Geri Dön

İyi differansiye tiroid karsinomalı olgularda 2-[18F]-fluoro-2-deoxy-D-glucose pozitron emisyon tomografi görüntülemenin değeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 164193
  2. Yazar: ÖZDEŞ EMER
  3. Danışmanlar: PROF.DR. ALİ ÖZGÜVEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI.ÖZET Diferansiye tiroid kanserlerinin total tiroidektomi ve 1-131 ablasyon tedavisi sonrası takiplerinde 1-131 tüm vücut tarama (TVT) ve tiroglobulin (Tg) ölçümleri standart yöntemler olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte de-diferansiye olan ve 1-131 akümülasyon kapasitelerini kaybeden tiroid kanserlerinin takibinde klasik yöntemler yetersiz kalmaktadır. Bu olgularda 1-131 TVT ile tespit edilemeyen metastatik odakların belirlenmesi ve daha etkin tedavi yöntemlerinin planlanabilmesi büyük önem taşır. Son yıllarda 2-[18f]-fluoro-2-deoxy- d-glucose Pozitron Emisyon Tomografi 'nin (F-18 FDG PET) diferansiye tiroid kanserlerinde de duyarlı bir yöntem olduğuna ilişkin çalışmaların sayısı artmıştır. Bu prospektif çalışma tiroid kanserli olguların takibinde F-18 FDG PET'in değerinin araştırılması amacıyla planlanmıştır. Bu amaçla 1-131 TVT' de tiroid yatağı dışında tutulum tespit edilen; Tg düzeyi yüksek ve 1-131 TVT negatif olan; Anti-Tg antikor düzeyleri yüksek olan; yüksek risk grubunda değerlendirilen veya diğer görüntüleme yöntemlerinde şüpheli bulgu tespit edilen 36 diferansiye tiroid kanserli olguya (18 erkek, 18 kadın) FDG PET görüntüleme uygulandı. Olguların 35 'i tiroid papiller karsinom, l'i ise tiroid folliküler karsinom tanılan ile takip edilmekteydi. Olguların yansında FDG PET sırasında TSH seviyesi normal iken diğer yansında TSH > 30 uIU/ml olarak Ölçüldü. Tüm grupta FDG PET'in duyarlılığı %54.5, özgüllüğü %92.8, pozitif öngörü değeri %92.3 ve negatif öngörü değeri %56.5 olarak hesaplanmıştır. TSH seviyesi < 2 |j.IU/ml olan grupta FDG PET duyarlılığı %66.6, özgüllüğü %100 olarak hesaplanırken TSH seviyesi > 30 uIU/ml olan grupta duyarlılık %40, özgüllük %87.5 olarak bulunmuştur. Bu bulgular FDG PET'in diferansiye tiroid kanserli olguların takibinde kıymetli bir test olduğunu göstermektedir. Papiller karsinom klasik tipte FDG PET duyarlılığı %41.6, özgüllüğü ise %87.5 olarak bulunurken; tali celi varyantlı olgularda duyarlılık %85.7 ve özgüllük %100 olarak hesaplanmıştır. Bu iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık (p<0.005) bulunmuştur. Sonuç olarak diferansiye tiroid kanserlerinde FDG PET'in en önemli endikasyonu Tg pozitif, 1-131 negatif olguların değerlendirilmesi olmakla birlikte bizce diğer önemli ve potansiyel endikasyonlar arasında 1-131 pozitif metastatik olgularda 1-131 tutmayan ilave odakların araştırılması, Tg ve 1-131 pozitifliğine bakmaksızın histopatolojik ve klinik olarak risk grubundaki olguların değerlendirilmesi, Anti-Tg antikor pozitifliği, diğer görüntüleme yöntemleri ile tespit edilen şüpheli lezyonların araştırılması ve prognoz tayini sayılabilir. 41

Özet (Çeviri)

VILSUMMARY 1-131 Whole Body Scanning (WBS) and thyroglobulin measurements are still standard methods during the follow-up of differentiated thyroid carcinoma after total thyroidectomy and 1-131 treatment. However, classical methods suffer lack of sensitivity in dedifferentiated thyroid cancers since these tumors loose 1-131 uptake capacity. In this group of patients, definition of 1-131 negative metastatic deposits and selection of appropriate therapeutic modality is vital. Recently, papers favoring 2-[18fJ-fluoro-2-deoxy-d-glucose Positron Emission Tomography (F-18 FDG PET) in the management of differentiated thyroid cancer have emerged. This prospective study aims to define the role of F-18 FDG PET in the follow-up of differentiated thyroid cancers. For this purpose 36 consecutive patients (18 male, 18 female) with differentiated thyroid cancer undergone FDG PET imaging. Patients having following criteria have been included into study: patients having non-physiologic 1-131 uptake anywhere but thyroid bed; 1-131 negative, Tg positive patients; Tg antibody positive patients; patients classified in high risk group regarding histologic and clinical risk factors; and patients having suspicious lesions with other imaging modalities. Histologic diagnosis was thyroid papillary cancer in 35 of patients, and follicular carcinoma in remaining 1 patient. TSH levels were < 2 plU/ml in 18 of the patients, and > 30 uIU/ml in remaining during the FDG PET imaging. Sensitivity, specificity, PPV and NPV in whole group were 54.5%, 92.8%, 92.3% and 56,5% respectively. Sensitivity and specificity values were 66.6% and 100% in low TSH (< 2 uIU/ml) group. Same values in high TSH group (> 30 uIU/ml) were 40% and 87.5%, respectively. These results show that FDG PET is valuable tool in the differentiated thyroid cancers. In conclusion; most important indication of FDG PET imaging in differentiated thyroid cancers appears Tg positive, 1-131 negative patients. However, we believe that other important and potential indications should include patients having non-physiologic 1-131 uptake anywhere but thyroid bed; Tg antibody positive patients; patients classified in high risk group regarding histologic and clinical risk factors; and patients having suspicious lesions with other imaging modalities. 42

Benzer Tezler

  1. Önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon“”foliküler neoplazi/foliküler neoplazi kuskusu“”Malignite kuskusu" tanılıtiroid ince iğne aspirasyon materyallerin demorfolojik değerlendirme ve BRAF ve NRAS mutasyon analizi(2009-2010 yılları arasındaki olgular üzerinde retrospektif çalışma)

    Morphologic evaluation and BRAF and NRAS mutation analysis in thyroid aspiration materials (retrospective study on cases between 2009-2010)

    GÜLAY AYDOĞDU

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PINAR FIRAT

  2. GATA Nükleer Tıp AD' da 1992-2007 yılları arasında uygulanan I-131 tedavi sonuçlarının, başlangıç evrelemesi ve risk faktörleri ile karşılaştırarak kurumsal tedavi ve takip protokolünün belirlenmesi

    The establishment of institutional treatment and follow-up protocols by comparison of I-131 treatment results, which were performed between 1992 and 2007 at GATA Department of Nuclear Medicine, with the primary staging and the risk factors.

    ENGİN ALAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpGata

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURİ ARSLAN

  3. Servikal lenf nodu metastazı olan diferansiye tiroid kanserlerinde prognostik faktörler

    Başlık çevirisi yok

    YILMAZ ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ GÜLÇELİK

  4. Tiroidin benign ve malign neoplazmlarının ayırt edilmesinde HBME-1, galektin-3, CK-19, emerin, CD56 ve caveolin-1'in ekspresyon profilleri

    The expression profiles of HBME-1, galectin-3, CK-19, emerin, CD56 and caveoline-1 for di̇sti̇ngui̇shi̇ng beni̇gn and mali̇gn neoplasms of the thyroi̇d

    ERTUNÇ ÇİNPOLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PatolojiAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HESNA MÜZEYYEN ASTARCI

  5. Kliniğimizde Larenjektomi ve Boyun Diseksiyonu yapılan hastalarda; Larenks'teki pirimer tümörün lokalizasyonu, evresi, büyüklüğü ve histopatolojisi ile boyun metastazı arasındaki ilişkinin retrospektif olarak incelenmesi.

    The examined the relation in localization, T stage, size and histopathology of primer tumour in Larynx and neck metastasis in the patient who were Laryngectomy and Neck Dissected in our clinic.

    VAHİT MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kulak Burun ve BoğazAtatürk Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HARUN ÜÇÜNCÜ