Kadın ve erkek arasındaki ortak hakların tespitinde nebevî sünnetin yöntemi: Tahlilî bir hadis çalışması
The approach of the prophetic sunnah in setting shared rights between men and women: An analytical hadith study
- Tez No: 1025404
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYMAN JASSIM MOHAMMED ALDOORI
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Müslüman Kadın, Eğitim, Mülkiyet, Davet, Evlilik, Boşanma, Muslim woman, education, ownership, calling to God, marriage, divorce
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Mardin Artuklu Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sünnet-i Seniyye, şer'î ahkâmın ve mukaddes nassların Kur'an-ı Kerim'den sonraki asli kaynağı olup, sosyal hayatta adalet ve hakkaniyet ilkelerin tesisinde muazzam bir katkı sağlamıştır. Bu köklü şer'î esasların en somut tezahürlerinden biri de kadının yaratılıştan gelen saygın konumunu güvence altına alan ve hayatın muhtelif safhalarında maruz kalınabilecek her türlü haksız ayrıcalığı bertaraf eden bir haklar manzumesi vazetmiş olmasıdır. Bu temel asıllardan hareketle kaleme alınan bu araştırma; İslam şeriatının kadına bahşettiği bir dizi şer'î hakkı tetkik etmek suretiyle, Sünnet-i Seniyye'in kadın ile erkek arasında bir ayrım gözetmeksizin ve hiçbir cinse bir imtiyaz tanımaksızın ortak haklara verdiği ehemmiyeti ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın nihai hedefi ise; İslam'ın kadının hukukunu gözetmediğini ve onu pek çok fıtri hakkından mahrum bıraktığını iddia eden modern dönem (oryantalist) ithamların, sahih şer'î delillerle çürütülmesidir. Belirlenen bu ulvi amaç doğrultusunda, araştırmanın metodolojik altyapısı tanzim edilirken; kadının hukukuna dair hadislerin bir araya getirilmesi ve bu konudaki sahih rivayetlerin izinin sürülmesi amacıyla“tümevarım yöntemi”kullanılmıştır. Bunun yanı sıra, söz konusu nassların ihtiva ettiği ahkâmı ve şer'î maksatları netleştirmek ve bunları kadının İslam'daki saygın konumunu yansıtan teşriî bağlamla ilişkilendirmek adına“çözümleyici-betimsel yöntem”benimsenmiştir. Belirli bir çerçevede yürütülen bu çalışma, temelde beş asli hak ile sınırlıdır: Birincisi; kadın ile erkek arasında hiçbir ayrım yapılmaksızın kadının ilim tahsil etme hakkıdır. Bu başlık altında, kadının marifet yolundaki aktif rolü ile müphem gördüğü her hususta soru sorma ve fetva talep etme hürriyeti hadis nassları ışığında incelenmiş; böylece Sünnet'in kadının zihnî ve ilmi inşasına verdiği ehemmiyet ön plana çıkarılmıştır. İkincisi; kadının şer'î ilimleri tebliğ etme, insanlara muallimlik yapma, emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münker (iyiliği emredip kötülükten sakındırma) faaliyetlerindeki rolünü inceleyen ve irşad vazifesinin erkeğe has ve munhasır olmadığını ortaya koyan tebliğ ve davet hakkıdır. Üçüncüsü; kadının iktisadi bağımsızlığını (müstakil zimmet-i maliyesini) teyit eden; hiçbir haksız kısıtlama (hacr) veya hak mahrumiyeti olmaksızın alım-satım, tasadduk ve benzeri her türlü mali tasarrufta bulunabilme salahiyetini gösteren mülkiyet ve mali tasarruf hakkıdır. Dördüncüsü; kadının —ister bakire (bikir) ister dul (seyyib) olsun— rızasının nikâh akdinin sıhhatinde kurucu bir şart kabul edildiğini ve evlilikte zorlamanın (ikrahın) şer'an geçersizliğini beyan eden eş seçme hakkıdır. Buna göre kadın, evlenmek istediği kişiyi seçmede veya istemediği adayı reddetmede mutlak bir irade hürriyetine haizdir; velisinin onu rızası hilafına bir evliliğe icbar etme yetkisi yoktur, şayet böyle bir dayatma vuku bulursa kadının bu nikâhı iptal ettirme hakkı mahfuzdur. Beşincisi ve sonuncusu ise; evliliğin devamının imkânsız hale geldiği durumlarda, geçimsizlik (şikak) sebebiyle kadının meşru yollardan talak veya muhâlea (hul'/bedel karşılığı boşanma) talep edebileceğini gösteren evlilik birliğini sonlandırma hakkıdır. Yürütülen bu kapsamlı araştırma neticesinde şu önemli sonuçlara ulaşılmıştır: Sünnet-i Seniyye, kadının haklarına dair adalet ve onurlandırma eksenli bütüncül bir tasavvur sunmuştur. Üstelik bu tasavvur, salt nazari bir söylem düzeyinde kalmamış; kadının şer'î sınırlar dahilinde güçlendirilmesine ve cemiyet hayatının muhtelif alanlarına katılımına katkı sağlayan, erkekle fıtri bir bütünlük ve denge oluşturan ameli uygulamalara dönüştürülmüştür. Son tahlilde; Sünnet-i Seniyye, kadının cemiyette şuurlu ve müessir bir şahsiyet olması için eğitim hakkını; İslamî değerlerin ve mukaddes ilmin yayılmasına ortak olması için davet hakkını; iktisadi yönden kendi ayakları üzerinde durabilmesi için mülkiyet hakkını; kendi şahsi kararlarını hür iradesiyle alıp huzurlu bir yuva kurabilmesi için eş seçme hakkını ve nihayet ailevi dengenin sarsıldığı durumlarda insanlık onuruna yaraşır bir hayat sürebilmesi için ayrılık/talak hakkını güçlü bir biçimde tahkim etmiştir.
Özet (Çeviri)
The Prophetic Sunnah is a fundamental as asource of Islamic legislation and has made a significant contribution to establishing the principles of justice and equity. Among the most prominent of these principles is its establishment of a set of rights that preserve women's status and eliminate discrimination between them and men in various aspects of life. Therefore, this reserch aims to demonstrate the Prophetic Sunnah's concern for women's rights, which are shared with men's rights, without discrimination or exclusivity for either. This is achieved through a study of a group of rights guaranteed to women by Prophetic Sunnah, with the goal of refuting claims that Islam has neglected women's rights and deprived them of many of their entitlements. The nature of this thesis necessitated the use of an inductive approach in collecting hadith texts related to women's rights and tracing the authentic narrations contained therein. It also adopted a descriptive analytical approach in analyzing these texts and clarifying their rulings and objectives, while linking them to the legislative context that reflects the status of women in Islam. This treatise focuses on five rights, the first of which is the right to education. That seems through hadith texts indicating women's right to learn without distinction between them and men, highlighting their participation in education, and their right to ask questions and inquire about matters. All of this demonstrates the Sunnah's concern for the intellectual and cognitive development of women. Secondly, her right to call to God, as evidenced by prophetic hadiths highlighting her role in conveying Islamic knowledge, teaching people, enjoining good and forbidding evil, and not limiting the function of calling to God to men. Thirdly, her right to own and manage her finances, based on numerous prophetic hadiths that affirm a woman's financial independence and her right to engage in various financial transactions such as buying, selling, and giving charity, without restriction or limitation. Fourthly, her right to choose her husband, as indicated by hadiths that consider a woman's consent a fundamental condition for a marriage contract and prohibit coercion, whether she is a virgin or previously married. She has complete freedom to choose whomever she wishes to marry and to reject whomever she does not want. Her guardian has no right to force her into anything she does not want or to coerce her into marrying someone she does not desire. If such a thing is imposed upon her, she has the right to annul the marriage. Fifthly, her right to end the marital relationship if it becomes impossible. This is further explored by presenting texts that demonstrate the legitimacy of a woman's request for divorce or khul' (divorce initiated by the wife) when reconciliation becomes impossible. The study concluded to many important findings, most notably: that the Prophetic Sunnah (tradition) presented a comprehensive vision of women's rights, based on justice and dignity. It did not merely address theoretical aspects but translated these rights into practical realities that contributed to empowering women and integrating them into various spheres of life, within a framework of complementarity and balance with men. The Prophetic Sunnah also supported a woman's right to education to become aware and influential; her right to call to God and participate in spreading Islamic knowledge and values; her right to own property to achieve economic independence; her right to choose her husband to be free in her personal decisions and build a happy family; and her right to separation to live with dignity if the balance in her marital life is disrupted.
Benzer Tezler
- Sporda insan hakları ile örgütsel erdemlilik düzeylerinin personel güçlendirmeye etkisi
The effect of human rights and organizational virtue levels in sports on personnel empowerment
ALPTUĞ SOYER
Doktora
Türkçe
2024
Kamu YönetimiNiğde Ömer Halisdemir ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERKAN İBİŞ
- Türkiye'de kadın istihdamının tarihçesi ve iyileştirilmesine yönelik atılan adımlar
The history of women's employment in Turkey and steps taken to improve it
YASEMİN KARAKOÇ
- Romanya'da din ve devlet ilişkisi: Aile referandumu örneği
The relationship between state and religion in Romanya: Family referendum's case
ELENA RADU
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Siyasal BilimlerAnkara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERPİL SANCAR
- Türk Hukukunda ayrımcılık suçu: TCK 122. madde
Discrimination crime in Turkish Law: Article 122 of TPC
BUHARİ ÇETİNKAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Kamu YönetimiGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜMİT KOCASAKAL
- Toplumsal cinsiyet perspektifinde kamusal alandaki kadın söyleminin sözlü ve teorik analizine: Türkiye ve Kırgızistan örneği
Verbal and theoretical analysis of women's discourse in the public sphere from a gender perspective: the case of Turkey And Kyrgyzstan
MERVE KILIÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
SosyolojiTekirdağ Namık Kemal ÜniversitesiKadın ve Aile Çalışmaları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖKMEN KANTAR