Geri Dön

Preterm infantlarda iki farklı sürfaktan uygulama metodunun değerlendirilmesi

An evaluation of two different surfactant application methods in preterm infants

  1. Tez No: 613789
  2. Yazar: RAGIP AFŞIN ALAY
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA KARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: respiratuvar distres sendromu, prematürite, surfaktan, LISA, ENSURE, Akciğer, Bebek-prematür, Doğum-prematür, Solunum sıkıntı sendromu, Yüzey aktif ajanlar, Respiratory distress syndrome, prematurity, surfactant, LISA, ENSURE, Lung, Infant-premature, Labor-premature, Surface active agents
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Preterm Infantlarda İki Farklı Sürfaktan Uygulama Metodunun Değerlendirilmesi Giriş: Respiratuar Distres Sendromu (RDS) akciğerde yapısal immatüriteye eşlik eden alveolar surfaktan eksikliğinden kaynaklanan bir durumdur. Tedavisinde ciddi ilerlemelere rağmen prematüre bebekler için ciddi morbidite ve mortaliteye ne-den olmaktadır. Eksojen surfaktan tedavisi RDS'li bebeklerde mortalite ve morbidi-teyi azaltmaktadır. Eksojen surfaktan uygulama esnasında daha az alveoler hasar oluşturmak için daha az invaziv surfaktan uygulama teknikleri araştırılmaktadır. Amaç: Çalışmamızda 36.gebelik haftası ve altında doğmuş, RDS tanısı alan bebek-lerde daha az invaziv surfaktan uygulama metodlarından ENSURE ve LISA yöntem-lerini komplikasyon gelişimi açısından karşılaştırmayı amaçladık. Materyal-Metod: Çalışmaya Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 01.06.2018-01.10.2019 tarihleri arasında izlenen, gebelik yaşı <36 hafta olan ve iki ayrı yöntemle surfaktan tedavisi uygulanan prematüreler dahil edildi. ENSURE yöntemi ile surfak-tan uygulanan bebekler Grup I, LISA yöntemi ile surfaktan uygulanan bebekler Grup II olarak adlandırıldı. Hastalara ait demografik veriler, doğum şekli, doğum ağırlığı, cinsiyet, APGAR skoru, surfaktan uygulama metodu (ENSURE, LISA), tekrarlanan surfaktan ihtiyacı olup olmadığı, pulmoner hava kaçağı, IVK, BPD ve ROP gelişip gelişmediği, Clinical Risk of Babies (CRIB) skoru, ventilatör ve oksijen tedavi süresi ve hastanede yatış süresi takipleri sırasında kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmamıza ENSURE yöntemi (Grup I) ile surfaktan tedaisi veri-len 44 prematüre bebek ve LISA yöntemi (Grup II) ile surfaktan tedavisi verilen 49 prematüre bebek olmak üzere toplam 93 bebek alındı. Bebeklerin 37 (%39.8)'i kız, 56 (%60.2)'sı erkek idi. 77 (%82.8)'inde çoğul gebelik yokken 16 (%17.2)'ında çoğul gebelik mevcuttu. Doğum kiloları ortalama 1610.91 ± 585.38/gr, gebelik haftaları ortalama 30.8 ± 3.07/hafta idi. Birinci dakika APGAR skorları ortalama 4.87 ± 1.18, 5.dakika APGAR skorları ortalama 6.68 ± 0.8 idi. Grup I'deki bebeklerin 12 (%27.3)'sine Poractant, 24 (%54.5)'üne Beractant, 8 (%18.2)'ine Kalfaktant surfak-tan preaparatları uygulandı. Grup II'deki bebeklerin tamamına ise Poractant surfak-tant preparatı kullanıldı. Grup I ve II'deki hastalar tekrarlayan surfaktan ihtiyacı, CRIB skoru, PaCO2, vücut sıcaklığı, mekanik ventilasyon günü, nazal CPAP günü, hood ile oksijen alma süresi ve yatış süresi açısından karşılaştırıldığında istatiksel an-lam tespit edilmedi (p>0.05). Grup I ve II'deki hastalar takipleri sırasında gelişen komplikasyonlar yönüyle (pnömototaraks, pulmoner hemoraji, bronkopulmoner dispi-lazi (BPD), intraventriküler kanama ve prematür retinopatisi (ROP) karşılaştırıldığın-da anlamlı bir fark olmadığı görüldü (p>0.05). CRIB skoru yüksek olan bebeklerde BPD ve ROP gelişme riskinin anlamlı derecede fazla olduğu görüldü (sırasıyla p:0.0003, p:0.03). Sonuç: Prematüre bebeklerin hassas durumları ve yapılan her türlü invaziv gi-rişim sonrası gelişebilecek komplikasyonlar nedeniyle, her geçen gün daha az girişim-sel ve invaziv uygulamalar ön plana çıkmaktadır. Daha az invaziv teknikler arasında yer alan çalışmamızdaki her iki teknikde, gelişen komplikasyonlar açısından istatiksel fark yoktu. Yeni yaklaşımlar, tedavi şekilleri, uygulanabilirlikleri ve daha fazla vaka-nın değerlendirildiği prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

An Evaluation of Two Different Surfactant Application Methods in Preterm Infants Introduction: Respiratory Distress Syndrome (RDS) is a disorder arising from alveolar surfactant deficiency accompanying structural immaturity in the lung. Despite significant advances in treatment, RDS results in severe mortality and mor-bidity for premature babies. Exogenous surfactant therapy reduces mortality and morbidity in babies with RDS. Less invasive surfactant application techniques are being investigated in order to minimize alveolar injury during exogenous surfactant application. Aim: To compare the less invasive surfactant application methods ENSURE and LISA in terms of complication development in babies born at 36 weeks or less and diagnosed with RDS. Material-Method: Premature babies with gestational ages of <36 weeks, un-dergoing surfactant application using the two methods and followed-up at the Ata-türk University Medical Faculty Health Research and Application Center Neonatal Intensive Care Unit between 01.06.2018 and 01.10.2019 were included. Babies un-dergoing surfactant application with ENSURE were classified as Group I, and those receiving application using LISA were classified as Group II. Patients' demographic data, type of delivery, birth weight, sex, APGAR score, surfactant application meth-od (ENSURE or LISA), repeat surfactant requirements, and development of pulmo-nary air leak, intravenous catheterization (IVC), bronchopulmonary dysplasia (BPD) and retinopathy of prematurity (ROP), Clinical Risk of Babies (CRIB) score, dura-tion of ventilation and oxygen therapy, and length of hospital stay were recorded during follow-up. Results: Ninety-three premature babies were included in this study, 44 receiv-ing surfactant therapy with the ENSURE method (Group I) and 49 receiving surfac-tant therapy with the LISA method (Group II). Thirty-seven (39.8%) were girls and 56 (60.2%) were boys. Multiple pregnancy was not present in 77 (82.8%) cases, but was present in 16 (17.2%). Mean birth weight was 1610.91 ± 585.38/g, and mean duration of pregnancy was 30.8 ± 3.07 weeks. The mean first-minute APGAR score was 4.87 ± 1.18, and the mean APGAR score at 5 min was 6.68 ± 0.8. Twelve (27.3%) babies in Group I received Poractant, 24 (54.5%) received Beractant, and eight (18.2%) received Calfactant surfactant preparates. All babies in Group II used Poractant surfactant preparates. No statistically significant difference was deter-mined between patients in groups I and II in terms of repeat surfactant requirements, CRIB score, PaCO2, body temperature, days of mechanical ventilation, days of NCPAP, duration of oxygen by hood, or length of stay (p>0.05). In terms of compli-cations during follow-up, no significant difference was observed between Groups I and II in terms of pneumothorax, pulmonary hemorrhage, BPD, IVH, or ROP (p>0.05). Babies with high CRIB scores were at significantly greater risk of develop-ing BPD and ROP (p:0.0003, and p:0.03, respectively). Conclusion: Due to the susceptibility of premature babies and the possibility of complications developing after all types of invasive intervention, less intervention-al and invasive procedures are rapidly growing in importance. There was no statisti-cally significant difference in terms of developing complications in the two methods, constituting less invasive techniques, in this study. Prospective studies evaluating new approaches and types of treatment, and their applicability, and with larger case numbers are now needed.

Benzer Tezler

  1. Premature infantlarda karnitin tedavisinin RDS gelişimi ve seyri üzerine etkileri

    The effects of carnitine therapy on development and course of RDS in premature infants

    ZEHRA KARDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ADNAN ÖZTÜRK

  2. Geç neonatal sepsiste trombosit ve eritrosit indeksleri ve prognoza etkisi

    Platelet and erythrocyte indices in late onset neonatal sepsis and its effect on prognosis

    HALİL DOLAP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DOĞAN KÖSE

  3. Prematüre bebeklerde total parenteral beslenmeden tam enteral beslenmeye farklı geçiş yöntemlerinin klinik sonuçlara etkileri

    Clinical endpoints in premature infants with different regimens of weaning total parenteral nutrition

    MELTEM KOYUNCU ARSLAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAY DUMAN

  4. Preterm bebeklerin uyku-uyanıklık örüntülerini etkileyen faktörlerin aktigrafi, aEEG, uyku günlükleri ve doğrudan gözlem ile değerlendirilmesi

    Assessment of factors affecting sleep-wake patterns in preterm infants by actigraphy and aEEG: Prediction of neurodevelopmental outcome

    ÖZGE ÜLGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PERRAN BORAN

  5. Preterm bebeklerde oral kolostrum uygulanma süresinin klinik sonuçlar üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ELİF CEREN ORUÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KIYMET ÇELİK