Geri Dön

Primer nefrotik sendromlu hastalarda akut faz reaksiyonunun tedaviye yanıt ve kısa süreli renal prognoz üzerine etkisi

Acute phase reactions of patient with primary nephrotic syndrome response to treatment and short time effect on prognosis

  1. Tez No: 165361
  2. Yazar: İRFAN URUÇ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. KENAN ATEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Primer nefrotik sendrom, akut faz reaksiyonu, C- reaktif protein, kreatinin klirens, proteinüri. 44, Primary nephrotic syndrome, acute phase reactions, C- reactive protein, creatinine clearance, proteinuria. 46
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Primer Nefrotik Sendromlu Hastalarda Akut Faz Reaksiyonunun Tedaviye Yanıt ve Kısa Süreli Renal Prognoz Üzerine Etkisi Son dönem böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden birisi de primer glomerülonefritlerdir. Yetişkin grupta en sık görülen lezyonlar membranöz glomerulonefrit, fokal segmental glomeruloskleroz, minimal değişiklik hastalığı ve membranoproliferatif glomerülonefritdir. Hastalarda görülen nefrotik sendromun ortaya çıkardığı lipit metabolizmasındaki değişiklikler ve akut faz reaksiyonu hastaların renal fonksiyonlarında progresyona neden olabilmektedir, inflamasyon sırasında birçok organ sistemi etkilenir. Akut faz yanıtı sırasında yapısal proteinlerin çoğunda değişiklikler gözlenir. CRP akut faz yanıtında daha erken artış gösteren ve organik hastalıkların tanısında önemli yer tutan bir proteindir. CRP tek başına inflamasyona sekonder durumların dışında kardiyovasküler sistem hastalıklarında da risk sınıflamasında, prognozda da özel bir yere sahiptir. Bu çalışmanın amacı primer nefrotik sendromlu hastalarda akut faz yanıtını gösteren CRP ile ortalama bir yıllık renal prognozun değerlendirilmesidir. Çalışmaya primer nefrotik sendrom tanısı alan 30'u erkek 16'sı kadın olmak üzere 46 hasta alındı. Bu hastalardan 5 tanesi minimal değişiklik hastalığı, 4 tanesi mezengial proliferatif glomerulonefrit, 9 tanesi fokal segmental glomeruloskleroz, 21 tanesi membranöz nefropati ve 7 taneside membranoproliferatif glomerülonefrittir. Bu hastaların bazal CRP düzeyi ile birlikte yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, ailede hipertansiyon ve böbrek hastalığı varlığı, biyopsi ile saptanan histopatolojik lezyon, arteriyel kan basıncı değerleri, kantitatif proteinüri, kreatinin klirens, hemoglobin, glukoz, BUN, kreatinin, total protein, albümin, ürik asit, kalsiyum, inorganik fosfor, total kolesterol, trigliserid, VLDL, LDL ve HDL kolesterol, homosistein, 43immünglobülin G, A ve M, kompleman 3 ve 4, antikardiyolipin-lgM ve IgG düzeyleri ile renal ultrasonografik bulguları kaydedildi. CRP, proteinüri, kreatinin klirensi ve biyokimyasal ölçümler 1, 3, 6 ve 9-12. aylarda tekrarlandı. Bazal serum CRP düzeyi 3.0 mg/L (1.1-8.7 mg/L) idi. izlem süresindeki ortalama CRP düzeyi ise 2.9 mg/L (1.5-7.6 mg/L) olarak hesaplandı. Hastaların izlem peryodunda CRP düzeyinde anlamlı değişiklikler saptanmadı (p>0.05). İzlem peryodundaki ortalama serum CRP düzeyi de tam remisyona giren olgularda tedaviye dirençli olgulardan anlamlı olarak düşük bulundu [2.1 mg/L (1.1-4.5) ve 5.3 mg/L (1.9-12.1), p<0.05]. Kreatinin klirensi progressif olarak azaldığı hastalarda bazal serum CRP düzeyi stabil seyirli hastalardan anlamlı olarak daha yüksek idi [11.7 mg/L (4.0-20.0) ve 2.3 mg/L (1.0-6.5), p<0.01]. Renal fonksiyon bakımından progressif seyirli olgularda izlem peryodundaki ortalama CRP düzeyi de stabil seyirli olgulardan istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Birinci aydaki proteinüri miktarı (p=0.003), bazal CRP (p=0.005) ve kreatinin klirens (p=0.02) ve hipertansiyon varlığının (p=0.008) renal fonksiyon kaybının bağımsız belirleyicileri olduğu saptandı. Sonuç olarak primer nefrotik sendromlu hastalarda bazal CRP düzeyleri hastaların takip süreleri uzadıkça renal hasar progresyonunu gösteren proteinüri ve kreatinin klirensi ile anlamlı ilişki göstermektedir. Bu çalışmanın geniş olgu serili prospektif çalışmalarla daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereklidir.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Acute Phase Reactions of Patient with Primary Nephrotic Syndrome: Response to Treatment and Short Time Effect on Renal Prognosis One of the most important reasons of end-stage renal disease is primary glomerulonephritis. Membranous glomerulonephritis, focal segmental glomerulosclerosis, minimal-change disease and membranoproliferative glomerulonephritis are the most freguent lesions in adults. Lipid disorders and acute phase reactions, due to nephrotic syndrome, accounts to progression of renal disease. Inflammation influences lots of organ systems. C- reactive protein is an early diagnostic marker in organic disease. CRP has a special importance other than diseases secondary to inflammation: risk stratification and prognosis in cardiovascular system disease. The aim of this study in patients with primary nephrotic syndrome, is to evaluate the average one-year renal prognosis with CRP that show acute phase response. 46 patients with primary nephrotic syndrome (30 men and 16 women) have been included in this study. Five with minimal-change disease, four with mesengial proliferative glomerulonephritis, nine with focal segmental glomerulosclerosis, twentyone with membranous glomerulonephritis and seven with membranoproliferative glomerulonephritis. Baseline CRP level, age, sex, status of smoking, family history of hypertension and renal disease, histopatologic lesion in biopsy, value of arteriel blood pressure, proteinuria, creatinine clearance, hemoglobin, glucose, BUN, creatinine, total protein, albumine, uric acid, calcium, inorganic phosphorus, total cholesterol, triglycerides, VLDL, LDL and HDL cholesterol, homocysteine, immunoglobulin G, A and M, complement 3 and 4, anti-cardiolipin IgM, IgG levels and renal ultrasonography findings are recorded. CRP, proteinuria, 45creatinine clearance and biochemistry measures are repeated at 1, 3, 6 and 9-12 months. Initial CRP level was 3.0 mg/L (1.1-8.7 mg/L) while mean CRP level during follow-up was calculated to be 2.9 mg/L (1.5-7.6 mg/L). No significant change on CRP level was determined during the follow-up period (p>0.05). Patients with full remission have significiantly lower mean CRP levels than the patients with resistance to treatment during follow-up [2.1 mg/L (1.1-4.5) and 5.3 mg/L (1.9-12.1), p<0.05]. Initial CRP level of patients with progressive decreasing creatinine clearance was found to be significantly higher than patients with stable progression [11.7 mg/L (4.0-20.0) and 2.3 mg/L (1.0-6.5), p<0.01]. At follow- up period, patients with progressive renal dysfunction have statistically higher mean CRP level than patients with stable renal function. Proteinuria at first month (p=0.003), initial CRP (p=0.005) and creatinine clearance (p=0.02) and hypertension (p=0.008) are independent predictors of loss of renal function. As a result, initial CRP level in patients with primary nephrotic syndrome has significiant relationship with proteinuria and creatinine clearance that shows progression of renal disease. This study has to be evaluated more detailed with prospective research that has more patients.

Benzer Tezler

  1. Erişkin primer nefrotik sendromlu hastalarda sol ventrikül global longitudinal strainin değerlendirlmesi

    Evaluation of left ventricular global longitudinal strain in patients with adult primary nephrotic syndrome

    NEŞE KANBAL ÇAP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NefrolojiDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMRE AYDIN

  2. Glomerülonefritlerin farklı formlarında sistemik immün-inflamatuvar indeksin hastalığın başlangıcında, nüksünde, prognozunda ve tedavi yanıtının öngörülmesinde etkisi

    Effect of systemic immune-inflammatory index on different forms of glomerulonephritis on the onegunation of the disease, recurrence, prognosis and prediction of treatment response

    MELTEM DAĞDÖGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAMİ UZUN

  3. Güneydoğu Anadolu bölgesinde primer glomerülonefritli hastaların dağılımları, demografik özellikleri ve laboratuvar parametrelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of demographic characteristics, laboratory parameters and distribution of patients with primary glomerulonephritis in the southeast region of anatolia

    ZİYA ÖNGÖREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NefrolojiDicle Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜLFÜKAR YILMAZ

  4. 01 şubat 2018- 01 ekim 2020 tarihleri arasında hastanemizde böbrek biyopsi yapılan hastaların klinik, demografik özelliklerinin ve renal sonlanımın değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical, demographic characteristics and renal outcome of patients who underwent kidney biopsy in our hospital between february 1, 2018 to october 1, 2020

    AYNURA ALIYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERAL GÜLAY KADIOĞLU KOÇAK

  5. 1997-–2005 yılları arasında böbrek biyopsisi yapılan hastalarda klinik ve patolojik bulgular arasındaki uyum

    Relationship of clinical and pathological findings in the patients who were renal biopsy performed between 1997-2005

    AYSUN AYBAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OKTAY OYMAK