Geri Dön

Sepsisli hastalarda gastrointestinal disfonksiyon ile ilişkili yoğun bakım ünite mortalitesinin değerlendirilmesi

Evaluation of intensive care unit mortality associated with gastrointestinal dysfunction in patients with sepsis

  1. Tez No: 1024981
  2. Yazar: AYŞENUR KIRDEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖMÜR İLBAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Gastrointestinal disfonksiyon, Yoğun bakım ünitesi, Mortalite, Organ yetmezliği, Sepsis, Gastrointestinal dysfunction, Intensive care unit, Mortality, Organ failure, Sepsis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ordu Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Sepsis, çoklu organ yetmezliğine yol açabilen ve gastrointestinal (GI) disfonksiyonla komplike olan bir klinik tablodur. Bu çalışmada, Gastrointestinal Disfonksiyon Skoru (GIDS) ile belirlenen GI hastalığın şiddetinin, yoğun bakım kökenli sepsis hastalarındaki hastalık şiddeti ve mortalite ile olan ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel kohort çalışması, en az 48 saat süreyle YBÜ'nde kalan ve klinik olarak yeni gelişen sepsis bulguları olan yetişkin hastalarda gerçekleştirildi. Sepsis 3 tanımı ile belirlenen sepsis hastaları, çalışmaya kabulün ilk üç günündeki maksimum GIDS değerlerine göre GIDS (0 1) (n=57) ve GIDS (2 4) (n=41) olarak iki gruba ayrıldı. Bulgular: Septik hastalarda, GIDS (2-4) grubundaki maksimum SOFA (10 vs. 7, p=0.001) ve APACHE II (25 vs. 18, p=0.002) skorları, GIDS (0-1) grubuna göre belirgin yüksekti. MV ihtiyacı, GIDS (2-4) grubunda önemli ölçüde yaygındı (%80.5 vs. %36.8, p=0.001). Maksimum AUC değerleri sırasıyla 0.684, 0.794 ve 0.783 olan GIDS, SOFA ve APACHE II skorlarının 30 günlük mortalite için prognostik kapasiteleri orta düzeydeydi. GIDS ile karşılaştırıldığında, SOFA skoru daha yüksek prognostik performans sergiledi (Z=1.98, p=0.048), GIDS + SOFA entegrasyonu AUC: 0.811 (Z=2.84, p=0.005) ve GIDS + APACHE II entegrasyonu AUC: 0.803 (Z= 2.69, p=0.007) ile, tek başına GIDS'na göre daha yüksek bir prognostik kapasiteye ulaştı. Çok değişkenli lojistik regresyon modelinde, GIDS (OR: 2.98, %95 CI: 1.08-8.23, p=0.035) ve SOFA skoru (OR: 1.42, %95 CI:1.19-1.69, p<0.001) mortalitenin bağımsız öngörücüleri olarak tanımlandı. Çalışmaya kabulün ilk üç günü ölçülen maksimum GIDS baz alındığında, GIDS (2-4) grubundaki sağkalım, GIDS (0-1) grubuna göre anlamlı düşüktü (p = 0.025, log-rank test). 65 yaş üzeri sepsis hastalarında GIDS (2-4) grubundaki sağkalım, GIDS (0-1) grubuna göre belirgin azaldı (p = 0.011, log-rank test). Hem tüm sepsis hastalarında hem de GID gelişenlerde, MV ve vazopressör ihtiyacı olması sağkalımı olumsuz etkiledi (sırasıyla, p = 0,002, p = 0,047, log-rank test). v Sonuç: YBÜ kökenli sepsis hastalarında GIDS ile ölçülen GI hastalığın şiddeti, sistemik hastalığın şiddeti ve mortalitede artış ile ilişkiliydi. Sepsis hastalarındaki bu prognostik etki, eşlik eden organ yetmezliğinin derecesi tarafından modüle edildi. GID'un mortalite üzerindeki etkisi, yaşlı hastalarda daha belirgindi.

Özet (Çeviri)

Introduction: Sepsis is a clinical condition that can lead to multiple organ failure and is complicated by gastrointestinal (GI) dysfunction. In this study, we aimed to evaluate the relationship between the severity of GI disease, as determined by the Gastrointestinal Dysfunction Score (GIDS), and disease severity as well as mortality in intensive care unit (ICU) septic patients. Materials and Methods: This prospective observational cohort study was conducted on adult patients who stayed in the ICU for at least 48 hours and presented with clinical signs of newly developed sepsis. Patients diagnosed with sepsis according to the Sepsis 3 definition were divided into two groups as GIDS (0 1) (n=57) and GIDS (2 4) (n=41) based on their maximum GIDS values within the first three days of admission to the study Results: In septic patients, the maximum SOFA (10 vs. 7, p=0.001) and APACHE II (25 vs. 18, p=0.002) scores in the GIDS (2 4) group were significantly higher compared to the GIDS (0 1) group. The need for mechanical ventilation (MV) was significantly more prevalent in the GIDS (2 4) group (%80.5 vs. %36.8, p=0.001). The prognostic capacities of GIDS, SOFA, and APACHE II scores for 30 day mortality were moderate, with maximum AUC values of 0.684, 0.794, and 0.783, respectively. Compared to GIDS, the SOFA score exhibited a higher prognostic performance (Z=1.98, p=0.048); furthermore, the integration of GIDS + SOFA (AUC: 0.811, Z=2.84, p=0.005) and GIDS + APACHE II (AUC: 0.803, Z=2.69, p=0.007) achieved higher prognostic capacities than GIDS alone. In the multivariate logistic regression model, GIDS (OR: 2.98, %95 CI: 1.08 8.23, p=0.035) and SOFA score (OR: 1.42, %95 CI: 1.19 1.69, p<0.001) were identified as independent predictors of mortality. Based on the maximum GIDS measured in the first three days of admission, survival in the GIDS (2 4) group was significantly lower than in the GIDS (0 1) group (p = 0.025, log rank test). In septic patients over 65 years of age, survival in the GIDS (2 4) group was significantly reduced compared to the vii GIDS (0--1) group (p = 0.011, log--rank test). In both the general septic patient population and those who developed GID, the need for MV and vasopressors negatively affected survival (p=0.002 and p=0.047, respectively, log--rank test). Conclusion: In ICU septic patients, the severity of GI disease measured by GIDS was associated with increased severity of systemic disease and mortality. This prognostic effect in septic patients was modulated by the degree of concomitant organ failure. The impact of GID on mortality was more pronounced in elderly patients.

Benzer Tezler

  1. Yoğun bakım ünitesinde sepsis ile takip edilen onkoloji hastalarında liberal ve restriktif transfüzyon stratejilerinin sağkalıma etkisi

    The effect of liberal and restrictive transfusion strategies on survival in oncology patients with sepsis in the intensive care unit

    BULUT SAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KANİYE AYDIN

  2. Yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda ciddi hastalık görülme riski ile serum laktat seviyesi arasındaki ilişkinin araştırılması

    The relationship between serious illness risk and serum lactate level in intensive care unit patients with critical illness

    YUSUF ABUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyokimyaGata

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DOÇ.DR. YALÇIN ÖNEM

  3. Plazma presepsin düzeyinin sepsisin tanı ve prognozundaki önemi

    The significance of plasma presepsin levels in the diagnosis and prognosis of sepsis

    OZAN KONAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ ÇETİNKAYA

  4. Yenidoğan ünitesi antibiyotik kullanımı ile kültür sonuçları ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    SAFİYE GÖZÜBÜYÜK ARIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADNAN ÖZTÜRK

  5. Merkezimizde izlenen erken prematüre bebeklerde nekrotizan enterokolit sıklığı ve predispozan faktörlerin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    NİLÜFER DEDA İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CÜNEYT TAYMAN