Geri Dön

Genç erişkinlerde sosyal medya kullanım entegrasyonu, öz şefkat, yaşam doyumu ve aidiyet arasındaki ilişkinin incelenmesi

An examination of the relationship between young adults' social media use integration, self-compassion, life satisfaction, and sense of belonging

  1. Tez No: 1024568
  2. Yazar: ABDULLAH ÇELİK
  3. Danışmanlar: DR. GÖKHAN ÖZCAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Haliç Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Klinik Psikolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu nicel araştırmanın amacı, 18-25 yaş aralığındaki bireylerde sosyal medya kullanım entegrasyonu, yaşam doyumu, öz-şefkat ve genel aidiyet arasındaki ilişkileri incelemektir. İlişkisel tarama modelindeki çalışmanın örneklemini, uygun örneklemeyle ulaşılan 352 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler; demografik bilgi formu, sosyal medya kullanım, öz-duyarlık, genel aidiyet ve yaşam doyumu ölçekleriyle çevrim içi toplanmıştır. Analizlerde Bağımsız Örneklem t-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon, Basit/Çoklu Doğrusal Regresyon ve Hayes PROCESS aracılık analizleri kullanılmıştır. Korelasyon analizleri; yaşam doyumu ile öz-duyarlık (r = 0,39) ve genel aidiyet (r = 0,48) arasında pozitif; öz-duyarlık ile sosyal medya kullanımı arasında negatif (r = -0,26) anlamlı ilişkiler göstermiştir. Sosyal medya kullanımı toplam puanı ile genel aidiyet arasında anlamlı ilişki saptanmazken (r = -0,04), duygusal bağlantı alt boyutu ile genel aidiyet toplam puanı (r = -0,12) arasında negatif yönlü zayıf, sosyal rutinlerle bütünleşme alt boyutu ile genel aidiyet toplam puanı (r = 0,12) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Regresyon analizlerinde; sosyal medya kullanımı toplam puanı ve alt boyutlarının yaşam doyumunu anlamlı yordamadığı görülmüştür. Öz-duyarlık toplam puanının yaşam doyumu varyansının %15'ini, alt boyutlarının %18'ini açıkladığı; ters kodlanmış izolasyonun pozitif, ters kodlanmış aşırı özdeşleşmenin ise negatif (baskılama etkisi) anlamlı yordayıcı olduğu saptanmıştır. Öz-duyarlık toplam puanının sosyal medya kullanımı varyansının %7'sini, alt boyutlarının %18'ini açıkladığı; paylaşımların bilincinde olmanın pozitif, izolasyon, bilinçlilik ve aşırı özdeşleşmenin negatif anlamlı yordayıcılar olduğu bulunmuştur. Sosyal medya kullanımı toplam puanı genel aidiyeti anlamlı yordamazken, alt boyutlar modelinin genel aidiyet varyansının %7'sini açıkladığı; sosyal rutinlerle bütünleşmenin pozitif, duygusal bağlılığın ise negatif anlamlı yordayıcı olduğu belirlenmiştir. Öz-duyarlık toplam puanının genel aidiyet varyansının %23'ünü, alt boyutlarının %24'ünü açıkladığı; öz-yargılama, paylaşımların bilincinde olma ve öz-sevecenliğin pozitif anlamlı yordayıcılar olduğu saptanmıştır. Genel aidiyet toplam puanının yaşam doyumu varyansının %21'ini, alt boyutlarının %22'sini açıkladığı; hem kabul edilme/içerilme hem de reddedilme/dışlanma boyutlarının pozitif anlamlı yordayıcılar olduğu bulgulanmıştır. Aracılık analizleri; genel aidiyetin sosyal medya kullanımı toplam puanı düzeyinde aracı rol oynamadığını, ancak alt boyutlarda sosyal bütünleşme-duygusal bağlantı ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı değişken olduğunu; sosyal rutinlerle bütünleşme boyutunda ise doğrudan ve dolaylı etkilerin zıt yönlü olmasından ötürü“maskeleyici/tutarsız aracı”işlevi gördüğünü ortaya koymuştur. Ayrıca genel aidiyetin, öz-duyarlık ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide de anlamlı bir köprü görevi üstlendiği belirlenmiştir. Demografik bulgular; aktif öğrencilerin ve ilişkisi/evliliği olanların sosyal medya entegrasyonu puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak ilişkisi/evliliği olanların genel aidiyet puanları anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Günlük sosyal medya kullanım süresi ve etkileşim sıklığı arttıkça sosyal medya entegrasyon skorları yükselirken, bu değişkenlerin yaşam doyumu ve öz-duyarlık üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı saptanmıştır. En yoğun kullanılan platform açısından YouTube kullanıcılarının diğer mecralara kıyasla daha düşük sosyal medya entegrasyonu sergilediği; sosyal medyayı“takip etme”ve“arkadaşlarla iletişim”amacıyla kullananların entegrasyon seviyelerinin,“bilgi edinme”amaçlı kullananlardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bulgular, genç yetişkinlerde öz-duyarlık ve aidiyet duygusunun yaşam doyumu üzerinde koruyucu ve belirleyici rol oynadığını, sosyal medya kullanımının ise alt boyutlar düzeyinde aidiyet mekanizmaları üzerinden yaşam doyumunu dolaylı şekillendirdiğini göstermektedir. Bu doğrultuda, genç yetişkinlere yönelik psikososyal müdahalelerde aidiyet ağlarının güçlendirilmesi ve öz-şefkat odaklı farkındalık çalışmalarının bütüncül biçimde ele alınması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

The purpose of this quantitative study is to examine the relationships among social media use integration, life satisfaction, self-compassion, and general belongingness in individuals aged between 18 and 25. The sample of the study, which employs a correlational survey design, consists of 352 participants reached through convenience sampling. Data were collected online using a demographic information form, alongside scales for social media use integration, self-compassion, general belongingness, and life satisfaction. Independent Samples t-test, ANOVA, Pearson Correlation, Simple/Multiple Linear Regression, and Hayes PROCESS mediation analyses were utilized in the data analysis. Correlation analyses demonstrated significant positive relationships between life satisfaction and self-compassion (r = .39), as well as general belongingness (r = .48); conversely, a significant negative relationship was found between self-compassion and social media use (r = -.26). While no significant relationship was detected between the total score of social media use and general belongingness (r = -.04), a weak negative correlation was found between the emotional connection subdimension and the total score of general belongingness (r = -.12), whereas a statistically significant relationship was identified between the integration into social routines subdimension and the total score of general belongingness (r = .12). Regression analyses revealed that the total score and subdimensions of social media use did not significantly predict life satisfaction. The total score of self-compassion explained 15% of the variance in life satisfaction, while its subdimensions explained 18%; reverse-coded isolation emerged as a significant positive predictor, whereas reverse-coded over-identification was found to be a significant negative predictor (suppression effect). The total score of self-compassion accounted for 7% of the variance in social media use, while its subdimensions explained 18%; common humanity was found to be a significant positive predictor, whereas isolation, mindfulness, and over-identification emerged as significant negative predictors. Although the total score of social media use did not significantly predict general belongingness, the model consisting of its subdimensions explained 7% of the variance in general belongingness, with integration into social routines acting as a significant positive predictor and emotional connection as a significant negative predictor. The total score of self-compassion explained 23% of the variance in general belongingness, while its subdimensions explained 24%; self-judgment, common humanity, and self-kindness were identified as significant positive predictors. The total score of general belongingness accounted for 21% of the variance in life satisfaction, while its subdimensions explained 22%; both the acceptance/inclusion and rejection/exclusion dimensions were found to be significant positive predictors. Mediation analyses revealed that general belongingness did not play a mediating role at the level of the total score of social media use. However, at the subdimension level, it served as a significant mediating variable in the relationship between social integration-emotional connection and life satisfaction. In the integration into social routines dimension, it functioned as a“suppressor/inconsistent mediator”because the direct and indirect effects operated in opposite directions. Furthermore, general belongingness was found to serve as a significant bridge in the relationship between self-compassion and life satisfaction. Demographic findings indicate that active students and individuals who are in a relationship or married have significantly higher social media integration scores. In addition, general belongingness scores were found to be significantly higher for those in a relationship or married. As daily social media usage duration and interaction frequency increased, social media integration scores rose; however, these variables did not create a significant difference in life satisfaction and self-compassion. In terms of the most intensively used platform, YouTube users exhibited lower social media integration compared to users of other platforms. Individuals who use social media for“following others”and“communicating with friends”displayed higher integration levels than those using it for“gathering information.”The findings indicate that self-compassion and a sense of belonging play protective and decisive roles in the life satisfaction of young adults, whereas social media use indirectly shapes life satisfaction at the subdimension level through belongingness mechanisms. Accordingly, it is recommended that psychosocial interventions for young adults should comprehensively address the strengthening of belongingness networks alongside self-compassion-focused mindfulness practices.

Benzer Tezler

  1. Genç erişkinlerde problemli sosyal medya kullanımının narsisistik kişilik özellikleri ve psikolojik belirtilerle ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of the relationship of problematic social media use with narcissistic personality traits and psychological symptoms in young adults

    VEYSEL GÖKHAN KARACA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Psikolojiİstanbul Gelişim Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NECMETTİN AKSOY

  2. Genç erişkinlerde bağlanma biçimi ile sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    The relationship between attachment style and social media addiction in young adolescents

    BERİL ÖZMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İletişim BilimleriÜsküdar Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FATMA DUYGU KAYA YERTUTANOL

  3. Genç erişkinlerde (19-25 yaş) sosyal medya bağımlılığının görünüş kaygısı ve beden saygısı ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of social media addiction with appearance anxiety and body esteem in young adults (19-25 years old)

    ÇİĞDEM CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZAN KARAOĞLU

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NUR DEMİRBAŞ

  4. Aile hekimliğine başvuran 18-64 yaş arasi genç erişkinlerde akilli telefon bağimliliği ile anksiyete arasindaki ilişkinin incelenmesi

    Examination of the relationship between smartphone addiction and anxiety in young adults aged 18-64 years applying to family medicine

    MERVE ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bakanlığı

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. HABİBE İNCİ

  5. Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-25 yaş arası hastalarda akıllı telefon bağımlılığı ile boyun ağrısı ve disabilite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Assessment of the relationship between smartphone addiction and neck pain and disability among patients aged 18–25 years presenting to a family medicine outpatient clinic

    MERVENUR EMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SABAH TÜZÜN

    DR. MUHAMMET EMİN KARAKÖSE