Kartezyen benliğe bir cevap olarak Wittgenstein`in ikinci dönem felsefesi
The Later philosophy of Wittgentein as a response to cartesian ego
- Tez No: 141358
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ERDAL CENGİZ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sistematik Felsefe ve Mantık Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tezin amacı Wittgenstein' m ikinci dönem felsefesinin Descartes'ten bu yana gelen geleneksel dil anlayışına ve bu anlayış çerçevesinde oluşmuş olan tekbenci kurama karşı çıkışını göstermektir. Kartezyen ikiciliğin en büyük sorunlarından bir tanesi özne ve nesneyi birbirlerinden koparmış olması ve daha sonra da özne-nesne arasındaki ilişkinin doğasını açıklamakta güçlük içerisine düşmüş olmasıdır. Descartes insanı tin ve beden diye ikiye ayırmış, fakat bu ikisi arasındaki bağlantıyı gizemli bir şekilde bırakmıştır. Öznenin dünyayla kurduğu ilişkide ise Tanrının garantörlüğüne güvenmiştir. Sonuçta Kartezyen ego dünyadan ve diğer egolardan kopuk bir halde bırakılmıştır. Bu durum Kartezyen egonun tekbenci karakterine işaret eder. İkinci döneminde Wittgenstein ortaya attığı dil felsefesiyle böylesi bir tekbenci anlayışa karşı çıkar. Akılda tutulması gerekli bir husus şudur; Descartes bir dil felsefecisi değildir ve dil üzerine bir şey söylemez. Wittgenstein ise bir dil felsefecisidir ve Kartezyen tekbenci egoya karşı oluşturulmuş olan doğrudan argümanlara sahip değildir. Fakat bu iki felsefe birbirlerine zıt iki benlik anlayışını temsil ederler. Ben de tezimde bunu göstermeye çalıştım.
Özet (Çeviri)
The aim of this thesis is to show how Wittgenstein's later philosophy is opposed to the traditional Cartesian philosophy and its solipsistic subject. One of the problems of Cartesian dualism is that it separates the subject from the object and by doing so it faces a great difficulty in explaining the relation between the two. Descartes divides man into a soul and a body and then he left the relation between the two as an unexplained mystery. As for the relation between the subject and the world, he takes the God as a guarantor. However, in the end Cartesian ego remains as separated from the world and other egos. It remains as a solipsistic self. Late Wittgenstein, through his philosophy of language, is in complete contrast with such a disembodied self. One thing should be kept in mind; Descartes is not a philosopher of language and hence says nothing on language. Wittgenstein does not address directly the Cartesian solipsism in his late writings. But nevertheless, these two philosophies represent two contradictory understandings of ego. That is what I wanted to defend in the thesis.
Benzer Tezler
- Endüstride nümerik kontrollü takım tezgahları (NC)
Başlık çevirisi yok
MEHMET BOZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Makine MühendisliğiGazi ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YALÇIN EROL
- Invariant elastic constants of anisotropic solids
Başlık çevirisi yok
ALİ CUMHUR ZİBEL
Yüksek Lisans
İngilizce
1988
Fizik ve Fizik MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiDOÇ. DR. Y. CEVDET AKGÖZ
- Computer-aided stability analysis of periodically time-varying linear systems
Başlık çevirisi yok
FATMA YILMAZ
Yüksek Lisans
İngilizce
1989
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiDOÇ. DR. MUHAMMET KÖKSAL