Plazma prokalsitonin değerinin hematopoetik kök hücre nakil sonrası erken dönem komplikasyonları için tanısal ve prognostik önemi
Diagnostic and prognostic value of plasma procalcitonin for early complications after haematopoietic stem cell transplantation
- Tez No: 118494
- Danışmanlar: DOÇ.DR. SEVGİ KALAYOĞLU BEŞIŞIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Onkoloji, Hematology, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
7. ÖZET HKHN, başlıca hematolojik olmak üzere çeşitli hastalıklarda bir tedavi seçeneği olarak giderek uygulanması artmaktadır. Bununla birlikte HKHN çeşitli komplikasyonları nedeniyle morbidite ve mortalitesi yüksek bir tedavi şeklidir. PCT, 116 aminoasitten oluşan, sağlıklı insanların plazmasında saptanamayan (<0.1ug/l) ağır viral infeksiyonlarda, otoimmün hastalık ve pankreatit gibi infeksiyon dışı inflamatuvar hastalıklarda plazmada hafif-orta derecede olarak nitelendirilecek (<1.5ug/l) düzeylerde saptanan bir kalsitonin prohormonudur (1). Buna karşın; ağır bakteriyel, paraziter ve fungal infeksiyonlarda 1.5 ug/T nin üzerinde PCT düzeyi görülmektedir (2). Bu çalışma ile HKHN sonrası gelişebilecek başlıca komplikasyonların [akut GvHH, VOH, infeksiyonlar, HÜS, TTP, MAH, ARDS vd.] seyri ile CRP ve PCT düzeyleri arasındaki ilişki değerlendirildi; bu ilişkinin erken tanı, ayırıcı tanı ve tedavi yaklaşımında kolaylık sağlayabileceği düşünüldü. Çalışma Mart 2001 -Haziran 2002 tarihleri arasında hematopoetik kök hücre nakli olmak üzere yatırılan 25 hastada (allogeneik: 16, otolog: 9) yapıldı. İnflamatuvar yanıt göstergelerinden CRP ve PCT' yi değerlendirmek üzere kan örnekleri; nakil öncesi, nakil günü, FN günü, FN' den çıkıldığı gün ve komplikasyonların tanı aldığı gün olarak alındı. Nakil öncesi ile nakil günü karşılaştırıldığında her iki göstergenin ortalama düzeyleri arasında istatistiksel fark olmadığı gösterildi. Bu durum HR' nin ortaya çıkardığı ağır sitokin salınımının PCT ve CRP düzeyinde anlamlı artışa yol açmadığının göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak çalışmamızda söz konusu göstergelerin aralıksız takiplerinin yapılamamış olması kesin yorum yapılmasını engellemekteydi. Nötropenik dönemde ortaya çıkan ateş durumunda (FN günü) bakılan PCT ve CRP değerlerinin nakil öncesi (bazal değer) değerler ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak 47anlamlı artış gösterdiği saptandı. FN günü CRP ve PCT değerleri FN' den çıkış günü değerleri ile karşılaştırıldığında da istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. PCT ortalama değeri FN günü 4.92±14.24 ng/ml (0.1-59.72 ng/ml) olup, elde edilen tüm değerler oldukça geniş sınırlar içerisinde dağılım göstermekteydi. Bu durum SÎYS ve sepsisle sonuçlanan 2 FN olgusu ile ilişkili idi. Nitekim otolog nakil grubunda FN' den sırasıyla sepsis ve SÎYS' ye ilerlemiş birer hastada FN günü PCT çok yüksek düzeylerde (SİYS gelişen hastada 40.5 ng/ml, sepsisli hastada 59.72 ng/ml) saptanmıştı. Söz konusu 2 hastanın göz ardı edilmesi durumunda FN günü ortalama PCT düzeyi (0.81±1.03 ng/ml) nakil öncesi bazal değerler ortalaması ile karşılaştırıldığında yine istatistiksel olarak anlamlı yükseklik gösteriyordu. Hemokültür negatif grup ve hemokültür pozitif gruplar ayrı olarak ele alındığında PCT ve CRP düzeyleri FN atağının infeksiyon yönünde değerlendirilmesine yönlendirici şekilde her iki grupta da istatistiksel anlamlı artış göstermekte idi. Ancak hemokültür pozitif grupta FN günü PCT ortalama değerinin (6.79±18.64 ng/ml) hemokültür negatif gruba göre (3.58Ü0.65 ng/ml) daha yüksek olduğu gözlendi. Bu durum FN' de bakteriyemiden bağımsız olarak CRP ve PCT değerlerinde yükselme olasılığını da akla getirmekteydi. Ayrıca FN başlangıcında hastalarımızda saptanan çok yüksek PCT değerlerinin gelişebilecek SİYS ve sepsis açısından uyarıcı olabileceği ve bu yönde PCT' nin prognostik değer taşıyabileceği düşünüldü. Her iki göstergenin nakil tipi ile ilişkisiz olarak FN atağı sırasında istatistiksel anlamlı yükselme gösterdiği belirlendi. Ancak HR' nin yol açtığı inflamasyonun göstergesi olarak ateşin olmadığı ancak mukozitin gelişmiş olduğu dönemlerde günlük olarak takip edilemediğinden PCT ve CRP düzeyleri hakkında bilgi edinilemedi. Öte yandan allogeneik nakil grubunda FN günü ortalama PCT değeri 0.57±0.42 ng/ml olarak saptanırken, otolog nakil grubunda 12.17±22.09 ng/ml olarak bulundu. Otolog nakil grubunda dikkati çeken çok yüksek ortalama PCT düzeyinin SİYS ve sepsis gelişen 2 hastanın bu grupta yer alması ile 48ilişkili olabileceği düşünüldü. Nitekim söz konusu 2 hasta göz ardı edildiğinde otolog nakil grubunda FN günü PCT ortalama değeri nakil öncesi bazal değerlere göre yine istatistiksel olarak anlamlı yükselme (0.76±1.29ng/ml) göstermekte ancak allogeneik grup ortalama değerine yakın bulunmakta idi. Aynı değerlendirme CRP için yapıldığında, her iki nakil grubunda da FN günü CRP düzeyleri ortalaması nakil öncesi bazal CRP değerleri ortalamasına göre istatistiksel olarak anlamlı yükselme göstermekte idi. Daha önce belirtildiği gibi otolog nakil grubunda SIYS ve sepsise ilerleyen 2 hastadan dolayı, FN günü ortalama PCT değeri allogeneik nakil grubuna göre belirgin yüksek saptanmıştı. Oysa FN günü CRP ortalama değeri otolog nakil grubundaki bu 2 hastaya rağmen allogeneik nakil grubunda daha yüksek bulunmuştu. Bu durumda PCT' nin CRP' ye göre infeksiyonun/inflamasyonun klinik seyri hakkında daha yönlendirici olduğu düşünüldü. FN atağının kontrol altına alındığının göstergesi olarak FN' den çıkış günü alman PCT ve CRP değerleri ortalaması FN günü ortalama değerleri ile karşılaştırıldığında fark istatistiksel anlamlı idi. Bu durum her iki göstergenin klinikte infeksiyonun/inflamasyonun kontrol altına alındığının göstergesi olarak kullanılabileceğine yönlendirmekte idi. İki gösterge karşılaştırıldığında ise FN çıkış günü CRP ortalama değerinin, FN günü ortalama değerine göre azalmış olmakla birlikte hala normalin üstünde olması dikkati çekti. Bu durumda günlük izlem yapılmadan (ki böylelikle zirve düzey görülmeden) FN' den çıkış günü tek örnek CRP değerinin infeksiyonun/inflamasyonun kontrol altına alındığı bilgisine yönlendirici etkisinin zayıf olacağı kanısına varıldı. Çalışmamızda 5 akut GvHH gelişen hastada o döneme ait CRP ve PCT ortalama değerlerinin, nakil öncesi ortalama değerler ile karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı artış göstermediği saptandı. Bu bulgu, CRP ve PCT' nin infeksiyon dışı inflamasyonda tanısal değerlerinin zayıf olacağı düşüncesine yönlendirdi. Ancak CRP ve PCT değerlerinin günlük 49izlenmesinin gerekli olduğu yanı sıra daha fazla nakil olgusu ve akut GvHH gelişmiş hasta sayısı ile bu bulgunun yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünüldü. Hastaların nötropenik olmadıkları dönemde saptanan komplikasyon sayılarının az olması nedeni ile istatistiksel değerlendirme yapılmadı. Bu dönemde gelişen üç infeksiyon kliniği (üriner sistem infeksiyonu ve kateter ile ilişkili infeksiyonlar) sırasında alman PCT ve CRP düzeyleri beklendiği üzere yükselmiş bulundu (Tablo 12). VOH gelişen 2 hastada PCT düzeyleri yüksek bulundu (1.98 ng/m ve 2.12 ng/ml). Hastaların birinde CRP değerinde artışı saptandı, diğerinde nakil öncesi CRP değerine göre artış izlenmedi. ITP ve immünkompleks ilişkili nefrit gelişen 2 ayrı hastada PCT artışı yine vardı, ancak daha azdı (0.59 ng/ml ve 0.74 ng/ml). Bu dönemlerde CRP değerlerinde de artış olduğu gözlendi. Bir hastada hemorajik sistit gelişmesi sırasında ve aynı hastada takiben CMV infeksiyonu, sıkıntılı solunum ve solunum yetmezliği kliniği geliştiği dönemlerde PCT ve CRP değerleri nakil öncesine göre yüksek bulundu. Nötropenik dönemde olmayan bu komplikasyonlar sırasında PCT ve CRP düzeylerinde saptanan artışlar dikkate alındığında, inflamasyon ve infeksiyon için ayırıcı tanı yapabilmek üzere, yine her iki göstergenin günlük izlenmesinin önem taşıdığı düşünüldü. Hastaların nötropenik olmadıkları dönemde sayıca az olmakla birlikte özellikle bakteriyel infeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar sırasında PCT düzeylerinin FN günü değerlerinden yüksek olması ayrıca dikkati çekti. Sonuç olarak PCT ve CRP allogeneik ve otolog nakil grubunda FN atağında infeksiyon ve inflamasyonun erken göstergesi olabilir. Her iki gösterge FN' nin kontrol altına alındığı klinik bilgisini ancak günlük izlem yapılması durumunda sağlayabilir. Nakil sonrası infeksiyon dışı inflamatuvar komplikasyonların ayırıcı tanısal yaklaşımında ise daha fazla hasta ve komplikasyon serileri üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılmasına gerek vardır. 50
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Proadrenomedüllinin pnömonilerde klinik ciddiyetin belirlenmesi ve prognostik değerinin incelenmesi
Proadrenomedullin PRODM), Determining Clinical Severity And Analyzing Prognostic Value For Pneumonia
SEDAT DEMİRSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OĞUZHAN OKUTAN
- Açık kalp cerrahisi yapılan hastalarda serum prokalsitonin düzeyleri ve bunun mortalite ve morbidite ile ilişkisi
Serum procalcitonin leveles in patients undergoing open heart surgery and its relation to mortality and morbidity
MUSTAFA DENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURSEL ŞAHİN
- Neonatal ishalli buzağılarda tümör nekrozis faktör-alfa (TNF-α), prokalsitonin (PCT), interleukin-6 (IL-6) ve haptoglobin (HP) biyobelirteçlerinin, diagnostik ve prognostik önemlerinin araştırılması
Investigation of the diagnostic and prognostic importance of tumor necrosis factor-alfa (TNF-α), procalcitonin (PCT), interleukin-6 (IL-6) and haptoglobin (HP) biomarkers in calf with neonatal diarrhea
EMRE SAYAR
Doktora
Türkçe
2023
Veteriner HekimliğiErciyes ÜniversitesiVeterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İHSAN KELEŞ
- Pnömonili hastaların prognozunda endocan ve kallistatinin yeri
Are endocan and kallistatin prognosis factors of community-acquired pneumonia
DİDEM ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. DİDEM ÖZTÜRK
- Kritik çocuk hastalarda prokalsitonin ve C-reaktif protein'in mortalite riskini belirlemedeki değeri
Values of procalcitonin and C-reactive protein on the mortalitiy risk prediction in critically ill pediatric patients
NİMET ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET BOŞNAK