Geri Dön

Kritik çocuk hastalarda pankreatik stone proteinin sepsis tanısında ve prognozun belirlenmesindeki rolü

The role of pancreatic stone protein in the diagnosis of sepsis and determination of prognosis in critically ill pediatric patients

  1. Tez No: 1024469
  2. Yazar: TUĞBA SÖYLER KILIÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEHER ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteç, Çocuk Yoğun Bakım, Kritik Hasta Çocuk, Pankreatik Stone Protein, REG1a, Sepsis, Biomarker, Critically Ill Child, Pancreatic Stone Protein, Pediatric Intensive Care, REG1a, Sepsis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Yoğun Bakım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sepsis, çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerindendir; erken tanı, yüksek mortalite riski taşıyan hastaların belirlenmesi açısından önemlidir. Biyobelirteçler sepsisin tanısında, prognozunun öngörülmesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Pankreatik stone protein (PSP) bu alanda umut veren yeni bir biyobelirteçtir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde Kasım 2025–Mayıs 2026 tarihleri arasında sepsis tanısı alan 1 ay–18 yaş pediatrik hastalarda prospektif, gözlemsel, tek merkezli ve kesitsel olarak yürütüldü. Sepsis tanısı 2024 Phoenix kriterlerine göre konuldu; hastalar kültürle doğrulanmış sepsis ve sepsis şüphesi olmak üzere iki gruba ayrıldı. CRP, prokalsitonin (PCT) ve PSP düzeylerinin sepsis tanısını doğrulama ve mortaliteyi öngörmedeki prognostik değerleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya sepsis tanılı 56 hasta ve 20 kontrol hastası dahil edildi (kanıtlanmış n=34, şüpheli n=22). Kanıtlanmış sepsis grubunda ÇYBÜ yatış süresi, organ yetmezliği sayısı, IMV ve vazoaktif ilaç gereksinimi, PRISM, PELOD, PSS ve ÇODS skorları şüpheli gruba göre anlamlı olarak daha yüksekti; iki grup arasında PSP düzeyleri farklı değildi. Çalışma ve kontrol grubu PSP düzeyleri benzerdi (sırasıyla 941 ve 1022,6 pg/mL, p=0,220). Septik şoklu ve kaybedilen hasta gruplarında da klinik şiddet parametreleri ve skorlar benzer şekilde daha yüksek bulunurken, PSP düzeylerinde fark saptanmadı. Mortalite öngörüsünde PELOD-2, PSS, ÇODS ve PRISM III en yüksek ayırt ediciliği gösterdi; biyobelirteçler arasında yalnızca PCT orta düzeyde ayırt ediciyken, CRP ve PSP'nin performansı yetersizdi. Sonuç: PSP'nin pediatrik sepsiste tanısal ve prognostik bir biyobelirteç olarak kullanılabilmesi için, farklı yaş gruplarını içeren, daha geniş örneklemli, çok merkezli ve seri ölçümlerin değerlendirildiği prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Klinik kararlarda, tek bir biyobelirteç yerine iyi valide edilmiş şiddet skorlarıyla birlikte birkaç biyobelirtecin bir arada kullanılması tanısal ve prognostik performansa daha fazla katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Sepsis is one of the leading causes of childhood mortality worldwide; early diagnosis is important for identifying patients at high risk of mortality. Biomarkers are used for the diagnosis of sepsis, prediction of prognosis, and evaluation of treatment response. Pancreatic stone protein (PSP) is a promising novel biomarker in this regard. Materials and Methods: This prospective, observational, single-center, cross-sectional study was conducted in pediatric patients aged 1 month–18 years diagnosed with sepsis in the Pediatric Intensive Care Unit of Ümraniye Training and Research Hospital between November 2025 and May 2026. Sepsis was diagnosed based on the 2024 Phoenix sepsis criteria; patients were divided into culture-confirmed and suspected sepsis groups. The prognostic value of CRP, PCT, and PSP levels for confirming sepsis diagnosis and predicting mortality was examined. Results: A total of 56 patients with sepsis and 20 controls were included (confirmed n=34, suspected n=22). In the confirmed sepsis group, PICU stay, number of organ failures, IMV and vasoactive agent requirements, and PRISM-III, PELOD-2, PSS, and MODS scores were significantly higher than in the suspected group, with no difference in PSP levels. PSP levels were similar between the study and control groups (941 vs 1022.6 pg/mL, p=0.220). Clinical severity parameters and scores were likewise higher in patients with septic shock and in non-survivors, without corresponding differences in PSP levels. PELOD-2, PSS, MODS, and PRISM III showed the highest discriminative capacity for predicting mortality; among biomarkers, only procalcitonin had moderate discriminative ability, while CRP and PSP performed inadequately. Conclusion: For PSP to be used as a routine diagnostic and prognostic biomarker in pediatric sepsis, larger, multicenter, prospective studies with serial measurements across different age groups are needed. In clinical decision-making, combining several biomarkers with well-validated severity scores, rather than relying on a single biomarker, may improve diagnostic and prognostic performance.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağındaki kolelitiazisli olguların klinik ve etiyolojik özellikleri : On yıllık tek merkezli deneyim

    Clinical and etiological characteristics of pediatric cholelitiasis: A ten-year single-center experience

    ZEYNEP GÖKDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NELGİN GERENLİ

  2. Akut lenfoblastik lösemili çocuklarda tanı anındaki vücut kitle indeksinin tedavi sırasında gelişen komplikasyonlara etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the impact of body mass index at diagnosis on the development of complications during treatment in children with acute lymphoblastic leukemia

    SELİN GÖKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUBA HİLKAY KARAPINAR

  3. Hastanemizde tip 1 Diyabetes mellitus ile takip edilen hastaların özelliklerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the characteristics of patients followed up with type 1 Diabetes mellitus in our hospital

    BEYZA NUR ATAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH GÜRBÜZ