Geri Dön

Normotansif ve hipertansif yaşlılarda akım aracılıklı dilatasyon yöntemi ile endotel fonksiyonlarının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 142424
  2. Yazar: MEHMET AKİF KARAN
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Geriatri, Geriatrics
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Geriatri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Aterosklerotik hastalık gelişiminde ilk evrenin endotel disfonksiyonu (ED) olduğu bilinmektedir. Hem yaşlanma hem de hipertansiyonun ilerleyici bir endotel disfonksiyonu ile ilişkili olduğu ileri sürülmesine rağmen, bazı çalışmalarda da yaşlanmanın endotel fonksiyonlarını etkilemediği, birlikte bulunan hipertansiyonun bu tablodan esas sorumlu olduğu iddia bilmektedir. Bu prospektif çalışmada normotansif ve hipertansif yaşlılarda noninvazif olarak akım-aracılıklı dilatasyon yöntemi ile endotel fonksiyonlarını değerlendirmek, normotansif ve hipertansif orta yaşlı bireylerle karşılaştırmak amaçlanmıştır. Çalışmaya 48'i hipertansiyon hastası (70 ± 11 yıl), 18'i normotansif (69 ± 4 yaşında) 66 yaşlı birey alınmıştır. Kontrol grubu 16'sı hipertansiyon hastası (40 ± 4 yaşında), 24'ü normotansif idi (38 ± 8 yaşında) orta yaşlı 40 bireyden oluşmuştur. Endotel fonksiyonları brakiyal arterde akım-aracılıklı dilatasyon (AAD) ölçülerek, endotele bağımlı olmayan dilatasyon (EBOD) ise dilaltı nitrat uygulamasına cevap olarak gelişen brakiyal arterdeki vazodilatasyon ölçülerek değerlendirildi. Brakiyal arter bazal çapı yaşlı hipertansif hastalarda yaşlı nonhipertansif hastalara göre daha yüksekti (sırasıyla, 3.8±0.5 mm, 3.4±0.5 mm, p=0.004). AAD, yaşlı hipertansiyon grubunda (%9.5±4.7) orta yaşlı hipertansifler (%12.9±4.3) ve yaşlı nonhipertansiflerden (%12.7±5.5) daha düşük bulundu (p, sırasıyla, 0.01, 0.02). Yaşlı nonhipertansiflerde 40AAD orta yaşlı nonhipertansiflerden (%18.9±8.1) daha düşüktü (p=0.008). Orta yaşlı hipertansif hastalarda da AAD orta yaşlı nonhipertansiflerden daha düşüktü (p=0.01). EBOD ise yaşlı hipertansiyon grubunda orta yaşlı hipertansiyon grubundan daha düşüktü (sırasıyla, %12.5±9.5, %19.3±6.8, p=0.01). Buna karşılık, yaşlı hipertansif ve nonhipertansif gruplar arasında anlamlı bir fark göstermiyordu (sırasıyla, %12.5±9.5, %1 2.1 ±6.6, p>0.05). Bununla birlikte, yaşlı nonhipertansif grupta EBOD'nin orta yaşlı nonhipertansif gruptan anlamlı derecede daha düşük olduğu görüldü (sırasıyla, %12.1±6.6, %25.0±9.9, p<0.0001). Orta yaşlı hipertansif grupta da EBOD orta yaşlı nonhipertansif gruptan daha düşüktü (p=0.044). AAD oranları yaş ile anlamlı, negatif (p<0.001, r= -0.410), diyastolik kan basıncı ile anlamlı, ancak ihmal edilebilir (p=0.002, r= -0.307), karotis arteri intima-medya kalınlığı ile anlamlı, negatif (p<0.001, r=-0.463), brakiyal arter bazal çapı ile anlamlı, negatif (pO.001, r=-0.341 ) korelasyon gösteriyordu. AAD ile brakiyal arter bazal çapı arasındaki negatif korelasyon yalnızca kadınlarda görülmekte olup, erkeklerde mevcut değildir (p-sırasıyla, p=0.002, p=0.35). Buna karşılık, AAD ile glisemi, kreatinin, kolesterol, trigliserid, beden-kütle indeksi ve sistolik kan basıncı arasında anlamlı korelasyon bulunmadı. EBOD oranları ise yaş ile anlamlı, negatif (pO.001, r= -0.490), karotis arteri intima-medya kalınlığı ile anlamlı, negatif (p= 0.001, r= - 0.367), brakiyal arter bazal çapı ile anlamlı ancak ihmal edilebilir (p=0.002, r= -0.321) korelasyon gösteriyordu. 41Sonuçlar endotel fonksiyonlarının hipertansif yaşlılarda ve erkeklerde daha fazla bozulduğunu göstermektedir. Endotele bağımlı olmayan dilatasyon da yaşla azalmaktadır, ancak hipertansiyonun olumsuz etkisi ise yaşlılarda değil yalnızca orta yaşlılarda görülmektedir. 42

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Yüksek kan basıncı olan çocuklarda kalp bulguları

    Cardiac findings in children with high blood pressure

    FULYA ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAdnan Menderes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERAH SÖNMEZ

    YRD. DOÇ. DR. S. Ayvaz AYDOĞDU

  2. Yaşlılarda kemik mineral yoğunluğu, D vitamin düzeyi ve osteoporotik kırık ilişkisi

    The relationship between bone mineral density, vitamin D and osteoporotic fracture in the geriatric population

    PERİHAN SAPMAZ BULMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELDA SARIKAYA

  3. Yaşlı hastalarda spinal anesteziye bağlı hipotansiyon riskini öngörmede şok indeksi, modifiye şok indeksi ve yaş ilişkili şok indeksinin prediktif değeri var mıdır?

    Is there a predictive value on the part of shock index, modified shock index, and shock index by age in determining the risk of post-spinal hypotension in elderly patients?

    GÖZDE EROL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. İSMAİL AYTAÇ

  4. Hipertansif ebeveynlerin normotansif çocuklarında karotis intima-media kalınlığı ve aortik sertliğin değerlendirilmesi

    Carotid intima-media thickness and aortic stiffness in normotensive children of hypertensive parents

    ALİ YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ZÜBEYİR KILIÇ

  5. Akut myokard infarktüslü normotansif ve hipertansif hastaların serum parathormon düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of serum parathormone levels of normotensive and hypertensive patients with acute myocardial infarction

    S. AHMET AKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN YAVUZ ERYILMAZ