Geri Dön

Respiratuvar distres sendromu olarak izlenen infantların nörolojik yönden değerlendirilmesi

Neurologic evaluations of childs who were threated due to respiratory of dystress syndrome during infancy

  1. Tez No: 156416
  2. Yazar: FİKRİYE GÖLEN
  3. Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. DERYA BÜYÜKKAYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Respratuvar distres sendromu, prematürite, yenidoğan, nörolojik sekel, Respratory distress syndrome, prematurity, newborn, neurologic handicap
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Cumhuriyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

IV ÖZET Respratuvar distres sendromu, genellikle prematürelerde doğum sonrası ortaya çıkan bir tablodur. Özellikle sürfaktan sentez eden sistemin olgunlaşma eksikliği olmak üzere akciğerlerin immatüritesi etyolojide en önemli faktördür. Serebral hipoksi-iskemi; yenidoğanda kronik nörolojik sekellerle sonuçlanabilecek bir durumdur. Biz, yenidoğan servisinde respratuvar distres sendromu tanısıyla izlenen bebeklerin, motor gelişimlerini değerlendirerek serebral palsi bulgularının erken dönemde saptanmasını amaçladık. Bu çalışmada 01/01/2003 tarihi ile 31/10/2003 tarihi arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Servisinde, respratuvar distres sendromu tanısıyla izlenen hastaların retrospektif incelemesini yaptık. Kayıtlara göre bu dönemde Yenidoğan Servisinde toplam 434 hastanın izlendiğini; bunların 104'ünün (%23.9) respratuvar distres sendromu kliniği ile takip edildiğini; respratuvar distres sendromlu hastaların 20'sinin (%19.3) öldüğünü tespit ettik. Ulaşılabildiğimiz 53 hastayı muayene için çağırdık: Kontrole gelen 45 hastanın ve ölen 20 hastanın dosyalarım inceledik. Çalışmaya aldığımız 65 çocuğun 45'i (%69.2) erkek, 20'si (%30.8.) kız idi. Bu çocukların 23'ü (%35.4) normal spontan vajinal yolla, 42'si (%64.6) sezeryan ile doğmuştu. Ortalama gebelik haftaları 32.56 ± 3.73, ortalama doğum ağırlıkları ise 1883,84 ± 748,56 gram idi. Sonuç olarak, toplam 9 çocukta nörolojik sekel saptadık. Sekel sıklığını; cinsiyet, doğum şekli, gebelik haftası, mekanik ventilasyon gereksinimi, mekanik ventilasyon süresi, mekanik ventilasyon tipi, kraniyal sonografide patoloji varlığı, eksojen sürfaktan uygulanması gibi parametrelerle karşılaştırdığımızda, bunların nörolojik sekel sıklığını etkilemediğini, ancak 1000- 1500 gram arasında doğum ağırlığına sahip olmanın bu açıdan bir risk oluşturduğunu bulduk (t=3.04, p<0,05). Gebelik haftasının; mekanik ventilasyon gereksinimi, mekanik ventilasyon süresi, mekanik ventilasyon tipi, eksojen sürfaktan uygulanması, kraniyal sonografide patoloji saptanmasını etkilemediğini bulduk. Gebelik haftasının 32'nin altında olmasının (x^lO.18, p<0.05) veya 1500 gramın altında doğmuş olmanın (x*= 12.81, p<0.05) ölüm için risk oluşturduğunu, eksojen sürfaktan uygulanmasının ölüm oranını etkilemediğini bulduk. Bu sonuçlara göre; doğum ağırlığı 1500 gramdan küçük olan bebeklerde, pediatrik nörolojik izlem ve erken destek tedavisi önemini korumaktadır.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Respratory distress syndrome, commonly occurs in premature newborns depend on deleting in maturation of surfactant synthezis systems cerebral hypoxia or ischemia may result in neurologic handicaps in newborns. In this study, we aimed to early diagnose of Cerebral palsi by evaluating patients who were hospitalized with Respratory distress syndrome in our newborn department. The records of hospitalized newborns with Respratory distress syndrome between the date 1/1/2003 and 31/10/2003, were reveided retrospectivelly. A total 434 patients were followed up in this period in newborn department. One hundred four (%23.9) of them were diagnozed with Respratory distress syndrome and 20 (%19.3) of them were exitus due to Respratory distress syndrome. A total 53 patients were called to hospital for evaluation. Forty five of them administreated to the out patient clinic in response to our calling. Finally we included a total 65 patients (45 boys (%69.2), 20 girls (%30.8) ) in the study. Twenty three of them (%35.4) had a delivery history by vaginal route, 42 (%64.6) of them had delivery history by cesarean section. The mean gestational age was 32.56 + 3.73 weeks, and the mean birth weight was 1883.84 ± 748.58 gram. We predicted neurologic handicap in 9 patients. The frequency neurologic handicap; was from gender, delivery type, gestational age, requiring mechanical ventilation, having abnormal finding in cranial sonography, administration of exogen surfactant (p>0.05). However having a birth weight between 1000-1500 gram was a risk factor for neurologic handicaps (t=3.04, p<0.05). Requiring mechanical ventilation, duration of mechanical ventilation, type of mechanical ventilation, administration exogen surfactant, abnormal finding in cranial sonography were not affected by the gestational age under 32 weeks (xMO.18, p<0.05) caused in increased risk for exitus. However, we found no affected of exogen surfactant administration on frequency of exitus. In conclusion newborns who have birth weight under 1500 gram shuld be followed for neurologic handicaps and if requires shuld be early started supportive treatments.

Benzer Tezler

  1. Preterm infantlarda iki farklı sürfaktan uygulama metodunun değerlendirilmesi

    An evaluation of two different surfactant application methods in preterm infants

    RAGIP AFŞIN ALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA KARA

  2. Respiratuar distres sendromlu olgularda kordon kanı insülin like growth factor-1(IGF-1), kortizol, fT4, TSH, tiroglobulin ve selenyum düzeylerinin değerlendirilmesi

    Patien with respinatory distress syndrome evaluation of insulin like growth factor-1, cortisol, fT4, thyroglobulin and selenium levels in cord blood

    YAHYA AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASIM GÜLTEKİN

  3. Prematüre bebeklerde kan prolaktin, kortizol ve tiroid hormonlarının respiratuvar distres sendromu ile ilişkisi

    Association of serum prolactin, cortisol, and thyroid hormone levels with respiratory distress syndrome in preterm infants

    EMİNE HEKİM YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. YASEMİN AKIN

  4. Prematüre doğan yenidoğanlarda nötrofil/lenfosit oranı ile respiratuvar distres sendromu arasındaki ilişki

    The relationship between neutrophil/lymphocyte ratio and respiratory distress syndrome in premature newborns

    RÜMEYSA AĞIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH BARIŞ AKCAN

  5. Respiratuvar distres sendromunda iki farklı surfaktan tedavisi sonrası perfüzyon indeksi değişkenliği

    Perfusion index variability after two different surfactant regimens in preterm infants with respiratory distress syndrome

    NAZMİYE NİLGÜN KARADAĞ

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ZENCİROĞLU

    DOÇ. DR. DİLEK DİLLİ