parent and Teacher Rating Scales, and the NSSI group additionally completed the Non-Suicidal Self-Injury Assessment Inventory. Results: Among the psychiatric diagnoses identified in the NSSI group, ADHD (63.5%) and major depressive disorder (53.8%) were the most common. Total DERS scores (3.20 vs. 2.54; p<0.001; d≈0.88) and all subscale scores were significantly higher in the NSSI group,58 with the largest differences observed for limited access to emotion regulation strategies (d≈0.81) and impulse control difficulties (d≈0.79). All five schema domains assessed with the YSQ-SF3 were significantly higher in the NSSI group, with the strongest effects found for Impaired Autonomy (d≈0.91) and Disconnection/Rejection (d≈0.87). A tendency toward excessive attribution in mentalization (hyper-mentalization) was observed approximately twice as often in the NSSI group (40.4% vs. 21.2%); however, the association between profile distribution and group membership did not reach statistical significance (p=0.192). A moderate,significant positive correlation was found between total DERS score and total functional impairment score on the Non-Suicidal Self-Injury Assessment Inventory (r=0.678). In the multiple linear regression analysis, the model comprising total DERS score, the ADHD index and the five schema domains explained 60.6% of the variance in total functional impairment score. Among the variables entered into the model, only the total DERS score emerged as a significant predictor (β=0.373; p=0.029). Conclusion: These findings indicate that NSSI in adolescents is not a unidimensional phenomenon; rather, it represents a cyclical clinical picture in which EMS, mentalization, and emotion regulation processes arise from a shared developmental origin and mutually reinforce one another. A holistic evaluation of these three domains may enrich the clinical formulation of NSSI and contribute to targeted interventions. The fact that ADHD is the most common cooccurring diagnosis in the NSSI group suggests that externalizing symptoms represent a dimension that should not be overlooked in this population. Additionally, difficulties in emotion regulation were identified as the strongest predictor of functional impairment associated with NSSI. These findings underscore the clinical importance of prioritizing emotion regulation skills as a treatment target and of systematically evaluating ADHD symptoms in treatment planning.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  3. Liorhyssus hyalinus (F.) (heteropterar haopalidae)'ta anten rejenerasyon kapasitesinin saptanması üzerinde araştırmalar

    Investigations on the Antennal regenerative capasity of Lrorhyssus hyalinus (F.) (heteroptera: rhappalidea)

    SACİDE BÜLBÜL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZoolojiEge Üniversitesi

    Bitki Koruma Ana Bilim Dalı

  4. Sivas yöresinde os trigonum oranının radyolojik olarak araştırılması

    An Investigation about the incidence of os trigonumin Sivas

    MEHMET ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN